Prof. Dr. Bülent Berker

Yeni bir yıl, yeni başlangıçlar demektir. 2026’ya daha güçlü, daha bilinçli ve daha umut dolu adımlarla giriyoruz.Bu yıl...
30/12/2025

Yeni bir yıl, yeni başlangıçlar demektir. 2026’ya daha güçlü, daha bilinçli ve daha umut dolu adımlarla giriyoruz.

Bu yıl; sağlık, huzur, denge ve sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz güzel anlarla dolu olsun.

Hayalini kurduğunuz her şeyin gerçek olması dileğiyle...

Yeni yılınız kutlu olsun! ✨

26/12/2025

Tekrarlayan düşük yaşayan kadınlarda göz önünde bulundurulması gereken nedenlerden biri de kanda pıhtılaşma eğilimini artıran trombofili durumlarıdır. Trombofili, kanın normalden daha kolay pıhtılaşmasına neden olan genetik ya da edinsel bir bozukluktur. Bu durum gebelikte, özellikle plasentaya giden kan akışını etkileyerek düşüğe yol açabilir.

🔺Gebelik süresince rahim içindeki bebek, tamamen plasenta aracılığıyla beslenir. Eğer plasenta içinde ya da etrafında mikropıhtılar oluşursa bu alanlarda dolaşım bozulabilir. Sonuç olarak, embriyoya yeterli oksijen ve besin ulaşamayabilir. Bu durum, özellikle ilk trimesterde ya da ilerleyen haftalarda gelişme geriliği, erken doğum veya düşük riskini artırabilir.

Tanı koymak için detaylı kan testleri gerekir. Tek bir düşük sonrasında genellikle bu testler hemen yapılmaz. Ancak birden fazla düşük yaşanmışsa ya da gebelikte gelişim geriliği, plasenta sorunları veya erken preeklampsi gibi tablolar görülmüşse pıhtılaşma açısından değerlendirme önerilir.

👉Trombofili tespit edildiğinde ise tedavi mümkündür. Gebelik sürecinde düşük doz aspirin ya da kan sulandırıcı iğneler (örneğin düşük moleküler ağırlıklı heparin) kullanılarak sağlıklı bir gebelik sürdürmek çoğu zaman mümkündür. Tedavi süreci kişiye özel planlanır ve yakın takip önemlidir.

🌿Erken tanı, uygun tedavi ve dikkatli gebelik takibi ile sağlıklı bir doğum yapmak mümkündür. Bilmek, takip etmek ve gereken adımları atmak çoğu zaman sonucu değiştirir.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Aşılama TedavisiProf. Dr. Bülent Berker
24/12/2025

Aşılama Tedavisi

Prof. Dr. Bülent Berker

Aşılama tedavisi, s***m hücrelerinin laboratuvarda hazırlanıp rahme yerleştirildiği bir üreme yöntemidir. Yumurtlama dönemi dikkate alınarak uygulanır.

Gebelikte yapılan detaylı ultrason taramaları, bebeğin gelişimini yakından izlemek ve olası yapısal anomalileri erkenden...
22/12/2025

Gebelikte yapılan detaylı ultrason taramaları, bebeğin gelişimini yakından izlemek ve olası yapısal anomalileri erkenden fark etmek için büyük önem taşır. Bu taramaların bir parçası olan fetal yüz ve boyun değerlendirmesi, bazen göz ardı edilse de bebeğin genel sağlığı hakkında kritik bilgiler verebilir.

🔶Fetal yüz yapısının ayrıntılı şekilde incelenmesi; dudak ve damak yarığı, burun kemiği gelişimi, gözler arası mesafe gibi birçok yapısal detayın değerlendirilmesini sağlar. Bu tarama sayesinde bazı genetik sendromlara ya da doğumsal anomalilere ait erken ipuçları yakalanabilir. Örneğin; burun kemiğinin kısa ya da yok olması, bazı kromozomal bozukluklarla ilişkilendirilebilir.

🔶Boyun bölgesi incelenirken ise özellikle ense kalınlığı (NT) ve nukal bölge sıvıları değerlendirilir. Gebeliğin ilk trimesterinde yapılan ense kalınlığı ölçümü, Down sendromu gibi kromozomal anomalilerin taramasında temel verilerden biridir. Daha ileri haftalarda yapılan detaylı taramalarda da boyun bölgesinde kistik higroma gibi bazı yapısal sorunlar saptanabilir.

❗❗Bu taramalar yalnızca riskli gebeliklerde değil, her gebe için önerilir. Çünkü bazı problemler, dışarıdan hiçbir belirti vermeden yalnızca detaylı ultrason değerlendirmesiyle fark edilebilir. Erken tanı sayesinde gebeliğin takibi daha doğru planlanabilir, gerekiyorsa genetik danışmanlık ve ileri tetkikler için zaman kazanılır.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

HPV pozitif sonucu almak birçok kadın için kaygı verici olabilir. Ancak bilmeniz gereken ilk şey şu: HPV yani Human Papi...
19/12/2025

HPV pozitif sonucu almak birçok kadın için kaygı verici olabilir. Ancak bilmeniz gereken ilk şey şu: HPV yani Human Papilloma Virüsü, oldukça yaygın bir virüstür ve çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir. Pozitif sonuç, kanser olduğunuz anlamına gelmez. Bu, sadece vücudunuzda HPV’ye ait bir iz bulunduğunu ve doktorunuzun sizi biraz daha yakından takip etmesi gerektiğini gösterir.

🔹HPV'nin 100'den fazla tipi vardır. Bunlardan bazıları düşük risklidir ve siğil gibi basit sorunlara yol açabilirken bazıları ise uzun vadede rahim ağzı kanseri gelişme riskini artırabilir. Test sonucunuzda çıkan tip, sürecin nasıl izleneceğini belirler. Yüksek riskli tipler tespit edildiyse doktorunuz ek testler veya daha sık kontroller önerebilir.

🍂Bu noktada panik yapmak yerine, düzenli takibin önemini bilmek gerekir. Genellikle HPV’ye bağlı hücresel değişiklikler, yıllar içinde yavaş yavaş oluşur. Bu da erken tanı ve müdahale için zaman kazandırır. Rahim ağzı sürüntüsü (smear) ve gerektiğinde kolposkopi gibi tanı araçları, bu değişimleri erken evrede yakalamayı mümkün kılar.

Bağışıklık sisteminin virüsü temizlemesi için genel sağlığın desteklenmesi de sürece katkı sağlar. Uyku düzeni, beslenme, stres yönetimi ve sigara kullanımı bu süreçte önemlidir. Sigara içmek, özellikle rahim ağzındaki hücrelerin HPV’ye karşı direncini azaltabilir. Bu nedenle yaşam tarzı değişiklikleri yalnızca genel sağlık için değil, HPV'nin seyri açısından da kritik rol oynar.

🌸Asıl önemli olan bu durumun farkında olmak, doğru bilgilenmek ve doktorunuzun takip planına sadık kalmaktır.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Çikolata Kisti TedavisiProf. Dr. Bülent Berker
17/12/2025

Çikolata Kisti Tedavisi

Prof. Dr. Bülent Berker

Çikolata kisti tedavisi, kistin boyutu ve belirtilerine bağlıdır. Ağrı ve kısırlık gibi sorunları hafifletmek için ilaç veya cerrahi yöntemler uygulanır.

15/12/2025

Mol gebelik, sağlıklı bir gebelik süreci gibi başlamış gibi görünse de aslında plasentaya ait dokuların anormal şekilde büyüdüğü ve embriyonun gelişemediği bir durumdur.

🌿Mol gebelik geçirmiş bir kadının yeniden hamile kalma süreci hem dikkatle hem de umutla ele alınmalıdır.

🔺Mol gebelik geçiren kadınların büyük çoğunluğu, uygun takip ve tedavi sonrasında tekrar sağlıklı bir gebelik yaşayabilir. Ancak ilk adım, vücudun bu süreci tamamen atlatmasına fırsat tanımaktır. Rahim içi dokunun normale dönmesi, beta-hCG hormonunun sıfırlanması ve bir süre hormon düzeylerinin izlenmesi gerekir.

Bu takip süreci genellikle birkaç ay sürer. Bu dönemde yeni bir gebelik önerilmez çünkü gebelikle birlikte hormon seviyeleri yeniden yükselir ve olası bir nüks durumunda tanı koymak zorlaşır. Kadın doğum doktoru bu süreçte düzenli kontrollerle vücudun iyileşme sürecini izler ve gebelik planlaması için en doğru zamanı belirler.

👉Mol gebelik sonrası gebelik planlaması yapılırken önceki durumun tipi de önemlidir. Tam mol ya da parsiyel mol olması, tedavi sürecini ve takip aralığını etkileyebilir. Bazı vakalarda kemoterapi gerekebilir, bu da bekleme süresini uzatabilir. Ancak bu tür müdahaleler sonrasında bile sağlıklı bir gebelik mümkündür.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Tüp bebek tedavisi planlanırken çoğu zaman odak sadece kadının üreme sağlığına yönelir. Oysa gebelik bir çiftin ortak yo...
12/12/2025

Tüp bebek tedavisi planlanırken çoğu zaman odak sadece kadının üreme sağlığına yönelir. Oysa gebelik bir çiftin ortak yolculuğudur ve başarının temelinde hem kadının hem de erkeğin değerlendirilmesi yatar. Tek taraflı ilerlemek, eksik verilerle hareket etmek anlamına gelir.

👉Kadınlarda yumurtalık rezervi, hormon düzeyleri, rahim yapısı ve tüplerin durumu detaylıca incelenirken erkek faktörü zaman zaman arka planda kalabilir. Oysa yapılan araştırmalar, kısırlık vakalarının yaklaşık %40’ında erkek kaynaklı sorunların da bulunduğunu gösteriyor. Bu oran, sürecin yalnızca kadına odaklanarak yürütülemeyeceğini net şekilde ortaya koyuyor.

✔️S***m analizi tüp bebek öncesi mutlaka yapılmalıdır. S***m sayısı, hareketliliği ve morfolojisi gibi parametreler döllenme şansını doğrudan etkiler. Ancak sadece bu klasik testler de her zaman yeterli değildir. DNA hasarı testi gibi ileri düzey değerlendirmeler, özellikle tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında yol gösterici olabilir.

✔️Erkekte yaşam tarzı faktörleri de göz ardı edilmemelidir. Sigara, alkol, aşırı stres, uyku bozuklukları, toksin maruziyeti ve kötü beslenme s***m kalitesini düşürebilir. Kadın nasıl yumurtalık rezervini desteklemek için hazırlık yapıyorsa erkeğin de benzer şekilde vücudunu bu sürece hazırlaması gerekir.

Tüp bebekte başarıyı artıran en önemli faktörlerden biri, bu iki hücrenin birlikte en iyi şartlarda bir araya gelmesidir. Bu nedenle tedavi süreci çift olarak ele alınmalı, sorumluluk ve takip birlikte yürütülmelidir. 🌸

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Yumurtalık kistleri kadınlarda sık görülür ve çoğu zaman kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı durumlarda cerrahi müdahale ...
08/12/2025

Yumurtalık kistleri kadınlarda sık görülür ve çoğu zaman kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Burada asıl mesele sadece kisti çıkarmak değil, yumurtalık dokusuna en az zararı vererek doğurganlığı korumaktır. İşte bu noktada devreye laparoskopik cerrahi girer.

🔷Laparoskopik kist ameliyatı, kapalı yöntemle yapılan ve iyileşme süresi kısa olan bir cerrahi tekniktir. Kamera yardımıyla kiste direkt olarak ulaşılır ve minimal dokunuşla kist çıkarılır. Açık ameliyatlara göre daha az travmatik olması, yumurtalık rezervini koruma açısından büyük avantaj sağlar.

❗❗Özellikle endometriozis kaynaklı çikolata kistlerinde, sağlıklı yumurtalık dokusu ile kist dokusu iç içe olabilir. Bu tür ameliyatlarda hedef, kisti çıkartırken çevredeki yumurta hücrelerine zarar vermemektir. Cerrahın tecrübesi burada kritik bir rol oynar. Gereksiz doku kaybı veya aşırı ısı uygulaması, rezervi düşürebilir.

🔷Cerrahi öncesi ve sonrası yumurtalık rezervi AMH testiyle ölçülerek takip edilebilir. Bu hem tedavinin planlanmasında hem de doğurganlık açısından risk değerlendirmesinde yol göstericidir. Bazı vakalarda, cerrahi öncesinde yumurta dondurma seçeneği de gündeme gelebilir; özellikle rezerv düşükse ve ileri yaş söz konusuysa.

Kadının yaşı, doğurganlık planı ve rezerv düzeyi göz önünde bulundurularak karar verilmeli; süreç kişiye özel yönetilmelidir. 🌸

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Endometriozis, rahim iç duvarına benzer dokuların rahim dışında yerleşmesiyle oluşan kronik bir hastalıktır. Karın boşlu...
03/12/2025

Endometriozis, rahim iç duvarına benzer dokuların rahim dışında yerleşmesiyle oluşan kronik bir hastalıktır. Karın boşluğu, yumurtalıklar ya da tüpler gibi üreme sisteminin farklı noktalarında bu odaklar zamanla inflamasyona ve yapışıklıklara yol açabilir. Bu da bazı kadınlarda doğal yolla gebeliği zorlaştırabilir. Ancak bu, anne olmanın imkansız olduğu anlamına gelmez.

📌Endometriozis hastalarında hastalığın şiddetine, yaşa ve yumurtalık rezervine göre tüp bebek (IVF) tedavisi etkili bir seçenek olabilir. Hafif ya da orta düzey endometriozisi olan kadınlarda, tüp bebekle gebelik şansı çoğu zaman normal düzeylere yakındır. Yumurtalık rezervi yeterliyse kaliteli yumurta elde etmek ve embriyo transferi ile gebelik sağlamak mümkündür.

👉Ancak ileri evre endometrioziste, özellikle yumurtalık dokusu zarar görmüşse ya da daha önce çikolata kisti ameliyatı geçirilmişse yumurta sayısı ve kalitesi azalabilir. Bu durumda tedavi protokolü daha hassas planlanır. Doğru merkezde, kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla başarı oranları hala anlamlı düzeydedir.

Tüp bebek tedavisi öncesinde ya da sürecin içinde bazı hastalarda endometriozis odaklarının baskılanması gerekebilir. Hormon tedavileriyle geçici olarak yumurtalıkların baskılanması, rahim içi ortamın daha uygun hale gelmesine yardımcı olabilir. Bu ön hazırlık süreci, özellikle tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı yaşayan endometriozisli kadınlarda işe yarayabilir.

✨Endometriozisli hastalar için en önemli konulardan biri zamanlamadır. Yumurtalık rezervi azalmadan, inflamasyon ilerlemeden ve hastalık yayılmadan harekete geçmek başarıyı artırır. Bu nedenle tanı alındıktan sonra çocuk sahibi olma planları netse, süreci ertelememek önemlidir.

"Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Tüp bebek tedavisinde en önemli aşamalardan biri, embriyonun rahme tutunmasıdır. Ancak bazı embriyolar genetik olarak sa...
28/11/2025

Tüp bebek tedavisinde en önemli aşamalardan biri, embriyonun rahme tutunmasıdır. Ancak bazı embriyolar genetik olarak sağlıklı görünse de kromozomal bozukluklar taşıyabilir.

🍀İşte bu noktada devreye PGT, yani Preimplantasyon Genetik Tanı girer. Bu yöntemle transfer edilmeden önce embriyoların genetik yapısı analiz edilir ve sağlıklı olanlar seçilir.

👉PGT uyguladığımızda laboratuvar ortamında gelişen embriyolardan birkaç hücre örneği alarak genetik analiz yaparız. Amaç; kromozom sayısı normal olan ve genetik hastalık taşımayan embriyoyu tespit etmektir. Özellikle tekrarlayan düşük, ileri yaş, genetik hastalık taşıyıcılığı ya da daha önce başarısız tüp bebek denemesi olan çiftlerde bu yöntem büyük avantaj sağlar.

Peki bu yöntem tüp bebekte başarıyı artırır mı? Evet, artırır. Çünkü genetik olarak sağlıklı bir embriyonun rahme tutunma şansı daha yüksektir. Aynı zamanda düşük riski de azalır. Bu sayede, daha az sayıda denemeyle sağlıklı bir gebelik elde etme ihtimalimiz artar. Yani hem zaman hem maddi hem de duygusal yük azalır.

🌿PGT ayrıca tek embriyo transferi yapılmasını da daha güvenli hale getirir. Böylece çoğul gebelik riski azalır, daha kontrollü ve sağlıklı bir gebelik süreci planlanabilir.

❗❗PGT her hasta için şart değildir. Ama doğru hasta grubunda doğru zamanda uygulandığında tüp bebek başarısını belirgin şekilde yükseltebilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

24/11/2025

Düşük, gebeliğin doğal olmayan bir şekilde sonlanmasıdır ve her kadının hayatında en az bir kez yaşayabileceği bir durumdur. Ancak düşüklerin tekrarlaması, yani iki veya daha fazla gebeliğin arka arkaya sonlanması, altta yatan bir problemin işareti olabilir.

❗❗Bu problemler arasında hormon bozuklukları önemli bir yer tutar.

🔸Kadın üreme sistemi, hassas bir hormonal denge ile çalışır. Yumurtlamadan rahim içi dokusunun hazırlanmasına kadar her süreç östrojen, progesteron, FSH, LH ve tiroid hormonları gibi birçok hormonun etkisi altındadır. Bu hormonlardan birinde bile bir aksaklık olduğunda gebeliğin sağlıklı şekilde başlaması ve devam etmesi zorlaşabilir. Örneğin; yetersiz progesteron üretimi, döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını engelleyebilir veya erken gebelik kaybına neden olabilir.

🔸Polikistik Over Sendromu (PCOS) gibi hormon dengesini bozan hastalıklar da düşük riskini artırır. PCOS’lu kadınlarda sıklıkla insülin direnci, östrojen fazlalığı ve düzensiz yumurtlama görülür. Bu durumlar hem gebe kalmayı zorlaştırabilir hem de gebeliğin erken kaybıyla sonuçlanabilir. Aynı şekilde, prolaktin yüksekliği de rahim içi dokusunun sağlıklı gelişimini engelleyerek düşüklere yol açabilir.

Kadın doğum uzmanı olarak tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan her kadında detaylı hormon analizleri yapılmasını öneririz. Bu analizler, sorunun kaynağını saptamak ve tedavi planını oluşturmak açısından hayati öneme sahiptir. Hormon dengesizlikleri uygun tedaviyle kontrol altına alındığında sağlıklı bir gebelik şansı belirgin şekilde artar. 🌸

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩info@bulentberker.com
📍Çankaya/Ankara
•••

Address

Kızılırmak Mahallesi, 1450. Sokak ATM Plaza B Blok No: 1/50 Çukurambar Çankaya/Ankara
Çankaya
06510

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Bülent Berker posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Bülent Berker:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram