Kozmik Enerji Terapisti

  • Home
  • Kozmik Enerji Terapisti

Kozmik Enerji Terapisti Kozmik Enerji Terapisi

Neden sevmek ve sevilmek bu kadar korkutucu gelir insana. Sarılmak, sarmalanmak…Güvenmek, güven vermek…Aşık olmak, aşık ...
15/10/2022

Neden sevmek ve sevilmek bu kadar korkutucu gelir insana.
Sarılmak, sarmalanmak…
Güvenmek, güven vermek…
Aşık olmak, aşık olunmak…
Sürdürülebilir bir ilişki yürütmek…
Aynı insanla el ele yürümek yolları…
İtiraf etmek tüm güzel duygularını…
Tüm bunlardan neden korkuyor insan?

Oysa dünyanın en güzel ve en masum halleri değil midir?

Kaçmak ve kırıp dökmek daha mı kolay geliyor? Peki neden?

Ne zaman unuttuk en güzel duygularla yaşamayı. Yürekten dile gelen, ağız dolusu “Seni seviyorum.” demekten ne zaman utanır olduk. Kırmaktan, kaçmaktan, duyguları en dibe gömmekten utanmamayı ne zaman öğrendik?

Her iki cinsin birbirine üstünlük taslaması ilk ne zaman başlamıştı?
İki kişinin birbirine olan sadakati, yerini daldan dala konan sadakatsizliğe bırakırken biz neredeydik?

Bir olabilmenin ve biz olabilmenin verdiği mutluluk yerine, neden bencilleştik? “Kendini sev.” tanımı yanlış mı anlaşıldı?

Sevebilme ve güzel duygularını bir avazda söyleyebilme özgürlüğü varken ne ara saklanma tutsaklığını seçmeyi göze aldık?

Filmlerde, dizilerde gördüğümüz entrikalara mı özendik? Yoksa gerçekten bencilce yaşama tursaklığını daha mı sevdik? Başkalarının duygularını bir çırpıda harcarken, kendi duygularımızı saklayarak içimizdeki koca volkanları yaratmaya ne zaman başladık?

Kurmuş olduğun hapishaneden sadece kendin çıkabilirsin. Sevgisizliği oluşturan çoğunluğa RAĞMEN, sevgiyle yürümeyi başardığında GERÇEK MUTLULUĞU ve ÖZGÜRLÜĞÜ yaşamanın lüksüne ulaşacaksın.

Nazım Hikmet’in dediği gibi “Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.”

Kalbimden kalbinize sevgilerler
Ayşe Nur

Nasıl da izin vermişim beni aşağıya çekmene,Öz güvenimi yerle bir etmene,Duygularımı sömürmene,Kendimi yetersiz hissetti...
11/10/2022

Nasıl da izin vermişim beni aşağıya çekmene,
Öz güvenimi yerle bir etmene,
Duygularımı sömürmene,
Kendimi yetersiz hissettirmene…
Hayır, asla suçlamıyorum seni.

Seni kaybetmemek için, haklıyken bile özür diledim. Sanki sen dünyanın en güzel insanıymışsın gibi benden beklediğin fiziki güzellikler için çabaladım. Ve aynaya her baktığımda kendimi değil çirkin bir kadın görmeye başladım. Kariyerimde başarılıydım senden önce. Ama senin bana yetersizsin söylemlerin öz güvenimi kırmakla kalmadı, adım atmama da engel olmuştu. Tiyatrodan hoşlanmadığım için kültürsüz olduğumu vurgulayıp durdun. Oysaki benim ilgi alanlarım bambaşkaydı. Sen istedin diye saçlarımı sarıya boyatmıştım, sen istedin diye giyim tarzımı değiştirdim, sen istedin diye saçlarıma her gün fön çektim ve sen istedin diye bir sürü yapmak istemediğim şeyleri yaptım.

Sabah kalktım. Duşa girdim. Saçlarımı düz seviyorsun diye tam fön çekecekken, kendimle göz göze geldim. Gözlerimin feri gitmiş, ayna da bambaşka bir kadın, gülümsemeler yarım ve benden bana kalan ruhundan ayrışmış bir insan. Odaklandım iyice gözbebeklerime. Acı çektiğimi gördüm. Kendime adeta acıyordum. Ağlamaya başladım. Ruhum gözlerimdeydi ve bana küskündü.

Sonra yamuk bir gülümseme belirdi dudaklarımda. Kendimi hatırladım. Senden önceki beni hatırladım. Kahkahalarımı, doğallığımı, başarılarımı, beğendiğim bedenimi, ruhumu dinleyerek hareket ettiğim o günleri. Ve işte o anda vazgeçtim senden ve senin manipülatifliğinden.

Aşk değildi, sevgi değildi sana hissettiklerim. Sadece geçmişimden bugüne doldurmayı unuttum bir yanımı doldurmuştum ben. Ve sanki sadece sen doldurcakmışsın gibi kaybetmekten korktum. Korktukça bağlandım. Ama sana değil, doldurduğunu zannettiğim o alana. Bense sana bağlandığımı düşünmüştüm. Gidersen o boşluk daha da büyüyecek zannetmiştim.

Sen bana değil hayalinde aşık olduğun kadını bende yaratmaya çalışmıştın. Ben de geçmişimin tanıdık duygularını seninle devam ettirmiştim. Manipülasyonlarına kanacak kadar kapatmıştım gözlerimi.

Şimdi iyiyim. Aynada gördüğüm ben ile barıştım. Affettim kendimi de seni de. Kızgın değilim. Kırgın değilim. Ama yabancı bir insanın hayatımdaki yeri kadar artık senin bendeki mekanın.

Ruhunu dinlendir bugün. En sevdiğin şeyi yap mesela. Miskinlik de yapabilirsin. Bazen eylemsizlik de iyi gelir ruha ve b...
07/10/2022

Ruhunu dinlendir bugün.
En sevdiğin şeyi yap mesela.
Miskinlik de yapabilirsin.
Bazen eylemsizlik de iyi gelir ruha ve bedene.
Yarınlar yokmuş gibi yaşa bugün.
Ama daha çoookkk uzun ömrün varmışçasına hayaller kur.
Öyle hayaller olsun ki kurdukların, sınırsız, belki biraz uçuk, belki de biraz komik.
Bir günlüğüne bırak kafandaki tüm belirsizlikleri, endişeleri, korkuları, kaygıları, beklentileri.
Yalnız ol mesela.
Yürü, hiç geçmediğin sokaklarda.
Köşede duran çiçekçiden bir çiçek al.
Kokla bir daha kokusunu duymayacak gibi.
Kaldırımda yatan bir kediyi ya da bir köpeğin başını okşa.
Sevgi yüceltir ruhu.
Kendine bir hediye al bugün.
Sonra bir kahve ısmarla kendine.
Daha önce keşfetmediğin şeyleri keşfet.
Belki cadde üstündeki dükkan başka bir dükkan olmuştur.
Belki açmayan bir çiçek bugün açmıştır.
Boşver bugün dertleri ve son gününmüş gibi yaşa tüm günü.
Ama hayal kurmayı sakın unutma.

Sevgiler
Ayşe Nur

Şimdi en sevdiklerinle paylaş bu yazıyı.
Yorumunula eşlik et seni de düşünen bu insana.

Yazısız ve yorumsuz… Bugün de sessizlik olsun. Siz nasılsınız? Neler yaptınız kendiniz için? Yorumlarda buluşalım mı?   ...
06/10/2022

Yazısız ve yorumsuz… Bugün de sessizlik olsun.

Siz nasılsınız?
Neler yaptınız kendiniz için?
Yorumlarda buluşalım mı?

Ayşe Nur Bakım İle Hayatını DönüştürSizlerden ricam, öncelikle görselleri sola kaydırarak genel bilgileri okumanız ve so...
04/10/2022

Ayşe Nur Bakım İle Hayatını Dönüştür

Sizlerden ricam, öncelikle görselleri sola kaydırarak genel bilgileri okumanız ve sonrasında da açıklamayı okumanız.

Tarih ve saatler görselde yer almaktadır.

Hayatını Dönüştür, birikmiş olumsuz duyguların boşaltımı, olumsuz duyguların yerine olumlu duygularla tanışmak, kendinizi ve potansiyellerinizi tanımak, hayattan keyif almak, anda kalmak, sağlıklı ilişkiler yürütmek ve ruhunla bağ kurmak üzerine 20 saatlik bir deneyim sunmaktadır.

Duygularımız hayatımızı yönlendiren en temel şeydir. Deneyimlerimiz duygulara, duygular düşüncelere ve düşünceler inançlara dönüşür. Ve inançlarımız hayatımıza yön verir. Kısır döngüler içerisindeyseniz artık bunu dönüştürme vaktiniz gelmiş demektir. Bu program tam size göre.

10 Canlı Zoom buluşması ile, hayata tekrar doğmaya, farklı bakış açıları ile tanışmaya, kendinize hayatınızın en büyük hediyesini vermeye ve dönüşüm yolculuğuna hazırsanız, sizi bu programa davet ediyorum.

Kendinizle olan ilişkinizi dönüştürdüğünüzde, hayatınız daha anlamlı ve ilişkileriniz daha sağlıklı olacak.

Program, Duygusal Özgürleşme Tekniği olan EFT, Spiritüel Yasalar ile birlikte meditasyonlar, farkındalık çalışmaları, küçük sohbetler içeriyor olacak.

Ortaokul yıllarımdan bu yana, bu alanda almış olduğum tüm eğitim ve yaşamış olduğum deneyimler ile birlikte sizlerle olacağım.

Sizler de kendinizi dönüştürmen ve yaşamınızda başrolünüzü almaya hazırsanız kayıt yaptırabilirsiniz.

⭐️Kayıt Olmak İçin ⭐️
Dm’den iletişime geçebilirsiniz.

Program ücreti: KDV dahil 3.000 TL.
ERKEN KAYIT İNDİRİMİ: 2.500 TL.
Erken Kayıt İçin Son Tarih: 31.Ekim.2022

Program kontenjan ile sınırlıdır.

BİRLİKTE DÖNÜŞÜMÜ KUCAKLA AK NİYETİYLE.

Kalbimden kalbinize Sevgilerle

Ayşe Nur

Topladım maskelerimi,Koydum önüme.Uzun uzun baktım hepsine. Dedim“Bu zamana kadar, bana öğretilenler sonucu yarattım siz...
04/10/2022

Topladım maskelerimi,
Koydum önüme.
Uzun uzun baktım hepsine.
Dedim
“Bu zamana kadar, bana öğretilenler sonucu yarattım sizi. Bana eşlik ettiniz ve hiç bırakmadınız. Dostluğunuz sadakatinizdeydi. Ama ben insanım. Duygularımla, düşüncelerimle, fikirlerimle ve tercih ettiklerimle gerçek olabilirim.

Sahtelikten hoşlanmazken, kendimi sahte duyguların içine gizledim. Bunca yıldır bana hizmet ettiğiniz için teşekkür ederim. Artık olgunlaştım ve size ihtiyacım kalmadı. Ben beni ben yapanlarla yoluma devam etmek istiyorum. “

Bugün solumdan kalktım, o halde biraz bu hal içinde kalabilme özgürlüğümün tadını çıkarabilirim. Ama tüm gün bu duygu ile yaşamak, bana bir eziyettir. Maskemi takmadan da olumlu duygular içine girebilirim. Sokumdan kalkmışlığın verdiği agresiflik bana eşlik ederken, kahvemi yudumlarım. Biraz konuşurum onunla. Anlamaya çalışırım. “Şu an ihtiyaç duyduğum ne?” diye sorarım. İhtiyacım olanı kendime veririm ve yoluma devam ederim. Öyle ya başkalarına ihtiyacı olanı vermiştim hep. Onlar iyi olduysa ben de olabilirim. Maskesiz ve gerçek ben ile devam ederim güne.

Duygular yok sayılamayacak kadar önemli. Ruhunun ihtiyaçlarını ve mesajlarını gönderir bize. Bu yüzden ihtiyacı ne ise, maskelerle kamufle etmek yerine ihtiyaçlarını karşılarım ve böylece sahte bir bene ihtiyacım kalmaz.

Hastayım. İyi görünmek zorunda değilim. Bedenime ihtiyacı olanı veririm. Hem “Neyin var?” diyebilecek dostlarımı da böylece anlamış olurum. Gerçekten beni sevenleri tanımış olurum. Belki bir çorba yapanım en iyi dostum oluverir. Hastayım diye uzaklaşan o sözde sevenlerden de kurtulmuş olurum. Bedenim ne istiyorsa onu veririm. Biraz şımarmak benim de hakkım.

Her şeye yetişmek zorunda değilim. Yardım alabilirim. Bana uzanan eli güvenle tutabilirim. Güçlü durmak zorunda olduğumu kim öğretti bilmiyorum ama gücüm yetmiyorsa yardım isteyebilme özgürlüğümü kullanmak bana iyi gelir. Hem omuzlarımdaki yükü hafifletmiş olurum. Bir OHH çekerim.

Öfkelerimi bastırmak yerine uygun bir dille, kimseyi de kırmadan bunun beni öfkelendirdiğini açıkça söyleyebilirim. Hem onca kitabı boşuna okumadım. Kendimi ifade edebilecek olgunluğa sahibim. Karşımdaki anlamıyorsa bu onun sorumluluğu.

“Ağlama, mutsuzluğunu kimse görmesin. Hastayım deme, hastalıklı zannetmesinler. Kimseden yardım isteme, güçsüz zannetmes...
03/10/2022

“Ağlama, mutsuzluğunu kimse görmesin.
Hastayım deme, hastalıklı zannetmesinler.
Kimseden yardım isteme, güçsüz zannetmesinler.
Sevgini belli etme, seni kullanmasınlar.
Sus, saygısız demesinler.”
Ve daha birçok cümle…

Denedim, hepsini denedim. Sonuç mu?
Ağladım, makyaj ve gülümsemeyle kamufle ettim. Bu benim mutluluk maskemdi. İçim kan ağlarken, gülümsedim. Zordu. Mutsuzken gülmek, içimdeki küçücük bir kıvılcımı kocaman yangınlara çevirdi. Söndüren olmadı. Bense geceler boyu YAPAYALNIZ ağladım.

Hastalandığımda, canım yana yana BEN SAĞLIKLIYIM MASKESİ taktım. Yoksa işe almazlar, evlenemem çünkü hastalıklı derler. Kolumu kaldıracak mecalim bile yokken, ben bedenime savaş açtım. Çığ gibi büyüdü hastalıklarım. Ama ben sağlıklıymışım gibi yaptım. Soranlara iyiyim cevabını ses tonumdaki acıyı kamufle ederek verdim. Sonuç mu? Başka hastalıklarla da mücadele etmeye başladım.

Kimseye muhtaç değilim. Her işi yaparım evelallah. Güçsüz değilim ben. Yardımınıza ihtiyacım yok. Dayanacak mecalim kalmamışken GÜÇLÜYÜM MASKESİ taktım. Oysa gerçekten ihtiyacım vardı yardıma. Ama asla yardım istemedim. Elini uzatanlara BEN YAPARIM dedim dik durarak. Sonuç mu? Hayatın zor olduğunu kabullendim. Ağladım. Yalnız hissettim. Tükendim.

Çok sevdim be. Ama sevdiğimi belli edersem beni kullanabilirlerdi. Ben de sevgimi içimde yaşadım. DUYGUSUZ VE GURURLU MASKEMİ taktım. Sonuç mu? Paylaşamadığım sevgi, içimde kendime olan sevgisizliğimi ve değersizliğimi büyüttü. Çünkü sevgisini paylaşmak isteyenler, sevmediğimi düşündükçe bir bir hayatımdan gitti. Yoruldular. Bense yine yapayalnız kaldım.

‘Sen kimsin? Bana bu şekilde davranamazsın.’ diye haykırmak istedim. Ama saygısız görünürdüm. ‘Hayır ben istemiyorum.’ demek istedim ama olmaz saygısızlığın alasını yapardım. Ben de SAYGILI MASKEMİ taktım. Böylece kendime olan saygımı tükettim. Kendi hayatım gitti ellerimden, başkalarının isteklerini ve hayatını yaşamaya başladım. Dişlerimi sıktım, çenemi kapattım. Sonuç mu? Beni ben yapan tüm düşüncelerim yoktu. Ben yoktum. Görünmez oldum. Özgüvenim gitti.

Tanıdık geliyor mu sana? Peki sana neler söylendi? Sen hangi maskeleri takmak zorunda kaldın?

Yazının devamı bir sonraki gönderimde.

Sevdim… Hem de çok sevdim. Ama bilemedim, sevginin önce kendimden başlaması gerektiğini. Kendimden vazgeçecek kadar çok ...
01/10/2022

Sevdim… Hem de çok sevdim. Ama bilemedim, sevginin önce kendimden başlaması gerektiğini.

Kendimden vazgeçecek kadar çok sevmişim meğer seni. O kadar çok sevmişim ki tüm hayatım sen olmuşsun. Öyle ya iki kişilik bir ilişki de emek veren sadece ben olmuşum. Sense hep kaçan. Meğer boğmuşum seni tüm ilgimle. Ben kendimi sevmeyi unutmuşum. Kendi hayatımı yaşamaktan vazgeçmiş ve sadece senin hayatında bir figüran olmuşum. Ben yokmuşum ki. Yoo seni suçlamıyorum. Hayatını varlığıyla doldurmayan bir insan, gerçekten görünür olabilir mi ki? Sen gittiğinde anladım gerçek sevgiyi.

Nasıl bir bencillik derdim “önce kendini sev” diye ahkam kesenlere. Bencillik değilmiş. Hayatta kendi varlığıyla olmayan bir insanı kimse görmezmiş meğer.

Sabah kalkıyorum sen, işe gidiyorum sen, yemek yiyorum sen, kahve içiyorum sen, şarkı sözlerinde hep sen, kitap satırlarında sen, film kahramanları sen, uyuyorum sen…
Elbette görmeyecektin beni. Çünkü beni ben yapan hayatımı yok etmişken, nasıl sevebilirdin ki beni?

Sen gelirsin diye, en yakınlarımı bile görmezden gelmişim. Yalnızlığa terk etmişim kendimi. Kahveyi bile falımda seninle iyi bir gelecek çıksın diye içmişim. Kariyerimde yükselme ihtimalim varken, ben sadece sana emek harcamışım. Saçlarımı tararken senin sevdiğin gibi taramışım. Yani anlayacağın ben sana musallat bir hayalet olmuşum.

Sevgi değilmiş bu, değersizlik duygumu sende gidermeye çalışmışım. Boşluklarımı sen doldur istemişim. İstenmemek nasıl koymuştu anlatamam. Ama sen haklıydın, beni ben yapan tüm özelliklerimi bir sandığa hapsetmişken beni önemsemen imkansızdı. Çünkü karşında aşık olduğun kadın değil, tüm değerlerini ve özelliklerini kaybetmiş bir köle vardı.

Duygularımı kar küresi şeffaflığında açarken sana senin kaçtığın şeffaflık değilmiş. Kendi hayatından vazgeçen birini kim ister ki?

Şimdi iyiyim. Bana öğrettiklerin için teşekkür ederim. Dans kursuna başladım. Ruhuma iyi geliyor. Kitaplarda seni aramıyorum. Onları kendim için okuyorum. Sevdiklerimle vakit geçiriyorum. İşlerime sarıldım ve çok yakında terfi alacağım. Kendime artık kendimi iyi hissetmek için bakıyorum. Filmleri yalnızca keyfim için izliyorum. Değersizlik duygum ile sevgiyle vedalaştım.

Yıllar önceydi. Öyle tutunmuştum ki sahip olduğumu zannettiklerime, küçük bir eşyamı kaybetsem bile oturur üzülürdüm. He...
28/09/2022

Yıllar önceydi. Öyle tutunmuştum ki sahip olduğumu zannettiklerime, küçük bir eşyamı kaybetsem bile oturur üzülürdüm. Hem her şeye sahipken aslında hiçbir şeye sahip olmamanın özgürlüğünden bi haber yaşamak sanırım en büyük yoksunluk.

İnsan kaybetmekten bile korkardım. Bilmezdim o zaman hayatıma girenlerin bir şeyler öğrettiklerini. İçimdeki eksik yanlarımı gösterdiklerini, olgunlaştırmam gereken yönlerimi öğretmeye çalıştıklarını bilmeden gidişlerine ağlardım. Ben sadece gidişlere odaklanırken, yenisi gelirdi ve yine aynı döngü kaçınılmazdı. Çünkü hala deneyimlerimden dersler çıkarmayı bilmiyordum. Bazen ayna da değillerdi gelenler, yapılan kötülüğe karşı gösterdiğim tepkileri geliştirmem gerekiyordu. Yani içimdeki kötülüğe ayna değillerdi. Tepkiselliğimi, doğru yönde geliştirmem için gelmişlerdi.

Korkuları en çok kaybederek pekiştiriyoruz. Oysa yaşamın işleyişi tam teslimiyetten geçiyor. Korktukça aynı döngüler yaşanıyor.

Bunu çözmem gerekiyordu. Çünkü mutsuzluk abidesi gibi ortalarda dolaşmak bana göre değildi. Önce fark etmem lazımdı. Neydi korktuklarım? Kaybetmek mi? Adım atamamak mı? Başarısızlık mı? Kendimi ifade ettiğimde gelen tepkiler mi?

Korkulardan kurtulmanın tek bir yolu vardı. Yüzleşmek, kabullenmek, öğrenmek ve teslimiyette kalıp güvenle tanışmayı denemek. Evet güvenle tanışmak. Çünkü güvende hissettiğimiz an yeneriz korkularımızı.

Yüzleşmek en acıtan yanıydı. Duygularla yüzleşmek zor gelir insana ve kabullenmek çok daha zordur. Çünkü daha küçücükken öğreniriz duyguları bastırmayı.

Şimdi öğrendim korkuyorum demeyi
Korkularımla yüzleşmeyi
Korkularımın nedenini bulmayı
Ve onları güven duygusuyla yer değiştirmeyi…

Kaybetmekten korktuğumuzda kaybediyoruz. Çünkü korku derinden hissedilen en büyük duygu. Ve duyguyu sürekli tuttuğumuzda o duyguyu deneyimlemek için birçok durum yaşarız. Kaybetme korkusu, hata yaptırır. Elbet temkinle ilerlemek gerekir ama omuz omuza yürüyeceğin duygu korkular değil güvendir.

Şimdi sen de hoşçakal de korkularına.
“ Geçmişte yaşadığım deneyimler sonucunda öğrendiğim korkularıma elveda. Hala korkabilirim. Çünkü ben insanım. Ama korkularımı cesarete dönüştürebilirim.”
Devamı bir sonraki gönderimde olacak.

“Ne oluyor böyle? Farklı suretlerde aynı duyguları yaşatan bu insanlar, benim için mi toplandılar? Neden sürekli değersi...
26/09/2022

“Ne oluyor böyle? Farklı suretlerde aynı duyguları yaşatan bu insanlar, benim için mi toplandılar? Neden sürekli değersizlik duygusu yaşıyorum? Ve bu duygu neden bu kadar tanıdık bana? Oysa tek istediğim sevilebilmek, sevmek, değer görmek…

Dipsiz bir kuyunun içinde hapsoldum. Çığlıklarımı, haykırışlarımı, gözyaşlarımı duyan yok. Neden hep aynı döngünün içerisindeyim?” diye yazarken buldum kendimi.

İçinden güçlü bir ses bağırıyordu. Ruhum sıkışmış, bedenim ruhuma dar geliyordu, kalbim ritmini dengelemeye çalışırdı, yutkunarak boğazımaki düğümden kurtulmaya çalışıyordum.

İçinden gelen sesi duyabilmek için gözlerimi kapattım. “ bırak artık başkalarını suçlamayı. Bırak kurban rolünü üstlenmeyi. Değersizlik duygunu çözümlemediğin sürece farklı suretler de olsa sana kendini değersiz hissettirecekler. Uyan artık! İlk nerede yaşadıysan bu duyguyu, onu devam ettiriyorsun. Kim yaşatmıştı sana bu duyguyu? Yüzleş onunla. Hayatta olmasa bile, yüz yüze gelemiyorsan bile, dön o olaya ve neler söylemek istiyorsan söyle ona. Tamamla kendini. Yarım bırakma. Çünkü yarım kalırsan, söylemek isteyipte söyleyemediysen tamamlamak istersin bu senaryoyu. Belki iş yaşamında, belki ilişkilerinde. İlk kim yaşattıysa sana bu duyguyu, şu an yaşadığın tüm ilişkilerdeki insan o olacak senin için. Baban mı yaşattı? Şu an hayatındaki seni değersiz hissettiren kişi baban olacak. Öğretmenin miydi? Şu an değersizlik yaşadığın kişi öğretmenin olacak. Çünkü sustun, hikayeyi tamamlamadın.
diyemedin. Ve yarım kalan her şey gibi bu hikaye de tamamlanmak istiyor.

Kendine dön. İçine dön. Yaşadığın o ilk hikayeye dön ve tamamla. Biri sana değersiz hissettirdi diye değersiz değilsin. Ve şimdi sen çok daha güçlüsün. Kendini olduğun halinle kabul et ve sev. Kendinle bütünleş. İçindeki o sonsuz güzellikleri fark et. Başkalarının değersizlik duygusuna son vermesini beklemeyi bırak.

Çünkü bir tek sen sonlandırabilirsin bunu. Bu hikayenin başrolünde sen varsın. Diğerleri sadece figüran.

Kaldır başını ve yarattığın cehennemden çık. Kolay olmayacak biliyorum. Ama bir yere varmak için, yola çıkman gerekir. Yola çıkma cesareti gösterdiğin an bulacaksın cennetini. “
Ayşe Nur Bakım

Kendini tanımlayacak olsan nasıl tanımlardın?Bu soru üzerine çoğumuz birçok kez düşünmüştür. “Gerçekten ben kimim?”Bu so...
22/09/2022

Kendini tanımlayacak olsan nasıl tanımlardın?
Bu soru üzerine çoğumuz birçok kez düşünmüştür.
“Gerçekten ben kimim?”
Bu sorunun cevabı yüzeysel değildir. Fiziksel özelliklerin değildir.
YAŞAMINI EN ÇOK NE KAPLIYORSA ASLINDA OSUNUDUR.

Yaptıklarındır,
İnsanlara ve kendine kattıklarının bütünüdür.
Alışkanlıklarındır.
Tepkilerindir.
Potansiyellerindir.
Yapmaktan zevk aldığın eylemlerdir.
Değerlerindir.
Bakış açılarındır.
Gerçekleştirdiğin hayallerindir.

Ben mi?

Ben gününü dolu dolu yaşamayı seven ve üretmekten zevk alan bir insanım. Gün içerisinde çok dişi sayılmam. :) Kaostan hiç hoşlanmam. Belirsiz cevaplar rahatsız eder ama anda yaşamın ahengiyle dans içindeyimdir.
Kin ve nefret hiç bana göre olmadı. Affederim ama hayatımda olmaması gerekenlere hoşçakal demeyi bilirim. Çünkü hayatımda HUZUR hep önceliğim oldu.

Kendimi bildim bileli üzüntülerimi inzivaya çekilerek ve kitaplarla arlatırım. Yaşadığım sorunları birilerine dillendirmekten hoşlanmam. Bu yüzden kabuğuma çekilirim.

İnsanların hayatına dokunmak en büyük amacım. Bildiğim konularda rehberlik etmek beni çok mutlu eder.

Evcimen olsamda gezmeyi ve eğlenmeyi severim.

Sevdiğim insanlara karşı çocuk yönlerimi ve fırlamalıklarımı göstermekten çekinmem. Ama dışarıdan beni görenler sakinliğimi görür.

Doğruluk, netlik, sevgi, mutluluk ve huzur hep hayatımın merkezindedir. Mutluluktan beslenen bir insanım.

Duygularımı istediğim zaman belli edenlerdenim. Ve kendi duygularımı en çok yazı diliyle anlatabilenlerdenim.

Hayatımın içinde olacak insandan güven, samimiyet ve koşulsuz sevgi beklerim. Huzurumu kaçıracak hiçbir insanı hayatımın içinde barındırmam. Sadece merhabalarım olur huzurumu kaçıranlara.

Kitap okumaktan, spiritüel ve psikolojik gerilim filmleri izlemekten hoşlanırım.

Sakin bir insan olmama rağmen, sevdiklerime zarar verenlere karşı bir aslan kesilebilirim 🤗 Olay anında soğuk kanlı olsamda sonrasında kendimi duygu boşalımına bırakırım.

Hayatı yaşamayı seviyorum ve bu yüzden her gün ölecekmişim gibi yaşayarak ama yarınlarında olacağı inancıyla hayal ve hedeflerim için adımlar atarım.

Birçok şey yazılabilir aslında. Belki birkaç satır belki sayfalar dolusu. Peki ya sen?

Hayat tercih ettiklerinle şekillenirTercih ettiğin yollar ağır gelebilirYürümekte zorlanabilirsinÖnündeki ufacık çakıl t...
20/09/2022

Hayat tercih ettiklerinle şekillenir
Tercih ettiğin yollar ağır gelebilir
Yürümekte zorlanabilirsin
Önündeki ufacık çakıl taşları kocaman bir kaya gibi görünebilir
Güçsüz hissedebilirsin
Bazen yarım bırakmak isteyebilir ya da gerçekten o yoldan vazgeçebilirsin.
Yaptıkların karşısında “Hadi bekleme, acele et” diye söylenip duranlar olduğu için, sıkışmış ve kendini beceriksiz hissedebilirsin.
Yarım bıraktıkların için başarısız olduğunu düşünebilirsin.

Hayatta her şeyi tam yapmak zorunda değilsin.
Kendine kızma.
Okuduğun kitap yarım kalabilir,
Korkuların seni yürümekten alıkoyabilir.
Düştüğünde kaldıranın her zaman yanında olmayabilir.

İşte böyle zamanlarda en çokta kendi şefkatine ihtiyacın olur.
Unutma, yaşadıkların ortak insanlık halidir.
En başarılı insanların bile yarım kalmış hikayeleri vardır.
Önemli olan bunu alışkanlık haline getirmemiş olmandır.
Çünkü tamamlaman gereken birçok şey var bu hayatta.

Hayat amacı diye söylediğimiz o hayatımızın en önemli görevi şu an yapmakta olduğun her ne ise onu hakkıyla yaptığında gerçekleşecek olabilir.

Yorulduğunda molalar ver, nefes al ve dinlen biraz.
Kızma kendine, ellerinle okşa saçını. “Olabilir, yorulabilirsin. Çünkü insansın. Küçük bir mola verip sonra tekrar yürüyebilirsin.” diye konuş kendinle.
Hedeflerin ve hayallerin birlikte ise, en büyük motivasyonun o yolda hissettiğin güzellikler olsun.
“Başarabilirim.” diyebilme gücün her zaman yanında olsun.
Mükemmel olmak zorunda değilsin, sen elinden gelenin en iyisini yap yeterli.
Eksiklerin olursa onu da sonra düzeltebilirsin.

O çok istediğin hayallerine ulaşmak için, kendine olan şefkatine ve sevgine hep ihtiyacın olacak. Kendini çaresiz ve güçsüz hissettiğin her an hatırlat kendine “Hissettiğim duygu ORTAK İNSANLIK HALİ.”
Çünkü hepimiz ayrı senaryolarda aynı duyguları hissediyoruz.

Ayşe Nur Bakım

Peki sen neleri yarım bıraktın?
Kendine nasıl davranıyorsun?
Yarım kalmış hikayelerinde neler hissediyorsun?
❤️❤️❤️Yorumlara yaz ve paylaş benimle.

🌺🌺🌺 Sevdiklerinin de ihtiyacı olabilir bu yazıya. Belki onunla paylaşarak hayatına dokunma fırsatın olur.

Address


Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kozmik Enerji Terapisti posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Kozmik Enerji Terapisti:

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram