07/01/2026
Geçenlerde Instagram hikayemde şunu yazmıştım:
“Son zamanlarda aklımda hep yetişkinler için küçük ama çocuklar için epey büyük anlar var.
‘Değerliyim, seviliyorum, görülüyorum’ anları…
İçinde kocaman bir 'oh be' olan anlar.
Benim aklıma gelenler mesela;
‘Hadi oyun oynayalım mı?’ teklifini hemen kabul ettiğimiz anlar ya da yavaş yavaş anlatışlarını sabırla dinlediğimiz, sözünü kesmediğimiz anlar.
Sizin aklınıza neler geliyor?
Biraz şu mikro anlara dikkat verelim isterim.”
Sizler de o kutucuğa gerçekten çok güzel örnekler bıraktınız.
İşte buradalar:
– Yaptığı bir resimde, ürettiği bir materyalde ayrıntıları fark ettiğimiz anlar.
– Oyuna davet ettiğimiz ya da onun davetini kabul ettiğimiz anlar.
– Oyununa katılırken telefonu uzak bir yere koyduğumuz anlar.
– Bir konuda ne düşündüğünü gerçekten merak edip sorduğumuz anlar.
– Ona dair bir şeyi ondan önce hatırladığımızı fark ettiği anlar.
– Bize bir şey öğretmesini rica ettiğimiz anlar.
– “Sarılalım mı?” diye sorduğumuz anlar.
– “Doydum” dediğinde, “ama az yedin” demeden, onun hissine güvendiğimiz anlar.
– Hiçbir neden yokken, her haliyle bizim için çok değerli olduğunu hissettirdiğimiz anlar.
– Aniden gelen “Saklambaç oynayalım mı?” teklifleri.
– İzlediği çizgi filmi onunla birlikte izleyip, güldüğü yerlere gerçekten güldüğümüz anlar.
– Günler önce söylediği bir şeyi hatırladığımızı fark ettiği anlar.
– “Kendim yaparım” çabasını sabırla ve cesaretle desteklediğimiz anlar.
– Uykudan önceki sohbet anları.
– Oyun oynarken “Beni izle, bak” dediğinde durup izlediğimiz anlar.
– Sırf içimizden geldiği için düşünüp tasarladığımız küçük bir şeyi ona verdiğimiz anlar.
Her birinin içinde gerçekten bir “oh be” olduğuna eminim.Ve çoğu, dışarıdan bakıldığında küçük gibi duran ama çocuk için çok büyük anlar.
Bu küçük sanılan dev anların hakkını verelim. Söz mü?
"Bir de şu da var” diyen varsa, yorumlara bırakabilir 🌿