Demir eczanesi

Demir eczanesi BU FACEBOOK SAYFASINDA SİZLER İÇİN YARDIMCI OLABİLECEK VE KAMPANYALI ÜRÜNLER VE FİYATLAR KONUSUNDA YARDIMCI OLUNCAK

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK NEDİR? VÜCUDA ETKİLERİ NELERDİR? Değişik sebeplerden ileri gelen ve insan sağlığı üzerinde olum...
21/01/2016

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK NEDİR? VÜCUDA ETKİLERİ NELERDİR?

Değişik sebeplerden ileri gelen ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan farklı oluşumlara karşı uzun yıllardan beri değişik antibiyotikler kullanılmıştır. Antibiyotiklerin belli periyotlarda ve belli dozlardaki kullanımı neticesinde, metabolizmada gözlenen rahatsızlıklar tedavi edilebilmiştir. Ancak zaman içerisinde kullanılan antibiyotik türleri ve bunların tedavideki dozlarının insan metabolizmasında yararlı faaliyetleri olan (özellikle de intestinal florada) mikroorganizmaları inaktive ettiği ya da populasyonunu azalttığı ve bunun neticesinde de normal floranın bozularak, vücutta antibiyotiklerden kaynaklanan bazı rahatsızlıkların (alerji, diyare, gaz vb. gibi) ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Bunun yanında araştırıcılar günlük yaşamın getirdiği bazı olumsuzluklardan (çevrede olan ani değişmeler, su ve besinlerin kaliteleri, hayvansal ürünlerin aşırı miktarları, kafein, alkol kullanımı) ve değişik türdeki patojenlerin enfeksiyonlarından dolayı (sinirsel yorgunluk ve stres gibi) vücudun normal florasının etkilendiğini de ortaya koymuşlardır.

Probiyotik içeren gıdaların ne anlama geldiğini bilmek için, önce vücudumuzun normal bakterilerinden haberdar olmalıyız. Bağırsaklarımızda 100 trilyon kadar bakteri vardır ve bunların bir kısmeı faydalı bir kısmı zararlı bakterilerdir. Sağlıklı bireylerde faydalı bakteri sayısı fazladır ve bağırsaklarda besinlerin emilimini sağladığı gibi bazı vitaminler üretirler. Zararlı bakteriler ise çeşitli toksin denen zehirli ve sağlığa zararlı maddeler salgılar ve hastalık yapar. Bağırsaktaki faydalı bakteri sayısını artırabilmek içn probiyotikler kullanılabilir. Probiyotikler canlı organizmalar yani çoğunlukla bakterilerdir.

Prebiyotik ise daha farklıdır ve bunlar sindirilemeyen gıda parçalarıdır ve faydalı bakterilerin kolonda (kalın barsak) üremesini sağlar. Prebiyotik ve probiyotikler bir arada olursa bunlara sinbiyotik adı verilir. Probiyotikler bağışıklık sisteminin iyi çalışması, bakterilerden korunma, gıdaların sindirimi ve emilimi için gereklidir. Bu bakteriler vücutta bir denge halinde bulunurlar. Kullanılan antibiyotikler, vücuda giren diğer bakteri, mantar ve parazitler bu dengeyi bozabilir.

Vücudun doğal intestinal florasında bulunan ve organizma için yararlı olan bakterilerin gitgide sayılarının azalması, tamamen yok olması karşısında bilim dünyası bu yararlı florayı korumak ya da tekrar geri kazanmak için arayışa girmiş ve “Probiyotik mikroorganizmalar” değişik ürünler (mandıra ürünleri, meyve suları, çikolata ve et ürünleri) ile tüketime sunulmuşlardır.

Probiyotikler kapsül, toz ve gıda halinde olabilir. Probiyotik içeren gıdalar süt, yoğurt ve soya içecekleridir.
Probiyotikler bağırsak sağlığı açısından çok önemlidir. Laktoz intoleransına iyi geldiği gibi, bağırsaklardaki enfeksiyona karşı direnç kazandırır, seyahat ishallerine iyi gelir, gaz ve şişkinliği azaltır.

Bağırsak hastalıklarında yoğurtta bulunan faydalı bakteriler her zaman yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle bağırsak hastalıklarına ilave olarak probiyotik almak gerekebilir.
Bağışıklık Sistemine Etkileri

Probiyotik bakterilerin canlı hücrelerinin barsaklarda bulunmaları halinde, bağışıklık sistemini uyardıkları ve kuvvetlendirdikleri belirtilmiştir. Spesifik laktik asit bakteri suşları ile fermente edilen süt ürünlerinin tüketilmesiyle bağışıklığı artıran peptidlerin üretiminde artış olduğu ve bunlardan bazılarının antitümör etkinliğe sahip oldukları belirtilmiştir. Bağışıklık sisteminin uyarılmasıyla serumda IgA gibi antikorların artması virüs, Clostridium, E. coli gibi patojenlere karşı vücudun dirençliliğinin arttığı kaydedilmiştir.

Metabolizmaya Yardımcı Olmaları
Probiyotik bakteriler, gıdaların sindiriminde bağırsaklara yardımcı olurlar ve sağlıklı bir metabolik aktivitenin oluşmasını sağlarlar. Bu şekilde beslenmeye ve büyümeye yardım ederler. Bağırsaklarda selüloz ve diğer sindirilemeyen gıda bileşenlerini parçalayarak sindirim sistemine yardımcı olurlar.

Bağırsak Mikroflorasının Korunması

Probiyotik bakteriler; yeni doğanlarda, antibiyotik kullanımında veya günlük yaşamın getirdiği koşullara bağlı olarak bozulan bağırsak mikroflorasının oluşmasına yardımcı olurlar. İstenmeyen bakterilerin, mayaların ve küflerin çoğalmasını kontrol altında tutarak bağırsak mikroflorasının bozulmasını engellerler.

Vitamin Üretimi

Probiyotik bakteriler bağırsak florasında yeterli sayıda bulunduklarında, vitamin ve amino asit sentezledikleri belirtilmiştir. Bu bakterilerin ürettiği vitaminlerin en önemlileri, tioamin (B1), riboflavin (B2), piridoksin (B6) ve naftokinin (K)dır.

El ve Cilt Dezenfektanları
19/01/2016

El ve Cilt Dezenfektanları

GENEL BİLGİLER (Glukosamine= Glukozamin, Chondroitin=Kondroitin)Glucosamine chondroitin vücudumuzdaki bağ dokularının te...
19/01/2016

GENEL BİLGİLER (Glukosamine= Glukozamin, Chondroitin=Kondroitin)

Glucosamine chondroitin vücudumuzdaki bağ dokularının temel yapı taşıdır ve eklemlerin vazgeçilmez elemanlarıdır. İçeriğindeki bileşikler Osteoatrit (Dejeneratif eklem rahatsızlığı-Kireçlenme) etkilerini azalttığı ve kıkırdak yapısını güçlendirdiği çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir. Glucosamine'in en yaygın formu gulucosamine sülfattır ve Osteoartrit(kireçlenme) üzerinde yapılan çalışmalarda etkisi kanıtlanan bir formdur.Günlük yiyeceklerimizde önemli miktarda bulunmaz ve ek gıda olarak karides istiridye gibi kabuklu hayvanlarının kabuklarından elde edilir. Glucosamine Tırnak,tendon(kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapı), kemik,deri,göz ve Eklem bağlarının oluşumunda önemli rol oynar. Glucosamine sülfatın ağrı ve iltihap gidermede standart ağrı kesiciler ve plasebolardan daha iyi sonuç verdiği görülmüştür. Chondroitin vücutta kartilaj, tendonlar, bağ doku,cilt mukoza dokusu ve gözlerin yapısında çok miktarda bulunur.

KULLANIM ALANLARI VE YARARLARI

Yapılan araştırmalar sonucunda Chondroitin'in, osteoartritin semptonlarını azalttığı ve ilerleyişini yavaşlattığı veya tersine çevirdiği belirlenmiştir.

Özellikle ergenlerde 30 yaş sonrasında oluşabilecek ya da oluşmaya başlamış kemik erimelerini önlemede / yavaşlatmada ve kıkırdakları güçlendirmede kullanılır.

Yine Damar sertliği olan kişilerde kalp krizini önlemeye yardımcı olduğunu göstermektedir. Böbrek taşlarını düşürmede yardımcı ek besindir. MSM ağırlığının %34 'ü kükürttür. Bitki ve hayvanların dokusunda bulunur. Deri, saç, tırnaklar, adeleler ve eklem bağ dokuları için gerekli bir besindir. Hücre sertleşmesini önlemeye yardımcı olur bu sebeple güzellik minerali olarak da anılır.

Alerjiler, artrit, romotoitartrit, akne, kanser(meme, kolon), eklem ağrısı, mide yanması, tırnak kırılması, göz sağlığı, böcek sokması, parazitler, akciğer sorunları, sedef, deri, saç, tırnak sorunları, horlama gibi sağlık sorunlarında ek besin olarak kullanılabilinir.

STANDART AĞRI KESİCİDEN FARKI NEDİR?

Eklem ve kıkırdak sorunlarında standart ağrı kesici, ilaç tedavisi,acı ve iltahaplanmayı yok eder; ancak gag sentezini ve kıkırdak onarımını önleyerek hastalığın ilerlemesine yol açabilir. Bunun tersine Glukosamine ve Chondroitin ikilisi, Gag oluşumunun temel taşıdır.

GLUCOSAMİNE CHONDROİTİN TAMAM! PEKİ MSM'NİN ETKİSİ NEDİR?


MSM (metil sülfonil metan), hayvan kıkırdaklarında, pek çok bitkide en çok da inek sütünde bulunan bir sülfür kaynağıdır. En yüksek biyoyararlanıma sahip organik sülfür kaynağı MSM'dir. MSM eklemlere, kıkırdaklara ve saç gibi katılgan dokulara sülfür girişini destekleyerek bağ doku elastikiyetinin devamlılığına yardımcı olur ve dolayısıyla eklemlerdeki mevcut ağrıların giderilmesine, eklemlerdeki elastikiyetin sağlanmasına doğrudan yardımcı olur.

HANGİ DOZAJDA ALMALIYIM?

Sağlık danışmanınızın önerdiği herhangi bir fizik tedavi programına ek olarak günde 1500 mg. Glucosamine, 1200 mg. Chondroitin ve 250 mg. MSM almanız temel anlamda eklem ağrıları ve romatizmal sorunlara karşı uzun vadede korunmanızı sağlayacaktır. Bunun dışında eklem sıvısındaki azalmanın yol açtığı çöküşü de büyük oranda azaltacağınız söylenebilir. MSM'si daha yüksek bir ürün tercih etmeniz veya MSM'yi dışarıdan farklı tabletlerle temin etmeniz de mevcut ağrılarınıza karşı korumanızı artıracaktır.

HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ VAR MIDIR? SAĞLIK DANIŞMANIMA, DOKTORUMA SORMALI MIYIM?

Elbette sağlığınızı ilgilendiren bir konu olması bakımından sağlık danışmanınıza, doktorunuza bu konuda danışmanızı öneririz. Ancak yapılan araştırmalar bu bitkisel tabletlerin herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Günümüzde birçok hekim de, klasik tedavi yöntemleri yerine veya onlara ek olarak Glucosamine, Chondroitin içeren bitkisel tabletleri hastalarına önermektedirler.

19/01/2016
Hangi vitaminler bağışıklık sistemini destekliyor?dengeli beslenmeBağışıklık sisteminin desteklenmesinde kullanılan en ö...
14/01/2016

Hangi vitaminler bağışıklık sistemini destekliyor?
dengeli beslenmeBağışıklık sisteminin desteklenmesinde kullanılan en önemli maddeler A , E, C, B vitaminleri, karotenler, demir, çinko ve selenyumdur.
A vitamini: Antitümör aktivitesi, savaşçı hücreler (akyuvar) güçlendirilmesi, antikor tepkisinin artırılması dahil pek çok bağışıklık sürecini destekler ve uyarır. Eksikliği olan kişiler özellikle viral enfeksiyonlara daha kolay yakalanır. Süt, balık yağı, yumurta önemli kaynaklarıdır.
Betakaroten: Serbest radikallerin tutulmasını sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı, turuncu, koyu sarı renkli sebzeler önemli kaynaklarıdır.
C vitamini: Antiviral ve antibakteriyal etkisinin yanı sıra bağışıklığı arttırır ve güçlendirir. Turunçgiller, yeşil biber, maydanoz, kiraz, kavun önemli kaynaklarıdır.
E vitamini: Serbest radikallerin tutulmasına yardımcı olur. Soya, susam, ceviz, badem, fıstık vb yağlı tohumlar önemli kaynaklarıdır.
B6 vitamini: Yetersizliği bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olur.
Folik asit –B12 vitamini: Eksikliği savaşçı hücre sayısının ve enfeksiyona nede olan organizmalarla savaşma yeteneğinin azalmasına neden olur. Folik asit özellikle ıspanak olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller önemli kaynaklarıdır. B12 kırmızı et ,balık, yumurta, tavuk ,süt ve süt ürünleri önemli kaynaklarıdır.
Demir eksikliği: Lenf bezlerinin yapısının bozulması , savaşçı hücrelerin işlevinin azalması gibi bağışıklık sisteminde önemli bozukluklara neden olur. Özellikle kırmızı et, yumurta da hayvansal demir, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzelerde bitkisel kaynaklı demir bulunur. Hayvansal kaynaklı demirin vücuttaki kullanım oranı bitkisel kaynaklı demire göre daha yüksektir.
Çinko: Birçok virüs cinsinin çoğalmasını engeller. Pek çok bağışıklık sistemi reaksiyonunda hayati rolü vardır. Yumurta, et ve sütte yoğun bulunur.
Selenyum: Bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde etkisi vardır. Aşırı vitamin tüketiminin zararlı etkileri olabilir. Yağda eriyen vitaminler (A,D,E,K) vücutta depolandığı için uzun süre yüksek doz alımları durumunda toksik etki görülebilir. Aşırı C vitamini bazı organlarda sorunlara, B6 vitamini sinir sistemi hasarına neden olabilir.

11/01/2016

BU GECE ECZANEMİZ NÖBETÇİDİR

45.00 TL
11/01/2016

45.00 TL

72.00 TL YERİNE 63.00 TL Scholl Velvet Smooth Elektronik Ayak Törpüsü Kullanım Talimatı:1. Kullanmadan önce silindir kor...
11/01/2016

72.00 TL YERİNE 63.00 TL
Scholl Velvet Smooth Elektronik Ayak Törpüsü

Kullanım Talimatı:

1. Kullanmadan önce silindir koruyucu bandını çıkartınız.

2. Silindir başlığın yerine tamamen yerleştiğinden emin olunuz.

3. Gümüş renkli halkayı sola çevirerek cihazı açınız ve silindir başlığı sertleşmiş derinin üzerine yavaşça hareket ettirerek uygulayınız. Ölü deri giderek pul pul dökülecektir. Sadece kuru deri üzerine uygulayınız. Çok sert bastırmayınız, aksi taktir de cihaz durur.

4. Cihazı kapatıp istediğiniz yumuşaklığı elde edip etmediğinizi kontrol ediniz. Eğer olmamışsa, cihazı açıp istediğiniz yumuşaklığı elde edene kadar tekrar ediniz.

5. Gümüş halkayı aşağı çevirerek cihazı kapatınız.

6. Ölü deri parçalarından kurtulmak için ayağınızı siliniz veya yıkayınız. Ayaklarınızı iyice kurulayınız. Nemlendirici uygulayarak masaj yapınız.

Napiyoruzz hemen 1 bardakk su iciyoruzz 😄😄😄
10/01/2016

Napiyoruzz hemen 1 bardakk su iciyoruzz 😄😄😄

bılgı ...

Prof. Dr. İpek Akman, solunum yolları enfeksiyonları enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre üst ve alt solunum yolları enf...
09/01/2016

Prof. Dr. İpek Akman, solunum yolları enfeksiyonları enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları olarak ikiye ayrılır. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimizde, kulak, burun, boğaz bölgesi enfeksiyonlarını, alt solunum yolu enfeksiyonları dediğimizde ise bronşitler ve zatürre dediğimiz enfeksiyonlar kastedilir. Üst solunum yolları enfeksiyonlarının nezle, boğaz ağrısı, kulak ağrısı ve ateş gibi bulguları olabilir. Çoğunlukla viral hastalıklardır ve antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Bu gibi durumlarda hasta dinlenmeli ve beslenmesine dikkat etmelidir.

Vücut direnci yüksek tutulmalı
Tüm solunum yolu enfeksiyonları için önemli olan başlangıçta kişinin vücut direncini yüksek tutmasıdır. Vücut direnci düştüğü zaman enfeksiyon ilerleyebilir, olaya eklenen bakteriler enfeksiyonu ağırlaştırabilir. Alt solunum yolları enfeksiyonlarında öksürük ve göğüste yanma hissi, balgam çıkarma, nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir. Genel durum bozukluğu, aşırı halsizlik ve ateş önemli bulgulardır. Örneğin zatürrede genellikle üşüme ve titreme ile birlikte yükselen ateş olabilir. Enfeksiyonu olan çocuğun uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin planlanması gereklidir.

Sık enfeksiyon geçiren bir çocuğun bağışıklık sistemi zayıf mıdır?
Vücudumuzun hastalıklara karşı bir savunma mekanizması vardır. Beş yaşından küçük çocukların bağışıklık sistemi henüz gelişimini tamamlamamıştır. Enfeksiyonlar erişkine göre daha sık ve daha ağırdır. Bazı çocuklarda genetik bir sorun sonucu çocuğun bağışıklık sisteminde kalıcı bir eksiklik bulunabilir. Bu çocuklar çok sık hastalanırlar, hastaneye yatmaları gerekebilir. Bu durumun bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Enfeksiyonlardan korunmak için beslenme nasıl olmalıdır?
zehirlenme-cocukBeslenme bozuklukları bağışıklık sistemi zayıflatarak sık enfeksiyonlara yol açabilir. Özellikle 1 yaşına kadar anne sütü ile beslenmiş bebekler sütteki koruyucu hücreler ve antikorlar sayesinde daha az enfeksiyon geçirirler. Daha ileriki yaşlarda tüm besin gruplarını dengeli oranlarda içeren, yaşa uygun beslenme programı bünyeyi güçlü tutar. Sağlıklı beslenen kişinin sürekli vitamin alması gerekli değildir. Bilimsel açıdan vitaminlerin solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir özelliği olduğu gösterilmemiştir ancak vücutta bir takım vitaminlerin eksik olduğu saptanırsa vitamin kullanılabilir. Vitaminleri doğal gıdalardan almak daha yararlıdır. Örneğin turunçgillerin bol tüketimi önerilir. Zayıflık gibi aşırı kilo da pek çok soruna yol açar. Obez çocuklarda da enfeksiyonlara yatkınlık artmıştır. Bu çocuklarda üst solunum yollarında yağ birikimi sonucu daralma olabilir, sık enfeksiyon görülebilir.

Enfeksiyon riskini arttıran nedenler
• Çocuğun bulunduğu ortamın kalabalık olması çocukların birbirlerine enfeksiyon bulaştırma ihtimalini arttırır.
• Kreşe yeni başlayan çocuk o sene farklı mikroplarla tanışarak sık enfeksiyon geçirebilir.
• Solunum yolu enfeksiyonuna neden olan mikroplar hasta kişilerin bulunduğu ortamda solunan havadan nefes yoluyla veya öpüşürken, el sıkışırken ortaya çıkan damlacık enfeksiyonu yoluyla alınır. Bu nedenle el yıkamasına dikkat etmenin solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada birincil koruma yöntemi olarak da kabul edilir.
• Kış ayarında kapalı mekanlarda bulunulması enfeksiyonu olan bir kişinin diğerlerine de enfeksiyonu bulaştırmasına neden olabilir.
• Havalandırmasız veya sigara içilmiş kapalı ortamlarda bulunma, toplu taşıma araçlarının daha sık kullanılması enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırır.
• Alerjisi olan çocuklarda burun tıkanıklığı sıktır, sinüzite yatkınlık vardır.
• Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda hem alt hem üst solunum yolu enfeksiyonları daha sıktır.

Hangi aşıları yaptırarak enfeksiyonlardan korunabiliriz?
Çocuğun tüm aşıları düzenli olarak yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır. Zatürre (pnömokok) aşısı da son 2 yıldır artık aşı şemamızda yer almakta ve tüm bebeklere uygulanmaktadır. Çocuğunuz 2 yaşından büyükse doktorunuza sorarak aşılanma durumunu öğrenmeniz yararlı olur. Risk gruplarının her yıl sonbahar aylarında influenza (grip) aşısını yaptırması gerekir. Bu yıl salgın yapan pandemik influenza (H1N1) virüsüne karşı üretilen aşının kullanılması risk grubundaki kişiler (5 yaşından küçükler, hamileler, kronik hastalığı olan erişkinler) için hayati öneme sahiptir. 6 aydan küçük prematüre bebekler (doğum ağırlığı < 1500 gram ve solunum desteği almışlarsa) doktorları kontrolünde kış ayları boyunca RSV enfeksiyonundan koruyucu antikor içeren bir ilaç kullanılmalıdır.

Gribin soğuk algınlığından farkı nedir?
grip1Grip virüsünün A, B, C tipleri vardır. A tipi hem hayvanlarda hem de insanlarda enfeksiyona yola açabilir. Bu virüs her yıl antijenleri yeniler. Örneğin kuş gribi (H5N1) enfekte kümes hayvanlarını tüketen insanlara bulaşan ve ağır hastalığa ve ölüme yol açabilen bir A tipi virüsüdür. H5N1 insandan insana temas ile bulaşmaz. Domuz gribi (H1N1) ise insandan insana bulaşıcılığı yüksek bir grip virüsüdür. Hastalığın seyri sağlıklı erişkinler için hafiftir. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük ve ishale yol açabilir. Ateş genellikle 3 günden kısa sürer. Olguların bir kısmında orta kulak iltihabı ve zatürre gelişebilir. Vücut direnci düştüğünden olaya bakteriler eklenip enfeksiyon ağırlaşabilir. Soğuk algınlığı ise genellikle rinoviruslara bağlı gelişir. Nezle, boğaz ağrısı, ses kısıklığına yol açabilir. Ateş yoktur veya hafiftir. Bulgular ortalama 1 haftada düzelir, ancak 1 yaşından küçük çocuklar bronşiyolit açısından riskli oldukları için bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Genel hijyen kurallarına uyma (el temizliği, aşırı kalabalıktan kaçınma, yeterli havalandırması olan ortamlarda bulunma), sigara dumanına maruz kalmama, iyi beslenme ve en önemlisi aşılama enfeksiyonlardan korunmada etkin yöntemlerdir.

08/01/2016

Address

Toki Bezirganbahçe
Istanbul

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:30
Tuesday 08:00 - 17:30
Wednesday 08:00 - 17:30
Thursday 08:00 - 17:30
Friday 08:00 - 17:30
Saturday 08:00 - 17:30

Telephone

2126783006

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Demir eczanesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Demir eczanesi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category