Psikolog Nazike Meşe

Psikolog Nazike Meşe Psikolog Ve Aile Danışmanı | Osmangazi, Bursa

İlişkilerde biri uzaklaşıyor, diğeri yapışıyor gibi görünse de, psikodinamik açıdan ikisinin de kökünde aynı ihtiyaç var...
01/12/2025

İlişkilerde biri uzaklaşıyor, diğeri yapışıyor gibi görünse de, psikodinamik açıdan ikisinin de kökünde aynı ihtiyaç vardır:
Güvende hissetmek.

Sadece yolları farklıdır.
• Kaçan, yakınlık arttığında tetiklenen eski korkudan korunmak için mesafe koyar.
Yakınlık = kayıp, boğulma ya da kendi benliğini yitirme tehdidi gibi algılanır.
• Yapışan, aynı korkuyu regüle edebilmek için daha fazla temas ister.
Yakınlık = sakinleşme, güven alma ve terk edilmemeyi garanti altına alma çabasıdır.

Yani dışarıdan zıt gibi görünen bu iki davranış, aslında aynı yaranın iki savunmasıdır.
Biri duygudan kaçarak, diğeri duygunun içine düşerek başa çıkmaya çalışır.

İşin ilginç kısmı şu:
Bu iki savunma da kendi içinde yanlıştır demiyoruz; sadece tamamlanmamış bir ihtiyaçtan doğar.

İlişkide dönüşüm, savunmaları kırmaya çalışmakla değil, şunu fark etmekle başlar:
“Ben şu anda neyi korumaya çalışıyorum?”

O korunan şey görüldüğünde hem kaçan yumuşar, hem yapışan sakinleşir.
Çünkü ikisi de en sonunda aynı yere dönmek ister:
Temasa.

Sosyal medyada gördüklerimizle kurduğumuz ilişki herkes için farklı…Kimi ilham aldığını söylüyor, kimi sürekli kendini y...
13/09/2025

Sosyal medyada gördüklerimizle kurduğumuz ilişki herkes için farklı…
Kimi ilham aldığını söylüyor, kimi sürekli kendini yetersiz hissediyor, kimileri ise artık “duyarsızlaştım” diyor.

Psikodinamik açıdan bakıldığında bu tepkilerin her biri aslında içsel yaralarımızla temas halinde:
• İlham alan kişi, kendi gelişim arzusunu dışarıda gördükleriyle besliyor.
• Yetersizlik hisseden kişi, erken dönemden taşıdığı “yeterince iyi miyim?” sorusunun tetiklenmesine tanık oluyor.
• Duyarsızlaşan kişi ise fazla hissetmenin yarattığı yükten korunmak için duygusal mesafe koyuyor.

Gördüğümüzle yaşadığımız arasındaki fark bize sadece başkalarının hayatını değil, kendi iç dünyamızdaki çatışmaları da gösteriyor. 🌿

Sosyal medya aslında bir ayna… Baktığında gördüğün şey çoğu zaman seninle ilgili.
Peki sen bu aynada kendini nasıl görüyorsun?

Aslında bu davranışın psikodinamik kökeninde çoğunlukla ‘ötekiyle’ sağlıklı bir bağ kuramamak var. Sessizlik, görmezden ...
24/08/2025

Aslında bu davranışın psikodinamik kökeninde çoğunlukla ‘ötekiyle’ sağlıklı bir bağ kuramamak var. Sessizlik, görmezden gelme ya da iletişimi kesme gibi pasif-agresif davranışlar, kişinin kendi öfkesini ve kırgınlığını doğrudan ifade edememesinden kaynaklanır. Çocuklukta çoğu kez ihtiyaçları görülmeyen ya da duyguları duyulmamış birey, yetişkin ilişkilerinde ‘sessizliği’ hem bir savunma mekanizması hem de kontrol aracı olarak kullanır.

Bu noktada sessizlik, aslında bilinçdışı bir ‘cezalandırma’ ve ‘kaybetme korkusunu’ maskeleme işlevi görür. Kişi, benlik bütünlüğünü tehdit altında hissettiğinde konuşmak yerine geri çekilmeyi seçer. Fakat bu geri çekilme, ilişkinin bağını onarmak yerine, ötekini görünmezleştirmek ve üzerinde güç kurmak anlamına gelir.

Yani dinamik düzeyde baktığımızda: kişinin sessizliği, kendi içsel çatışmalarını yönetemediğinin; nesne ilişkileri düzeyinde ise partnerini, kendi ihtiyaçlarına uyum sağlayana kadar ‘yok sayma’ çabasıdır.”


Özgüven sandığınız kadar basit değil.Kimimiz için özgüven; başarmak, üretmek, risk almakla kendini gösterir. Kimimiz içi...
19/08/2025

Özgüven sandığınız kadar basit değil.
Kimimiz için özgüven; başarmak, üretmek, risk almakla kendini gösterir. Kimimiz içinse “hayır” diyebilmek, sınır koymak, yapmamayı seçmekle… Peki aslında hangisi?

Psikodinamik açıdan özgüven; sadece dışarıya karşı güçlü görünmek ya da içimizde bir cesaret duygusu hissetmek değildir. Çocuklukta içselleştirdiğimiz bakım veren figürlerle kurduğumuz ilişkiler, bize yeterince görülüp görülmediğimiz, hatalarımıza nasıl karşılık verildiği özgüvenimizin temelini oluşturur.

O yüzden özgüven bazen “yapabilmekte”, bazen de “yapmamayı seçebilmekte” gizlidir. Kimi insan, sürekli “çok şey yapmak zorundayım” diyerek aslında değersizlik duygusunu telafi etmeye çalışır. Kimi insan ise “geri durmayı” seçerek pasifliğini özgüven gibi göstermeye çalışır. İkisi de özünde kırılgan bir tarafı gizleyebilir.

Gerçek özgüven, başardığında şişinmeden; hata yaptığında da küçülmeden durabilmektir. Hem “evet” derken hem de “hayır” derken kendini taşıyabilmektir.

Şimdi düşün:
Sen özgüvenini daha çok yaptıklarınla mı, yoksa yapmadıklarınla mı inşa ediyorsun?

Herkese iyi davranmak, herkese yetişmek, herkesi memnun etmek…Adına “fedakârlık” diyorsun.Ama aslında çoğu zaman bunun a...
17/08/2025

Herkese iyi davranmak, herkese yetişmek, herkesi memnun etmek…
Adına “fedakârlık” diyorsun.
Ama aslında çoğu zaman bunun adı korku.

Kaybedilme korkusu.
Sevilmeme korkusu.
“Bencil” sanılma korkusu.

Kırılmasınlar diye kendini susturuyorsun.
Ama farkında mısın?
Kırılmayan onlar, kırılan sensin.

Sınır çizemeyen insan, görünmez bir mesaj verir:
“Benim üzerimden geçebilirsin.”
Ve insanlar da, çoğu zaman bunu yapar.

Sonra öfkeleniyorsun.
“Ben bu kadar verdim, karşılığı yok.”
Ama asıl mesele şu:
Kimse senden istemedi ki bu kadarını. Sen verdin.
Çünkü inanıyorsun: Ne kadar verirsem, o kadar değerliyim.

Halbuki gerçek tam tersi.
Değerin, ne kadar verdiğinle değil; kendini ne kadar koruyabildiğinle belli olur.

Unutma:
Sınır, mesafe koymak değildir.
Sınır, kendini kaybetmeden ilişki kurabilmektir.

Değişim, çoğu zaman sessiz başlar.Bir düşünceyle, bir fark edişle ya da bir ‘artık böyle devam edemem’ hissiyle.Psikoloj...
14/08/2025

Değişim, çoğu zaman sessiz başlar.
Bir düşünceyle, bir fark edişle ya da bir ‘artık böyle devam edemem’ hissiyle.
Psikolojik destek sürecinde en önemli adım, yaşadığın duygulara dürüstçe bakabilmektir.
Bazen bu duygular karmaşık, bazen yorucu olabilir.
Ama unutmamak gerekir ki; sorunları fark etmek, çözümün ilk kapısını aralamaktır.

Terapi, yalnızca geçmişte yaşananları konuşmak değil; bugününü anlamak ve geleceğini daha sağlıklı inşa etmektir.
Burada yargı yoktur, hız baskısı yoktur.
Sadece senin hikâyen, senin ihtiyaçların ve senin sınırların vardır.

Terapi, kişisel farkındalıkların arttığı, duygusal süreçlerin yoğunlaştığı, zaman zaman zorlayıcı ama dönüştürücü olabil...
18/07/2025

Terapi, kişisel farkındalıkların arttığı, duygusal süreçlerin yoğunlaştığı, zaman zaman zorlayıcı ama dönüştürücü olabilen bir yolculuktur. Bu süreçte:

• Zamanla Güven Oluşur: İlk görüşmelerde terapiste karşı mesafeli hissetmek doğaldır. Ancak zamanla bu ilişki derinleşebilir ve daha güvenli bir bağ kurulabilir.

• Duygular Yoğunlaşabilir: Bastırılan duygular yüzeye çıkabilir; öfke, hüzün, kaygı gibi duygular dalgalanabilir. Bu, sürecin işlediğinin bir göstergesidir.

• Zihinsel Dirençler Ortaya Çıkabilir: Zihnimiz bazen değişime direnç gösterebilir. Seanslara gelmek zorlaşabilir ya da terapiye karşı eleştirel düşünceler gelişebilir.

• İyileşme Doğrusal Olmayabilir: Bazen kendinizi iyi hissederken bazen yeniden zorlandığınız dönemler olabilir. Bu iniş çıkışlar, sürecin doğal bir parçasıdır.

• Terapi Dışında Farkındalık Artar: Seanslar dışında da düşünceleriniz, ilişkileriniz ve davranışlarınız üzerine daha çok düşünmeye başlayabilirsiniz.

• Terapiste Yönelik Duygular (Aktarım): Terapist ile kurulan ilişki, geçmiş ilişkileri yansıtabilir. Örneğin, terapiste kızmak ya da ona çok bağlanmak gibi duygular gelişebilir. Bunlar da sürecin doğal ve çalışılması gereken parçalarıdır.

Her danışan farklıdır; bu nedenle bu durumlar herkes için geçerli olmayabilir. Ancak bunları bilmek, sürecin çeşitli yüzlerine hazırlıklı olmanıza yardımcı olabilir.

Kendimin en iyi hali” dediğim şey, aslında daha fazla bir şey olmak değil.Tam tersine…Olduğum kişiyi tanımak, fazlalıkla...
10/07/2025

Kendimin en iyi hali” dediğim şey, aslında daha fazla bir şey olmak değil.
Tam tersine…
Olduğum kişiyi tanımak, fazlalıkları bırakmak, bazı sesleri kısmak.

Eskiden sanıyordum ki daha çok çabalarsam, daha iyi biri olurum.
Şimdi fark ediyorum:
Kendime döndüğümde, gerçek ihtiyacımı duyduğumda, sınır koyduğumda,
belki herkesin alkışladığı kişi olmuyorum ama
kendime yabancı da kalmıyorum.

En iyi hal, bir yere ulaşmak değil belki de.
Kendinle aynı hizaya gelebilmek.

Soruları sadeleştikçe cevaplar netleşiyor:
— Ne istiyorum?
— Ne istemiyorum?
— Ne pahasına yaşıyorum?

Cevap bazen bir rutin oluyor.
Bazen “hayır” diyebildiğin bir an.
Bazen bir ilişkiyi bırakmak.
Bazen kimsenin bilmediği küçük bir kararı sahiplenmek.

Kendinin en iyi hali, seninle daha çok örtüşen bir hayat demek.
Başkasının değil, senin içinde yankılanan şeyleri seçebilmek.

Senin kendine en yakın halin neye benziyor?

Ankete katılıp oy veren herkese teşekkürler. Sonuçlara bakalım o halde 💌
02/07/2025

Ankete katılıp oy veren herkese teşekkürler. Sonuçlara bakalım o halde 💌

“Bağlanma Stilin, Sevmek Şeklin Olabilir mi?”Bağ kurmak hepimizin temel ihtiyacı. Ama bağ kurarken içten içe hep aynı şe...
02/07/2025

“Bağlanma Stilin, Sevmek Şeklin Olabilir mi?”

Bağ kurmak hepimizin temel ihtiyacı. Ama bağ kurarken içten içe hep aynı şeyleri yaşıyorsan… bu tesadüf olmayabilir.
İşte burada “bağlanma stili” devreye giriyor.

Kimi insanlar ilişkide mesafe hissedince içi rahatlar, yakınlık bunaltıcı gelir.
Bazılarıysa, karşı taraf biraz uzaklaştığında bile tetiklenir, terk edilecekmiş gibi hisseder.
Ve bazıları, hem yakınlık ister hem de çok korkar ondan.
Bunların hepsi bağlanma stiline dair ipuçlarıdır.
Ve evet, genellikle çocuklukta şekillenir.

Kaçıngan, yakınlık kurar ama fazla derinleşince uzaklaşır.
“Ben çok yoğun çalışıyorum.” der, ama aslında mesafe bir savunma biçimidir.

Kaygılı, karşı tarafın sevgisine hep biraz şüpheyle bakar.

“Beni gerçekten seviyor musun?” sorusunun görünmeyen versiyonu sürekli zihnindedir.

Güvenli, hem yakınlık kurabilir hem de birey olmayı sürdürebilir.

“Sen varsın, ben varım. Ve birlikteyiz.” diyebilir.

Ama şu önemli:
Hiçbir stil bir “yargı” değil. Bu senin nasıl sevdiğini, nasıl korktuğunu, nasıl korunduğunu gösterir.

**İyi haber mi?
Bağlanma stili sabit değil.
Fark ettikçe, çalıştıkça ve güvenli ilişkiler kurdukça değişebilir.
Yani hikâyenin nasıl başladığı önemli ama nasıl devam ettiği çok daha değerli.

Bağlanma stilinize daha yakından bakmak isterseniz kitap önerisi: Bağlanma Amir Levine/Rachel Heller

İllustrated by

Address

Kükürtlü Mahallesi, Oulu Caddesi, Oylum Gökberk Sit. F/Blk. K:2 D:12
Bursa
16080

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 15:00

Telephone

+905539119498

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Nazike Meşe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram