23/02/2026
. Kanda 5 mg/dL’yi geçmemesi ideal olan ürik asit, bazı insanlarda yüksek değerlere ulaşabilir ve dokulara, özellikle eklemlere yerleşebilir. Eklemlerde iğne şeklinde kristaller oluşturan bu birikime vücut saldırı başlatabilir; iltihaplanma, kızarıklık ve ağrıya yol açan bu süreç gut hastalığı olarak adlandırılır.
Gut oluşumu için yüksek ürik asit gerekli olsa da tek başına yeterli değildir. Ürik asit yüksekliği olan her dört kişiden yalnızca birinde gut gelişir. Bunun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörlerin rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Gut hastalığına yol açabilecek başlıca üç neden vardır:
Bazı besinlerde yüksek miktarda bulunan pürin isimli maddenin vücutta işlenmesi ürik asit oluşumunu artırır. Pürin bakımından zengin besinler şunlardır :
* Kırmızı et, karaciğer, deniz ürünleri (özellikle somon, karides, ıstakoz, sardalye)
* Yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren yiyecek ve içecekler.
* Mercimek, mısır, soya fasulyesi, nohut, bezelye, kuşkonmaz, karnabahar, ıspanak.
* Alkol, özellikle bira; vücutta ürik asit üretimini artırır ve atılımını azaltır.
Beslenme, gutun tek nedeni olmasa da var olan hastalığın ataklarını tetikleyebilir.
Vücut tarafından fazla ürik asit üretimi: Genetik metabolik bozukluklar, lösemi, kemoterapi ve bazı bilinmeyen nedenler ürik asit üretimini artırabilir.
Ürik asitin böbrek yoluyla atılımının azalması: Böbrek yetmezliği, açlık, aşırı alkol kullanımı, aspirin ve bazı idrar söktürücüler bu duruma örnektir.
Gut riskini artıran etkenler:
* Yüksek pürinli gıda ve aşırı alkol tüketimi.
* Obezite.
* Aile öyküsü.
* Diyabet, kalp veya böbrek yetmezliği, hipertansiyon.
* Bazı tansiyon ilaçlarındaki idrar söktürücüler.
Gut, erkeklerde kadınlardan yaklaşık üç kat daha sık görülür. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar; kadınlarda menopoz öncesi nadirdir, menopoz sonrası ise gut görülebilir.
Ürik asit yüksekliği ayrıca kalp damar hastalıkları için bağımsız bir risk faktörüdür. Böbreklerde taş oluşumuna ve hasara yol açabilir.
Not : Paylaşımlarım genel bilgilendirme amaçlı olup mesajlaşarak tanı koymaya ve tedavi önermeye yönelik değildir.
Dr. Cemal Nuri Gürbüz, İç Hastalıkları Uzm.