Psk. Lale Yeşiltepe

Psk. Lale Yeşiltepe Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psk. Lale Yeşiltepe, Psychologist, Bodrum.

03/03/2026

Şemalarımız: “Dünya böyle, insanlar böyle, ben de böyleyim” diye düşündüren otomatik iç harita. Peki sen gerçekten o inandığın şey misin?

02/03/2026

Travma, bir karakter kusuru değildir.
Bir zayıflık değildir.
Bir bozukluk etiketi değildir.

28/02/2026

Bağlarımız bizi anlamlı kılar, sınırları koruyarak emek vermek güzeldir.

28/02/2026

Bağlarımızla anlamlıyız. Sınırları koruyarak tabi ki… birlikte daha güzeliz.

26/02/2026

“Herkes başarıyorsa, sorun bende olmalı” diye düşünmeni istiyor olabilirler… Başarının ve iyileşmenin tek bir yolu yoktur.

24/02/2026

Belirsizliğe tahammül edebilme kapasiteni geliştirmek için ne yapmalısın?

23/02/2026

Lütfen sürecini bu kadar hafife alma ve güvenli bağ kurabildiğin bir uzmanla akışa bırak kendini…

İstediğin şeye ulaştın ama beklediğin kadar iyi hissetmiyor musun? Bu çok yaygın bir döngü: hedefe giden yolda “yaklaşıy...
14/02/2026

İstediğin şeye ulaştın ama beklediğin kadar iyi hissetmiyor musun?

Bu çok yaygın bir döngü: hedefe giden yolda “yaklaşıyorum” hissi yükseltir, ulaştığında ise zihin kısa sürede onu “normal”e çevirir.
Psikolojide buna basitçe alışma diyebiliriz; beynin ödül sistemi (dopaminle ilişkili) çoğu zaman “sonuçtan” çok beklenti ve ilerleme anlarına tepki verir. Bu yüzden hedef gerçekleştiğinde tatmin kısa sürebilir ve hemen yeni bir eksik, yeni bir hedef doğar.

Gündelik örnek çok tanıdık: yeni telefon ilk gün büyüler; birkaç hafta sonra sıradanlaşır. Sorun hedef koymak değil; mutluluğu tek bir sonuca bağlamak. Eğer huzuru “olunca” diye ertelediğinde, olduğunda bile içinde “yetmedi” kalabilir.

Bugün küçük bir değişiklik dene: hedefi koru ama odağını süreçteki küçük ilerlemelere çevir. Her gün somut bir mini adım seç, ilerlemeyi görünür kıl, “yaklaştım” hissini sadece tesadüfe bırakma. Böylece boşluk hissi azalır, tatmin daha kalıcı olur.
Bunu “ulaştım ama rahatlamadım” diyen birine gönder.

En çok hangi hedefte bu duyguyu yaşadın?

07/02/2026

Bazen bir şeyi tüm kalbinle istersin.
Zihnin sürekli onun etrafında döner. Planlar yaparsın, hayaller kurarsın, “olursa her şey değişecek” dersin.
Ama çoğu insanın fark etmediği bir gerçek var:
İnsanı canlı tutan şey sonuca ulaşmak değil, oraya giden içsel hareket halidir.
Beyin, hedefe doğru ilerlerken bir tür “ödül beklentisi” üretir.
Bu beklenti seni motive eder, enerjini yükseltir, dikkatini keskinleştirir.
Asıl yoğun duygular tam da bu aşamada ortaya çıkar.
Elde ettiğinde ise sistem yeniden dengeye girer.
Çünkü insan sinir sistemi sürekli yüksek uyarımda kalacak şekilde tasarlanmamıştır.
Eğer kalabilseydi günlük yaşam sürdürülemez hale gelirdi.
Çalışamazdık. Odaklanamazdık. İlişkiler kuramazdık.
Bu yüzden beyin, güçlü deneyimlere zamanla alışır.
Başta özel hissettiren şeyler sıradanlaşır.
Bu bir karakter zayıflığı değildir.
Bu biyolojik bir adaptasyondur.
Birçok kişi bu noktada kendini suçlar:
“Neden artık eskisi gibi heyecanlanmıyorum?”
“Neden mutlu hissetmiyorum?”
“Neden her şey soluk geliyor?”
Oysa burada bozuk olan sen değilsin.
Bu, insan doğasının kendini koruma mekanizmasıdır.
Sürekli zirvede kalmak mümkün değildir.
Duygular dalga gibidir: yükselir, iner, dengelenir.
Gerçek psikolojik olgunluk tam da burada başlar.
Mutluluğu dış koşullarda aramaktan vazgeçtiğinde…
Her yeni hedefi “son durak” gibi görmekten çıktığında…
Zihninin seni nasıl yönlendirdiğini fark ettiğinde…
İşte o zaman içsel özgürlük başlar.
Çünkü artık şunu bilirsin:
Hiçbir başarı kalıcı coşku üretmez.
Hiçbir ilişki sürekli aynı yoğunlukta ilerlemez.
Hiçbir kazanım seni sonsuza kadar tatmin etmez.
Ve bu kötü bir haber değil.
Bu hayatın ritmidir.
Rutinler, sakin dönemler, durağanlık hissi…
Bunlar yaşamın arızaları değil; devam edebilmesi için gerekli parçalarıdır.
Güçlü olan insanlar, duyguların geçici olduğunu bilenlerdir.
Her düşüşte paniklemeyenlerdir.
Her sönüşü kişisel başarısızlık sanmayanlardır.
Eğer şu aralar kendini boşlukta hissediyorsan…
Bir şeylere karşı eskisi kadar yoğun hissetmiyorsan…
Motivasyonun dalgalanıyorsa…
Bu seni “yetersiz” yapmaz.
Seni insan yapar.
Farkındalık, duyguları kontrol etmek değil;
onları anlamayı öğrenmektir.
🧠✨

05/01/2026

“Beynim bozuldu mu?” hissiyle uğraşıyorsan, bu videoyu kaydedip sakin bir zamanda tekrar izle.

“Kimyam bozuldu” demek çoğu zaman teşhis değil; beynin duygu-düşünce ağlarında ve serotonin, dopamin gibi sistemlerde bir zorlanma olabileceğini anlatma biçimidir. Bu konu; şikâyetlerin, öykün ve aile geçmişinle değerlendirilir, gerekirse kan testleriyle (tiroid, B12 vb.) desteklenir; her zaman görüntüleme şart değildir.

Klinik psikolog ise önce “beynim bozuldu” düşüncesinin gerçek kısmını ve abartılı kısmını ayırır; sonra psikoeğitim ve bilişsel terapiyle belirtileri yeniden anlamlandırmayı öğretir. Eğer uzun süredir böyle hissediyorsan, bunu tek başına taşımak zorunda değilsin; destek istemek zayıflık değil, sinir sistemine ve ruhuna gösterdiğin saygıdır.

Bu içerik, “kimyam bozuldu” hissi, nörotransmiter dengesi, temel tıbbi değerlendirme ve bilişsel terapi yaklaşımını klinik psikolog Lale Yeşiltepe’nin bakışıyla ele alan bilgilendirici bir paylaşımdır.

23/12/2025

En çok beğenilen yorum sıradaki konumuz olsun?

Her hafta Cuma & Cumartesi,
zorlandığımız yerleri birlikte konuşuyoruz.

Bağımlılık üzerine yaptığımız söyleşilerden
kısa kesitler.

Seni de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Takipte kal.

14/12/2025

Çocuklukta zorbalık yaşadıysan, bu videoyu kaydedip sakin bir zamanda tekrar izle.

O anlar yıllar geçmesine rağmen hâlâ gözünün önüne geliyorsa, bu “geçmişe takılı kaldın” demek değil; sinir sistemin o dönemde sürekli tehdit beklemeyi öğrenmiş olabilir. Bugün benzer bir bakış, ton, koku veya ortam, beynin tarafından hâlâ “tehlike” gibi algılanabiliyor. Ailen yanında olmuş olsa bile, destek çoğu zaman hasarı azaltır ama tamamen silmez; özellikle kalabalıkta konuşurken, yeni ortamlara girerken “yanlış yaparsam yine rezil olurum” hissinin uzun süre eşlik etmesi çok yaygın bir deneyimdir. Bu duyguların varlığı sende bir “bozukluk” olduğu anlamına değil, bir zamanlar gerçekten zorlandığın ve bedeninin seni korumaya çalıştığı anlamına gelir.

Bu içerik, çocukluk çağı zorbalığı, duygusal travma, sinir sistemi regülasyonu ve sosyal kaygı arasındaki ilişkiyi klinik psikolog Lale Yeşiltepe'nin bakışıyla ele alan bilgilendirici bir paylaşımdır. Çocukken zorbalığa maruz kalmış yetişkinlerde tetikleyiciler, utanç duygusu, “yanlış yaparsam yine rezil olurum” inancı ve ilişkilerde güven sorunları üzerine güvenilir psikolojik bilgi ve farkındalık arayanlar için rehber niteliğindedir.

Address

Bodrum

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Lale Yeşiltepe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category