AkademikPsikoloji

AkademikPsikoloji Merhaba ben Zeynep Balcı, aşağıki konular ile ilgili sorularınız var ise tanışalım:
Koç su

01/01/2026

Sade ve Derin: 2026 Niyeti

Hayatın anlamını anlatarak değil, yaşayarak bulmaya niyet ediyorum.
Bilmemeyi bir eksiklik değil, büyümenin ve genişlemenin kapısı olarak karşılıyorum.

Kalbimi açık tutmaya;
sevmeyi, gerektiğinde bırakmayı, affetmeyi
ve tüm zıtlıklarla birlikte olgunlaşmayı öğrenmeye niyet ediyorum.

Meditasyonu kendime dönmenin bir yolu olarak hayatımda canlı tutmaya,
kendimle daha fazla kalmaya,
sessizliği bir boşluk değil, besleyen bir alan olarak yaşamaya niyet ediyorum.

Her anın bana sunduğu dersi fark etmeye,
acele etmeden, yargılamadan bakmaya;
önce kendime, sonra karşıma çıkan herkese şefkatle yaklaşmaya niyet ediyorum.

Kontrol etme ihtiyacımı yumuşatmaya,
hayatın aklına, zamanına ve ritmine güvenmeye;
kendi gerçeğimi sessiz ama dürüst bir cesaretle yaşamaya niyet ediyorum.

Zihnimi olduğu kadar bedenimi de dinlemeye,
işaretlerini ciddiyetle duymaya;
olanı fark etmeye, olanla derinleşmeye ve şükretmeye niyet ediyorum.

Varlığımla, sözümle ya da sessizliğimle
hayata katkı sunmanın yollarını açık tutmaya;
bilgeliğin sözlerden değil, deneyimin içinden doğmasına tanıklık etmeye niyet ediyorum.

31/12/2025

Bu yıl 28 kitap okumuşum.
Her birinin bendeki izlerini, düşündürdüklerini, öğrettiklerini Akademik Psikoloji sayfamda paylaştım.

Bu kitaplar benim için sadece okunmuş metinler değil; yol arkadaşlarıydı.

Sayıları severim.
Disiplini severim.
Kafaya koyduğum şeyi yapmayı en çok severim …

Kitap okumaya vakit ayırmak,
benim için hiçbir zaman “boşlukta kalan” bir şey olmadı;
her zaman önceliklerimin içinde oldu.

Belki de bu yüzden,
bu yılın hedefleri çok tanımlı değildi
ama bir o kadar kendiliğinden gelişti.
Ve bundan büyük bir mutluluk duydum.

Kitap seçmenin keyfi…
Bir başlığa çekilmek,
bir yazara güvenmek,
bir cümlede durmak…

Okudukça fark ediyorum ki:
Bu satırlar beni daha iyi biri yapmaya değil,
daha sahici biri olmaya çağırdı.

Beni bana aynalayan,
kendimi gördüğüm,
fark ettiğim,
bazen durduğum,
bazen yön değiştirdiğim sayfalar…

Her biri bana şunu sordu:
“Kendini nasıl yaşamak istiyorsun?”

Ve ben bu soruya,
seçimlerimle,
yavaşlamalarımla,
bırakabildiklerimle cevap verdim.

Bu 28 kitap bir okuma listesi değil;
beni ben yapan bir iç yolculuğun haritası.

Yazanlara şükürle,
okumaya alan açabildiğim kendime teşekkürle,
hayata minnetle…


Yılın son okuduğum kitabı değil belki ama, bu senenin son kitabı olarak paylaşacağım.Hak ediyor bu kapanışın ayrıcalığın...
30/12/2025

Yılın son okuduğum kitabı değil belki ama, bu senenin son kitabı olarak paylaşacağım.
Hak ediyor bu kapanışın ayrıcalığını.
Satırlarının yarattığı sakinliği, keyfi ve yaşattığı o kolaylaştırıcı, hafif hissin değerini…

Kitabın yazarı Richard Rudd’in yaklaşımı “İnsan dönüşmez. Hatırlar”. Tefekkür Sanatı, bir yöntem kitabı değil, bir ritim daveti. Bu nedenle de bayıldım satırlardaki telaşsız, kendini ispat etmeyen, bir yere taşımaya çalışmayan bir dille akan davete, hatırlatmaya. Hafiflik ağırlık taşımayan bir gerçeklikten geliyor.

Tefekkür ne demek biliyorsan, bu kitabı okumanı tavsiye ederim.
Kelime anlamını bilmiyor ama merak ediyorsan, yine sana bu kitabı öneririm.

Ama zamanını sen belirle.
Aceleye gerek yok.
Zamanı gelince okuyup, bu hâllerin keyfini senin de çıkaracağını biliyorum.
Zaten her şey, zamanı gelince oluyor.

Bazı kitaplar bilgi vermez.
Bir şey öğretmeye de çalışmaz.
Sadece durur…
Ve sen de durduğunda, kendini fark etmeni sağlar.

Tefekkür Sanatı, bana düşünmeyi değil
bakmayı, anlamayı değil hissetmeyi hatırlatıyor. Daha iyi olmaya çalışmaktan çok olduğum hâliyle temas etmeye davet ediyor.

Bütünlük bazen cevaplarda değil,
orada kalabilme cesaretinde saklı.

Bu kitabı okurken sık sık şunu fark ediyorum:
Zihnim susunca, hayat zaten konuşuyor.

Belki de aradığımız şey,
daha fazla çaba değil
daha fazla farkındalık.

Bu haliyle Tefekkür Sanatı kalbimde sımsıcak ve taptaze haliyle yerini alıyor.




Yeni Yıla Girerken Şükranla DurmakRahat bir yere geç.Oturabilir ya da uzanabilirsin.Omurgan yumuşak, bedenin desteklenmi...
29/12/2025

Yeni Yıla Girerken Şükranla Durmak

Rahat bir yere geç.
Oturabilir ya da uzanabilirsin.
Omurgan yumuşak, bedenin desteklenmiş olsun.

Gözlerini kapat ya da bakışını yumuşat.
Şu an bulunduğun yerde, bedeninin olduğun yerle temasını fark et.
Ayakların… kalçaların… sırtın…
Zemin seni tutuyor.

Nefesinin doğal akışını izlemeye başla.
Nefes al…
Nefes ver…
Değiştirmeden, düzeltmeden.
Sadece tanık ol.

Birkaç nefes sonra, dikkati yavaşça geçen yıla yönelt.

Kendine sor:
Geçen yıl hayatımda en çok şükür duyduğum 3 şey neydi?

Zihnine gelen ilk cevapların doğru cevaplar olduğunu bil. Düşünmeye zorlama.
Her birini tek tek ele al.
Her biriyle biraz kal.
Şimdi içinden ya da yazıyla şunları fark et:
• Bu kişi / deneyim / durum bana nasıl hissettirdi?
• Hayatımda neyi iyileştirdi, neyi mümkün kıldı?
• Ben bu deneyimle nasıl dönüştüm?
• Kendim, hayat ya da başkaları hakkında ne öğrendim?

Derine indikçe, şükrün zihinden kalbe doğru aktığını fark et.

Şimdi aynı 3 şeyi düşün…
Ve hayal et:
Eğer bunlar olmasaydı…
• Geçen yılım nasıl geçerdi?
• Şu an nasıl hissediyor olurdum?
• Hayatımda ne eksik olurdu?
• Neler hiç ortaya çıkmazdı?

Bu fark ediş, sahip olduklarının kıymetini daha görünür kılar.

Şimdi yılın hoş sürprizlerine bak.
Kendine sor:
• Beklemediğim halde neyin yolunda gittiğini gördüm?
• Kim ya da ne beni şaşırttı?
• Hangi “küçük kaza” aslında bir hediye oldu?

Bunları bir liste gibi zihninden geçir ya da yaz.

Bazen hayat, biz planlamadığımızda cömertleşir.

Şimdi daha da küçül.

Geçen yıl hayatımı güzelleştiren 10 küçük şey…

Belki:
Bir fincan çay, soğuk bir günde güneş, sevdiğin bir kitap, bir dokunuş, gülümseme

Küçük olanın, aslında hayatın kendisi olduğunu fark et.

Ve son olarak kendine şefkatle sor:
Benim için şükran pratiği nasıl sürdürülebilir olur?

Her gün, her hafta, ayda bir? Ne kadarı senin için?
Belki:
• Takvimde kendinle bir randevu
• Bir bitki çayı
• Bir mum
• Bir parça çikolata

Şükrü bir görev değil, bir buluşma haline getir.

Son olarak tekrar nefesine dön.
Bedeninde olan biteni fark et.
Hazırsan, gözlerini aç.
Yeni yıla bir şey eklemeden,
sadece olanı görerek girmen dileğimle:)

22/12/2025

Nereye koşuyorsun?

Bütün gün olabildiğince hızlı gidiyoruz, ama hala yapılacak milyonlarca şey var. Hamster çarkında hiçbir yere varamıyoruz.

Bazen hayat tam olarak böyle hissettiriyor.
Ne kadar hızlanırsak hızlanalım, yapılacaklar bitmiyor.
Zihin koşuyor, beden peşinden sürükleniyor.

Oysa bazen tek ihtiyacımız olan şey:
biraz yavaşlamak.
Günde sadece 10 dakika bile…

🌀 İşte temposunu düşürmek isteyenler için 15 keyifli hatırlatma:)
1. Şu an hayatımdaki insanlarla olmaktan keyif alıyorum.
2. Sadece “olmak” için kendime zaman tanıyorum.
3. Bilinçli olarak yavaşlamayı seçiyorum.
4. Yolculuğun kendisinin tadını çıkarıyorum.
5. Hayatı gözlemlemek için duruyorum.
6. Dinlenmeye alan açacak şekilde yaşıyorum.
7. Rahat bir tempoda yaşamayı seçiyorum.
8. Nefes alıyorum… nefes veriyorum… ikisine de zaman tanıyorum.
9. Merkezimdeyim, sakinim.
10. Aslında neye yetişmeye çalışıyorum? Oldugum yer tamam.
11. Nefesimle birlikte zihnim de yavaşlıyor.
12. Gevşediğimi hissediyorum.
13. Dengedeyim ve farkındayım.
14. Ayaklarımın altındaki dünyayla temas ediyorum.
15. “Meşgul olma” alışkanlığını bırakıyorum.

🌱 Bazen kaplumbağa olmak,
ruhun en hızlı ilerleyişidir.

💬 Sen hızlandığını fark ettiğinde kendine ne söylüyorsun?
Yorumlara bırakır mısın?

Bahçıvanın Bir Yılı – Karel CapekBahçıvanlık, hayat için güçlü bir metafor.Yavaşlamak, emek vermek, sabretmek ve doğayla...
20/12/2025

Bahçıvanın Bir Yılı – Karel Capek

Bahçıvanlık, hayat için güçlü bir metafor.
Yavaşlamak, emek vermek, sabretmek ve doğayla ilişki kurmak üzerine.

Kitap;
– ritmi yavaşlatıyor,
– emek–doğa–sabır ilişkisini romantize ediyor,
– insanın doğaya hükmeden değil, ona eşlik eden bir varlık olduğunu hatırlatıyor,
– ilgiyi çiçekten çok toprağa yöneltiyor.
Yazıldığı dönemi düşündüğümde bu bakış açısının değeri daha da belirginleşiyor.
I. Dünya Savaşı sonrası, insanın hızla makineleştiği, doğayla bağının koptuğu bir zamanda; Capek’in toprağa, beklemeye ve eşlik etmeye işaret etmesi güçlü ve cesur bir hatırlatma.
Anlatılan bakış açısı kıymetli.
Ancak benim için yeni bir farkındalık yaratmadı.

Okudum mu? Evet.
Ama metinle aramda tam adını koyamadığım bir mesafe oluştu.
Belki de bana biraz fazla didaktik, biraz fazla dışarıdan kaldı.
Bazı kitaplar ufkumuzu genişletir, bazıları da zaten vardığımız yere saygıyla eşlik eder.
Her kitap emek verildiği için değerli, hepsinin tadı başka, yarattığı lezzet farklı. Kabul ediyorum ve okumalara doyamamaya devam ediyorum.

18/12/2025

Bugün Points of You®️ günüydü.

Az laf, çok iş.
Öğretmeden öğretmek,
durarak hatırlatmak,
davet ederek yola çıkmak.

Olanla olmak,
olmayana eyvallah demek.
Sevgi ve saygıyı büyütmek.

Kendimize gelmek,
kendimizden geçmek.
Halden anlamak,
hâllerimizi anlamak.

Yavaşlamaya niyet etmek,
bizim için değerli olanı önceliğimiz yapmak.
Düşünmeden bilmek,
bilerek devam etmek.

Aldığını vermek,
verdiğinden razı olmak.
Anda kalmanın önemini dile getirmek.

Kendini dışarıdan görmek,
kendinle olmak.
Dinlenmek,
hayata bir mola vermek.

Teşekkür etmek,
tekâmülü dile getirmek.

Diyecek çok şey var…
Hissettiğim tek şey: şükür.
Teşekkürler buluşturanlara.
Mentor desteğine teşekkürler

Destekleyici Dokunuş – Kendinle Temas PratiğiBu pratik, zorlandığın anlarda bedenin üzerinden kendine şefkatle yaklaşman...
15/12/2025

Destekleyici Dokunuş – Kendinle Temas Pratiği

Bu pratik, zorlandığın anlarda bedenin üzerinden kendine şefkatle yaklaşmanı destekler.
Dokunuş, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bedene “güvendesin” mesajı verir. Zihnin şüphe etse bile, beden bu teması tanır ve karşılık verir.

Rahat bir şekilde oturabilir ya da ayakta durabilirsin.
Gözlerin açık ya da kapalı olabilir.

1. Nefese Davet
Şu anda bedeninde bir stres, sıkışma ya da huzursuzluk fark ediyorsan, 2–3 kez derin ve doyurucu nefes al.
Nefesinle birlikte omuzlarının, yüzünün ve çenenin yumuşamasına izin ver.

2. Kalple Temas
Bir elini nazikçe kalbinin üzerine yerleştir.
Dilersen iki elini birden göğsüne koy.
Elinin sıcaklığını ve hafif baskısını fark et.

3. Dokunuşu Hissetmek
Elinin göğsünle temasını hisset.
İstersen elinle küçük, yavaş daireler çizebilirsin.
Nefes alırken göğsünün yükselişini, verirken inişini izle.
Sadece hisset… düzeltmeye çalışma.

4. Bedeni Dinlemek
Kalbin üzerinde dokunuş sana uygun gelmiyorsa,
bedeninin başka bir yerini keşfet:
• Elini yanağına koymak
• Yüzünü iki elinle nazikçe sarmak
• Kollarını çaprazlayıp kendine hafifçe sarılmak
• Karnının üzerine elini koymak
• Bir el kalpte, bir el karında tutmak
• Ellerini kucağında birbirinin içine almak

Bedenin nerede “evet” diyorsa, orada kal.

5. Birlikte Kalmak
Bu hissin içinde acele etmeden kal.
Belki 30 saniye… belki birkaç dakika.
İhtiyacın olduğu sürece.

Pratiği tamamlarken içinden ya da sessizce şunu fısıldayabilirsin:
“Şu anda kendimle birlikteyim.”

Günlük Hayata Davet

Bu dokunuşu gün içinde, zorlandığını fark ettiğin anlarda,
bilinçli olarak kendine hatırlat.
Zamanla bedenin, şefkatli temasın bir kaynak olduğunu öğrenecek.






12/12/2025

Hey gidi yıllar…
2010–2013 arası.
Çalışkan, meraklı, öğrenmeye ve üretmeye çok açık bir Zeynep.
Goldman Sachs’ın küresel çapta başlattığı ve Özyeğin Üniversitesi ile yürütülen 10.000 Women projesinde tam 12 dönem takım koçluğu yapmışım.
Belki 150 kadın girişimciyle birbirimize ayna olmuşuz; öğretmişim, öğrenmişim… Etkilemişim, etkilenmişim.

Bugün ofiste evrak temizliği yaparken bir dosya buldum.
Her takımdaki katılımcıların resimli özgeçmişleri…
Bazı kadınları çok iyi hatırlıyorum, bazılarını ise neredeyse hiç.
Dosyaların arasından, zamanında kendi elleriyle yazdıkları teşekkür notları döküldü masama.

“İyi ki varsın.”
“Bana ayna oldun.”
“Sakinliğin içimi rahatlattı.”
“Güzel ışığın içimi ısıttı.”
“Beni yeniden kendime döndürdün.”
“Samimiyetinle yol açtın.”

Her biri başka bir kalpten çıkmış ama hepsi aynı şeyi fısıldıyor sanki:
Dokunmuşum. İnsanlara iyi gelmişim.
Notları okurken yıllar önceki Zeynep’e dışarıdan bakabildim.
Sevdim onu…
Hayatının koşturmacasının, karışıklığın ve telaşının içinde yine de kendisi kalmayı başarmış hâlini…
Yazılanlardan o hâlin niyetini gördüm.

Mesleğimin yolu bana iyi geldi; yoluma eşlik eden herkes sayesinde.
Hayatın o güzel al-ver dengesini hep sevdim.
Ne çok verdim…
Ne çok da aldım…
10.000 Kadın projesinde birlikte
yürüdüğüm tüm kadınlara selam olsun.
Sizi çok seviyorum.
Kalbimin hâlâ birlikte çarptığı o kadar
çok ve güzel kişisiniz ki.:))
@10.000kadingirisimcidernegi

“Yolculuğun Ötesinde” – Meltem ŞakarcanSevgili arkadaşım Meltem’in yazdığı ve sağolsun hemen imzalayıp gönderdiği Yolcul...
10/12/2025

“Yolculuğun Ötesinde” – Meltem Şakarcan

Sevgili arkadaşım Meltem’in yazdığı ve sağolsun hemen imzalayıp gönderdiği Yolculuğun Ötesinde’yi bugün bitirdim. Dile kolay… 438 sayfa! Meltem bir koç ve koç yetiştiren bir okulun kurucu ortağı. Onu tanıdığımdan beri bu mesleğe duyduğu aşkı hep bilirim. Fakat bir roman yazmak… Üstelik koçluğu edebi bir hikâyenin içine böylesine ustalıkla yerleştirmek… Bu bambaşka bir alan. Helal.

Aslında çok daha önce okumalıydım ama kader, kısmet, zaman… Bugüne nasipmiş.

Romanı çok sevdim, ellerine ve yüreğine sağlık
Hikâye tanıdık olsa da karakterler, örüntü, ilişkiler, yolculuğun akışı ve koçluğun konumlandırılışı o kadar doğal ki sayfalar su gibi aktı. Bir yandan koçluk alan kişinin içsel ve ilişkisel dönüşümüne tanıklık ederken, bir yandan da meslektaşımın (romandaki koç Oylum’un) seans yürütme biçimine tanıklık ettim.

Ne yalan söyleyeyim… Meltem’in yarattığı o koç ben hiç olamadım; olmayı da hayal etmedim. Kendimi koçluk görüşme kalıbına sokmaya çalışmadım. Adım adım gidilen, sabırla örülen o yönteme benim rengim pek uymadı. Ama Oylum’u çok sevdim. Uyguladığı yöntemleri alkışladım, ofisinin sıcaklığını sayfaların içinden bile hissettim.

Ve Deniz… Romanın başkahramanı… Çok güzel bir ruh. Hikâyenin sonunda onun da derin bir nefes alıp kendine yaklaşmasını izlemek çok kıymetliydi. Yeniden bağ kurmaya, kendini hatırlamaya, özünü duymaya başlayan her insan gibi, Deniz’in yolculuğu da içimde bir yerleri yumuşattı.

Bu roman;
• Koçluğu deneyimleyen biri için güçlü bir ayna,
• Koçluğu bilmeyen biri için nefis bir referans,
• Koçluğu seven biri için ise güvenli bir yol haritası gibi.

Meltem’in kalemiyle çizdiği yolculuk gerçekten “ötesine” uzanıyor.
Yola çıkmayan kalmasın.

Address

Kısıklı Caddesi No:28 Avrupa İş Merkezi Kat:2-3 Altunizade
Istanbul
34662

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when AkademikPsikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Sevgi

Bugün 14 Şubat 2020. Önemli olan paylaşabilmek. Her şeyi. Başta belki de hissettiklerimizi, içimizde yarattığımız ancak başkalarına aktaramadığımız sevgimizi, düşüncelerimizi. Ne olursa olsun kendimiz olmak için elimize geçen her fırsatı. Dilimizde nezaket, özen oldukça yarattığımız her şey de inan o kadar keyifli. Er ya da geç anlayacağız neyin bizim için önemli olduğunu. Gel bu zamanı birlikte öne çekelim, daha farkında, daha bilinçli seçimlerimizle yaşayalım hayatı.