21/06/2020
EN BABA GÜN..
Bizim kültürümüzde babanın yeri-zamanı, senenin içindeki bir gün değil de gönlümüzün genişliğidir. En azından öyle olması umulur.
Ama çağımızda (ve maalesef Freud'un psikanalitik psikoloji yaklaşımının da etkisiyle) baba mutsuzluğun öncelikli sorumlusu tutulur oldu. Şu meşhur, 'senin bi çocukluğuna inmeli'yi herkes bilir sanırım. Çocukluk yaşantısının, ebeveyn-çocuk ilişkisinin kişi üzerine etkisini göz ardı ediyor değilim ve ne tür etkilere yol açtığını mesleki olarak yakinen biliyorum.
Ancak yetişkin bir birey, mutluluğundan ve mutsuzluğundan artık kendisinin sorumlu olduğunu bilmelidir.
Gelin bugün babamızın üzerimizdeki hakkını, olumlu etkilerini takdir ettiğimiz bir gün olsun. Babamızın elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını düşünelim. Yapmadığı/yapamadığı, ihmal ettiği şeyler için, hele hele de bize verdiği zararlar, yaşattığı acılar için onları bağışlamayı deneyelim. İnanın bağışlamayı başarınca ilkin biz özgür olacağız. Biliyorum bağışlaması çok zor şeyler var ama yine de... Neden olmasın! (Gerçekten kötülüğün sembolü olmuş kişiler için birşey diyemiyorum tabii ki). Eğer biz de baba isek, çocukken babamızdan beklediğimiz gibi bir baba olmayı deneyebiliriz. Babalık sorumluluğunun, bir erkeğin hayatındaki en değerli şeylerden biri olduğu bilincini kendimize rehber edebiliriz.
Babalık sorumluluğu nedir peki? İşte bazı fikirler;
➡️ Baba olmak, bir bankamatikten daha fazlasıdır.
➡️ Babanın çocuklarına verebileceği en güzel hediyelerden biri, onların annesine iyi davranmaktır.
➡️ Baba olmak, çocuğun büyüme sorumluluğunu, anneye, öğretmene, doktora, hocaya hele hele de internet ortamına bırakmayıp bizzat ilgilenmektir. ➡️Baba olmak çocuğuna kimlik kazandırmak, kim olduğunu öğretmektir.
➡️ Baba olmak 'sınır' ve 'sevgi' dengesini kurabilmek demektir.
➡️ Ve daha nicesi...
Klinik Psikolog Ramazan USLU
⁉️Peki sizin, babanızdan en çok hatırladığınız cümleler hangisi?