08/09/2021
Bakış açınızı değiştirin: Her şey her zaman yolunda..
Dünyanın başımıza yıkılacağını düşünürüz. O olmadan hayatımıza devam edemeyeceğimizi. Bu parayı elde etmeden mutlu olamayacağımızı. Başka bir ülkede hayata yeniden başlayamayacağımızı. Düşüncelerimiz sadece bu kadarla da kalmaz; o yokuşu hiçbir zaman hızla çıkamayacağımızı düşünürüz, çayı şekersiz içemeyeceğimizi, bu yıl okulu yüksek bir notla geçemeyeceğimizi ve hatta o tatile gitmek için asla gereken parayı biriktiremeyeceğimizi… Daha neler mi düşünürüz?
O kızın bizi asla beğenmeyeceğini düşünürüz örneğin. O adam ile bir yuva kurulamayacağına inanırız. Bozulan düzenin her daim daha kötüyü getireceğini düşünürüz sonra. Kabul edilmediğimiz bir okuldan, hayır cevabı aldığımız bir işten veya bitmek zorunda kalan bir ilişkiden sonra hayatımızda her şeyin yanlış gitmekte olduğunu da düşünürüz… Herkes için kolay olanın bize zor olduğunu söyleriz. Herkesin kazandığını ama bizim yine kaybettiğimizi… O hayalimizdeki arabaya asla sahip olmayacağımıza inanırız. Tüm bu “olağan” düşüncelerimizin yanı sıra dışlandığımızı, diğerlerinin suçlu olduğunu, mutsuz olduğumuzu, hayatımızın bir noktada sıkışıp kaldığını ve değiştirme şansımızın artık “bu yaştan sonra” olmadığını da düşünürüz…
Sadece bir cümleyi düşünmek bile kalbimizi sıkıştırabilir! Peki bu düşünceler ne kadar doğru? “Hayatımızda biraz olsun yolunda giden bir şey yok mudur?” diye sormak istiyorum. Neden sürekli yolunda gitmeyen onlarca düşünceyle boğuşmak zorundayız? Neden dünyada bu kadar karışık ve kompleks sistemler -güneşin doğuşu, gecenin çöküşü, rüzgarın oluşumu, yağmurun yağması gibi çok daha fazla koordinasyon gerektiren şeyler bile- her daim, her şekilde yolunda giderken bizim hayatımız yolunda gitmesin ki?
Ve dünya aynı düzeniyle, aynı sakinliğiyle ve aynı mükemmeliyetiyle dönmeye devam ederken neden hayatımızda her şey yanlış olsun?
Çünkü hayat, dersleriyle, evet ve hayırlarıyla, hayatımıza girenlerle, hayatımızdan çıkanlarla, her an, her şekilde yolunda olmaya devam edecek…