Uzm.psk.zehrademirhan

Uzm.psk.zehrademirhan Uzm. Kl. Psk. Zehra Demirhan
✨Bireysel Terapi
✨Moxo Dikkat Testi
✨Çift ve Aile Terapisi
✨Attentioner

Reddedilme korkusu, fark etmeden birçok kararı şekillendirebilen güçlü bir duygusal filtredir.Bazen “Ya olmazsa?”, “Ya b...
14/02/2026

Reddedilme korkusu, fark etmeden birçok kararı şekillendirebilen güçlü bir duygusal filtredir.
Bazen “Ya olmazsa?”, “Ya beni beğenmezlerse?”, “Ya yanlış anlaşılırsa?” diye düşündüğümüz kararlar aslında mantığımızın değil, reddedilme ihtimalinin yönlendirmesidir.

Bu korku kararları nasıl etkiler?
👉 Risk almaktan kaçınmaya başlarsınız.
👉 “Güvende” hissettiren ama sizi geliştirmeyen yolları seçersiniz.
👉 Hayır demek zorlaşır, çünkü dışlanmaktan korkarsınız.
👉 Yanlış anlaşılmamak için sürekli kendinizi kontrol edersiniz.
👉 Aslında istediğiniz şey yerine “kimseyi rahatsız etmeyecek” olanı seçersiniz.

Reddedilme korkusu çoğu zaman değersizlik ve yetersizlik yaralarından beslenir.
Yani kararlarınızın arkasındaki ses sizden değil, geçmişten geliyor olabilir.

Ve unutmayın:
Reddedilmek bir kimlik değil, bir durumdur.
Değerinizi belirlemez, yalnızca bir kapının kapanmasıdır—başka kapılar için yer açar.

Değişim bir yıldırım gibi gelmez; daha çok uzun zamandır içinizde biriken küçük itişlerin, fısıltıların ve rahatsızlıkla...
11/02/2026

Değişim bir yıldırım gibi gelmez; daha çok uzun zamandır içinizde biriken küçük itişlerin, fısıltıların ve rahatsızlıkların sonucudur. “Artık böyle devam edemem” dediğiniz an aslında değişimin ilk adımı çoktan atılmıştır.

Hazır olup olmadığınızı anlamanın işaretleri:
👉 Aynı döngüleri yaşamaktan yoruldunuz.
👉 Huzurdan çok ağırlık hissi veriyor.
👉 Suskun kaldığınız duygular artık kendini belli ediyor.
👉 Kaçtığınız gerçekler sizi çevrelemeye başladı.
👉 “Bir şey değişmeli” cümlesi zihinde daha sık beliriyor.

Değişim, cesaret değil; içsel dürüstlük ister.
Kendinize “Neden?” diye sormayı, duygularınızı küçümsememeyi ve küçük adımları sürdürmeyi ister.
Mükemmel olmaya değil, ilerlemeye odaklanmak gerekir.

Hazır mısınız?
Aslında bu sorunun cevabı çoktan içinizde:
Hazır olmasanız bunu hiç sormazdınız.

08/02/2026

Gerçek sanat eseri ilahi mükemmelliyetin bir gölgesinden ibarettir.
Michelangelo

07/02/2026

Kendini ertelemek, farkında olmadan hayatı yavaşça ertelemektir.
“Sonra bakarım”, “Bir toparlanayım”, “Şu bitsin başlarım” gibi cümleler bir süre sonra rutin hâline gelir ve kişi bu döngüye öyle alışır ki artık başlamayı bile düşünmek yorucu gelir.

Peki bu ertelemenin bedeli nedir?
👉 Zaman kaybı: Fark etmeden aylar, yıllar geçer.
👉 Biriken suçluluk: “Neden yapamıyorum?” döngüsü özgüveni eritir.
👉 Hayal yorgunluğu: Başarmadan bile hayal kurmaktan yorulmak.
👉 Kendine yabancılaşma: Hayat sorumluluklarının içinde kaybolup, kendi ihtiyaçlarını duyamamak.
👉 İçsel sıkışmışlık: Yapmak istediğiniz şey ile yaptığınız şey arasındaki mesafenin büyümesi.

Kendini ertelemek aslında başarısızlık değil; korkuları, yükleri ve yorgunluğu yönetememek anlamına gelir.
Ertelemenin kırılma noktası her zaman küçücük bir adımdır.
Çünkü “başlamak”, en çok ertelenen şeydir.

Kıyas yapmak insani bir refleks ama sürekli hâle geldiğinde, zihnin en sessiz yıpratıcılarından birine dönüşür. Çünkü kı...
04/02/2026

Kıyas yapmak insani bir refleks ama sürekli hâle geldiğinde, zihnin en sessiz yıpratıcılarından birine dönüşür. Çünkü kıyas, gerçeği değil; kendinizin en zayıf gördüğünüz hâlini, başkasının en güçlü hâliyle karşılaştırır. Böyle olunca sonuç bellidir:
Hangi yarışa girerseniz girin, kaybeden hep siz olursunuz.

Sürekli kıyas yapmak neden bu kadar yorucu?
👉 Başkalarının hayatı dışarıdan her zaman daha “derli toplu” görünür.
👉 Kendi gelişiminizi değil, başkasının hızını ölçersiniz.
👉 Odak içerden dışarıya kaydığı için değer duygusu dış onaya bağlanır.
👉 “Bende bir şey eksik” düşüncesi kronikleşir.

Kıyasın en tehlikeli yanı şudur:
Zamanla sizi gerçek ihtiyaçlarınızdan uzaklaştırır ve başkasının hayat ritmini kendi ritminiz sanmaya başlarsınız.

Kıyasın panzehiri ise tek cümledir:
“Bugün dünden biraz daha iyi miyim?”
Kendi gelişiminize odaklandığınızda yarış biter, huzur başlar.

Yetersizlik hissi çoğu zaman bugünden değil; geçmişten gelir. Bir yetişkin olarak kendini “yetersiz” hissetmen, gerçekte...
28/01/2026

Yetersizlik hissi çoğu zaman bugünden değil; geçmişten gelir. Bir yetişkin olarak kendini “yetersiz” hissetmen, gerçekten yetersiz olduğun için değil, bir zamanlar ölçüsüz beklentilerin içinde büyümüş olmandan kaynaklanabilir.

• Çocukken yeterince övülmeyen biri, büyüdüğünde başarıyı görmez.
Ne yaparsa yapsın “daha fazlası”nı ister.

• Ailede eleştiri norm hâline geldiyse iç ses de bu tonda olur.
Kişi kendi kendine acımasız davranır.

• Karşılaştırılmak özdeğeri zedeler.
“Kardeşin şöyle, arkadaşın böyle” cümleleri yetişkinlikte yetersizlik döngüsüne dönüşür.

• Travmalar ve reddedilme deneyimleri kayıt bırakır.
Zihin, “Yine böyle olacak” diye bugünü geçmişe göre yorumlar.

• Yetersizlik hissi bir gerçek değil; öğrenilmiş bir inançtır.
Bu inanç fark edildiğinde yeniden şekillendirilebilir.

Sürekli yetersiz hissetmek, kendinle ilgili bir sorun değil; sana yıllarca gösterilen aynanın kusurlu olmasının sonucudur.

Sevilmek ile sevildiğini hissetmek aynı şey değildir. Birçok kişi ilişkilerde sevildiği hâlde bunu içselleştiremez. Çünk...
21/01/2026

Sevilmek ile sevildiğini hissetmek aynı şey değildir. Birçok kişi ilişkilerde sevildiği hâlde bunu içselleştiremez. Çünkü mesele çoğu zaman bugün yaşanan ilişki değil; geçmişte öğrenilmiş duygusal kayıtlarla ilgilidir.

• Sevildiğini hissetmek için güven duygusu gerekir.
Eğer erken ilişkilerde güven zedelendiyse, sevgi de temkinli karşılanır.

• İltifat, ilgi ve yakınlık “geçici” gibi algılanabilir.
Çünkü zihin, daha önce yaşanan hayal kırıklıklarını hatırlatır.

• Sevgiyi almak, vermekten daha zor olabilir.
Bazı insanlar için “hak etmek” duygusu gelişmemiştir.

• Yoğun öz eleştiri sevgiye bariyer koyar.
Kişi kendini kusurlu gördükçe sevginin kalıcılığına inanamaz.

• Sevildiğini hissetmek, öğrenilebilen bir beceridir.
Güvenli ilişkiler, terapi ve özşefkat çalışmaları bu kapıyı açar.

Sevilmek kolaydır; sevildiğini hissetmek ise iç dünyadaki yaraların iyileşmesini gerektirir.

17/01/2026

Kaygı, tehdit varsa faydalıdır; ancak sürekli tetikte kalmak, zihni ve bedeni aşırı yükler. Yüksek kaygı, hayatı “ya olursa?” ihtimalleri etrafında tüketir ve kişinin var olma alanını daraltır.

• Zihin aşırı uyarılır, odaklanmak zorlaşır.
Basit bir iş bile gün boyu süründürebilir.

• Beden savaş–kaç modunda kalır.
Kas gerginliği, mide sıkışması, çarpıntı ve nefes darlığı sık yaşanır.

• Sosyal ilişkiler yıpranır.
Kaygılı zihin sürekli kontrol eder, analiz eder ve yorulur. Bu da ilişkilerde mesafe yaratabilir.

• Uykunun kalitesi düşer.
Uyuyamamak ya da dinlenmeden uyanmak günlük enerjiyi azaltır.

• Üretkenlik ve yaratıcılık kaygının gölgesinde kaybolur.
Çünkü zihnin tüm enerjisi “tehlikeyi izlemede” harcanır.

Kaygı bir karakter özelliği değil; düzenlenmeye ihtiyaç duyan bir sinir sistemi tepkisidir.

14/01/2026

Zihnin durmadan düşünmesi temelde bir savunma mekanizmasıdır. Zihin konuşmayı bırakırsa, duygu yükselir. Bu yüzden koşuşturan düşünceler çoğu zaman duyguyu bastırmak için çalışır.

• Zihin kontrol etmeye çalıştıkça hızlanır.
“Sakin olmalıyım” baskısı bile zihni daha çok gürültülü hâle getirir.

• Sürekli analiz etmek güvenlik arayışının sonucudur.
Zihin, “tehlike olmasın” diye her ihtimali hesaplar.

• Düşünce ne kadar hızlanırsa beden o kadar yorulur.
Kas gerginliği, nefes darlığı ve uyku sorunları bu yüzden ortaya çıkar.

• Zihin ancak güvene temas ettiğinde yavaşlar.
Nefes, beden farkındalığı, rutinler ve duyguya izin vermek düşünce temposunu düşürür.

• Amaç zihni susturmak değildir.
Amaç, düşüncelerin yönetici değil; eşlik eden bir yapıya dönüşmesidir.

Zihin durmayabilir;
ama seni yönetme gücünü bırakabilir.

Evet. Çünkü hayır demek, yalnızca bir isteği reddetmek değil; kendi sınırını, kapasiteni ve gerçek niyetini korumaktır.•...
10/01/2026

Evet. Çünkü hayır demek, yalnızca bir isteği reddetmek değil; kendi sınırını, kapasiteni ve gerçek niyetini korumaktır.

• Hayır diyebilmek, kendin için durabilme hakkıdır.
“Benim için şu an uygun değil” demenin en açık hâlidir.

• Hayır diyemeyen kişi ilişkilerde görünmezleşir.
Sürekli uyum sağladıkça ihtiyaçları arka plana düşer.

• Hayır demek mesafe koymak değil; ilişkiyi dürüst hâle getirmektir.
Gerçek yakınlık, iki tarafın da sınır koyabildiği ilişkilerde olur.

• Hayır, özgürlüğün temel taşlarından biridir.
Kişi kendi kararını verebildikçe kimliğini daha net hisseder.

• Suçluluk hissi öğrenilmiş bir tepkidir.
Hayır söylediğin için değil, yıllarca “evet demek gerekir” öğretildiği için ortaya çıkar.

Hayır diyebilmek özgürlüktür; çünkü kendi hayatının öznesi olduğunu hatırlatır.

Duygusal dayanıklılık, “hiç yıkılmamak” değil; zorlanınca yeniden ayağa kalkabilme kapasitesidir. Bazı insanlar bu becer...
07/01/2026

Duygusal dayanıklılık, “hiç yıkılmamak” değil; zorlanınca yeniden ayağa kalkabilme kapasitesidir. Bazı insanlar bu beceriyi doğal olarak geliştirir, bazılarıysa sonradan öğrenir. Ama herkes için ortak olan bir gerçek vardır: dayanıklılık inşa edilen bir yetenektir.

• Dayanıklılığın temeli duyguyu tanımaktır.
Hangi duygu yükseldi? Ne tetikledi? Ne anlatmak istiyor?
Duygu anlaşıldığında, yoğunluğu azalır.

• Destek almak dayanıklılığı artırır.
Güvenli ilişkiler, anlaşılmak, duygusal yükü paylaşmak kişinin geri dönüş hızını yükseltir.

• Sınır koymak dayanıklılığın sessiz dayanağıdır.
Kişi kendini koruyabildiğinde, “daha fazla” taşıma zorunluluğu hissetmez.

• Küçük rutinler sinir sistemini düzenler.
Uyku, nefes, hareket ve düzenli beslenme zihnin direncini güçlendirir.

• Dayanıklılık hatasızlık değil; esnekliktir.
Kırılmadan değil, kırıldığında yeniden toplanabilmekten doğar.

Duygusal dayanıklılık, “güçlü olmak” değil; kendine karşı yumuşak olabilme kapasitesidir.

20/10/2025

🧠 Ergenlik döneminde çocuklar neden daha kolay hata yapar?
Bu dönemde beynin sosyal uyarıcılara açıklığı artar, tehlike algısı ise azalır.
Peki ebeveynler olarak bu süreci nasıl destekleyebiliriz? 🤍

👩‍👧‍👦 Güçlü bir ebeveyn–çocuk ilişkisi, ergenin düşünme becerilerini geliştirir ve hata yapma oranını azaltır.

Adres :Hoşdere caddesi 159/9 Çankaya Ankara
📞 Randevu ve bilgi için hemen arayın: 0 (850) 811 41 22

Address

Aziziye, Hoşdere Caddesi Cd. No:159 No:9Çankaya/Ankara
Ankara
06690

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm.psk.zehrademirhan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm.psk.zehrademirhan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category