AkademikPsikoloji

AkademikPsikoloji Merhaba ben Zeynep Balcı, aşağıki konular ile ilgili sorularınız var ise tanışalım:
Koç su

11/02/2026

30. Gün – Minnettarlığı Sürekliliğe Dönüştürmek
30 gündür birlikte durduk.
Baktık.
Fark ettik.
Minnettarlık artık bir liste değil.
Bir görev değil.
Bir var oluş, bir hatırlama biçimi.
✨ Bugünün minnettarlık daveti:
Bugün minnettarlığı “yapılacak bir şey” olmaktan çıkar.
Bir nefes, bir cümle, bir duruş olarak hayatında yer aç.
Yazabilirsin, susabilirsin, sadece fark edebilirsin.
Sen hangisini seçersen, o yeter.
Minnettarlık artık senin dilin.
🎵 Bugünün şarkısı:
Tarkan’dan – Uzun İnce Bir Yoldayım, eğer daha eğlenceli bir hal olsun dersen Sertab Erener’den Sakin Ol gelsin.
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci sordu:
“Şimdi ne yapacağım?”
Usta çayı doldurdu.
“Aynısını,” dedi.
“Ama artık fark ederek.”
Bu bir bitiş değil,
bir başlangıç.
Buraya kadar birlikte geldiğimiz için minnettarım.
Minnettarlık mutluluğun hafızasıdır. Ve en güzel hafıza, yaşanarak yaratılır.
Yol senin; devam edeceğini biliyorum ve nasıl olacağını da sen kendin göreceksin 🤍
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bu 30 gün sende hangi kelimeyi bıraktı?
Minnettarlığı hayatında nasıl sürdürmek istiyorsun?
Tek kelime yeter. Yorum yazmak zorunda değilsin.
Sadece kalbine dokunan bir cümleyi saklayabilirsin.
Bu da yeter.

10/02/2026

29. Gün – Zorluklara Minnettarlık
Bugün minnettarlığı
kolay olana değil…
zorlayana davet ediyoruz.
Canımızı sıkanlara…
istemediğimiz hallere…
ve bizi fark etmeden dönüştüren deneyimlere.
Her şey öğretici gelmez.
Bazı dersler serttir.
Bazıları iz bırakır.
Bir hayal kırıklığı, sınır koymayı öğretir.
Bir kayıp, neyin gerçekten değerli olduğunu.
Bir hata, daha sahici bir yolu.
Bir kapanış, yeni bir yönü.
Minnettarlık burada
“iyi ki yaşadım” demek değildir.
Minnettarlık,
“benden ne aldıysa
bana ne kattığını” görebilmektir.
✨ Bugünün daveti:
Hayatında seni en çok büyüten bir zorluğu düşün.
İşten çıkarılma, boşanma, iflas,
sevdiğinin kaybı, hastalık, bir ilişkinin bitmesi…
O zorluk sana ne öğretti?
Dayanıklılık mı, sınır koymak mı, kendini sevmek mi?
Bu öğreti için, içinden sessizce “teşekkür ederim” de.
🎵 Bugünün şarkısı:
Müslüm Gürses – Nilüferler
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci kozayı gösterdi:
“Usta, kelebeğin çıkması çok zor. Yardım edeyim mi?”
Usta: “Dokunma.”
Öğrenci dayanamadı, yardım etti.
Kelebek çıktı…
Ama uçamıyordu.
Öğrenci üzüldü:
“İyilik yapmak istemiştim.”
Usta sakinlikle söyledi:
“O zorluk, kanatlarını güçlendiriyordu.
Kolaylaştırdın…
ondan uçmayı aldın.”
Bazı zorluklar, uçabilmemiz içindir.
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Seni zorlayan ama
bugünkü hâline katkısı olan
bir deneyim neydi?
Tek kelime ya da tek cümle yeter.

Sessiz Dostlara Minnettarlık – Mindfulness PratiğiRahat bir yere otur.Gözlerin açık ya da kapalı olabilir.Omuzlarının dü...
09/02/2026

Sessiz Dostlara Minnettarlık – Mindfulness Pratiği

Rahat bir yere otur.
Gözlerin açık ya da kapalı olabilir.
Omuzlarının düştüğünü, bedeninin oturduğun yerle temas ettiğini fark et.

Önce nefesine dikkatini getir.
Nefesini düzeltmeye çalışma.
Sadece gelip gitmesine izin ver.
Tıpkı doğadaki her şey gibi. Kendiliğinden al ve kendiliğinden ver.

Şimdi dikkatini, bugün seninle olan insan dışı bir canlıya yönelt.
Bir hayvan…
Bir bitki…
Bir ağaç…
Bir kuş sesi…
Ya da biraz önce yediğin bir lokma.

Onu “düşünme”, hisset.
Varlığını bedeninde nerede fark ediyorsun?
Fark ettiğin yerde nasıl bir his oluşuyor?
Bir yumuşama mı?
Bir durma mı?
Bir sıcaklık mı?

İçinden ya da fısıltıyla şunu söyleyebilirsin:
“Varlığın için teşekkür ederim.”
Başka hiçbir şey ekleme.
Minnettarlığı sade bırak.

Bir an için şunu fark et:
O, hiçbir şey talep etmiyor.
Kendini anlatmıyor.
Düzeltmeye çalışmıyor.
Sadece var.

Bu varoluşun sana neyi hatırlattığını hisset.
Belki anda kalmayı,
belki yeterli olmayı,
belki sadece nefes almayı…

Son bir nefes al.
Ve verirken, bu sessiz dostla arandaki bağı kalbinde mühürle.

Hazırsan, gözlerini aç.
Günün geri kalanında onunla birlikte yürüdüğünü bil.

09/02/2026

28. Gün – Sessiz Dostlara Minnettarlık
Bugün minnettarlığı
konuşamayan ama varlıklarıyla hayatımızı taşıyan
insan dışı canlılara davet ediyoruz.
Etrafımızda olanlara…
sessizce eşlik edenlere…
ve varlığıyla tutanlara.
Bir kedi anda kalmayı hatırlatır.
Bir köpek koşulsuz bağı.
Bir kuş sesi zamanın aktığını.
Rüzgâr geçmeyi,
yağmur yenilenmeyi.
Yediğin sebze, meyve;
topraktan gelir.
Birçok canlının emeğinden geçer.
Sessizce.
✨ Bugünün daveti:
Bugün bir insan dışı canlıyı gerçekten fark et.
Bir hayvana bak.
Bir kuş sesini dinle.
Bir lokmada doğayı hatırla.
🎵 Bugünün şarkısı:
Barış Manço – Gül Pembe
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci ustaya sordu:
“Hayvanlar neden bu kadar sakin?”
Usta cevap verdi:
“Çünkü kendilerini düzeltmeye çalışmıyorlar.”
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün seni durduran, yumuşatan
bir sessiz dost oldu mu?
Tek cümle yeter.

08/02/2026

27. Gün – Sözlerin Temizliği
Bugün minnettarlığı dilimize davet ediyoruz.
Söylediklerimize…
söylemediklerimize…
ve arada bıraktığımız sessizliklere.
Her söz bir iz bırakır.
Bazen en temiz olan, söylenmeyendir.
✨ Bugünün daveti:
Bugün dilini biraz daha yumuşat.
Olumsuz bir söz gelmek üzereyken dur.
Ve içinden şunu fark et:
“Bunu söylememek de bir seçim.”
🎵 Bugünün şarkısı:
Bulutsuzluk Özlemi – Sözlerimi Geri Alamam
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci, taş sektirdiği gölü gösterdi:
“İzler hemen kayboluyor.”
Usta, elindeki küçük taşları gösterip sordu:
“Peki bunları bir kuş yuvasına atsan?”
Öğrenci irkildi: “Yuva dağılır!”
Usta gülümsedi:
“Sözler de öyledir. Kimine suda geçici bir iz, kimine yuvada taş gibi düşer.
Bugün kelimelerini değil,
niyetini temizle.
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün söylememeyi seçtiğin bir şey oldu mu?
Ya da sessiz kalmanın sana iyi geldiği bir an?
Tek cümle yeter.

07/02/2026

26. Gün – Doğanın Öğretmenliği
Doğa sadece güzel değildir.
Öğretir.
Solmayı, durmayı, kararmayı, yeniden başlamayı…
Her mevsim bir hatırlatma:
Tutma. Zorlamadan bırak.
Sırası gelince yeşerirsin.
✨ Bugünün daveti:
Bugün doğada (ya da doğanın bir izinde) fark ettiğin bir döngüyü düşün.
Bir bitiş, bir duraklama, bir sessizlik…
Ve içinden şunu söyle:
“Olduğu hâliyle teşekkür ederim.”
🎵 Bugünün şarkısı:
Bülent Ortaçgil – Bu Su Hiç Durmaz
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci sordu:
“Doğa neden hiç acele etmiyor?”
Usta cevap verdi:
“Çünkü nereye varacağını biliyor.”
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün doğadan ne öğrendin?
Bir cümle, bir görüntü ya da tek bir kelimeyle…

06/02/2026

25. Gün – Geçiciliğe Minnettarlık
Bugün minnettarlığı, geçip gidenin içindeki anlamına yöneltiyoruz.
Hiçbir şey kalıcı değil;
acı da, sevinç de, hallerimiz de…
Geçicilik, tutunmayı değil; yaşamayı öğretir.
Ve bazen en büyük şükür şudur:
Hiçbir şey olduğu yerde donup kalmıyor.
✨ Bugünün daveti:
Bugün geçen bir şeye dikkat et.
Bir duygu, bir düşünce, bir an…
Onu durdurmaya çalışma.
Geçmesine izin ver ve içinden şunu söyle:
“Geçtiği için teşekkür ederim.”
🎵 Bugünün şarkısı:
Jabbar – Cesaretsizce Olmuyor
📖 Küçük hikâye:
Öğrenci denizi izlerken sordu:
“Dalga neden hemen kayboluyor?”
Usta gülümsedi:
“Kaybolmuyor.
Deniz olmayı hatırlıyor.”
Öğrenci sustu.
Usta ekledi:
“Geçen dalga.
Olan hep deniz.”
Bugün geçiciliğe direnme.
Onu fark et.
Ve belki şunu hisset:
Her şeyin geçiyor olması,
hayatın sana karşı değil,
seninle çalıştığının bir işareti.
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün geçip gittiğini fark ettiğin bir şey neydi?
Bir duygu, bir düşünce ya da bir hâl…
Yorumlara tek kelime / tek an / tek cümle bırakabilirsin.
Yarın görüşmek üzere 🤍

05/02/2026

24. Gün – Sevdiklerle Birlikte Olmak
Bugün minnettarlığı, yan yana olmanın kendisine yöneltiyoruz.
Büyük planlar değil; bir çay, bir sessizlik, bir bakış…
Gerçek bağ, acele etmediğimiz anlarda kurulur.
✨ Bugünün daveti:
Sevdiğin biriyle bilinçli bir an yarat.
O anın içindeyken fark et ve içinden şunu söyle:
“Bu an için teşekkür ederim.”
🎵 Pinhani – Ne Güzel Güldün
📖 Kısa hikâye:
Usta öğrencisiyle yan yana oturdu.
Uzun süre konuşmadılar.
Öğrenci dayanamadı:
“Bir şey söylemeyecek miyiz?”
Usta gülümsedi:
“Zaten birlikteyiz.”
Bugün, birlikte olmanın kıymetini hatırlama günü.

💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen: Bugün sevdiklerinle paylaştığın küçük bir an neydi?
Bugün kiminle yan yana olmak sana iyi geldi?
Yorumlara bugün birlikte olduğun bir anı tek bir cümleyle anlatabilirsin. tek kelime / tek an / tek cümle…

Kitaba başlamadan önce arka kapağı okur, yazarı merak ederim.Baek Sehee’nin 34 yaşında, bu ekimde zatürreden öldüğünü öğ...
04/02/2026

Kitaba başlamadan önce arka kapağı okur, yazarı merak ederim.
Baek Sehee’nin 34 yaşında, bu ekimde zatürreden öldüğünü öğrenince şok oldum.

Bir yandan çok anlamlı, bir yandan da çok anlamsız geldi bu kitabı okumak.
Kafam karıştı.
Ölümle ilgili bir kitap yazıyorsun.
Sonra yine içinde ölüm teması olan bir kitap daha yazıyorsun.
Ve sonra ölüyorsun.
Ne düşüneceğimi bilemedim.
Sadece üzüldüm.
Yazar depresyondayken bir psikiyatriste gidiyor. Seanslarını kaydedip deşifre ederek bu kitabı oluşturuyor. Bir süreç kitabı bu; belirgin bir son yok, çünkü mesele bir yere varmak değil, içsel sürecin kendisi.

Diyaloglar alıştığımızın tersine: Danışan soruyor, psikiyatrist cevaplıyor. Açıklıyor, mantık kuruyor, bazen doğrudan öneride bulunuyor.

Yazarın anlattığı iç haller çok tanıdık: utanmak, kendini cezalandırmak, yeterli olamama hissi, kontrol etme ihtiyacı, düşük özsaygı, kıskançlık, sevilme ihtiyacı, negatif düşünceler…

Bazı cümleler ise içimde uzun süre kaldı:

“Birçok insan bana neden mutlu olamadığımı soruyor. Ama ben onlara mutluluğun neye benzediğini bile unuttuğumu söyleyemiyorum.”
“Kendimi başkalarının gözünden izlemeye o kadar alıştım ki kendi gözümle bakmayı unuttum.”
“İyiyim demek, bazen sadece bir alışkanlıktır.”

Belki de kitap boyunca anlatılan şu: Hayat ne sadece mutluluk ne de sadece mutsuzluk. İkisini birden taşıyabilen bir yer.

Psikiyatristin yaklaşımı daha yumuşak: Her şeyi sorunlaştırmamak. “Olabilir” diyebilmek. Nedenleri anlamaya çalışmak. Farklı ihtimallere yer açmak. Kendini tanımak, yargılamamak, orta yolu bulmak… Ve en temelde farkındalık.

Kitap sanki herkesin iyi olmasına hizmet etmek için yazılmış gibi. Zorlu duygulara empati kurmakta zorlandım. Yer yer çok uzak hissettim kendimi ve buna da üzüldüm.

Çaresizliğin içindeki çare bana, kendini sevmek ve hayatın dinamiğini anlamak gibi göründü. Ama bunların, hissetmekte zorlanan biri için hiç kolay olmadığını da anlıyorum.

Bilmiyorum…
Sadece herkesin iyi olmasını ve bu hayatın tadına varabilmesini diliyorum.

Belki de bazı kitaplar bizi anlamak için değil, birilerini anlamaya niyet etmek için girer hayatımıza.

04/02/2026

23. Gün – Gölgelerine Minnettarlık
Bugün minnettarlığı parlak yanlara değil,
seni korumaya çalışmış gölgelerine çeviriyoruz.
Kıskançlık.
Sabırsızlık.
Yetersizlik hissi.
Kontrol etme ihtiyacı.
Belki de hepsi bir zamanlar şöyle dedi:
“Seni güvende tutmaya çalışıyorum.”
✨ Bugün bir duygunu itmeden fark et.
Adını koy ve içinden şunu söyle:
“Beni korumaya çalıştığın için teşekkür ederim.”
🎵 Serap Erener – Bu Böyle
📖 Küçük hikâye:
Öğrenci aynadaki yansımasına baktı ve ustasına döndü:
“Yüzümdeki bu yorgunluk, bu kırışıklık… Keşke görünmeseler.”
Usta sessizce aynayı çevirdi.
Arka yüzü mat, koyu ve sırlıydı.
“Görünen yüzün, bu görünmeyen taraf olmasaydı hiçbir şey yansıtmazdı,” dedi.
“Karanlık olmadan, ışık görünmez.”
Senin ‘keşke’ dediğin her iz, ışığın üzerine düştüğü yerdir.”
Sonra ekledi:
“Görmek istemediğin yerler, seni görünür kılan yerlerdir.”
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün kendinle ilgili hangi zor duyguyu biraz daha anlayabildin?
Hangi duyguna ilk kez “seni anlıyorum” dedin?
Bugün hangi yanının seni aslında korumaya çalıştığını fark ettin?

03/02/2026

22. Gün – Görünmeyen Destekler
Bugün minnettarlığa daha geniş bir yerden bakıyoruz.
Hayatımızda fark etmeden aldığımız, adını bilmediğimiz desteklere…
Yediğimiz bir lokma,
yürüdüğümüz bir yol,
evimize gelen su, yanan bir ışık…
Hiçbiri kendiliğinden değil.
Sadece çoğu zaman görünmez.
✨ Günün minnettarlık pratiği:
Bugün hayatını kolaylaştıran üç “görünmeyen” desteği fark et.
O emeğin sana ulaşana kadar geçtiği yolu bir an hayal et
ve içinden şunu söyle:
“Bu akışta emeği olan herkese teşekkür ederim.”
🎵 Bugünün şarkısı:
Zülfü Livaneli – Güneş Topla Benim İçin
📖 Kısa hikâye:
Öğrenci ustasına sordu:
“Bu kadar çok şeye nasıl yetişiyoruz?”
Usta gülümsedi:
“Biz yetişmiyoruz.
Birlikte taşınıyoruz.”
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Gün içinde fark ettiğin görünmeyen bir desteği yorumlara yazabilirsin.

02/02/2026

21. Gün – Yardım Almaya İzin Vermek
Bugün minnettarlığa alışık olmadığımız bir yerden bakıyoruz:
yardım almak.
Güçlü olmak her şeyi tek başına taşımak değildir.
Bazen birine yaslanabilmektir.
Yardım istemek zayıflık değil, bir bağ kurma biçimidir.
✨ Bugünün minnettarlık pratiği:
Bugün küçük bir konuda yardım almaya izin ver.
Bir ricayı dile getir ya da sunulan desteği geri çevirme.
Sonra içinden şunu söyle:
“Desteklenebildiğim için teşekkür ederim.”
🎵 Bugünün şarkısı:
Yeni Türkü – Fırtına
📖 Küçük hikâye:
Usta, öğrencinin önüne biri dolu biri boş iki kâse koydu.
“Bunlardan biri eksik olursa,” dedi,
“diğeri de işe yaramaz.”
Vermek kadar almak da akıştır.
💌 Bugün bizimle paylaşmak istersen:
Bugün nerede yardım aldın ya da almaya izin verdin?

Address

Kısıklı Caddesi No:28 Avrupa İş Merkezi Kat:2-3 Altunizade
Istanbul
34662

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when AkademikPsikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Sevgi

Bugün 14 Şubat 2020. Önemli olan paylaşabilmek. Her şeyi. Başta belki de hissettiklerimizi, içimizde yarattığımız ancak başkalarına aktaramadığımız sevgimizi, düşüncelerimizi. Ne olursa olsun kendimiz olmak için elimize geçen her fırsatı. Dilimizde nezaket, özen oldukça yarattığımız her şey de inan o kadar keyifli. Er ya da geç anlayacağız neyin bizim için önemli olduğunu. Gel bu zamanı birlikte öne çekelim, daha farkında, daha bilinçli seçimlerimizle yaşayalım hayatı.