24/07/2017
GEBELİKTE DEPRESYON
👉Depresyon kişinin mutlu olma ve hayattan zevk alma yetisini kaybettiği, sadece duygu durumu değil düşünceleri, bedeni ve zihni hastalandıran bir psikiyatrik bozukluktur.
👉Her duygu değişikliği depresyon olarak algılanmamalıdır. Herkesin mutsuz olduğu, kendini kötü hissettiği geçici durumlar olabilir.
👉Eğer belirtiler iki haftadan uzun süre devam eder ve kişinin günlük yaşantısını önemli derecede etkiler hale gelirse buna majör depresyon adı verilir.
👉Gebelikte meydana gelen değişiklikler duygudurum bozukluklarına veya depresyona yol açabilmektedir.
👉Depresyonu erken farketmek ve önlem almak hem annenin hem bebeğin sağlığı açısından önemlidir.
👉Hafif ve orta derecede depresyonu olan gebelerde yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, hamilelik destek programları, hobilerle uğraşma ve psikoterapi gibi ilk önce ilaçsız tedavi yöntemleri denenmesi doktor ve hastanın ortak karari olmalıdır.
👉Ağır depresyonda ilaç kullanımı psikiyatrist ve kadın doğum uzmanının ortak çalışmasını gerektirip kesinlikle doktor kontrolü altında ve kişiye özel karar vererek uygulanmalıdır.
👉Depresyon tedavisi gören kişilerin önce tedavisinin bitirilmesi ve tamamen düzeldikten sonra gebe kalınması en doğru seçenektir. Tedavi sırasında gebe kalma durumu oluştuysa ilacın yan etkileri ve bebeğe etkisi göz önüne alınıp gerekirse kademeli olarak kesilmesi ve/veya ilaç değişikliği önerilmektedir.
👉Gebelikte hangi antidepresanın uygulanması gerektiği bireysel olarak ve psikiyatristle ayrıntılı görüşme sonrası belirlenmelidir.
👉Doğum sonrası depresyonda ilaç kullanılması gerekiyorsa ve annenin emzirme isteği varsa bunun için uygun ilaçlar tercih edilmeli ve bebeğin pediatrist tarafından düzenli kontrolü yapılmalıdır.
👉Bebekte oluşabilecek uyku ve emme bozuklukları anne ve bebeğe bakım verenler tarafından dikkate
alınmalıdır.
👉Sonuç olarak gebelikte ve emzirme döneminde depresyon tedavisi değisik branşların beraber çalıştığı, annenin sosyal ve psikoterapik anlamda desteklendiği bir süreç olmalıdır.