Sağlık Personeli Gündemi

Sağlık Personeli Gündemi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Sağlık Personeli Gündemi, Medical Service, Ankara.

personeli Teknikeri Memuru Sekreter Bakanlığı Hekimliği

CUMHURİYET DÜŞMANLIĞI Memur Sen Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ediyoruz.Bu cumhur...
29/03/2026

CUMHURİYET DÜŞMANLIĞI

Memur Sen Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ediyoruz.

Bu cumhuriyetin hangi koşullarda, nasıl bir yokluk ve yoksulluk içinde, emperyalizme karşı verilmiş destansı bir mücadeleyle kurulduğunu bilerek çarpıtıyorsunuz. Bu ülke, Sevr’i dayatanların parçalamak istediği bir coğrafyadan, halkın kendi iradesiyle ayağa kalkarak var edilmiştir. Bugün Cumhuriyet’e “narkoz” diyen bir anlayış, bilinçli şekilde o gün bu millete Sevr’i reva görenlerle aynı zihinsel çizgiye düşmektedir. Sendikacılığı bir kenara bırakıp, Cumhuriyet değerlerine karşı gerici bir hatta birleştiğiniz açıktır. Bu duruş ne sendikacılıkla ne de kamu emekçisinin hakkını savunmakla bağdaşır.

Kamu emekçilerinin haklarını savunmakla yükümlü bir konfederasyonun başında bulunan bir kişinin, toplumu ayrıştıran, kutuplaştıran ve siyasal iktidarın diliyle birebir örtüşen ifadeler kullanması kabul edilemez. “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” şeklindeki sözler, Cumhuriyetimizin kuruluşunu ve onun aydınlanmacı değerlerini hedef almakta; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesini yok saymaktadır. Bu ifadeler, sadece tarih bilincinden uzak değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel kazanımlarına açık bir saldırıdır.

BİRLEŞİK KAMU İŞ “HALKIN ENFLASYONU” ARAŞTIRMASI MART 2026- HALKIN ENFLASYONU: “ENFLASYON TSUNAMİSİ GELİYOR”- GIDA FİYAT...
23/03/2026

BİRLEŞİK KAMU İŞ “HALKIN ENFLASYONU” ARAŞTIRMASI
MART 2026

- HALKIN ENFLASYONU: “ENFLASYON TSUNAMİSİ GELİYOR”

- GIDA FİYATLARI MARTTA BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 8 ARTTI.

- EN ÇOK TÜKETİLEN GIDA MADDELERİNDEN OLUŞAN BİR SEPET ESAS ALINARAK YAPILAN HESAPLAMAYA GÖRE, GIDADA ENFLASYON DAHA YILIN İLK İKİ AYINDA YÜZDE 20’Yİ AŞTI.

- GIDA FİYATLARI MART 2026 İTİBARİYLE SON BİR YILDA YÜZDE 57 ORANINDA ARTIŞ KAYDETTİ.

- GIDA FİYATLARI GİBİ ÜLKEYE ÖZGÜ NEDENLERİN YANI SIRA SAVAŞ YÜZÜNDEN ENERJİ FİYATLARINDA YAŞANAN ARTIŞLARIN DA ETKİSİYLE TÜRKİYE’NİN YENİ BİR ENFLASYON TSUNAMİSİNE GİRME TEHLİKESİ ARTIYOR.

KAMUDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYORCumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte, aday memurlar için sist...
22/03/2026

KAMUDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte, aday memurlar için sistem değişti.

İlk kez memur olanlar,
3 yıl boyunca işbaşı eğitimine tabi tutulacak.

Deneyimli personel eşliğinde:
Sahada uygulamalı eğitim
Tecrübe aktarımı
Sürekli performans takibi

Kısa süreli kurs dönemi sona eriyor,
yerine uzun soluklu ve uygulamalı eğitim modeli geliyor.

18/03/2026

TEŞVİK ÖDEMELERİ DÜŞÜRÜLDÜ

Birine kazanla diğerine çay kaşığıyla!

Hekim harici sağlık personelinin eline üç yıl önceki teşvik ödemesi geçmiyor. Teşvik ek ödemelerini artırmak yerine azalttılar.

💢Sağlık çalışanlarının teşvik ödemelerinden ellerinizi çekin!
Yüksek enflasyon ve bozulan ekonominin yarattığı ağır geçim koşullarının yıprattığı sağlık çalışanları şimdi de teşvik ödemelerinin düşürülmesiyle karşı karşıya.

💢Özellikle 2024 yılından itibaren dağıtıma esas oranların düşürülmesi ve hastanelerdeki gelir dağıtım katsayılarının değişmesi ile hem kamu hastanelerinde hem de Üniversite Hastanelerinde teşvikler düştü. ADSM ve grup hastanelerinde hekim dışı sağlık personelinin teşvik dağıtım oranlarının %30’lardan %22’lere kadar çekilmesiyle personelin geliri önemli ölçüde düştü.
Teşvik ödemelerinde adil dağıtım yapılmalıdır. Zira teşvik bir lütuf değil, emeğin ve alın terinin karşılığı olan bir haktır.

💢Sağlık çalışanlarının teşvik ödemeleri incelendiğinde bunun tamamen bir “tercih” olduğu anlaşılacaktır. Bu “tercih” sağlık çalışanlarının emeğine ve alın terine göz koymaktır.

💢Çalışma barışını bozan bu adaletsizliğin bir an önce durdurulmasını ve sağlık çalışanlarının hak ettiği teşvik ödeme katsayılarının artırılmasını istiyoruz.

AFYON DEVLET HASTANESİNDE MOBBİNG İNTİHARI MIHemşireye ne oldu? Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir hemş...
16/03/2026

AFYON DEVLET HASTANESİNDE MOBBİNG İNTİHARI MI

Hemşireye ne oldu? Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir hemşirenin yaşadığı öne sürülen idareci baskısı ve aile düzenini etkileyen nöbet sorunu nedeniyle intihar girişiminde bulunduğu yönünde tarafımıza ulaşan bilgiler mevcuttur. Gelen bilgiler arasında çok sayıda soru işareti bulunmaktadır!

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde görev yaptığı belirtilen bir hemşirenin intihar girişiminde bulunduğu iddia edildi.

Söz konusu hemşire ile eşinin uzun süredir aynı hastanede nöbet usulü çalıştığı, her ikisinin de aynı gün nöbet tuttuğu zamanlarda çocuklarının yalnız kaldığı, bu nedenle aile düzenlerinin ciddi şekilde etkilendiği,

Hemşire ve eşinin, uzun zamandır aynı gün nöbet yazılmamaları yönünde hastane yönetimine ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne defalarca başvuruda bulunduğu, ancak taleplerine olumlu bir dönüş alamadıkları,

Hemşirenin birim sorumluları ile birlikte hastane yönetimiyle görüşme yaptığı, bu görüşmede tartışma yaşandığı ve sonrasında görev yeri değişikliğiyle tehdit edildiği,

İdare ile görüşme sürecinden sonra hemşirenin ağır psikolojik baskı altında kaldığı, sonrasında ilaç alarak intihar girişiminde bulunduğu,

İntihar girişiminden sonra hemşirenin bir süre yoğun bakımda tedavi gördüğü ve yoğun tedaviler sonucu hayatta kaldığı,

Hemşirenin intihar girişiminden önce bir mektup bıraktığı, söz konusu mektupta bazı yönetici ve sorumluların isimlerine yer verdiği, intiharın sebebinin bu kişiler olduğunu belirttiği,

İntihar olayının kamuoyuna yansımaması için hastane idaresinin büyük çaba gösterdiği, çalışanlara bu konuda çeşitli uyarılar ve baskılar yaptığı,

Olayın adli mercilere de intikal ettiği ve emniyet birimlerince soruşturma yürütüldüğü yönünde cilddi iddialar mevcuttur.

Buradan soruyoruz:

Bahse konu Hemşirenin;
*Nöbet düzeni ve çocuklarının bakımına ilişkin mağduriyetini yönetime ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne ilettiği iddiası gerçeği yansıtıyor mu?
*Çalışma koşulları ve talepleriyle ilgili resmi başvuru kayıtları bulunuyor mu?
*Hastane yönetimi ile hemşire arasında tartışma yaşandı mı?
*Görev yeri değişikliği yönünde bir işlem ya da sözlü bildirim yapıldı mı?
*İntihar girişiminden önce bırakıldığı öne sürülen bir mektup var mı?
*Varsa bu belge resmi soruşturma dosyasına girdi mi? Girecek mi?
*Olayla ilgili iddia edildiği gibi emniyet ya da savcılık nezdinde bir adli süreç yürütülüyor mu?
*Hastane yönetimi veya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından çalışanlara “konunun dışarı sızdırılmaması” yönünde herhangi bir uyarı ya da talimat verildi mi?
*Sağlık Bakanlığı intihara sebebiyet verdikleri iddia edilen idareciler hakkında soruşturma başlattı mı? Başlatmadı ise ne zaman başlatacak?

SAĞLIK EMEKÇİLERİ EMEĞİNİ İSTİYORSağlık emekçileri bu 14 Martı da ‘tükenmişlik’le karşıladı: ‘Şifa dağıtan eller, hakkın...
14/03/2026

SAĞLIK EMEKÇİLERİ EMEĞİNİ İSTİYOR

Sağlık emekçileri bu 14 Martı da ‘tükenmişlik’le karşıladı: ‘Şifa dağıtan eller, hakkını alamamanın burukluğu içinde’ bu 14 Mart Tıp Bayramı’nı da tükenmişlikle karşıladıklarını belirten sağlık emekçileri; ücret ve iş yükü adaletsizliği, personel eksikliği, liyakatsizlik ve şiddet konularından dert yandı. Haklarını alamamanın burukluğunu yaşayan sağlıkçılar kendilerini ‘köle düzenine mahkun eden zihniyete’ isyan etti. Emekçiler, yaşadıkları sorunların halkın sorunlarından bağımsız olmadığını ifade ederek, ‘sağlıkçı mutlu olmadan toplum sağlıklı olamaz’ mesajını verdi.

AKP iktidarının sağlık alanında başlattığı dönüşüm sağlığı niteliksiz hale getirdi. Hekim; performans dayatması, bağımsızlığının engellenmesi ve mali sıkıntılar ile boğuşurken, yurttaş kamusal sağlığa erişmekte güçlük çekiyor. Sağlıktaki sorunlara karşı çözüm beklenirken artan sorunlar toplum sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. 14 Mart Tıp Bayramı’na bugün bu sorunlarla girerken sağlık ve sosyal hizmet iş kolundaki sendika genel başkanları, sağlık emekçilerinin sıkıntılarını ve beklentilerini Cumhuriyet’e anlattı.

‘LÜTUF DEĞİL FEDEKAR KAMU HİZMETİDİR’

14 Mart’ın sağlık emekçileri için sadece takvimlerde yer alan sembolik bir kutlama günü değil; beyaz önlüklerine vatan sevgisini ilmik ilmik işlemiş sağlık neferlerinin, onur ve hak mücadelesini haykırdığı bir gün olduğunu söyleyen Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, “Sağlık hizmeti lütuf değil, fedakarca sunulan kamu hizmetidir. Bu hizmetin mimarları olan sağlık çalışanları, toplumun en temel güven kalesidir.

Ancak ne yazık ki, son yıllarda bu kutsal mesleğin icrası, ağır çalışma koşulları ve kronikleşen yapısal sorunların gölgesinde kalmıştır. Ülkemizin başına gelebilecek her türlü felakette en ön safta fedakârca şifa dağıtmaya çalışan bu eller, bugün hak ettikleri ekonomik refahı ve mesleki itibarı tam anlamıyla görememenin derin burukluğunu yaşamaktadır. En büyük yaralarımızdan biri, ücret adaletsizliği ve emekliliğe yansımayan parçalı ödeme sistemleridir. Genç meslektaşlarımızın kendi vatanlarında gelecek kurma hayallerini zedeleyen bu mali belirsizliklerin ivedilikle giderilmesi, insanca yaşayacak tek kalem maaş rejimine geçilmesi devletimizin asli sorumluluğudur. Her geçen gün artan sağlıkta şiddet vakaları karşısında, kağıt üzerindeki düzenlemelerden ziyade, sahada koruyucu ve caydırıcı mutlak önlemlerin alınması şarttır. Sağlık çalışanının can güvenliği kaygısıyla görev yapması, o ülkenin sağlık sisteminin iflası demektir” diye konuştu.

‘SAĞLIKÇI MUTLU OLMADAN TOPLUM SAĞLIKLI OLAMAZ’

Mücadelelerinin sadece ücret artışı ya da teknik iyileştirme mücadelesi olmadığını belirten Kaya, “Bizim mücadelemiz, liyakatin esas alındığı, personel eksikliğinin giderilerek iş yükünün adil dağıtıldığı ve sağlık çalışanının ‘tükenmişlik sendromu’ ile değil, görev aşkıyla anıldığı bir düzeni inşa etme mücadelesidir. Bürokrasinin soğuk koridorlarında değil, bizzat sahanın gerçekliğinde, meslektaşlarımızın her bir hakkı teslim edilene dek sesimizi yükseltmekten geri durmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle; 1919’daki o ilk direniş ruhunu damarlarında hisseden, insan hayatını her türlü maddi değerin üstünde tutan tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Görevi başında şehit düşen meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, tüm camiamıza huzurlu, güvenli bir çalışma hayatı diliyorum. Unutulmasın ki; sağlık çalışanı mutlu olmadan, bir toplumun sağlıklı olması mümkün değildir” dedi.

‘MİLYARI AŞAN HASTA BAŞVURUSUYLA ÖVÜNÜLÜYOR’

Hekimlerin yaşadığı sorunların halkın sağlık hakkına erişim için yaşadığı sorunlardan bağımsız olmadığını vurgulayan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Nazan Karacabey, “Sağlıklı kalmak yerine hastalıkla beslenen sağlık sisteminde, milyarı aşan hasta başvurusu ile övünülmekte. Bir kişinin yılda 12.2 kez hekime başvurması sistemin başarısı değil, kışkırtılmış sağlık talebinin göstergesidir. AB ülkelerinde bu oran 6,3. Her yıl 16 bin hekimin mezun olduğu gururla ifade edilirken son 12 yılda yurt dışına giden hekim sayısı 15 bini aşmış durumda. Hekim göçleri, sağlıkta şiddet ve intiharlar sağlık sistemi güzellemelerinin en üst seviyeye ulaştığı bu zamanda gerçekliğin acı tablosudur. Akademik ve politik baskıya karşın, yaşatmayı hedeflemiş olan hekimler mesleki özerkliğini giderek kaybetmektedir. Hekimliğin içinde bulunduğu yitim; ülkenin içinde bulunduğu derin yoksulluk, hukuksuzluk ve liyakatsizlikten bağımsız düşünülemez. Sağlık hizmetleri bir bütündür, bunu reddetmek sistemsel sorunu göz ardı etmektir” dedi.

‘PANSUMAN ÇÖZÜMLERLE SÜRDÜRÜLÜYOR’

Sağlık sisteminin pansuman çözümlerle varlığını sürdürmeye çalıştığına dikkat çeken Karacabey, “İyi hekimlik değerlerine sahip çıkarak sağlık hakkı mücadelesini tüm sağlık emekçileri ve halkla birleştirmek zamanıdır. Tıbbiyeli hekimlerin 14 Mart’ta yaktığı mücadele meşalesi bugün yoksulluğa ve baskıya karşı mesleki bağımsızlık, haysiyet ve nitelikli sağlık hakkı ve çalışma hakkı için yükseltilmelidir. Hekimlerin antidemokratik, ırkçı, cinsiyetçi, barış karşıtı söylemlere her zaman karşı duruşu olmuştur, olmalıdır. Hekimlerin üretim bandı gibi hasta bakmadığı, mesleğine yabancılaşmadığı, sağlık mesleklerinin tanımları ve mesleki bağımsızlıklarıyla var olduğu, demokratik, adil, laik çalışma ortamı, sermayenin değil halkın ihtiyaçlarının, hastalığın değil sağlığın öne çıktığı bir sağlık sistemi için mücadeleyi birleştiriyor ve büyütüyoruz. İşte o gün 14 Mart tıp bayramı olacak” ifadelerini kullandı.

‘EKSİK KADROYLA HİZMET VERİLİYOR’

Bu 14 Mart’a da 'tükenmiş' olarak girdiklerini ifade eden Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, sağlık emekçilerinin: zorlu ve kötü çalışma koşullarında kronikleşen personel yetersizliği sorununun giderilmesini ve yeterli personel istihdamının yapılmasını istediklerini belirtti. Yıllardır eksik kadrolarla sağlık hizmeti verildiğinin altını çizen Uğur, “Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan sınırlı ve plansız personel alımları, büyüyen sağlık sisteminin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Bu eksikliklerin sonucu olarak mevcut sağlık emekçileri insan gücü açısından yetersiz kadrolarla hizmet vermeye zorlanmaktadır. 38 Avrupa ülkesinin dahil olduğu OECD 2025 raporunda bin kişiye düşen hemşire sayısında Türkiye 2,9 ile sonuncu sırada yer almaktadır. Türkiye'de 1000 kişi başına 2,4 hekim düşerken, OECD ortalaması 3,9’dur. Türkiye'de 100.000 kişiye 48 eczacı düşerken, OECD ortalaması 86'dır” dedi.

‘FEDAKARLIK ÜZERİNDEN SÜRDÜRÜLEMEZ’

Yetersiz kadrolarla yürütülen sağlık hizmetinde, sağlık emekçilerinin hastalara ayırabildiği sürenin giderek kısaldığını, tanı ve tedavi süreçlerinin sağlıklı biçimde yürütülemediğini belirten Uğur, “Polikliniklerde bir hekimin 5-10 dakika içerisinde hasta muayene etmek zorunda bırakılması hem hastanın ayrıntılı değerlendirilmesini zorlaştırmakta hem de sağlık hizmetinin niteliğini zedelemektedir. Bugün sağlık sisteminin ayakta kalmasını sağlayan şey, sağlık emekçilerinin olağanüstü fedakarlığıdır. Sağlık sisteminin çalışanların fedakarlığı üzerine kurulması sürdürülebilir değildir" diye konuştu

‘SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI SONLANMALI’

Sağlıkta Dönüşüm Programına son verilmesi gerektiğine vurgu yapan Uğur, “Sağlık emekçilerini köle düzenine mahkum eden zihniyetten vazgeçilmelidir. Sağlık hizmetinin niteliği yeterli sayıda sağlık ve sosyal hizmet emekçisinin istihdam edilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Sağlık kurumlarında yıllardır biriken personel açığı hızla kapatılmalı, sağlık hizmeti planlaması, bilimsel veriler temelinde yapılmalı, nüfus artışı ve bölgesel sağlık ihtiyaçları dikkate alınarak uzun vadeli ve sürdürülebilir istihdam politikaları oluşturulmalıdır. Geçici, sözleşmeli ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine tüm sağlık emekçileri için kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalı; bir sağlık emekçisinin sorumlu olduğu hasta sayısı uluslararası standartlara uygun biçimde yeniden düzenlenmelidir. Toplumun nitelikli sağlık hizmetine eriştiğinin en somut göstergelerinden birisi polikliniklere başvuru yapılma sayılarının yüksekliği ile övünmekten değil, sağlık hizmeti sunan çalışan sayısının dünya standartlarına uygun olması ile sağlanabilir" ifadelerine yer verdi.

‘OMUZLARDAKİ YÜK AĞIRLAŞIYOR’
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Toy ise 14 Mart Tıp Bayramı’nın hekimler ve tüm sağlık emekçileri için anlamlı bir gün olduğunu ancak gerçek bir bayram havasında kutlanamadığını belirterek, “Artan iş yükü, sağlıkta şiddet, yetersiz çalışma koşulları ve ekonomik sorunlar sağlık çalışanlarımızın omuzlarındaki yükü her geçen gün ağırlaştırmaktadır. Sağlık sisteminin ayakta kalmasını sağlayan hekimlerimizin ve tüm sağlık emekçilerimizin hak ettikleri değeri görmesi, güvenli ve insanca çalışma koşullarına kavuşması artık ertelenemez bir gerekliliktir. Bu vesileyle tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı dayanışma ve mücadele duygusuyla selamlıyorum" diye konuştu.


Tıp Bayramı
Bayramı
emekçisi
Sağlık-İş

Bugün Profesör Dr. İlber Ortaylı’nın hayatını kaybettiği haberini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Türk tarihi arşivcisi, ...
13/03/2026

Bugün Profesör Dr. İlber Ortaylı’nın hayatını kaybettiği haberini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Türk tarihi arşivcisi, Türkiye’nin yetiştirdiği en kıymetli hocalardan biri olan tarih dehamızı kaybettik. Türk tarihine ve kültürüne kattığı değerler için minnettarız. Türk ulusuna, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz .
Başımız sağ olsun.

X PLATFORMUNDA BULUŞALIM Devlet Memurlarını ayrıştıran "5510 Sayılı Kanunu" Protesto etmek için X platformundayız.Destek...
04/03/2026

X PLATFORMUNDA BULUŞALIM

Devlet Memurlarını ayrıştıran "5510 Sayılı Kanunu" Protesto etmek için X platformundayız.

Desteklerinizi Bekleriz.
Genel Sağlık-İş

ENFLASYON VERİLERİ MAAŞLARI ERİTİYORTÜİK Şubat 2026 için aylık enflasyon verisini %2,96, yıllık enflasyonu %31,53 olarak...
03/03/2026

ENFLASYON VERİLERİ MAAŞLARI ERİTİYOR

TÜİK Şubat 2026 için aylık enflasyon verisini %2,96, yıllık enflasyonu %31,53 olarak duyurmuştur.
ENAG ise aylık %4,01, yıllık %54,14 olarak enflasyon artışı açıklamıştır.
Şubat ayına ilişkin açıklanan bu rakamlar, halkımızın giderek ağırlaşan yoksulluk koşulları altında yaşam mücadelesi verdiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Halkın çarşıda, pazarda ve markette doğrudan hissettiği gerçek enflasyon, açıklanan oranların çok üzerindedir. Hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı toplumun her kesimini derinden sarsmaktadır.
Buna karşılık kamu emekçilerine, emeklilere ve asgari ücretlilere yapılan yetersiz zamlar, geçim sorununu daha da büyütmektedir. Emek her geçen gün daha da değersizleştirilmekte ve sömürü kalıcı hale gelmektedir.
Kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretle çalışanlar bu ağır koşulları hak etmemektedir.
Genel Sağlık-İş olarak inanıyoruz ki bu ülkenin ürettiği değer ve kaynaklar tüm yurttaşlara insanca bir yaşam sunmaya yeterlidir.
Bizler; insan onuruna yaraşır bir hayatı, adaletli bir bölüşümü, emeğin karşılığının eksiksiz verildiği ve sömürünün ortadan kalktığı bir toplumsal düzeni savunuyoruz.
Ağır çalışma koşullarına, güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilmeyi değil; emeğimizin karşılığını alarak insanca yaşamayı talep ediyoruz.

TÜM SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN 5434 SAYILI KANUNA TABİ OLMASI İÇİN HUKUK MÜCADELEMİZİ BAŞLATTIKHiç kimsenin açmayacağı / açmay...
28/02/2026

TÜM SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN 5434 SAYILI KANUNA TABİ OLMASI İÇİN HUKUK MÜCADELEMİZİ BAŞLATTIK

Hiç kimsenin açmayacağı / açmayı dahi düşünemeyeceği davaları açarak ilklerin Sendikası olan Sendikamız Genel Sağlık-İş’e, çok yoğun başvuruların yapılmasının yanı sıra, uzun zamandır gündemimizde olan bir konu bulunmaktaydı.
5510 sayılı Kanun ihdas edilmeden önce sözleşmeli personel olarak görevine başlamasına rağmen 5510 sayılı Kanunun ihdasından sonra kadrolu statüye geçen sağlık emekçileri, 5510 sayılı Kanuna tabi olarak emeklilikle büyük bir mağduriyetle karşılaşmaktadırlar.

Bu nedenle, BİR ÜYEMİZ ÜZERİNDEN, AYNI DURUMDAKİ SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN TAMAMINI İLGİLENDİRECEK ŞEKİLDE BİR YOL İZLEDİK.

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “hemşire” olarak görev yapmakta olan ve 2006 yılında sözleşmeli personel olarak göreve başlayıp, 2011 yılında kadrolu statüye geçen üyemiz için idari başvuruyu hazırlayarak, idareye vermesini sağladık. İdarenin, üyemizin “5434 sayılı Kanuna tabi olma talebini” reddetmesi üzerine (dava açmak için ret kararı gerekmekteydi) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı Ankara 3. İdare Mahkemesi’nde davamızı açtık.
Hukuk Müşavirliğimizin yoğun çalışmaları sonucunda açılan davada, yalnızca “ret idari işleminin” iptali talep edilmemiştir. Açılan davada, “üyemizin talebinin reddine dair idari işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile birlikte aynı durumda olan sağlık emekçilerinin 5434 sayılı Kanuna tabi olmasını engelleyen “5434 sayılı Kanun’da yer alan düzenleme ile 5510 sayılı Kanun’daki düzenlemenin” somut norm denetimi bakımından incelemesinin yapılması için Anayasa Mahkemesine başvurulması da” talep edilmiştir.
Mahkemenin, taleplerimiz doğrultusunda konuyu “somut norm denetimi” için Anayasa Mahkemesine taşıması ve Anayasa Mahkemesi’nin de, mağduriyete neden olan Kanun hükümlerini iptal etmesi halinde “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2008 yılından önce sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadrolu olarak görev yapmaya başlayan sağlık emekçileri de, 5434 sayılı Kanuna göre emeklilik hakkını elde edeceklerdir.”
Genel Sağlık-İş, yine hiç kimsenin düşünmediği bir davaya imza atmış olup; gelişme olması halinde en kısa zamanda, gelecek olumlu haberi, siz değerli sağlık emekçileri ile paylaşmayı temenni ediyoruz.

Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!

2026 Ocak ayı enflasyon verileri, çalışanların alım gücündeki kaybı bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, Ocak ayı enflasyonu...
03/02/2026

2026 Ocak ayı enflasyon verileri, çalışanların alım gücündeki kaybı bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, Ocak ayı enflasyonunu aylık %4,84, yıllık %30,65 olarak açıklarken; ENAG aynı dönem için aylık %6,32, yıllık %53,42 enflasyon hesapladı.
TÜİK verilerinin gerçekle uzaktan yakından alakası olmadığını, TÜİK'in enflasyon verilerini çarpıtarak kitlelerin alım gücünde ve ücretlerinde nasıl bir kayba yol açtığını herkes tarafından bilinmektedir. Yalnız Aralık ayında 0,84 enflasyon verisi açıklayan TÜİK'in ocak ayında 4,84 açıklama yapması milyonlarca emekçinin aklıyla alay etmektir. Milyonlarca ücretli çalışanı bile isteye yoksullaştırmaktır.
Bu tablo, 2026 yılı başında yapılan maaş zamlarının daha ilk aydan itibaren gerçek enflasyon karşısında eridiğini, çalışanların alım gücünün hızla düştüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bugün memur maaşı, bir önceki aya göre kağıt üzerinde artmış olsa da aynı ücretle gerçekte daha az mal ve hizmet satın alabilmektedir. Bu durum, kamu emekçilerinin cebinden her ay sessizce para eksilmesi anlamına gelmektedir. Enflasyon farkının gecikmeli ve eksik yansıtılması, memurların her ay bilinçli şekilde yoksullaştırılması sonucunu doğurmaktadır. Acil olarak gerçek enflasyona endeksli, aylık güncellenen ve refah payı içeren bir ücret politikasının zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Aday memurluk sürecindeki kamu emekçileri, liyakatsiz yöneticilerin insafına bırakılamaz!Türkiye Büyük Millet Meclisine ...
29/01/2026

Aday memurluk sürecindeki kamu emekçileri, liyakatsiz yöneticilerin insafına bırakılamaz!

Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Mecliste görüşülerek kabul edilmiş; bugün (29.01.2026) 33152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Değişiklik Kanunuyla Devlet Memurları Kanunu’nun 56. maddesinde yapılan değişiklikle aday memurluk süresi içinde; temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesileceği ve 3 yıl süre ile tekrar kamu görevine giremeyeceklerine ilişkin düzenleme de yer almıştır.

Bilindiği üzere devlet memurluğundan çıkarma, diğer disiplin cezalarının yanında başkaca bir disiplin cezası olup uygulanacağı haller ve uygulamaya yetkili kişiler kanunla düzenlenmiştir. Bu kapsamda devlet memurluğundan çıkarmaya, ilgili kurumların Yüksek Disiplin Kurulları yetkilidir. Hal böyleyken bu yetkinin alınarak ve kanunun etrafı dolanılarak disiplin amirlerine ve atamaya yetkili disiplin amirine verilmesi kabul edilemez. Kanunilik ilkesine tek uygunluğu Kanun’la düzenlenmesi olan mevcut düzenleme ile açıkça bir yetki gaspı ortaya çıkarılmakta, liyakatsiz idarecilerin keyfekeder kararları ile kamu görevlisi kıyımına yeni bir boyut kazandırılacaktır. Söz konusu düzenleme hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ile hiçbir şekilde bağdaşmamakta olup Yasa değişikliğinin Resmi Gazete’de yayımlanması ile telafisi imkansız zararlar çıkarak; liyakatsiz yöneticilerle anlaşmazlığa düşen aday memurlar yönünden çalışma hakkı ihlal edilecektir.

Öte yandan zaten disiplin soruşturmalarının ve cezalarının sarı sendikalar ve liyakatsiz yöneticiler tarafından kamu görevlilerinin sendikalara üyeliklerinde baskı ve sarı sendikalara üye olmayan kamu görevlilerinin yıpratılması ve nihayet kendilerine üye olması, olmuyorsa sindirilmesi sürecinde sopa olarak kullanıldığı bilinmektedir. Mevcut düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte bu vahim hal şiddetini daha da artıracak; sarı sendikalar aday memurlar üzerinde üye olma, üye olmuyorlarsa sürekli olarak disiplin cezası alma ve memuriyetten atılma korkusuyla hareket etmelerine sebebiyet verecektir.

Ancak söz konusu düzenlemenin kabulü mümkün değildir. Siyasi iktidar, iktidara geldiği günden bu yana hayata geçirdiği düzenlemeler ile her türlü hak gaspını kanunla düzenleyerek kanunilik kılıfına uydurmuştur. Ancak aday memurların çalışma hakkını doğrudan ihlal eden, uygulamada yandaşlara, aydınlanmadan, çağdaşlıktan ve bilimden yana olan memurlara bir sopa daha vurulması kabul edilemez.

Siyasi iktidar keyfi uygulamalara sebebiyet verecek uygulamalardan vazgeçerek hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun adımlar atmalıdır. Kamuda memurlar arasında “ocu-bucu” diye ayrıştırarak her türlü işlemin yapılmasından vazgeçilmeli, liyakat temel kıstasımız olmalıdır.

Genel Sağlık-İş olarak düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine ivedilikle başvuracağımızı, düzenlemenin iptali için hukuki ve eylemsel süreçler başta olmak üzere her türlü mücadeleyi vereceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Birlikten Kuvvet Doğar
Genel Sağlık-İş olarak, sağlık çalışanlarının haklarını korumak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sen de bu mücadelede yerini al, birlikte daha güçlü olalım. Hemen üye ol, sesimizi daha da yükseltelim!

Address

Ankara

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sağlık Personeli Gündemi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram