29/03/2020
VİRÜS DEĞİL KORKU HASTA EDİYOR
Almanya'daki Berlin RS2 radyosuna konuşan bağışıklık uzmanı Prof.Dr. Stefan Hockertz'in söylediklerini Paleobaba'dan bir arkadaşımız özetleyerek Türkçe'ye çevirmiş, keyifli okumalar:
R (Röportajı yapan)
SH (Prof. Dr. Stefan Hockertz)
R: bu virüs ne kadar tehlikeli?
SH: bu virüs İnfluenza'nın ( Grip ) etkilerine benzer etkilere sahip ,hemen hemen aynı öldürücülük oranlarında, yani % 0.5 - % 1 oranında öldürücü, ama şu ara KORONA hastalığına çok odaklandığımız için ölüm sayıları gözümüze fazla gözüküyor.
Korona ölümü ifadesini de, biraz dikkatli kullanalım, bunların koronadan öldüğünü gösteren bir kanıt yok, dolayısı ile koronadan öldü diyemeyiz ama koronayla öldü diyebiliriz , öldüklerinde hepsinde korona vardı, ama çoğunun çoklu ciddi hastalıkları da vardı.
R: italya ve ispanya'da niçin ölüm oranları fazla?
SH: İtalya ve ispanya'da ki ölümlerin oranını hesaplarken, ölüm oranları, ölüm sayılarını testi pozitif çıkmış kişilere bölerek tespit ediliyor, halbuki gerçekten enfekte olan kişilerin sayısı testi pozitif çıkmış olan kişilerin sayısının belki de on katı, bu enfekte olup kayıtlara girmemiş kişileri hesaba katınca aslında ölüm oranlarının bu ülkelerde söylenenden çok daha düşük olduğunu görüyoruz.
R: Almanya 'da 2017-18 grip mevsiminde 25.000 kişi gripten ölmüşken ve bu haber bile olmamışken, şimdi hastaneler dolup taşıyor ve sağlık sisteminin çökeceği söyleniyor, buna ne diyorsunuz ?
SH : herşey "ne olup bittiğinin resmi makamlarca, bizlere söylenmesi bizim vatandaşlık hakkımız" diye sitem ederek başlıyor. Bizim sağlık sistemizde en azından şimdilik yığılma olmadığı gibi, Fransa ve İtalya'ya yardım edebilecek durumdayız, sıkıntılı bir durum yok,
R: Peki İtalya niçin bu durumda ?
SH: İtalyanın da , İspanyanın da hastane sistemleri ezelden beri bizimkinden daha bozuktu, özelikle söz konusu ülkelerde hastane hijyeni korkunç derece de kötü. Bacağı kırıldığı için hastaneye gelen, hastane mikrobu kapıp ölebiliyor. Ayrıca İtalya da ki hava kirliliği de , ciğerleri hasta ediyor ,bu da ölüm oranlarını yükselten bir etken .
R: Her ne kadar bu virüsün etkilerinin ,grip gibi olduğunu söyleseniz de, sonuçta ne kadar tehlikeli ?
SH: Maalesef, söz konusu % 5'lik risk grubu için çok tehlikeli.
Korona en fazla ülkedeki akciğer hassaslığı veya bağışıklığı çok zayıflamış olan % 5 'lik bir nüfusu hedef alabilir.
ama geri kalan %95 hastalığı çok hafif atlatacak, öyle ki ciddi hastalık görünümleri yaşanmayacak ve bu çoğunluğun enfeksiyona antikor üreterek bağışıklık kazanması bir sene sonra tüm nüfusa da olumlu katkı yapacak.
R: Peki hükümetlerin bu şiddetli önlemlerine ne diyorsunuz ? yani işe gidemiyoruz ve belki de sokağa çıkma yasağı gelecek.
SH: Ben anlam veremiyorum, ya yanlış bilgilendiriliyorlar ya da geçen sene zaten 25 bin kişi ölmüşken, bu tablonun şu an da ki kopartılan gürültü ile ilişkilendirilip, buna karşı bir önlem almamış olabilecekleri ile suçlanmak istemiyor olabilirler. Bu durum artık kontrolden çıkmış bir histeriye dönüştü.
R: Peki kişisel olarak korunma ve hijyen için ne önlemler almalıyız ?
SH: Almanya da sadece politika ve hastane hijyeni değil, genel anlamda hijyen de uzun zamandır iflas etmişti.Ellerimizi gerçekten 20 saniye boyunca güzelce sabunlayalım, bu vesile ile hijyeni yaşamımıza geri koyalım ve hep devam edelim, çünkü grip yaşamımızda,hep var olacak.
Tabii ki sosyal mesafemizi ayarlayalım özellikle bu süreçte,
ama asıl olan hijyen, hijyen ve de hijyendir ama bu günlük hayatımızın her alanında olmalı, siz hiç süper market arabalarının elle tutulma yerlerinin sterilize edildiğini gördünüz mü ? Kişisel hijyen olarak uyarım, bu virüs ebola gibi deriden bulaşan bir şey değil, dokunduğunuz bir yerden virüsü alsanız bile, elinizi ağzınıza, burnunuza götürmediğiniz sürece, size bulaşmaz.
R: Durum ne kadar kötüleşebilir ve ne zaman biter ?
SH : 2-3 ay içinde, halkın % 60'lık bir dilimi enfekte olduğunda, yani aynı gripteki süreç gibi, bağışıklığımızın buna adapte olduğunda, ki bu doğal işleyiş, Bu virüs doğası gereği enfekte edebilmek için değişmek zorunda, kendini güncellemek zorunda ama bağışıklık arttıkça o da bunu başaramayacak ve salgın sönecek. Fakat bu virüsün verdiği zarar, abartılı önlemlerin verdiği zarara kıyasla deve de kulak. Bu yayılan korkunun sosyal dokuya verdiği zarar çok senelere yayılacak ve telafisi zor olacak.
Virüs değil, ondan korku öldürür.