Psikolog seda köse

Psikolog seda köse Psikolog Seda Köse | Psikoloji içerikleri, danışmanlık ve içsel gelişim rehberliği

19/02/2026

Hayat üstüne geliyosa, belirsizlikler fazlaysa,
İşte iştah da orada artar
Bu zayıflık değil bedenin denge kurma çabasıdır.
Sorun yemek değil Sorun, kontrolün kaybolduğu alanlardır.
Ve yemeği durdurmaya çalışmak yerine
Asıl bakılması gereken yer,
“Ben nerede kendimi güçsüz hissediyorum?” sorusudur.
İyileşme,
kontrolü yemekten alıp
hayata geri koyduğunda başlar.
Peki sen nerede kendini güçsüz hissediyorsun?

09/02/2026

Yemek yemek neden rahatlatır biliyor musun?
Çünkü çiğneme, sinir sistemine şu an tehlike yok sinyalini verir.
Yani beden, yemekle sakinleşmeye çalışır.
Bu yüzden stresliyken yemek işe yarar gibi hissedilir.
Evet Yemek rahatlatır, ama çözmez.
Davranışı suçlamak yerine
şunu sormak gerekir:
“Bu davranış beni neye karşı koruyor?”
Ben neyi yemekle çözmeye çalışıyorum ?
Ve İyileşme, yemeği durdurmaya çalışmakla değil, bedenin neden buna ihtiyaç duyduğunu
anlamakla başlar. Dön ve kendini izle tıkanırcasına yemek yediğin anlardaki duygularını not al ve sonrasında analiz et O an aslında neye ihtiyacın var ? Ne hissediyorsun ?

22/01/2026

Kadına yönelik şiddet bir ÖZEL MESELE değil, toplumsal bir suçtur.
KADES, tek tuşla yardım çağırabilmen için var.
Umarım hiç ihtiyaç duymazsın…
Ama telefonunda dursun.
Sen yalnız değilsin.
Değerli hocam emeğiniz ve bilgilendirmeniz için teşekkürler 🌸

15/01/2026

Gece yemek yemeği seviyor musun ?
Bu bir duygusal yeme mi yoksa gerçekten aç mısın?
Leptin, bedene ‘doydum’ diyen hormondur.
Ama leptini baskılayan duygusal bi alarm varsa bu sinyal duyulmaz.
Beden doymuştur ama beyin hâlâ ye der.
Peki neden?
Çünkü bedenin sadece kaloriye değil,
güvenliğede ihtiyacı var
Gün boyunca
“iyiyim” diyip
duygularını bastırdığında
beden bir stres içinde kalır.
Ve alarm moduna geçer
Alarm durumundaki beden,
doygunluk sinyalini geri plana iter.
Leptin konuşur ama zihin dinlemez sakinleşmek için yemeği araç haline getirir.
Bu yüzden akşam yeme isteği artar.
Bu, iradesizlik değil…
bedenin rahatlama arayışıdır.
Leptin direnci sadece yemekle ilgili değildir.
Bazen sürekli güçlü kalmak zorunda olmakla da ilgili olabilir.

08/01/2026

Tokken yemeğe devam ediyorsan
özellikle stresli anlarda duramıyorsan…
Bu, biyolojik bir yanıt olabilir.
Travma yaşayan kişilerde
ghrelin hormonu yükselir.
Travma dediğimiz şey
sadece büyük olaylar değil
Uzun süreli stres,
duygusal ihmalde olabilir
Beden için hepsi aynı anlama gelir
Güvende değilim.
Ghrelin hormonu bedene
“açsın” sinyalini veren hormondur.
Ama travma sonrası bu sinyal
gerçek açlıkla ilgili değildir.
Stres arttığı için ghlerin yükselir.
Ve Ghrelin yükseldiğinde beyin
artık “dur, yeme sen toksun demez.
Aksine sakinleşmeye güvende hissetmeye çalışır. Böylece İştah artar Sen yemeğe devam edersin.
Ama burada sorun yemek değildir.
Sorun, bedenin hâlâ travmanın içindeymiş gibi davranmasıdır.
Bu farkındalığa ulaştığında,stresliyken yeme davranışını bastırmaya çalışmazsın.
Nedenini anlarsın. Ve kontrol etmeye çalışırsın.

01/01/2026

Başarılı olacağın alanı mı arıyorsun?
Cevap güçlü olduğun yerde değil.
Kendini en eksik hissettiğin yerde.
Psikolojide bunun bir adı var:
Adler’in Organ Eksikliği Kuramı.
Adler der ki:
İnsan eksikliğini kader gibi kabullenmemeli.
Aksine, o onun gelişim pusulasıdır.
Kendini ifade edemeyen kişinin
Zamanla kelimelerinin güçlenmesini düşün çünkü orada eksik hisseder ve tamamlamak için istemsizce çabalar.
Eksikliğin potansiyelinin yönünü gösteren işarettir. Şimdi bir kas düşün.
Kas, sağlam olduğu için büyümez.
Zorlandığı, yırtıldığı, üzerine gidildiği için güçlenir.
İnsan da böyledir.
En zayıf hissettiğin yer, en çok çalıştığın yer olur. Bunu farkettiğinde aslında boynunda duran altın kolyeyi oda oda aradığını anlayacaksın.

25/12/2025

Diyet kültürü bize şunu fısıldar:
Zayıf olursam daha değerli olurum.
Beden algısı sadece aynayla ilgili değildir.
Çünkü Çoğunlukla içimizdeki hisle bakarız o aynaya.
Psikanalitik kuramcılara göre kişinin bedene takılmasının sebebi duyguyu doğrudan hissetmekte zorlanmasıdır.
Öfke, yalnızlık, reddedilme, yetersizlik gibi duyguların bi anda yüzeye çıkması çok sarsıcı olabilir.
Bu yüzden zihin bir “çözüm” üretir:
“Bari bedeni kontrol edeyim.”der
Kalori saymak, tartılmak, aynaya bakmak, “şunu yeme bunu ye”…
Hepsi bir anda hayatın dağınıklığını topluyo gibi hissettirir.
Mesela: Günün kötü geçti ya da bi mesaj bekledin gelmedi. İçin daraldı.
O an zihin “ben değersizim” hissi yerine daha disiplinli olacağım ve yarın daha az yiyeceğim der çünkü her şey üst üste geliyor hiç olmazsa bedenimi güzelleştireyim diye düşünür.
Böylece asıl meseleler yavaş yavaş duygudan çıkar bedene taşınır. Burada sürekli bi diyet döngüsü muhtemeldir. Ama temele indiğimizde bizi duygusal açlık karşılar.

24/11/2025

Mutluluk hormonunun %90 nının bağırsaklarda olduğunu bilmiyor muydun.
Stresli, yalnız ya da kontrolü kaybetmiş hissettiğinde
miden bir anda düğümlenir…
ya da tam tersi açlık bastırır.”
İşte Bu tepki tesadüf değil.
Çünkü serotoninin yaklaşık %90’ı bağırsaklarda üretiliyor.
Beyin ile bağırsak arasında çift yönlü bir iletişim hattı var: vagus siniri.
Stres, kaygı, reddedilme, değersizlik gibi duygular
bu hat üzerinden bağırsaklara “alarm” gibi iner.
Bağırsak da yanıt verir:
aşırı iştah… veya tam iştahsızlık.
Araştırmalar gösteriyor ki:
Bağırsak florası dengesiz olduğunda serotonin de düşüyor.
Serotonin düştüğünde ise
duygusal yeme davranışı artıyor.
Bu döngüyü fark ettiğinde…
aslında sorunun çoğu zaman yemek olmadığını
Duyguyu düzenlediğinde,
Vagus sinirinin sakinleştiğini ve iştahında dengelendiğini farkedersin
Ve bu küçük farkındalık,
büyük bir iyileşmenin başlangıcı olur.


16/11/2025

Bebekken emzik kullanıyor muydun?”
“Belki de o emziği hiç bırakmadın…
Yemek yemek, sigara içmek, sakız çiğnemek…
Bir şekilde ağzı oyalamak.
Psikanalitik kuramcılar Freud, Klein ve Abraham’ın ortak söylediği bir şey var:
Ağız, bebekliğin ilk yatışma aracı.
Ve Hilde bruk yeme bozukluklarının kökenini tamda buraya bağlıyor.
Emme refleksi dünyaya gelirken yanımızda getirdiğimiz tek refleks En güvende olduğumuz yer anne karnında bile parmağımız ağzımızdadır.
Bu yüzden kişi stres, yalnızlık ya da reddedilme hissettiğinde
farkında olmadan ağzına bir şey atarak sakinleşir.
O an yemek değil, şefkat arayışıdır.
bu yüzden yeme bozukluğu,
sadece kilo ya da irade meselesi değil
duygusal açlığın bedensel ifadesidir.
bu farkındalığa eriştiğinizde,
artık kendinizi yemekle değil, şefkatle beslemeye başlarsınız.

❤️

07/11/2025

Psikolojide prososyal davranış, başkalarının iyiliğini veya mutluluğunu artırmak amacıyla yapılan her türlü gönüllü davranışı ifade eder.
Buna yardım etmek, hediye vermek, iltifat etmek, empati göstermek, birini dinlemek ya da çiçek vermek de dahildir.

Yani çiçek vermek yalnızca “hediye” değildir.
Duygusal destek, sosyal bağlılık ve nezaket ifadesidir.

Birlikte Çoğaltılmış İyilik İYİLİĞE ÖZENDİRME ve FARKINDALIK yaklaşımıyla kar amacı gütmeden yürütülen sosyal destek projelerimizden🌸

❤️ ❤️ ♥️

Address

Ataevler Mahallesi Yılmaz Akkılıç Caddesi A12
Bursa
16000

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 15:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog seda köse posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category