05/02/2026
Birçoğumuz için olumsuzu düşünmek bir alışkanlık değil, bir koruma biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü çoğu zaman bir yerlerde bir zamanlar zihnimiz şunu öğrenmiş oluyor:
“En kötüsünü öngörürsem, hazırlıklı olurum. Hazırlıklı olursam, daha az incinirim.”
Bu yüzden felaket senaryoları bazen kaygıdan değil, kendini koruma ihtiyacından doğar ama burada küçük bir durak var. Zihin tehlikeyi aramakta çok yetenekliyken, olumlu olasılıkları fark etmek çoğu zaman bilinçli bir davet ister. İyi ihtimaller kendiliğinden gelmeyebilir. Onlara alan açmak, bir tür içsel izin gerektirir.
“Ya her şey sandığım kadar zor olmazsa?”
“Ya bu sefer başka bir ihtimal de varsa?”
Olumlu ihtimali hayal ediyor olmak aslında safça bir iyimserlikten ziyade sinir sistemimize sadece tehdidin olmadığını, başka ihtimallerin de var olduğunu hatırlatmaktır. Bugün kendimize “En kötü senaryoyu düşünmekte bu kadar iyiysem en iyi ihtimali de hayal etmeye biraz alan açabilir miyim?” sorusunu sorarak bir adım atabiliriz.
Hayal etmek, zihnin karanlık senaryolarına açılan küçük ama güçlü bir pencere olabilir. 🪟