Uzman Psikolog Gözde Alper

Uzman Psikolog Gözde Alper Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Uzman Psikolog Gözde Alper, Psychologist, Koena Psikoloji Enstitüsü, Alsancak.

02/04/2026

Üzgünken, korkmuşken, öfkelenmişken bizimle duramadıysa birileri, “Tamam bunları da hissedebilirsin” demediyse, "Bu hisler normal" diye hissettirmediyse, duyguları taşımayı öğretmediyse, bunlarla nasıl durulur bilmiyoruz.

Sonra herkese de öyle davranıveriyoruz. Hiç farketmeden. Ve gayet de iyi niyetle.

Telaş oluyoruz. “Ah lütfen hissetme!” diyoruz içimizden ve dışımızdan. İyi şeyler düşünelim, gel bir şeyler yiyelim, bir şeyler içelim, yeter ki ağlama, üzülme, korkma, kızma, “Yeter ki öyle hissetme.”

Ta ki “Yahu bu işte bir iş var” diyene kadar. Farkedene kadar.

Sonra deniyoruz ve olabiliyor, hangi duygu geliyorsa hissetmeye izin verebiliyoruz.
O duygu hak ettiği "normal" statüsüne gelince de eşlik edebiliyoruz sevdiklerimize. O duyguya da alan açmalarına destek olabiliyoruz.

O döngüler kırılabiliyor.
...

Duygu regülasyonuna dair sohbetimizin devamı programında ✌

Bir evin halısı çok şey bilir aslında. Kim nerede otururdu, kim en çok hangi köşeyi severdi, hangi oyunun ortasında kahk...
31/03/2026

Bir evin halısı çok şey bilir aslında. Kim nerede otururdu, kim en çok hangi köşeyi severdi, hangi oyunun ortasında kahkaha atıldı, hangi gün sessizlik çöktü…

Biraz da yerde yaşanır çocukluk. Halının üstünde kurulan oyunlar, arabaların geçtiği hayali yollar,
evciliklerin, savaşların, kuralları sadece bize ait olan dünyaların içinde…

Bazen de uzun uzun bakılır o desenlere. İçinden bir şeyler çıkarılır— bir canavar, bir yüz, bir hikaye…
Karanlıkta biraz korkutan ama gündüz tekrar bakınca tanıdık gelen şeyler gibi.

Bir şey yaptığımızda suçlu hissedip, halının desenlerine dalıp gitmeler de var tabi. Sanki oraya bakınca zaman biraz durur, kimse görmez, kimse sormaz gibi.

O halılar sadece serili değildi aslında, üzerinde büyüdük. Düşe kalka, oynaya oynaya, bazen sıkılarak, bazen saatlerin nasıl geçtiğini anlamayarak…

Biz büyüdük, evler değişti, halılar yenilendi belki.
Ama bazı anılar, hala o desenlerin arasında bir yerde duruyor gibi.

28/03/2026

Çocuğun fikrini duymakla, büyük büyük konularda bile kararı ona bırakmak aynı şey değil.

Bireyselliğe alan açmak güzel, ama yönsüz bırakmak değil.

Çocuk büyürken özgür olacağı alanı da sunarak eşlik ettiğimiz kadar güvenli/sağlıklı olanı düşünebilen yetişkin zemininden ona seslenebildiğimizi duyması hayati.

Bu şefkatli rehber dili henüz ilk yıllardan benimsemek ebeveynlikte büyük joker.
....

Bu bölüm de Adolescence üzerine başlayan sohbet ve çağrışımlarını içeriyor. 4. bölümümüz falandı. Merak eden buyursun:

değil.

Her yerimiz bir bilgi, bir farkındalık dolu biliyorum ama bakın bu gerçekten önemli. Unutuveriyoruz. Ara ara elden ele h...
27/03/2026

Her yerimiz bir bilgi, bir farkındalık dolu biliyorum ama bakın bu gerçekten önemli. Unutuveriyoruz. Ara ara elden ele hatırlatalım birbirimize. Bizden başkalar.

25/03/2026

Ebeveyni her şeyin sorumlusu ilan eden, korkutan, karşıya alan dile hep mesafeliyim.

Anlamak, eşlik etmek… benim işimin en önemli kısmı.

Ama bazen de biraz tadımızın kaçması gerekiyor.
Burada bahsettiğim gibi.
..

Akran zorbalığında aile etkisini konuştuğumuz bölüm de favorilerimden.

Merak edenler ve daha fazlası diyenler Youtube'a 'ye buyursun. Bunu Kimse Anlatmadı arşivimizde ebeveynlik ve çocuğa dair kimseye zarar vermediğine emin olduğum yerde duruyoruz. değil, emek. 🌱

Sürekli beni eleştirirsen, hata yapmayı göze almam… denemem.Sürekli kızarsan, yanında rahat olamam… kendimi tutarım.Süre...
23/03/2026

Sürekli beni eleştirirsen, hata yapmayı göze almam… denemem.

Sürekli kızarsan, yanında rahat olamam… kendimi tutarım.

Sürekli başkalarıyla kıyaslarsan, yetersiz hissederim… içime çekilirim.

Sürekli aşağılarsan, kendimi saklarım… görünmemeyi seçerim.

Sürekli bana etiketler yapıştırırsan, bir süre sonra öyle olduğuma inanmaya başlarım.

Sürekli duygularımı küçümsersen, paylaşmam… içimde tutarım.

Sürekli tehdit edersen, korkarım… sana yakın hissedemem.

E başka ne olacaktı ki...

Ben çocuklara her şeyin yaşlarına ve anlayabilecekleri seviyeye uygun şekilde anlatılabileceğine inanıyorum.8 Mart’ı çoc...
07/03/2026

Ben çocuklara her şeyin yaşlarına ve anlayabilecekleri seviyeye uygun şekilde anlatılabileceğine inanıyorum.

8 Mart’ı çocuklara anlatırken ağır tarihsel anlatılar ya da korkutucu detaylara girmeye gerek olmadığını düşünüyorum.

Çocuklar eşitliği çoğu zaman en iyi günlük hayatın içinden örneklerle anlayabiliyor.
Bir oyunda söz verilmemesi, duyguların bastırılması,
ev içindeki işlerin paylaşımı gibi küçük durumlar üzerinden konuşmak, adalet fikrini onlar için çok daha somut hale getiriyor.

Çoğu zaman uzun açıklamalardan çok,
sakin bir sohbet ve birkaç basit örnek yeterli oluyor.
Benim örneklerim için ➡ sağa kaydırarak okuyabilirsiniz.

Geçenlerde Instagram hikayemde şunu yazmıştım:“Son zamanlarda aklımda hep yetişkinler için küçük ama çocuklar için epey ...
07/01/2026

Geçenlerde Instagram hikayemde şunu yazmıştım:
“Son zamanlarda aklımda hep yetişkinler için küçük ama çocuklar için epey büyük anlar var.
‘Değerliyim, seviliyorum, görülüyorum’ anları…
İçinde kocaman bir 'oh be' olan anlar.
Benim aklıma gelenler mesela;
‘Hadi oyun oynayalım mı?’ teklifini hemen kabul ettiğimiz anlar ya da yavaş yavaş anlatışlarını sabırla dinlediğimiz, sözünü kesmediğimiz anlar.
Sizin aklınıza neler geliyor?
Biraz şu mikro anlara dikkat verelim isterim.”

Sizler de o kutucuğa gerçekten çok güzel örnekler bıraktınız.
İşte buradalar:

– Yaptığı bir resimde, ürettiği bir materyalde ayrıntıları fark ettiğimiz anlar.
– Oyuna davet ettiğimiz ya da onun davetini kabul ettiğimiz anlar.
– Oyununa katılırken telefonu uzak bir yere koyduğumuz anlar.
– Bir konuda ne düşündüğünü gerçekten merak edip sorduğumuz anlar.
– Ona dair bir şeyi ondan önce hatırladığımızı fark ettiği anlar.
– Bize bir şey öğretmesini rica ettiğimiz anlar.
– “Sarılalım mı?” diye sorduğumuz anlar.
– “Doydum” dediğinde, “ama az yedin” demeden, onun hissine güvendiğimiz anlar.
– Hiçbir neden yokken, her haliyle bizim için çok değerli olduğunu hissettirdiğimiz anlar.
– Aniden gelen “Saklambaç oynayalım mı?” teklifleri.
– İzlediği çizgi filmi onunla birlikte izleyip, güldüğü yerlere gerçekten güldüğümüz anlar.
– Günler önce söylediği bir şeyi hatırladığımızı fark ettiği anlar.
– “Kendim yaparım” çabasını sabırla ve cesaretle desteklediğimiz anlar.
– Uykudan önceki sohbet anları.
– Oyun oynarken “Beni izle, bak” dediğinde durup izlediğimiz anlar.
– Sırf içimizden geldiği için düşünüp tasarladığımız küçük bir şeyi ona verdiğimiz anlar.

Her birinin içinde gerçekten bir “oh be” olduğuna eminim.Ve çoğu, dışarıdan bakıldığında küçük gibi duran ama çocuk için çok büyük anlar.

Bu küçük sanılan dev anların hakkını verelim. Söz mü?

"Bir de şu da var” diyen varsa, yorumlara bırakabilir 🌿

Geyik muhabbetine gelmişim gibi bir görselle ancak enişten dileğimle geldim. İstediğimiz her şeylerin olabilmesini diliy...
31/12/2025

Geyik muhabbetine gelmişim gibi bir görselle ancak enişten dileğimle geldim.

İstediğimiz her şeylerin olabilmesini diliyorum bu sene. Bence net dilek. Düşünsenize... 🙈

Bir de tabii gelen, gideni aratmasın efendim. 🎄

Sağlıklı, keyifli ve şanslı bir yeni yıl olsun. 🥂

Yılın son günlerinde hep aynı çağrı yükseliyor:Yeni hedefler belirle, yük olanları eski yılda bırak, mutlaka bir şey pla...
29/12/2025

Yılın son günlerinde hep aynı çağrı yükseliyor:
Yeni hedefler belirle, yük olanları eski yılda bırak, mutlaka bir şey planla.
Takvim değişince hayat da değişecekmiş gibi.
Bazen umut ve heyecan verir bu çağrı, bazen de o karikatürdeki hâle benzer: “Bu ne lan, dünün aynısı…”

Alınan kararların yürümemesi kimi zaman motivasyon eksikliğiyle, kimi zaman bireysel ihtiyaçların belirsizliğiyle, kimi zaman da erteleme davranışıyla ya da kişinin özellikleriyle ilgili olabilir.
Ama her şeyi sadece buradan okumak eksik kalır.

İnsan, yaşadığı toplumdan bağımsız düşünülemez.
Her şeyin kişisel irade ve bireysel güçle çözülebileceği fikri kulağa güçlü gelse de, çoğu zaman önemli gerçekleri ıskalar.

Bazen alınan kararların yürümemesinin nedeni irade ya da istek eksikliği değildir.
Uzun süredir güvende hissetmeyen bir zihin, yarınını planlayamayan bir beden; geçim derdiyle, adaletsizlikle, kayıpla ve belirsizlikle aynı anda baş etmeye çalışıyordur.
Böyle zamanlarda “daha fazlasını” taşımak kolay olmaz.

Bu yüzden her tökezlemeyi “yeterince istememek” diye okumak haksızlık. Bazı dönemlerde insanın kapasitesi değil, toplumun yüküdür engel olan.

Ve evet iradesizlik sanılan şey de politiktir. Bazen.

24/12/2025

Zihin boşluk sevmez. Hemen anlam arar. Geçmişte yaşananlara, tanıdık duygulara uzanır. Oradan aldığı parçalarla bugünü tamamlamaya çalışır.

Bazen o parçalar o kadar güçlüdür ki “Aynı şey yine oluyor” dersin. Ve gerçek sanırsın.

Oysa tanıdık olan, her zaman aynı mıdır?

Bazı tanıdık sözler var. Dile yerleşmiş. Ağızdan otomatik çıkıyor. Söyleyenin niyeti genelde iyi ama sözü gerçekten düşü...
17/12/2025

Bazı tanıdık sözler var. Dile yerleşmiş. Ağızdan otomatik çıkıyor. Söyleyenin niyeti genelde iyi ama sözü gerçekten düşünüp tartmamış; devam ettiriyor.
Keşke ettirmese.

Mesela…
Komik bir şeyler olmuş, gülmüşüz, mutluyuz. Mis gibi. Hoop geliverir o malum cümle: “Çok güldük, çok ağlayacağız.”
Haydaa… Şurada iki kırık mutluluğu yaşayacağız; yine mi gelecek endişesi, yine mi hüzün korkusu? İlerde tadımız kaçmasın madem; kısalım kahkahayı, neme lazım.

Mesela…
Üzgünüz. Hem de gerçekten çok üzgünüz belki. Tam orada belirir: “Beterin beteri var.”
Ya da benzer kıvamdan “Senden daha kötü durumda olanlar var.” cümlesi.
Üzüntüne mi utansan, kıyaslanmasına mı kızsan, hiç hafiflemeyen duygun için kendine mi yüklensen bilemezsin. Şurada rahat rahat ağlasak, bir süre sadece kendi derdimize duyarlı olabilsek olmaz mıydı?
Çok mu şey istiyoruz?

Mesela…
Bir şey istemişizdir. Büyük bir hayalimiz değildir belki ama içimizden gelmiştir. Üzerinde çok durmadan oluvermiştir. Kolayca.
Tam o anda duyuluverir: “Keşke başka bir şey isteseydin”.. Heyecanın ortasına pat diye düşer o cümle. Benim keyfimden, hevesimden ne istiyor bu otomatik kalıplar? Pişmanlık duygusunu davet edesim yok belki tam da o anda. Hazır iyi hissettiğimiz bir an yakalayıvermişiz, ne olur iki dakika orada kalıversek?

Mesela…
Yeni bir başlangıç yapmışızdır. Yeni bir iş, yeni bir dönem, hayatta bir adım ileri belki. Geliverir: “Allah utandırmasın.” Zaten yeni olanda bir miktar kaygı muhakkak vardır. Bir de daha başlarken utanç ihtimalini düşünerek adım atmak mı?

Gerçekten soruyorum: Bunlara gerek var mı?

Belki her duyguya bir cümlemiz olmasa mı?

Bir duyguyu da geldiği gibi yaşayabilsek olmaz mı?

Address

Koena Psikoloji Enstitüsü
Alsancak

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Psikolog Gözde Alper posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzman Psikolog Gözde Alper:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category