Atak sauna spa

Atak sauna spa Sağlık hakkında hersey burada

30/10/2016

Mutlu huzurlu hafta sonları dileriz ...

26/10/2015
21/10/2015

Kantaron Yağı, yanık ve yaraları iyileştirici olarak son derece etkili bir yöntemdir. Ayrıca iltihap önleyici olarak da bilinen özellikleri vardır. Dahili ve harici kullanımlarında organlarda ve cildin üzerinde bir çok faydasının görüldüğü kantaron yağı kantaron bitkisinden elde edilmektedir. Kantaron yağı harici kullanımında, yaraya sürülerek kullanılır. Dahili olarak kullanımı ise kantaron yağının içilmesidir. Yalnız günde bir tatlı kaşığından fazla içilmemesi gerekir. Kantaron yağı 2-3 sene saklanabilir çünkü özelliğini korur, bozulmaz.

Kantaron Yağının Yapılışı

Kantaron bitkisinin kurutulmuş çiçekleri kesilir. Yarım litrelik cam kavanozun içerisine koyulur. Daha sonra üzerini geçecek kadar sızma zeytinyağ doldurulur. Şişenin ağzını bir tülbent ile gererek kapatıp, güneş ışığında beş gün mayalanması için bekletilir. Beş günün sonunda şişenin kapağını kapatarak yine güneş gören bir yerde 45 gün bekletilir. Güneş ışığını bütün gün görmesi de fazla olur. Ya sadece sabah güneşi veya sadece öğle güneşini görecek şekilde uygun bir yerde bekletilmelidir. Ara sıra çalkalayarak karışması sağlanır. 45 günün sonunda tülbentten ve süzgeçten geçirilerek süzüp güneş görmeyen koyu renkli bir şişede saklanır. Cam kavanoz içerisinde saklanarak 2-3 yıl kullanılabilir.

Kantaron YağıKantaron Yağının Faydaları
Antiseptik özelliğinden dolayı yarada mikrop oluşmasını önler
Yanıklarda kantaron yağı kullanılır. Yanık yarasını kısa sürede iyileştirerek yanık ağrısını da giderir. Yanık yarasının mikrop kapmasını ve iltihap oluşmasını önler
Ayrıca güneş yanıkları için de kantaron yağı kullanılır. Güneş yanığı oluşan bölgeye sürüldüğü zaman acı ve yanma hissi hemen geçer, yaralarda kısa süre içerisinde iyileşir
Damar büzücü özelliği ile kanamaları kısa sürede durdurur
Kantaron yağı bebeklerin pişik yaralarını iyileştirmek için kullanılır.
Trafik kazası sonucu yaralanmalarda ise hem yaraya sürülerek hem de içilerek kullanılır. Damar büzücü özelliğinden dolayı iç kanamaların durmasına yardımcı olur.
Bebeklerin karın ağrılarının iyileşmesinde kullanılır. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağı sürülür.
İltihap önleyici özelliği ile yarada iltihap oluşmasını önler
Hücre yenileyici özelliği ile yaranın çabuk kapanmasını sağlar
Yaraya sürüldüğünde, yaradan dolayı oluşan ağrıları giderir
Hematomlar da, şişlik ve bezelerde bölgeye sürülerek masaj yapılır.
Pürüzsüz bir cilde sahip olmak için cilt bakım yağı olarak kullanılır.
Sırt ağrısı, siyatik ve romatizma da ağrı kesici özelliğinden dolayı masaj yağı olarak kullanılır.
Mide ağrılarının giderilmesinde ve mide ülserinin iyileştirilmesinde dahili olarak kullanılır.
Düzenli olarak dahili kullanımıyla şeker hastalığına da iyi gelir.
Varislerin iyileşmesinde de dahili olarak kullanılır.

29/09/2015

Hekimlerin hemfikir oldukları konu; hamamda yıkanmanın vücuda çok faydalı olduğudur. Vücutta birikip atılamayan birçok maddenin atılmasında hamam önemli bir yoldur; “ Hammâmın hasiyeti bu-dur ki; bedenin fazlaların tahlîl eder” denilerek sağlıklı yaşamda çok önemli olan vücutta birikip atılamayan ve ileride hastalık yapabilecek maddelerin atılmasında hamamın çok önemli bir yardımcı olduğu vurgulanır.
Hamamda yıkanmak öncelikle vücudun atamadığı ve atılması gereken bir takım fazlalıkların deri yoluyla atılmasına yardımcı olmaktır. Hamama girmek; deriyi temizler, yumuşatır, derideki gözenekleri açarak buharlaşan maddelerin atılmasını sağlar.
Derideki gözeneklerden atılan maddelerin bir faydası; kas ağrıları, vücutta dolaşan yel ağrılarına mani olmasıdır. Hamama gidenlerde bu ağrılar tedavi olunur. Kas ağrılarına sebep olan yellerin geçmesinde kasları gevşetir.
Hamamda yıkanmanın diğer faydası sıcak hava ile vücutta olan hıkların pişmesinde olgunlaşmasında yardımcı olmaktır. Bu pişen maddeler vücut tarafından kullanılır, kullanılmazsa atılır. Alınan gıdaların pişmesi yani vücudun kullanacağı hale gelmesinde hamam yarar sağlar.
Vücut derisinin güzelleşmesinde de hamam faydalıdır. Derinin tam olarak temizlenmesini sağlar, deriyi yumuşatır, nemlendirir ve deriyi arındırır. Deride olan bir takım hastalıkların tedavisinde de hamam faydalıdır. Derideki kaşıntı, sivilce, çıbanlara faydalı, hatta uyuzu dahi tedavi eder; geçirir.
Hamamda yıkanmak ishalin kesilmesinde yardımcı olur. İshale faydalıdır. Hamamın çok önemli faydalarından biri de yorgunluğu giderip uyku getirmesidir.
Ayrıca; bedeni nemlendirir, ağrılan geçirir, günlük ateşlenmeleri giderir, hummaya yani bir çeşit ateşli hastalığa da iyi gelir ve eski sıtmaları yok eder.

29/09/2015

Masaj’ ın Tarihçesi ;
Hayvanların içgüdüsel haraketleri ve insanların ağrılarını gidermesi için kendiliğinden oluşan haraketlere baktığımızda ,masajın aslında içgüdüsel bir oluşum olduğunu, temelinin ise eski zamanlara dayandığını söyleyebiliriz .
Masaj belki de en eski terapi yöntemidir ve tarih boyunca tün kültürlerce kullanılmıştır .Yunanlı hekim hipoktar tarafından ‘anatripsis ‘ olarak adlandırılmış ve diğer yazarlarca tripsis ,ovuşturma ,elle tedavi yada ovma yöntemi olarak isimlendirilmiştir .Günümüzde masaj sözcüğünü kullanmamız nispeten yenidir ve bu sözcük Arapça ‘da elle sıvazlama anlamına gelen ‘masah ‘tan türemiştir.
Eski Çin, Hindistan ve mısır elyazlamarında masajın ;mevcut yaraları iyileştirmek ve hasttalıkları önlemek için kullanıldığı yazmaktadır. Masaj ilk olarak yaklaşık MÖ 2700 ‘lerden kalma Çince bir kitapta şu cümle ile geçmektedir: ‘’ Gece uykusundan sonra kan, dinlenmiş ve gevşemişken sabah erkenden avucun içiyle tüm vücudun sıvazlanması insanı soğuk algınlığından korur,organları esnek tutar ve ufak tefek rahatsızlıkları önler.’’
Eski Yunanistan ve Roma’dan kalma eserlerde de masajla ilgili sayısız göndermeler bulunmuştur. Spordan önce ve sonra ,nekahat döneminde egzersiz yerine ,ruhsal çöküntülerde ,astım ,sindirim problemleri ve hatta kısırlık gibi çeşitlilik gösteren durumlarda da tıbbi tedavi olarak önerilmiştir. Roma imparatorluk hekimi Galen (MS 131 – 210 ), masaj ve egzersiz ile ilgili en az 16 kitap yazmıştır ve fikirlerinin çoğu bugün hala pratik değerini korumaktadır .Galen yazılarında masajı hafif orta ve sert olarak sınıflandırıp şöyle belirtmiştir: ‘’Çok çeşitli el darbeleri ve haraketleri yapılmalıdır;Öyle ki tüm kas lifleri mümkün olduğunca her yönde ovulabilsin. ‘’ Gladyatörlere ise oyun öncesi ve sonrasında yapılan masajı şöyle açıklamıştır ; ‘’Vücutlarına yağ sürüldü ve kızarana kadar ovuldular.’’ Jül sezar da şiddetli sinir ağrılarının hafflemesi için her gün masaj yaptırdı. Romalı yazar Plinius yabancı masarüne öyle borçlanmıştı ki sonunda imparatordan, masöre en yüksek şeref payesi olan Roma yurttaşlığını bahşetmesini dilemişti.
Hindistan’da ,masaj tarihi MÖ 1800 ‘e kadar uzanan bir hint tıp sistemi olan Ayurveda sağlamaltı yöntemlerinin bir parçasıdır;otlar baharatlar ve aromalı yağlar ovularak deriye yedirilir. hemen herkes nasıl masaj yapılacağını çok iyi bilir; anneler tarafından çocuklara yapılır daha sonrada çocuklara anne ve babalarına aynısını yapmaları öğretilir. Hindistanda masaja her zaman için değer verilmiştir .Diğer kültürlerde de sağlıklı kalmak için her zaman masaja başvurulmuştur .
18. ve 19 .yüzyıllarda İsveçli Per Henrik Ling’in (1776-1839) etkisiyle Avrupada masaja rağbet artmış ve isveç masaj sistemi avrupa çapında yayılmıştır.Ling tıbbı jimnastik ve masaja büyük önem vermiştir;haraketleri pasif yada jimnastik haraketler, basınç ,ovma ,titretme ,vurma ve döndürme olarak sınıflandırmıştır.Eseri kraliyet ailesi tarafından ödüllendirilmiş Stockholm’de bir enstitü kurularak 1838 ‘de Londra ‘da bir isveç masajı olarak anılmaktadır.
19.yüzyılın sonlarında artık masaj yaygın bir tıbbi tedavi yöntemi olarak ünlü cerrahlar tarafından sık sık kullanılmaya başlanmıştır.
Günümüzde çok yaygın olarak kullanılan masaj kelimesini arapçada dokunma anlamına gelen ‘’mass ‘’ ve yunanca yoğurma anlamına gelen ‘’massein ‘’ kelimelerinden gelmiştir. Masajın bir çok tanımı bulunmakla birlikte ortak bir amaca hizmet eder; yumuşak dokuları mekanik olarak uyararak ,sistematik manipulasyonlar ile organizmada fizyolojik ve psikolojik etkiler yaratır aynı zamanda masaj uygulanan kişiyi de rahatlatır .Bunun için çok farklı cihazlar kullanılmakla birlikte elle de yapılmaktadır ,elle yapılan manipulasyonlar klasik masajın temelini oluşturmaktadır.
Türk düşünürü tıp adamı İbn-I Sina’da msajın yararlarından oldukça söz etmiştir.
‘’Hekimler yanlız hastalıkların değil aynı zamanda sağlığı sürdürmenin nedenlerini de göz önüne almalıdır ’’ diyen ibn-i Sina yüzyıllar öncesinden koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekmiştir .Sağlığın korunması için egzersiz yapmanın ve beraberinde vücudu ovmanın(masajın ) yararlarına değinmiştir.
Türkiye de masaj ilk olarak fizik tedavi amaçlı yapılmıştır.Prof. Hofmann 1906 ‘da ‘Gülhane Şerriyat Hastanesi’’nde tedavi amacıyla masaj üzerine çalışmalar başlatmıştır .Asistanlığını Dr. Şemsettin Bey yapmıştır.1.Dünya savaşından sonra Hofmann’ın yerine Prof.Dr Şemsettin Bey fizyoterapi hpcalığına tayin edilmiştir.
Galvanik banyo ,ultraviyole tedavisi,makano terapi (egzersiz) ve masaj uygulamaları yapmıştır.
1982 -1929 yılarında fizik tedavi ve rahabilitasyon dersleri tıbbiye programında yer verilmiştir.
1930 ‘da Ord.Prof.Osman Cevdet Çubukçu Haydarpaşa Tıp Fakültesinde Fizikoterapi enstitüsünü kurulmuş ve Elektroterapi ve masaj tedavileri yapılmıştır.
Ülkemizde masaj çok geniş bir alanda yapılmakta ve yaptırılmaktadır .Bunların başında spor klüpleri,saunalar ,evler, hamamlar ,kaplıcalar ,fizik tedavi ve rahabilitasyon merkezleri ,hastaneler ,oteller ,tartil köyleri ve masaj merkezleri gelmektedir.masaj hemen hemen herkes tarafından duyulmuş olan çok kolaylıkla uygulanabileci sanılan en eski tedavi yöntemlerinden birisidir.
Masajın etkileri birincil (premier) ve ikincil (seconder) etkiler olmak üzere ikiye ayrılır ;birincil etkiler hemen etki gösterir,ikincil etkiler ise zaman içinde birikerek ortaya çıkar.Ancak etkileri arasında çok kesin bir sınır çizmek mümkün değildir .
Masaj sonunda ortaya çıkan etkiler zincirleme reakdiyon olarak düşünülebilir.Bu zincir reaksiyonunda kan dolaşımı artışı şeklinde ortaya çıkan birincil etki ,daha iyi hücre beslenmesi ve daha çabuk toparlanma gibi ikincil etkilere yol açar. Yine kan dolaşımı artışı ile atık metabolitlerin uzaklaştırılması ,ödemin azaltılması ,microtravmaların onarımı gibi ikincil etkileri doğurur.sonuçta perfonrms potansiyeli artar..Masajla birlikte bağ dokuda esneklik gelişince eklem hareket açlığı ve güç artar yada masajla gelişen psikolojik rahatlama ruhsal gerginliği giderir ve daha iyi performansa ,bununla birlikte konsantrayonun artmasını sağlar.
Klasik masajın uygulama alanı deri ve deri altındaki kaslardır.Bu dokularda oluşan etki hem masajın uygulama alanı deri altı ve deri altındaki kaslardır.
Bu dokularda oluşan etki hem masajın yapıldığı yerde görülür hemde sinir sistemi ve vücut sıvıları aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine dağılır.
Günümüzde uygulanan klasik masaj (Rus – İsveç masajı) 19.yüzyılın başlarında kşwkillenmeye başlamıştır ve yüzyılın son döneminde özellikle Hofta tarafından karakteristik masaj manuplasyonlarının tanımlamaları yapılmıştır..Öflerai ,Petrisai ,Friksiyon ,Perküsyon ve Vinrasyon olarak sınıflandırılan temel masaj haraketleri günümüze dek geliştirilerek çeşitli yöntemler uygulanmıştır.Günümüzde uygulanan masaj tekniklerinin temelleri bu beş manuplasyon tekniğine dayandığından kalsik masaj ,diğer masaj tekniklerinin temelini oluşturmaktadır.
Ülkemizde gerçek spa kültürü spa kültürü kaplıcalar ve türk hamamları ile büyük ölçüde oturtmuş,kendine has nitelikleri bulunan ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Ancak ne yazık ki bu zengin kültür zamanla gözden düşmüş ,spa anlayışı batıdan ithal edilerek tamamen farklı bir alana ilgi duyulmaya başlanmıştır .Oysa ki suyla gelen sağlık anlamına gelen SPA (sanus per aquam) türk hamam kültüründe zaten vardır,tek yapılması gereken biraz daha ilgilenilip ön plana çıkartılması ve günümüz beklentileri ile örtüştürülerek geliştirilmiktedir.

29/09/2015

Taşlarla Sıcacık Bir Seremoni
Bedeniniz taşlarla rahatlayacak
Taşların büyüsüne inanmanız gerekmiyor. Ancak öyle bir masaj tekniği var ki vücudunuzu sadece rahatlatmıyor, aynı zamanda kronikleşmiş rahatsızlıklara da iyi geliyor. Sıcak Taş Terapisi ile suyun ve ısının gevşetme etkisinin yanında, iyileştirme gücünün de farkına varacaksınız.
Sıcak Taş Terapisi, lav taşlarının suda ısıtılarak bedenin derinlerine nüfuz, ettirilmesini sağlayan bir masaj terapisi olarak nitelendiriliyor. Masaj, ısıtılmış ve soğutulmuş volkanik lav taşlarıyla özel bir teknik uygulanarak yapılıyor. Taşlardan emilen ısı kan dolaşımının hızlanmasını, dolayısıyla kasların, dokuların ve hücrelerin daha çok oksijenle beslenmesini –yani, termoterapi- sağlıyor. Ayrıca lav taşlarının su içinde ısıtılması nedeniyle suyun terapi özelliğinden de –hidroterapi- yararlanılıyor. Lastone masajı, lav taşı masajı vevolkanik taş masajı şeklinde de ifade edilen sıcak taş terapisi bir çeşit işkence metodu gibi gözükse de; aslında ne kadar rahatlatıcı ve dinlindirici olduğunu tecrübe etmeden anlamak mümkün değil. 1994 yılından bu yana, Amerika’da, özellikle sağlık merkezlerinin en gözde masajı haline gelen sıcak taş terpisinin Naomi Campbell ve Mel Gibson gibi pek çok ünlü tutkunları da mevcut.
Isı ve suyun gücü birleşiyor
Sıcak taş terapisinde hava, su, ateş ve 'Toprak Ana'nın enerjisinden; aslında onun bütün elementlerinden yararlanılıyor. Bu, sıcak taş terapisininkendine özgü tekniği sayesinde gerçekleşiyor. Volkanik lav -bazalt -taşlarının enerjisi, kişiye doğayla içiçeymiş duygusunu veriyor. Bu nedenle terapi sonunda kişi fiziksel, duygusal ve zihinsel rahatlık ile dinginlik kazanıyor; kendini baştan ayağa arınmış hissederek doğasına dönüyor. Sıcak taş terapisi konusunda diploma sahibi ilk ve tek Türk olan doğal terapiler uzmanı İpek Çaldemir, bu terapinin periyodik olarak uygulandığında kronikleşmiş sıkıntılar (bel ve sırt ağrısı, uykusuzluk, baş ağrısı gibi ) üzerinde çok etkili sonuçlar sağladığını belirtiyor ve ekliyor: ''Sıcak taş terapisinin yararları saymakla bitmiyor, ama özetlemek gerekirse bu uygularnanın iki önemli özelliği var: Termoterapi ve Hidroterapi. Termoterapi ısının, iyileştirme gücü, hidroterapi de suyun iyileştirme gücü olarak ifade ediliyor. Isının ve suyun şifa veren iyileştirici gücünden eski çağlardan günümüze her kültürde yararlanılmış. Ancak sıcak taş terapisi görüldüğü kadar uygulanması kolay bir masaj değil. Mutlaka eğitimli uzmanlar tarafından yapılmalı. Aksi taktirde istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor''
Shang kültüründen bugüne...
Sıcak taşlar Milattan önce 2000 -1500 yıllarında Shang hanedanlığında şifa ve rahatlama için kullanılmış. Sıcak taş terapisi ise 1993 yılında Arizona'da masaj terapisti Mary Nelson Hannigan tarafından geliştitilmiş. Hannigan, bir masaj sırasında omzunu incitmiş ve dinlenirken tekrar çalışmaya başladığında bedenine zarar vermeyecek bir uygulama yapmak için araştırmaya koyulmuş. Isının kasları ve dokuları ne kadar dinlendirdiği bilindiği için, Hannigan ısıyı nasıl kullanabileceğini düşünmeye başlamış. Bir gün meditasyon yaparken aklına pürüzsüz taşlar gelmiş. Yaptığı çalışma sonucunda lavtaşlarının hem ısıyı iyi tuttuğunu hem de çabuk soğumadığını farketmiş. Hannigan zaman içinde özel bir teknik geliştirmiş ve masaj yapabilmek için bedene 54 taş gerektiğini tespit etmiş. Tüm bunların sonucunda bedene rahatlık ve dinlendirme özelliği veren bu metodu yaratmış. Mary Hannigan sıcak taş terapisini 1999 yılında Avrupa'da ilk kez İngiltere'de öğretmeye başlamış.
Volkanik taşlar dinlendiriyor
Sıcak taş terapisi, uzun süre ısıyı üzerinde tutma özelliğine sahip volkanik lav -bazalt -taşları ile yapılıyor. Bu pürüzsüz, değişik boylardaki yassı taşlar su içinde ısıtılıyor. Taşlar genelde siyah ve çok sert bir yapıya sahip. Yoğunluklarından dolayı ısıyı çok iyi muhafaza ederek yavaş yavaş soğuyorlar. Aynı zamanda titreşimleri de çok düşük olduğu için uygulama esnasında kişiyi yavaşlatıyor ve dinlendiriyor. Taş terapisinde soğuk beyaz mermer taşlar da kullanılıyor. Bu taşlar Amerika - Arizona'dan getiriliyor ve eğitimin bir parçası olarak kullanılıyor .
Baştan ayağa arınmak için...
Sıcak taş terapisinin periodik olarak uygulanması, kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde etkili oluyor. Bu terapinin yararı yalnızca tanımlanan sorunun giderilmesiyle sınırlı değil. Sıcak taş terapisi aynı zamanda fiziksel, duygusal ve zihinsel anlamda da enerji veriyor. Kısacası, terapi gören kişi kendini baştan ayağa arınmış hissediyor. Sıcak taş terapisi aşağıdakiler de dahil olmak üzere kronikleşmiş pek çok sorunu gidermede yardımcı olabiliyor:
Kas, kemik ve eklem sorunları Bel ve sırt ağrısı
Spor yaralanmaları
Kas, kemik ve eklem rahatsızlıkları

Stres kaynaklı sorunlar Stres, gerginlik
Uykusuzluk
Başağrısı
Kadın Sağlığı Regl sıkıntıları
Sancılı regl ağrıları, aşırı kanama

Hamilelikte karşılaşılan sorunlar Bel ve sırt ağrıları
Rahatlama
Diğer Rahatsızlıklar Solunum
Dolaşım
Sindirim sorunları

Nasıl uygulanıyor?
Gelelim sıcak taş terapisinin nasıl uygulandığına... Çaldemir, bu tekniği şöyle anlatıyor: Önce bedene esnetme hareketleri uygulanıyor: Sonra da masaj işlemine başlanıyor. Ardından su içinde ısıtılan bu pürüzsüz, parlak ve değişik boylardaki yassı taşlar, masaja başlanmadan önce terapist tarafından üzerine koruyucu kılıf örtülmüş vücudun karın gibi belli kilit noktalarına yerleştiriliyor. Böylece taşların ısısı kasların derinliğine nüfus ediyor ve 'Termoterapi' özelliğinden yararlanılmaya başlanıyor. Taşlardan emilen ısı, kan dolaşımının hızlanmasını ve dolayısıyla kasların, dokuların ve hücrelerin daha çok oksijenle beslenmesini -termoterapi -sağlıyor. Ayrıca lav taşlarının su içinde ısıtılması nedeniyle, suyun terapi özelliğinden de -Hidroterapi - yararlanılıyor. Beden, ısının etkisiyle masajdan önce yumuşuyor ve rahatlıyor. Yumuşak ve dinlendirici hareketlerle başlayan masaj, sıcak taşların dahil edilmesiyle devam ediyor. Masajın etkisini güçlendirmek için aromatik özyağlar da kullanılıyor. Kişinin ihtiyacına göre belirlenen özyağlar, masajın sıcak etkisiyle bedene daha rahat ve çabuk nüfuz ediyor. En az 75 dakika boyunca bedenin ön bölümüne ve arkasına baştan ayağa rahatlatıcı, dinlendirici, dengeleyici ve arındırıcı masaj uygulanıyor. Terapinin süresi ilk öngörüşme hariç 1.5 saat sürüyor.
Farklı Uygulamalar
Taşların beden üstünde birbirine vurulması:
Taşlar beden üzerinde birbirine vurulduğunda ultrason gibi titreşim etkisi yapıyor; kasların daha rahat çözülmesini sağlıyor.
Taşlarla baskı uygulama:
Taşların sertliğiyle derin kas masajı uygulanabiliyor. Spor masajında bu tür derin kas çalışmaları çok önemli bir işlev üstleniyor.
Taşlarla friksiyon:
Taşlarla yapılan friksiyon daha etkili sonuç sağlıyor; kasları çözüyor ve dinlendiriyor.
Taşların bedenin belli noktalarına yerleştirilmesi:
Sıcak taşlar bedenin belli noktalarına yerleştirildiğinde, ısının etkisiyle masaj yapılmadan bile kaslar gevşiyor.
Sıcak-soğuk taş uygulaması:
Bazı sıkıntılar için sıcak-soğuk taşlar birlikte kullanılarak bedenin rahatlaması sağlanıyor.

Address

Kızlar Pınarı Mahallesi Kızlar Pınarı Caddesi No/62
Alanya

Telephone

242 522 04 73

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Atak sauna spa posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram