15/02/2026
Köyde fırınımızı yaktık…
Annem “böreklerle patatesi al gel, odun ateşine atalım” dedi.
Ben de “buyur bakalım annem” deyip tepsileri mutfağın penceresinden uzatıverdim.
Nenemin o anki cümlesi her şeyi özetledi zaten:
“Ne güzel evimiz var, bak mutfağın penceresinden fırına veriveriyoruz…”
Sağ elimle hayırlısıyla fırının kapağını açtım.
Odun ateşinin sıcaklığı, o tanıdık çıtırtı sesi…
Annem börekleri çıkarırken bir parça koparıp yediğimizi hemen fark etti tabii 😄
Ama kokular öyle güzel yayıldı ki eve; ben, babam dayanamadık, birer lokma attık ağzımıza.
Üstü nasıl kızarmış, çıtır çıtır… tam kıvamında.
Zeytinyağlı patatesleri de baharatladık, fırına verdik.
Biz buna “Cheetos” deriz; dışı çıtır, içi yumuşacık oluyor, efsane lezzet.
Annemle hemen patatesten de bir tadına baktık… adettendir.
Sonra tepsileri aldık elimize, babamı çağırdık, nenemin yanına geçtik.
Çayımızı koyduk, bismillah dedik ve ailecek sofraya oturduk.
Odun ateşi, emek, dua ve paylaşmak…
İşte gerçek zenginlik tam olarak bu.