01/12/2025
İlişkilerde biri uzaklaşıyor, diğeri yapışıyor gibi görünse de, psikodinamik açıdan ikisinin de kökünde aynı ihtiyaç vardır:
Güvende hissetmek.
Sadece yolları farklıdır.
• Kaçan, yakınlık arttığında tetiklenen eski korkudan korunmak için mesafe koyar.
Yakınlık = kayıp, boğulma ya da kendi benliğini yitirme tehdidi gibi algılanır.
• Yapışan, aynı korkuyu regüle edebilmek için daha fazla temas ister.
Yakınlık = sakinleşme, güven alma ve terk edilmemeyi garanti altına alma çabasıdır.
Yani dışarıdan zıt gibi görünen bu iki davranış, aslında aynı yaranın iki savunmasıdır.
Biri duygudan kaçarak, diğeri duygunun içine düşerek başa çıkmaya çalışır.
İşin ilginç kısmı şu:
Bu iki savunma da kendi içinde yanlıştır demiyoruz; sadece tamamlanmamış bir ihtiyaçtan doğar.
İlişkide dönüşüm, savunmaları kırmaya çalışmakla değil, şunu fark etmekle başlar:
“Ben şu anda neyi korumaya çalışıyorum?”
O korunan şey görüldüğünde hem kaçan yumuşar, hem yapışan sakinleşir.
Çünkü ikisi de en sonunda aynı yere dönmek ister:
Temasa.