23/12/2025
Kaş’ta 5.ASLİYE CEZA Mahkemesi Neden Kuruluyor?
Gerçekleri Yüksek Sesle Konuşmak
Kaş Dernekler Platformu adı altında hemşerilerimin bir araya gelerek görüşlerini kamuoyuyla paylaşmalarını önemsiyorum. Uzun yıllar sonra Kaş’ta yaşanan sorunların konuşulması, bir platform etrafında birleşilmesi umut vericidir. Bu birlikteliğin ileride yapıcı ve kalıcı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.
Ancak yayımlanan haberde hem gazetecilik tekniği açısından, hem de hukuki gerçekler bakımından ciddi yanlış algılar oluşmuştur. Bunları görmezden gelmek yerine, bir hukukçu ve Kaş’ın bir büyüğü olarak açıklamak benim sorumluluğumdur.
*Mahkeme Çevreciler Yüzünden Kurulmadı.
Haberde “Kaş’ta Asliye Ceza Mahkemesi kuruluyor” başlığı atılmış; sanki bu gelişme yeni, müjdeli ve belirli grupların girişimiyle olmuş gibi bir izlenim yaratılmıştır. Oysa gerçek çok nettir:
Ben 51 yıllık avukatım. Kaş’ta 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kurulma sebebi çevre dernekleri ya da çevreciler değildir.
Bu mahkeme, 2016–2025 yılları arasında Kaş coğrafyasında yapılan 14 binden fazla kaçak ve izinsiz yapı nedeniyle kurulmaktadır.
Bu yapıların en az 7–8 bini havuzlu villadır.
Bu kaçak yapılaşma nedeniyle binlerce dava açılmış; “imar kirliliği”, “çevreyi kirletme” ve “izinsiz yapı yapma” suçları Asliye Ceza Mahkemelerinin iş yükünü taşınamaz hale getirmiştir.
*Mahkeme sayısının artmasının nedeni nüfus değil, kontrolsüz yapılaşmadır.
Rakamlar Konuşsun
Kaş’ta yaklaşık 60 bin nüfus yaşamaktadır.
TÜİK kayıtlarına göre 21–22 bin kayıtlı bina varken, yalnızca 2016–2023 arasındaki 7 yılda en az 17 bin kaçak yapı yapıldığı ifade edilmektedir.
Bu rakamlar resmi olarak açıklanmadığı için, belediye meclislerinde konuşulan tahmini sayılardır.
Gerçek rakamları bilen varsa kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Örneğin:
• Kaş’taki 4 Asliye Ceza Mahkemesinde bugüne kadar kaç imar kirliliği davası açılmıştır?
Bunu bilen var mı?
Bu sorunun cevabı çok şeyi açıklayacaktır.
*Çevrecileri Hain İlan Etmek Yanlıştır
Evet, bazı çevre davaları sonucu imar planları ve yol projeleri iptal edilmiştir.
Evet, bir çevre derneği vardır; belki yüzlerce üyesi yoktur ama yüzlerce destekçisi vardır.
Ben bu insanların bir kısmını tanıyorum.
Bazılarıyla aynı fikirdeyim, bazılarıyla değilim.
Ama bir kesimi “vatan haini” ilan etmek, “kendine çevreci diyenler” diye küçümsemek Kaş’a hiçbir şey kazandırmaz.
Buna gerek yoktur.
*Artık “Kaşlı – Sonradan Gelen” Ayrımı Kalmadı
Bugün Kaş’taki mülklerin önemli bir kısmı Kaş doğumlu olmayan kişilerin elindedir.
Ama bu mülkleri kimse zorla almadı.
Biz sattık.
Dedelerimizden kalan arazileri sattık.
2/B arazileri tapu çıkmadan sattık.
Ev yaptırmak, araba almak, çocuk evlendirmek için sattık.
Dolayısıyla bugün yaşananları sadece “dış güçler”, “küresel sermaye”, “yabancılar” diyerek açıklayamayız.
*Bu günkü gelişmelerde hepimizin biraz Payı Var
Bugüne kadar:
• Kaçak inşaata ses çıkarmayan,
• “Bir gün ben de yaparım” diye düşünen,
• Göz yuman,
• Susarak onaylayan
bu kitlenin hiç mi sorumluluğu yok?
Ev eşyaları çalındığı halde kendisini suçlayan komşulara Nasrettin Hoca’nın dediği gibi:
“İyi de komşularım hırsızın hiç mi suçu yok?”
*Suçlayarak Değil, Konuşarak Çözüm Buluruz
Bazı hemşerilerimizin rant çevreleriyle iş birliği yaptığını biliyoruz.
Bunu ahlaki olarak doğru bulmasak da, bu memleketin bir gerçeğidir.
Sürekli suçlamak çözüm değildir.
*Yapılması gereken şudur:
• Yerli–yabancı ayrımı yapmadan
• Parti, dernek, görüş farkı gözetmeden
• STK’lar, siyasi temsilciler ve toplumun saygı duyduğu ak saçlılar bir araya gelmeli
• Kaş’ın yol, su, elektrik, altyapı ve nüfus sorunları masaya yatırılmalıdır
Yol gerekiyorsa:
• En az doğa tahribatıyla
• Bilimsel, teknik ve ortak akılla
• Nereden ve nasıl geçeceği birlikte tartışılmalıdır
Son Söz
Kaş’ın sorunları bağırarak, suçlayarak, hedef göstererek değil;
gerçeklerle yüzleşerek, öz eleştiri yaparak ve birlikte düşünerek çözülür.
İyi niyet tek başına yetmez.
Doğru bilgi, ortak akıl ve cesur öz eleştiri şarttır.Takipcilerim
Kaynak : Salim Cengiz