14/02/2026
Psoas major, T12 ile L5 vertebraların korpus ve transvers proseslerinden köken alıp pelvis içinden geçerek femurdaki trochanter minor'a tutunan, vücudun en derin ve stratejik kas yapısıdır. Sadece insanda pelvise doğrudan temas eden bu yapı, bipedal lokomosyon ve dik duruşun primer dinamosu olmasının ötesinde, Panjabi’nin stabilizasyon teorisinde omurganın en kritik lokal stabilizatörü olarak tanımlanır. Anatomik vektörü gereği segmental bir işleyişe sahip olan psoas, alt lifleriyle lumbal omurgaya ekstansiyon yönünde bir kuvvet uygularken, üst lifleriyle fleksiyon desteği sağlayarak omurganın dinamik stabilitesini yönetir. Bu biyomekanik karmaşıklık, psoasın diyaframın crus yapılarıyla medial arkuat ligament üzerinden kurduğu fasyal süreklilikle birleşerek, solunum mekaniği ile core stabilitesi arasında fonksiyonel bir köprü oluşturur.
Bu fonksiyonel zincir, psoasın retroperitoneal boşluktaki visseral komşuluklarıyla daha da karmaşık bir hal alır; bağırsak segmentlerine olan yakınlığı nedeniyle, İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) gibi kronik inflamatuar süreçler visserosomatik refleks mekanizması üzerinden psoasta patolojik bir hipertonusa yol açabilir. Bu durum, kasın sadece mekanik bir yapı değil, iç organ sağlığı ile postüral denge arasında bir dengeleyici olduğunu kanıtlar. Aynı zamanda merkezi sinir sisteminin sempatik aktivasyonuna en hızlı yanıt veren kaslardan biri olması, psoası kronik stresin yarattığı nöral deşarjın doğrudan hedefi haline getirir. Sonuç olarak psoas; nöral uyarılar, visseral sağlık ve biyomekanik stabilizasyonun kesişim noktasında yer alarak, lumbopelvik bölgenin bütünsel fonksiyonunu belirleyen eşsiz bir entegratör görevi görür.