psk.dns.suhatopcu

psk.dns.suhatopcu Çocuk | Ergen | Aile | Yetişkin | Eğitim Danışmanlığı | Duygu Odaklı Oyun Atölyeleri |

“Onun için her şeyi yaptım, her istediğine uyum sağladım, kendimden vazgeçtim ama yine de yaranamadım.” Bu cümle size ta...
17/01/2026

“Onun için her şeyi yaptım, her istediğine uyum sağladım, kendimden vazgeçtim ama yine de yaranamadım.” Bu cümle size tanıdık geliyor mu? Birini memnun etmek için sergilediğimiz o devasa çaba, çoğu zaman bizi sevilmeye değil, sadece daha fazla yorulmaya götürür. Çünkü gerçek sevgi, bir sınavın sonunda verilen bir ödül değildir.

Eğer sevilmek için sürekli “bir şey yapmanız” gerekiyorsa, orada sevilen kişi siz değilsinizdir; sergilediğiniz performanstır. Gerçek yakınlık, hiçbir şey yapmadığınızda, en sıradan ve en “kusurlu” halinizle orada durduğunuzda kabul görmektir.

Unutma: Başkaları seni sevsin diye kendinden vazgeçtiğinde, kazandığın sevgi sana yetmez. Çünkü o sevgiyi alan kişi artık “sen” değilsindir.

Bireysel ve çift görüşmeleriyle ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Toplum ve aile sistemleri, bazılarına sessizce bir görev yükler: “Sen güçlüsün, halledersin.” Bu cümle bir övgü gibi gör...
14/01/2026

Toplum ve aile sistemleri, bazılarına sessizce bir görev yükler: “Sen güçlüsün, halledersin.” Bu cümle bir övgü gibi görünse de, zamanla etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir hapishaneye dönüşür. Herkesin yaslandığı o “yıkılmaz direk” olmanın bedeli, kendi enkazını kimseye gösterememektir.

Gerçek bir bağ, iki tarafın da birbirinin yarasına dokunabildiği yerde kurulur. Sen sadece “iyileştiren” olduğunda, kimse seni gerçekten tanıyamaz. Kalkanı yere bıraktığında etrafındakiler şaşırabilir, sistem sarsılabilir ama ancak o zaman gerçekten “görülmüş” ve “sevilmiş” hissedersin.

Unutma: Bir direk sadece evi taşır, ama bir insan ancak sarsılabiliyorsa canlıdır.

Bireysel ve çift görüşmeleriyle ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Bir ev ikiye bölündüğünde, içindeki her şeyin parçalanması gerekmez. Boşanma; bir “bitiş” değil, aile sisteminin yeni bi...
13/01/2026

Bir ev ikiye bölündüğünde, içindeki her şeyin parçalanması gerekmez. Boşanma; bir “bitiş” değil, aile sisteminin yeni bir denge arayışıdır. Bu süreçte çocukların ihtiyacı olan şey “kusursuz bir ev” değil, sarsılmayan bir güven zeminidir. Unutmayın: Bir çocuk için en güvenli yer, annesinin ve babasının birbirini sevdiği bir evden ziyade; her iki ebeveynin de çocuğu sevmekten ve korumaktan vazgeçmediği bir dünyadır.

Bazen hayatımızda öyle bir çaba içine giriyoruz ki, dışarıdan bakıldığında büyük bir emek, fedakarlık ve sabır gibi görü...
12/01/2026

Bazen hayatımızda öyle bir çaba içine giriyoruz ki, dışarıdan bakıldığında büyük bir emek, fedakarlık ve sabır gibi görünüyor. Gece gündüz demeden suluyor, saksısını değiştiriyor, güneş görsün diye çırpınıyoruz. Ama bir sorun var: Suladığımız şey aslında plastik bir çiçek.

Bugün kendine şu dürüst soruyu sor: “Benim hayatımda, ne kadar emek verirsem vereyim asla canlanmayacak olan o ‘plastik’ şey ne?” Belki bir insan, belki bir hayal, belki de eski bir versiyonun... Onu sulamayı bıraktığında hissettiğin boşluk korkutucu olabilir ama o boşluk, aslında gerçek çiçeklerin yeşermesi için ihtiyaç duyduğun tek alandır.

Modern dünya bize “iyileşmeyi” hep bir başarı hikayesi gibi pazarlıyor: Hep bir parıldama, hep bir “daha iyi versiyonuna...
09/01/2026

Modern dünya bize “iyileşmeyi” hep bir başarı hikayesi gibi pazarlıyor: Hep bir parıldama, hep bir “daha iyi versiyonuna” ulaşma, hep bir çiçek açma hali... Oysa ruhun mevsimleri vardır ve her mevsim bahar değildir.
Bazen iyileşmek; büyümek değil, küçülmektir. Bazen yeni bir dal vermek değil, vadesi dolmuş yaprakların çürümesine ve dökülmesine izin vermektir.

Bireysel ve çift görüşmeleriyle ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Bazen bir şeyler ters gittiğinde hemen “vitrini” düzeltmeye çalışıyoruz. İlişkimizde sorun olduğunda daha nazik konuşmay...
08/01/2026

Bazen bir şeyler ters gittiğinde hemen “vitrini” düzeltmeye çalışıyoruz. İlişkimizde sorun olduğunda daha nazik konuşmaya çabalıyor, kendimizi mutsuz hissettiğimizde günü kurtaracak aktivitelere sığınıyoruz. Elimizde pembe bir boya fırçası, çatlaklarla dolu duvarları neşeyle boyuyoruz.

Çatlaklara bakmak korkutucudur. Binanın temelindeki o derin hasarı görmek; büyük bir emeği, yüzleşmeyi ve belki de evi baştan inşa etme sancısını kabul etmeyi gerektirir. Çoğu zaman “kabullenmekten” kaçtığımız için boyaya sarılırız. Zihnimiz bize “Bak, rengi değiştirdik, her şey düzelecek” yalanını fısıldar. Oysa kabullenmek, yıkımı onaylamak değil; evin şu anki halini tüm çıplaklığıyla görüp, onarıma oradan başlama cesaretidir.

Bireysel ve çift seanslarıyla ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Birçoğumuz “affetmeyi” bir zayıflık, yapılan haksızlığı onaylamak veya olanları hiç yaşanmamış saymak sanıyoruz. Bu yüzd...
07/01/2026

Birçoğumuz “affetmeyi” bir zayıflık, yapılan haksızlığı onaylamak veya olanları hiç yaşanmamış saymak sanıyoruz. Bu yüzden de haklı öfkemize bir kalkan gibi sarılıyoruz. Oysa affetmek, karşı tarafa sunulan bir beyaz bayrak değil; kendi ruhunuza verdiğiniz bir özgürlüktür.

Birine duyduğumuz dinmeyen öfke, bizi o kişiye ve o kötü anıya görünmez, çelikten halatlarla bağlar. Affetmediğimiz sürece, o kişi hayatımızda olmasa bile zihnimizde ve sistemimizde en başköşede oturmaya devam eder. Affetmek; o halatı kesmektir. Onu hayatınızın merkezinden alıp, ait olduğu yere, yani “geçmişe” bırakmaktır. Bu, o kişiyle tekrar el ele yürümek demek değildir; sadece o kişinin sizin bugününüzü ve yarınınızı yönetmesine artık izin vermemektir.

Bireysel ve çift/aile görüşmeleriyle ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Bazı hikayeler vardır; sonu “mutlu” bittiği için değil, kahramanın artık o hikayeye ihtiyaç duymadığı için biter. Bir za...
06/01/2026

Bazı hikayeler vardır; sonu “mutlu” bittiği için değil, kahramanın artık o hikayeye ihtiyaç duymadığı için biter. Bir zamanlar varlığınızı kanıtlamak için çırpındığınız, sevgisi için kendinizden vazgeçtiğiniz o “merkez,” gün gelir etrafında döndüğünüz bir güneş olmaktan çıkar. İşte o an, gerçek sahneye adım attığınız andır.

bazen bir ilişkide hayatta kalmak için “savaşmayı” tek yol sanırız. Ancak asıl güç, karşı tarafın hamlelerine karşılık vermek değil; oyunun kuralını toptan değiştirmektir. Asena’nın o sahnede sergilediği duruş, bir zafer çığlığı değildi; çok daha derinden gelen bir sessizliğin gücüydü. Bir zamanlar canını yakan o bakışların, artık kalbinde bir karşılığının kalmadığını gösteren o muazzam kayıtsızlık...

Bu, “Sana artık kızgın bile değilim çünkü seni artık olduğun yere, yani dışarıya bıraktım,” demenin en asil yoluydu.

O gece izlediğimiz şey, bir kadının yeniden keşfedilmesi değil; bir kadının kendi ruhunu, bir başkasının onayından geri alışının görkemli kutlamasıydı.

Aslında bizi tüketen şey çoğu zaman yaşadığımız zorluklar değil, o zorlukların ortasında bile “dimdik” durmaya çalışmakt...
05/01/2026

Aslında bizi tüketen şey çoğu zaman yaşadığımız zorluklar değil, o zorlukların ortasında bile “dimdik” durmaya çalışmaktır. Etrafımızdaki insanlar –ailemiz, dostlarımız, toplum– biz biraz sendelediğimizde hemen büyük bir kaygıya kapılırlar. Sanki biz düşersek dünya yıkılacakmış gibi bizi tutmaya, teselli etmeye, “aman güçlü ol” demeye çalışırlar.
Oysa bazen en büyük özgürlük, o tutunma çabasını tamamen bırakıp toprağa değmektir.

Bireysel ve çift görüşmeleriyle ilgili bilgi için: 05446433008

🧩
04/01/2026

🧩

Onu sevmiyorum ama gitmesini de istemiyorum 🧩
04/01/2026

Onu sevmiyorum ama gitmesini de istemiyorum 🧩

Birçoğumuz ilişkimize dair derin mevzuları konuşmak için nedense hep fırtınanın kopmasını bekliyoruz. Tartışma alevlenmi...
04/01/2026

Birçoğumuz ilişkimize dair derin mevzuları konuşmak için nedense hep fırtınanın kopmasını bekliyoruz. Tartışma alevlenmiş, sesler yükselmiş ve nabızlar hızlanmışken en can alıcı cümleleri kurmaya çalışıyoruz.
Oysa sinir sistemimiz “savaş ya da kaç” moduna geçtiğinde, beynimizin mantıklı ve şefkatli yanları adeta kepenklerini indirir. O an kurulan cümleler bağ kurmaya değil, sadece kaleyi korumaya yarar. Tıpkı bir arabanın periyodik bakımını yolda kalmadan önce yaptırmak gibi; ilişkinin vizyonunu, hayallerini ve hatta eksiklerini nabzımız 160 atarken değil, yan yana sakin bir çay içerken konuşmalıyız.

Çünkü gerçek yakınlık, savunma kalkanları indiğinde ve ruhumuz “güvendeyim” dediğinde yeşerir.

Bireysel ve çift görüşmeleriyle ilgili bilgi ve randevu için: 05446433008

Address

Eskibağlar Mahallesi Yılmazbüyükerşen Bulvarı No: 15 Denizbank Üstü
Eskisehir
26170

Opening Hours

Monday 17:00 - 21:00
Tuesday 17:00 - 21:00
Wednesday 17:00 - 21:00
Thursday 17:00 - 21:00
Friday 17:00 - 21:00
Saturday 09:00 - 21:00
Sunday 09:00 - 21:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when psk.dns.suhatopcu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to psk.dns.suhatopcu:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram