Prof.Dr. Haldun OGUZ

Prof.Dr. Haldun OGUZ Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş ve Boyun Cerrahisi
www.drhaldunoguz.com Avrupa Foniatri Akademisi üyesidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp (İngilizce) bölümünden mezun olduktan sonra, S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanlık eğitimi almıştır. Yurt dışı ve içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak bulunmuştur. Uluslararası ve ulusal kitaplar, dergiler ile konferanslarda 150′nin üzerinde makalesi ve bildirisi yayınlanmıştır. Yayınlarına uluslararası dergilerde 200’ün üzerinde atıf yapılmıştır. Halen Profesyonel Ses Derneği Yönetim Kurulu üyesidir. 2010-2014 yılları arasında iki dönem Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Genel Sekreterliği görevini yürütmüştür. Avrupa Foniatri Birliği Türkiye ulusal koordinatörüdür. Prof.Dr. M.A. Kılıç ile birlikte Klinik Ses Bozuklukları adlı kitabın editörlüğünü yapmıştır. Onyedi adet dergide değişik görevleri (danışma kurulu üyesi, hakem, İngilizce dil editörlüğü) bulunmaktadır. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında Profesörlük unvanına layık görülen Dr. Oğuz, çok iyi derecede İngilizce bilmektedir, evli ve iki kız evlat babasıdır.
İlgi alanları:
Foniyatri: ses hastalıkları, yutma bozuklukları, dil ve/veya konuşma bozuklukları, çocukluk çağı işitme kayıpları; ilgili hastalıkların tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi, ses terapisi
Pediatrik (çocukluk çağı) ve Geriatrik (ileri yaş) kulak burun boğaz rahatsızlıkları: Alerji, Rinit, Geniz eti, Bademcik, Efüzyonlu otit, Ses, Konuşma sorunları ve diğerlerinin tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi
Rinoloji: Burun ve burun çevresi sinüslerin rahatsızlıkları, horlama ve uyku apnesi, alerjik ve alerjik olmayan burun inflamasyonları (rinit) tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi
Otoloji ve Otonöroloji: İşitme ve denge bozuklukları, kulak hastalıkları tanısı, medikal ve cerrahi tedavisi

Prof.Dr. Haldun OĞUZ, hastalarını Ankara’daki kliniğinde takip etmektedir.

FARENJİT NEDENLERİ NELERDİR?Farenjit neden olur?Farenks (yutak) iltihabı veya diğer adıyla farenjit, temel olarak enfeks...
22/12/2025

FARENJİT NEDENLERİ NELERDİR?
Farenjit neden olur?
Farenks (yutak) iltihabı veya diğer adıyla farenjit, temel olarak enfeksiyöz olan ve olmayan iki ayrı grup nedenden kaynaklanabilir. Akut vakaların büyük çoğunluğu virüslerden kaynaklansa da, uygun tedavinin belirlenmesi ve komplikasyonların önlenmesi için altta yatan nedenin doğru teşhis edilmesi önemlidir.
Birincil Enfeksiyöz Nedenler
Farenjit vakalarının çoğu mikrobiyal ajanlar tarafından başlatılır ve bunlar arasında virüsler ile bakteriler klinik tabloda baskındır.
• Viral Patojenler: Akut farenjit vakalarının %70 ila %90'ından virüsler sorumludur.
o Yaygın Solunum Yolu Virüsleri: En sık görülen etken Rhinovirus (nezle nedeni) olup bunu Adenovirus, Influenza (grip) A ve B, Coronavirüs (COVID-19 dahil) ve Parainfluenza izler.
o Sistemik Virüsler: Daha şiddetli iltihaplanmalara yol açabilen Epstein-Barr virüsü (EBV - öpücük hastalığı), Sitomegalovirüs (CMV), Herpes Simplex, Coxsackievirus ve akut HIV enfeksiyonu da farenjite neden olabilir.
• Bakteriyel Patojenler: Virüslerden daha az yaygın olsalar da ciddi komplikasyon riskleri nedeniyle klinik olarak büyük önem taşırlar.
o Grup A Beta-Hemolitik Streptokok (GABS): Çocuklardaki vakaların %15-30'undan, yetişkinlerdeki vakaların ise %5-15'inden sorumlu olan en yaygın bakteriyel nedendir.
o Diğer Bakteriler: Grup C ve G streptokoklar, Arcanobacterium haemolyticum, Mycoplasma pneumoniae ve Chlamydia pneumoniae gibi etkenler de görülebilir.
o Nadir veya Spesifik Popülasyonlar: Cinsel yolla bulaşan Neisseria gonorrhoeae (bel soğukluğu) ve Treponema pallidum (frengi) gibi bakterilerin yanı sıra aşılanma oranının düşük olduğu bölgelerde Corynebacterium diphtheriae (difteri) görülebilir. Ayrıca Fusobacterium necrophorum, özellikle ergenlerde hayati tehlike arz eden Lemierre sendromuna yol açabilen önemli bir etkendir.
• Mantar ve Parazit Patojenler: Candida albicans, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlarda veya inhale kortikosteroid kullananlarda görülen temel mantar nedenidir. Parazit kaynaklı enfeksiyonlar ise gelişmiş ülkelerde oldukça nadirdir.
Birincil Enfeksiyöz Olmayan Nedenler
Enfeksiyöz olmayan farenjit genellikle çevresel, mekanik veya sistemik faktörlerin bir sonucudur ve sıklıkla bir dışlama teşhisidir.
• Çevresel ve Yaşam Tarzı Kökenli Tahriş Ediciler: Uzun süreli sigara dumanı (pasif içicilik dahil), elektronik sigara ve diğer solunum yoluyla alınan uyaran maddeler farenksi tahriş eder. Diğer tahriş ediciler arasında endüstriyel tozlar, kimyasal duman, aşırı alkol tüketimi ve çok baharatlı veya çok sıcak yiyecekler yer alır.
• Atmosferik Koşullar: Isıtma veya klima sistemlerinden kaynaklanan aşırı kuru veya soğuk havaya maruz kalmak boğaz ağrısına neden olabilir.
• Fizyolojik ve Yapısal Faktörler:
o Asit Reflüsü: Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ve laringofaringeal reflü (LPR), mide asidinin farenkse ulaşarak kronik yanma ve tahriş yapmasına neden olur. Asidin boğazda rahatsızlık yapması için doğrudan temas kadar, mide ile alt yemek borusu kapakçığı (sfinkteri) ibleşkesi çevresindeki reseptörleri uyarması da etkili olabilir.
o Ağız Solunumu: Alerjik rinit, nazal polipler veya septum deviasyonu gibi nedenlerle burnun tıkanması sonucu ağızdan nefes almak, farenksi filtrelenmemiş kuru havaya maruz bırakır.
o Alerjiler: Polen, toz akarı veya evcil hayvan tüylerine karşı alerjik reaksiyonlar, boğazı sürekli tahriş eden geniz akıntısına yol açar.
• Travma ve Aşırı Ses Kullanımı (Fonotravma): Aşırı bağırma, çığlık atma veya profesyonel ses yorgunluğu boğaz dokularını iltihaplandırabilir. Boğaz travması ayrıca entübasyon gibi tıbbi prosedürlerden veya horlamadan da kaynaklanabilir.
• İlaçlar ve Sistemik Hastalıklar: ACE inhibitörleri (tansiyon ilaçları), kemoterapi ajanları ve bazı antibiyotikler (hap özofajiti) boğaz ağrısı yapabilir. Ayrıca Kawasaki hastalığı, Behçet sendromu ve hipotroidi veya menopoz gibi hormonal bozukluklar da farenjit semptomlarına yol açabilir.
• Neoplazmlar: Nadir olsa da, farenks veya gırtlak bölgesindeki iyi ya da kötü huylu tümörler inatçı boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü ile kendini gösterebilir.
Farenksinizi (yutağınızı) bir binanın işlek lobisi gibi düşünün. İltihaplanma, binaya zorla giren ve kargaşa çıkaran istenmeyen davetsiz misafirler (virüsler ve bakteriler) nedeniyle oluşabilir. Ancak bu lobi, binanın kendi iç sistemleri bozulduğunda (tesisattan sızan mide asidi veya havalandırmadan gelen kuru hava) ya da duvarlara sinen dışarıdaki yoğun çevre kirliliği (sigara dumanı ve kimyasallar) nedeniyle de hasar görebilir ve konforsuz hale gelebilir.
Sağlıklı ses, sağlıklı nefes, sağlıklı boğaz dileklerimle. 

www.drhaldunoguz.com

Bazal Hücreli KarsinomProf.Dr. Haldun OGUZ
17/12/2025

Bazal Hücreli Karsinom

Prof.Dr. Haldun OGUZ

Bazal hücreli karsinom (BHK), derinin en üst katmanı olan epidermisin bazal katmanından gelişen bir deri kanseridir.

3. Ankara Foniyatri Günleri ve 16. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Kongresi – Hocalarımızla, dostlarımızla, meslek...
14/12/2025

3. Ankara Foniyatri Günleri ve 16. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Kongresi – Hocalarımızla, dostlarımızla, meslektaşlarımızla, sahada birlikte yol aldığımız kardeşlerimizle, öğrencilerimizle geçen üç dolu dolu gün. Çok güzel anılar biriktirdik, paylaşmak için fotoğrafları seçmek pek güç… 😇 11 Aralık 2025, Ankara.

Foniyatrinin Dünü, Bugünü ve GeleceğiModeratör: Prof.Dr. Haldun OĞUZDuayen Hocalarımız Prof.Dr. Ferhan ÖZ ve Prof. Dr. G...
14/12/2025

Foniyatrinin Dünü, Bugünü ve Geleceği
Moderatör: Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Duayen Hocalarımız Prof.Dr. Ferhan ÖZ ve Prof. Dr. Gürsel DURSUN’un bilgi, birikim, vizyon ve enerjisiyle her zaman hatırlanacak bir panel oldu.
3. Ankara Foniyatri Günleri, 11 Aralık 2025.

Ankara Foniyatri Günleri ve 16. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Kongresi Açılış Konuşması, 11 Aralık 2025, Ankara....
14/12/2025

Ankara Foniyatri Günleri ve 16. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Kongresi Açılış Konuşması, 11 Aralık 2025, Ankara.

🌍 World Swallowing Day 2025 – UEP Invitation4th UEP Swallowing Committee WebinarSwallowing Assessment Challenges: From P...
09/12/2025

🌍 World Swallowing Day 2025 – UEP Invitation
4th UEP Swallowing Committee Webinar
Swallowing Assessment Challenges: From Past Insights to Future Solutions
📅 12 December 2025
🕒 15:30 CET
https://us06web.zoom.us/webinar/register/WN_oz2VmVS4Rb22KZb0iOO62Q #/registration

Dear Colleagues,
Dear Friends,

On the occasion of World Swallowing Day 2025, the Union of European Phoniatricians (UEP) warmly invites you to the 4th UEP Swallowing Committee Webinar, dedicated this year to one of the most essential topics in our field: Swallowing Assessment Challenges – From Past Insights to Future Solutions.
Dysphagia continues to represent a significant global health concern, affecting patients across all ages and specialties. This webinar brings together world-renowned experts for an interdisciplinary, forward-looking discussion on the evolution of assessment tools, persistent diagnostic challenges, and innovative pathways shaping the future of swallowing care.

The program will begin with an opening speech by Prof. Dr. Haldun OGUZ, President of the Union of European Phoniatricians.
🎤 Esteemed Faculty
• Prof. Tamer Abou-Elsaad, MD, PhD – Phoniatrician, Egypt
• Prof. Pere Clavé, MD, PhD – Digestive Surgeon, Spain
• Prof. James Coyle, PhD, CCC-SLP, BCS-S – USA
• Prof. Mohamed Farahat, MD, PhD – Phoniatrician, Saudi Arabia
• Assoc. Prof. Mershen Pillay, LSP – New Zealand
• Ms. Sreemathy Venkatraman – Clinical Dietitian & Wellness Nutritionist, India
🧭 Moderators
• Prof. Rania Mohamed Abdou Mustafa, MD, PhD – Phoniatrician
• Assoc. Prof. Ana Danic Hadzibegovic, MD, PhD – ENT-Phoniatrician
• Prof. Miro Tedla, MD, PhD – ENT Specialist

Participation is free of charge, but registration is required.

https://us06web.zoom.us/webinar/register/WN_oz2VmVS4Rb22KZb0iOO62Q #/registration

Let us come together to celebrate World Swallowing Day and advance our shared mission of improving swallowing health worldwide.
We look forward to welcoming you on 12 December 2025.
Warm regards,
UEP Swallowing Committee
Union of European Phoniatricians (UEP)

In-Office Photoangiolytic Laser Surgery for Voice DiseasesThe Paradigm Shift in Modern LaryngologyThe field of laryngeal...
07/12/2025

In-Office Photoangiolytic Laser Surgery for Voice Diseases

The Paradigm Shift in Modern Laryngology
The field of laryngeal surgery has undergone a strategic evolution guided by a fundamental change in the philosophy of care. The historical focus on traditional, ablative techniques for lesion removal has been supplanted by a modern paradigm that prioritizes the preservation and maximization of vocal function. This shift is driven by the clinical demand for superior functional outcomes, a demand that fiber-based photoangiolytic lasers (PALs) are uniquely positioned to meet. These technologies stand as the cornerstone of this evolution, enabling the transition of numerous surgical procedures from the general anesthesia environment of the operating room to the minimally invasive, local anesthesia setting of the physician's office. This text provides a comprehensive analysis of the principles, technologies, clinical protocols, and evidence-based outcomes of in-office laser procedures for a wide spectrum of laryngeal diseases. The following sections will first explore the underlying scientific principles that make these advanced, function-preserving procedures possible.

Selective Photothermolysis in Phonosurgery
A strategic understanding of the core mechanism of photoangiolytic lasers is fundamental to appreciating their clinical value. This mechanism allows surgeons to achieve precise, targeted tissue effects while meticulously preserving the delicate, irreplaceable structures of the vocal folds. The efficacy and safety of these advanced lasers are rooted in the principle of Selective Photothermolysis (SPT).
SPT relies on a specific wavelength of laser energy that is highly absorbed by a target chromophore (a light-absorbing molecule) while being minimally absorbed by the surrounding, non-target tissue. In laryngeal photoangiolysis, the primary target chromophore is oxyhemoglobin, the oxygen-carrying pigment in red blood cells. This makes photoangiolytic lasers exceptionally effective for treating vascular-rich lesions, as the laser energy is preferentially absorbed by the blood vessels supplying the pathology.
A second critical concept within Selective Photothermolysis is Thermal Relaxation Time (TRT). This is the time it takes for a target structure—in this case, the wall of a microscopic blood vessel—to cool down by 50% after being heated. To prevent collateral damage, the laser energy must be delivered in a pulse duration that is shorter than the TRT of the target. This critical timing confines the thermal energy to the blood vessel wall, causing it to coagulate and shrink (a process known as angiolysis) without allowing heat to diffuse and cause thermal injury to adjacent healthy tissue. This principle functions as the biophysical safeguard that makes office-based phonosurgery viable, allowing surgeons to operate with a margin of safety previously unattainable with cruder ablative technologies like the CO2 laser. This technique is paramount for preserving the integrity of the vital Superficial Lamina Propria (SLP), the delicate, pliable layer of the vocal fold essential for vibration and sound production. The precise control offered by SPT aligns directly with the primary goal of modern phonosurgery: maintaining the integrity of the SLP to ensure optimal postoperative voice quality.

A Comparative Analysis of Photoangiolytic Laser Systems
The choice of laser technology is a critical decision in modern laryngology, dictated by the specific characteristics of the lesion and the desired tissue effect, which can range from pure coagulation to precise, hemostatic cutting. An understanding of the available systems is essential for tailoring treatment to individual patient needs.
Potassium Titanyl Phosphate (KTP) Laser (532 nm)
The KTP laser is the established workhorse for office-based laryngeal surgery. Its 532 nm green light wavelength has a high absorption coefficient for oxyhemoglobin, making it an exemplary tool for selective angiolysis and photocoagulation. Its primary mechanism allows surgeons to target the microvasculature of a lesion, effectively cutting off its blood supply and inducing regression while preserving the overlying mucosa.
The New Generation: 445 nm Blue Laser
The 445 nm "blue laser" represents a crucial evolutionary step in laryngology. It bundles the KTP's photoangiolytic precision with the hemostatic cutting capability of a diode laser into a single, highly portable unit. This convergence of functions into a "shoe box-sized" device expands the armamentarium for in-office procedures, allowing for a seamless transition from coagulation to excision without changing instruments or systems. This dual capability is due to its extremely high absorption by hemoglobin, enabling both potent photoangiolysis for coagulation and superior cutting properties for hemostatic dissection. It offers significant technical versatility with the ability to select pulse rates from continuous wave (cw) to less than a millisecond, and it demonstrates stronger tissue effects compared to the KTP laser at similar energy settings.
The Photoangiolytic Lasers’ versatility is demonstrated by its wide range of proven indications, including Recurrent Respiratory Papillomatosis (RRP), dysplasia, Reinke’s edema, vocal fold polyps, and various vascular lesions like ectasias and varices.

The In-Office Procedure: A Standardized Clinical Protocol
The strategic value of a standardized protocol for in-office laser procedures cannot be overstated. A structured, evidence-based approach ensures patient safety, maximizes comfort, and promotes procedural efficacy, solidifying its role as a viable and often preferable alternative to surgery under general anesthesia.
The step-by-step methodology for a typical in-office photoangiolytic laser procedure is as follows:
1. Patient Selection and Preparation: Ideal candidates are patients with appropriate laryngeal pathologies who can tolerate an awake, transnasal endoscopic examination. Contraindications are rare but include allergies to local anesthetics. Special consideration is given to patients with significant cardiovascular comorbidities, who may require vital sign monitoring. Anatomic factors, such as adequate nasal patency to accommodate the relatively thicker outer diameter of a channeled laryngoscope, are also assessed.
2. Topical Anesthesia: The laryngopharyngeal complex is meticulously anesthetized to ensure patient comfort and suppress the gag reflex. This typically begins with a topical nasal decongestant (e.g., oxymetazoline). Anesthetic, such as 2% or 4% lidocaine spray, is then applied via a transnasal approach through the endoscope's working channel or via a transoral approach to the pharynx and laryngeal inlet.
3. Procedure Ex*****on: The patient is comfortably seated in an upright position. The flexible laryngoscope is passed through the anesthetized nasal passage and positioned to provide a clear view of the larynx. The laser fiber, often housed in a protective sheath, is then passed through the working channel of the scope.
4. Laser Parameter Settings: The surgeon selects specific laser parameters based on the pathology being treated. Precise control of power (watts), pulse width (miliseconds) and silence period (miliseconds), and repetition rate (Hz) is critical to achieving the desired tissue effect while ensuring safety.
5. Surgical Technique and Endpoint: The surgeon positions the laser fiber tip approximately 2-4 mm from the lesion for non-contact treatment. A "skip technique" is often employed, where laser pulses are spaced apart to allow for intermediate tissue cooling, which further minimizes the risk of collateral thermal damage. The clinical endpoint of treatment is the visible "blanching or darkening of the lesion," a visual cue which indicates successful photocoagulation of the underlying microvasculature has occurred.
Following the procedure, patients receive post-procedure instructions and are typically discharged the same day. The focus then shifts to evaluating the clinical and functional results of these highly targeted applications.

Clinical Applications and Evidence-Based Indications
The clinical utility of in-office PALs is broad, but their effectiveness is most pronounced in pathologies that are vascular or vascular-rich. The ability to selectively target these lesions while sparing healthy tissue makes these lasers the treatment of choice for numerous conditions.
Recurrent Respiratory Papillomatosis (RRP)
RRP is a chronic viral disease characterized by vascular growths on the vocal folds. The photoangiolytic lasers offer a mechanistically distinct advantage over traditional methods by targeting the papilloma's feeding vessels. This angiolytic mechanism induces lesion regression rather than simply vaporizing the tissue surface. A systematic review comparing PAL to the traditional CO2 laser provided compelling evidence of the PAL's superiority.
Benign Vocal Fold Lesions
Photoangiolytic Lasers are highly effective for a wide range of benign vocal fold lesions. For Reinke's Edema, a condition involving fluid accumulation and vascular engorgement in the SLP, PALs target the vascular component to achieve a non-ablative reduction in edema. This approach minimizes mucosal damage and preserves the vibratory characteristics of the vocal fold. Other benign lesions that are effectively managed with PALs include:
• Hemorrhagic polyps
• Vocal cord varices and ectatic vessels
• Leukoplakia
• Granulomas
Early-Stage Glottic Neoplasms
Photoangiolytic lasers play a significant role in the management of early-stage glottic cancers (such as T1 tumors) and dysplasia. The surgical goal is the complete removal of the cancerous or pre-cancerous area while preserving as much healthy laryngeal tissue as possible. This function-preserving approach helps maintain critical laryngeal functions like voice and swallowing and, in the vast majority of cases, avoids the need for a tracheostomy.
The effectiveness of these treatments is ultimately judged not only by the successful removal of pathology but by the quality of the clinical and functional outcomes achieved.

Evaluating Success: A Review of Clinical and Functional Outcomes
Success in modern phonosurgery is defined by a dual endpoint: complete resolution of the pathology and maximal preservation of vocal function. The success of photoangiolytic lasers is demonstrated not just by superior clinical data points like cure rates, but by the direct alignment of these results with the primary goal of modern phonosurgery: the preservation of the superficial lamina propria. This functional preservation is validated by excellent patient-reported outcomes, such as VHI scores, directly connecting the laser's precise mechanism to the patient's postoperative quality of life. A critical assessment of the clinical evidence demonstrates the superiority of photoangiolytic lasers in achieving this dual goal, particularly when compared to the historical gold standard, the CO2 laser.

Future Perspectives
Photoangiolytic lasers have established a new gold standard for function-preserving laryngeal surgery, fundamentally redefining the risk-benefit analysis for both surgeon and patient. The synthesis of clinical evidence confirms that these systems have enabled a paradigm shift toward minimally invasive and cost-effective office-based care. The demonstrated superiority of PALs, over the traditional CO2 laser for challenging conditions like RRP is clear, with data showing significantly higher cure rates, markedly lower complication rates, and superior functional outcomes.
The future outlook for this field is bright. Next-generation systems like the 445 nm Blue Laser, which innovatively combines photoangiolysis with precise, hemostatic cutting, promise to further expand the scope and efficiency of in-office laryngeal surgery.

UEP Executive Board – Online Meeting Summary (1 December 2025)The Union of European Phoniatricians held its online Board...
01/12/2025

UEP Executive Board – Online Meeting Summary (1 December 2025)

The Union of European Phoniatricians held its online Board Meeting on December 1st, bringing together committee heads, representatives, and executive members to review recent achievements and plan upcoming initiatives.
🔹 UEP 2025 Congress
A successful congress in Prague concluded with a positive financial outcome, welcoming 815 participants. The board congratulated the organizing team for an excellent scientific and logistical result.
🔹 UEP Young Phoniatrician Award
Awardees for both categories will be announced by year-end.
🔹 EROC2026 Global Forum
UEP will serve as a global partner, with January 15th designated as the official UEP Day in Dubai.
🔹 Recent & Upcoming Scientific Events
• The 4th Virtual Forum welcomed 309 registrants with strong feedback.
• World Swallowing Day Webinar on December 12th.
• UEP was represented at the London Swallowing Day hosted by BLA.
🔹 EAP – EBE Preparation Course (Vienna, February 12–14, 2026)
Website will be ready soon. The first course after the very succesful first Board Exam in Phoniatrics.
🔹 UEP Voice Marathon 2026
Scheduled for April 18th, with plans to expand international participation and scientific depth.
🔹 UEP Voicebox – Official Podcast
The board applauded the continued success of the podcast, now at its 10th episode, featuring Dr. Shigeru Hirano.

The meeting closed with warm holiday wishes and a shared sentiment: “Our finest work still lies ahead.”

Sinüzit BelirtileriProf. Dr. Haldun Oğuz
24/11/2025

Sinüzit Belirtileri

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Sinüzit belirtileri arasında en sık görülenler burun tıkanıklığı, burun akıntısı, geniz akıntısı ile burun çevresinde basınç ve ağrı olarak ifade edilebilir.

Boyunda Şişlik: Neden Olur? Hangi Hastalığın Belirtisi? Ne Zaman Tehlikelidir?Boyunda ortaya çıkan şişlikler, çocuklarda...
23/11/2025

Boyunda Şişlik: Neden Olur? Hangi Hastalığın Belirtisi? Ne Zaman Tehlikelidir?
Boyunda ortaya çıkan şişlikler, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaşta görülebilen yaygın bir durumdur. Çoğu zaman basit enfeksiyonlara bağlı olsa da bazen daha ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle boyunda fark edilen her yeni şişliğin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir.
Bazı şişlikler kişinin günlük yaşamını etkilemezken, bazıları ağrı, yutma zorluğu veya estetik kaygılara yol açabilir. En önemli nokta, şişliğin nedenini doğru şekilde belirlemektir. Özellikle uzun süredir devam eden veya büyüyen şişliklerde erken tanı hayati önem taşır.
Boyunda Şişlik Nedir?
Boyundaki kaslar, cilt altı dokular, lenf bezleri, tükürük bezleri veya tiroid bezi gibi yapılarda büyüme ya da kitle oluşması sonucunda ortaya çıkan kabarıklıklara boyunda şişlik denir.
Şişlik:
• Tek taraflı veya iki taraflı olabilir
• Yavaş ya da hızlı büyüyebilir
• Ağrılı ya da ağrısız seyredebilir
• Sürekli veya geçici olabilir
Bazı şişlikler elle hissedilirken bazıları dışarıdan kolay fark edilmeyebilir.
Boyunda Şişliğin Başlıca Nedenleri
1. Lenf Bezi Büyümeleri (Enfeksiyonlar)
Boyundaki lenf bezleri bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır. Enfeksiyon durumunda bu bezler büyüyerek şişliğe yol açabilir.
Sık nedenler:
• Grip, nezle, viral üst solunumu yolu hastalıkları
• Sinüzit
• Bademcik iltihabı, Farenjit
• Diş ve diş eti enfeksiyonları
• Kulak enfeksiyonları
• Saçlı derideki problemler
Belirtiler:
• Hassas, dokunmakla ağrılı bezeler
• Kızarıklık, hafif ateş
• Enfeksiyon sonrası haftalarca sürebilen boyunda lokalize şişlik
2. Tükürük Bezi Sorunları
Dil altı, çene altı ya da kulak önü tükürük bezlerinde taş oluşumu veya kanal tıkanıklığı şişliğe neden olabilir.
Tipik bulgular:
• Yemek yerken şişlikte artış
• Ağızda acı tat
• Ağrı
• Tükürük akışında azalma
3. Tiroid Bezi Hastalıkları
Boynun orta hattında veya alt kısmında şişlik şeklinde görülebilir.
Nedenleri:
• Tiroid bezinin büyümesi (guatr)
• Tiroid nodülleri
• Tiroid kistleri
• Tiroid iltihapları
• Tiroidin iyi ya da kötü huylu tümörleri
Eşlik edebilecek belirtiler:
• Çarpıntı
• Kilo değişiklikleri
• Halsizlik
• Yutma güçlüğü
• Boğazda takılma, batma hissi
4. Doğumsal Kistler
Özellikle çocuklarda ve gençlerde daha sık görülür.
Örnekler:
• Tiroglossal kistler
• Brankiyal kistler
Genellikle:
• Ağrısız
• Hareketli
• Yavaş büyüyen kitlelerdir
Enfekte olduklarında kızarıklık ve ağrı görülebilir. Bir süre büyük olduktan sonra arada küçülebilir, aynı yerde tekrar büyüyebilir.
5. Tümörler
Boyunda uzun süredir devam eden, sert, hareketsiz ve ağrısız şişlikler tümör kaynaklı olabilir.
Risk faktörleri:
• Sigara
• Alkol
• İleri yaş
• HPV, EBV gibi viral enfeksiyonlar
Her sert şişlik kanser demek değildir, aksine boyun şişliklerinin çok küçük bir oranı kötü huylu hastalıklarla ilişkilidir, ancak bu tür şişliklerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Boyunda Şişlik Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülür?
Çocuklarda
• Enfeksiyonlara bağlı lenf bezleri en sık nedendir
• Doğumsal kistler daha yaygındır
Genç Yetişkinlerde
• Tükürük bezi taşları
• Tiroid nodülleri
• Viral enfeksiyonlar sık görülür
İleri Yaşta
• Geçmeyen şişliklerde tümör ihtimali göz önünde bulundurulur
• Sigara ve alkol kullanımı riski artırır
Boyunda Şişlik Tanısı Nasıl Koyulur?
Bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından yapılan detaylı kulak, burun, boğaz, baş ve boyun muayenesi tanı için ilk adımdır.
Hekim şişliğin:
• Boyutunu
• Sertliğini
• Ağrılı olup olmadığını
• Hareketliliğini
• Süresini
• Büyüme hızını
değerlendirir.
İhtiyaç halinde aşağıdaki yöntemlerden bir ya da birkaçı tanı koymada muayeneye ek bilgiler sağlar:
• Ultrason (ilk tercih)
• Kan tahlilleri
• MR / BT
• İnce iğne biyopsisi
• Sialendoskopi (tükürük bezi kanallarının değerlendirilmesi)
Boyunda Şişliğin Tedavisi
Tedavi tamamen nedene göre planlanır.
Enfeksiyonlarda
• Bakteriyal enfeksiyonlarda antibiyotik
• İltihap azaltıcılar
• Sıvı alımı
• Dinlenme
Tükürük Bezi Taşlarında
• Ilık-sıcak uygulama
• Masaj
• Bol su tüketimi
• İltihap azaltıcılar
Tiroid Hastalıklarında
• Kan testleri
• Ultrason takibi
• Gerekirse ilaç tedavisi veya cerrahi
Doğumsal Kistlerde
• Çoğunlukla cerrahi tedavi uygulanır
Tümörlerde
• Cerrahi
• Radyoterapi
• Kemoterapi
• Multidisipliner (gerektiğinde radyasyon onkolojisi ve medikal onkoloji ile) değerlendirme
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa mutlaka bir KBB uzmanına başvurmanız uygun olur:
• Şişlik 2–3 haftadan uzun süredir devam ediyorsa
• Sert, ağrısız ve giderek büyüyen bir kitle varsa
• Ateş, gece terlemesi, kilo kaybı varsa
• Nefes alma veya yutma güçlüğü geliştiyse
• Yemekle artan tükürük bezi şişliği varsa
• Ses kısıklığı eşlik ediyorsa
Sonuç
Boyunda ortaya çıkan şişlikler çoğu zaman tedavi edilebilir nedenlere bağlıdır. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Geçmeyen veya sizi tedirgin eden bir şişlik fark ederseniz bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmanız en doğru adımdır.
Erken tanı hayat kurtarır.

Sık Sorulan Sorular:
* Boynumda şişlik var, hangi doktora gitmeliyim?
Boyunda şişlik rahatsızlığı nedeniyle başvurmanız gereken hekim, bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanıdır. Endoskopik olarak geniz, boğaz ve yutağı da içerecek şekilde yapılan tam bir Kulak Burun Boğaz muayenesi genellikle tanının büyük oranda koyulmasını sağlar.
* Boyunda şişlik neden olur, tehlikeli midir?
Çoğu boyun şişliği, iyi huylu lenf bezi, tiroid bezi ya da tükürük bezi şişliklerine bağlıdır. Nadir durumda doğumsal ya da kötü huylu nedenler şişlik oluşturabilir.
* Boyunda lenf bezi şişmesi ne zaman ciddiye alınmalı?
İki haftadan uzun süren şişlikler ya da ses kısıklığı, yutma güçlüğü, solunum problemlerine yol açan şişlikler mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
* Tiroid nodülü boyunda nasıl şişlik yapar?
Tiroide bağlı şişlikler genellikle boyunda orta hatta, tiroid kıkırdağın (adem elmasının) önünde ve altındadır.
* Boyunda ağrısız şişlik kanser belirtisi olabilir mi?
Ağrısız her şişlik kanserle ilişkili değildir, ancak mutlaka bir muayene ve gerekirse görüntüleme yapılması uygun olur.
* Boyundaki şişlik için ne zaman biyopsi gerekir?
Uzun süre devam eden, içeriği (solid ya da kistik) ve doğası (iyi huylu – kötü huylu) hakkında tedavi yönetimi için bilgiye ihtiyaç duyulan durumlarda biyopsi gerekebilir. Bu biyopsi genellikle ince iğne ile yapılan bir biyopsidir. Nadir durumlarda açık biyopsi gerekebilir.
* Boyunda şişlik 2–3 haftadır geçmiyor, ne yapmalıyım?
Lütfen bir Kulak Burun Boğaz doktoruna başvurarak muayene olunuz.
* Çocuklarda boyunda şişlik neden olur?
En sık neden üst solunum yolu enfeksiyonlarına ikincil olarak boyundaki lenf bezlerinin büyümesidir. Bu büyümenin uzun süre devam ettiği durumlarda diğer nedenleri ekarte etmek için mutlaka detaylı bir muayene yapılmalıdır.
* Yemek yerken artan çene altı şişlik ne anlama gelir?
Bu durum en sık tükürük bezi problemlerini akla getirir. Tam tanısının koyulması için muayene ve genellikle US, MR gibi bir görüntüleme yönteiminden faydalanılır.
* Boyunda şişlik ve ses kısıklığı birlikteyse ne anlama gelir?
İki nedenle ses kısılmış olabilir. Birincisi, asıl patoloji ses telleri, daha doğru ifadeyle gırtlaktadır, boyundaki şişlik buna ikincil olarak ortaya çıkmıştır. İkinci neden ise boyundaki şişliğin büyüklüğü nedeniyle ses çıkaran yapılara bası yapması ya da ittirmesi ve buna bağlı ses kısıklığı oluşmasıdır. Elbette, her iki belirti birbiriyle ilişkisiz iki ayrı sorundan da kaynaklanabilir.
Etiketler:

drhaldunoguz.com

Address

Beştepeler Mah. Yaşam Caddesi Adalet Sok. Neorama İş Merkezi No. 13/20 Söğütözü, Yenimahalle
Ankara
06510

Opening Hours

Monday 09:30 - 19:00
Tuesday 09:30 - 19:00
Wednesday 09:30 - 19:00
Thursday 09:30 - 19:00
Friday 09:30 - 19:00
Saturday 09:30 - 17:00

Telephone

+903122842888

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof.Dr. Haldun OGUZ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof.Dr. Haldun OGUZ:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram