04/03/2026
Onca kötülüğün içinde iyiliğe çevirmek istiyorum yüzümü… Diğerinden de gözümü ayırmadan! Başka türlüsü nasıl mümkün bilmiyorum ondan. O yüzden Muhammed Bzeek’in hikâyesine sarıldım.
“Muhammed, ‘80 çocuğun babası’ olarak biliniyor.
Ancak bu lakabın, çoğu insanın bilmediği bir nedeni var.
Evlat edindiği her çocuk zaten ölmek üzere olan bir çocuktu.
Ölümcül hastalıkları olan bebeklerdi.
Bazıları sadece iki veya üç haftalıktı.
Aileleri onların ölümünü izlemeye dayanamadığı için hastane odalarında yalnız bırakılmışlardı.
Libya’dan ABD’ye taşındıktan sonra, Muhammed onu sonsuza dek değiştiren bir şey gördü:
Çocuklar son günlerini evsiz barksız, aile şefkati olmadan geçiriyorlardı.
Bu yüzden kalmaya karar verdi.
O ve eşi evlerini defalarca bu çocuklara açtılar.
Kimsenin istemediği çocukların koruyucu ailesi oldular.
Oyuncaklar, yiyecekler, tıbbi ekipmanlar, solunum cihazları satın aldılar.
Geceleri uyanık kalıp, acı çektiklerinde onları kucakladılar. Son nefeslerini verirken onlara sevgi dolu sözler fısıldadılar.
Bazı bebeklerin isimleri bile yoktu.
Muhammed onlara isimler verdi.
Çünkü her çocuk bir kimliğe layıktı.
Özenle söylenen bir isme.
Kısa da olsa, değeri bilinen bir hayat.
Bu kolay değildi.
Bu çocuklar, çoğumuzun hayal edebileceğinden daha fazla bakıma ihtiyaç duyuyorlardı.
Yine de hiçbir şey onu durduramadı.
Ne yorgunluk.
Ne para.
Ne de kanser.
2016 yılında Muhammed’e kolon kanseri teşhisi kondu.
Yine de ölen çocuklara bakmaya devam etti.
Kendi hayatı için savaşırken, onların rahatı için de savaştı.
Bugün, dünya ona ödüller veriyor.
Bağışlar.
Takdirler.
Ama o, asıl ödülün daha basit olduğunu söylüyor:
“Onların gülümsemelerini görmek, bir kez bile olsa.”
Çünkü o, her çocuğun:
bir yuvaya,
bir aileye,
sevgiye,
ve onura
layık olduğuna inanıyor.
Hayatları kısa sürse de.”
Görsel içeriği, ‘dan çevrilerek uyarlanmıştır.
Dr. Psk.Dan.Canan Kırca
İlge Psikoloji
kirca