Ergoterapist Sefa Turan

Ergoterapist Sefa Turan Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir dünya var. Ben, bu dünyaya oyunla, bilimle ve sevgiyle dokunan bir ergoterapistim. Duyu Bütünleme Terapisi

Gelişimi destekliyor, potansiyeli görünür kılmak için her adımda çocuğun yanında yürüyorum.

01/01/2026

İnsan bedeni, özellikle belirsizlik ve zihinsel yük altında, güven sinyallerine ihtiyaç duyar. Beyin tek başına düşünceyle değil; temas, ritim ve yakınlık yoluyla da sakinleşir. Tanıdık bir bedene yaslanmak, sinir sistemine kontrol edilebilirlik ve süreklilik hissi verir. Bu nedenle bu ihtiyaç zayıflık değil; bedenin kendini dengeleme ve hayatta kalma mekanizmasının doğal bir parçasıdır.

Çocuklarda bu ihtiyaç çok daha görünürdür; çünkü sinir sistemleri hâlâ gelişim hâlindedir ve düzenlenme büyük ölçüde dışarıdan sağlanır. Bir çocuğun güvendiği bir bedene yaslanması, sadece duygusal bir yakınlık değil; kalp ritmi, nefes ve kas tonusunun birlikte dengelenmesidir. Yetişkinlerde bu süreç daha içselleşmiş olsa da mekanizma aynıdır. Çocuk, bedeniyle “buradayım ve güvendeyim” der; yetişkin ise aynı ihtiyacı çoğu zaman fark etmeden taşır.

Beden, kelimelerle anlatamadığını küçük bir hareketle anlatır.
30/12/2025

Beden, kelimelerle anlatamadığını küçük bir hareketle anlatır.

22/12/2025

Bu videoda görülen durum, bir çocuğun ebeveyniyle yaşadığı duygusal kopukluğun çocuk üzerinde nasıl etkiler bıraktığını açıkça gösteriyor. Çocuk, ebeveyninden gelen duygusal yanıt kesildiğinde bunu bir terk edilme olarak algılar. Bu durum, erken dönemde bağlanma örüntülerinde bir kırılmaya yol açar.

Bu kırılma iki temel bağlanma biçimini oluşturabilir:

Kaygılı bağlanma:
Çocuk, ebeveynin ilgisini yeniden kazanmak için daha çok çabalamayı öğrenir. Ağlama, ısrar etme, aşırı uyum sağlama gibi davranışlar artar. Yetişkinlikte bu durum; ilişkilerde aşırı çaba gösterme, kendini geri plana atma ve onay arama şeklinde devam edebilir.

Kaçıngan bağlanma:
Çocuk, ne yaparsa yapsın karşılık alamadığını fark ettiğinde duygusal olarak geri çekilmeyi öğrenir. Bu da yetişkinlikte yakınlıktan kaçınma, duyguları bastırma ve mesafeli ilişkiler kurma olarak görülebilir.

Bu tür erken deneyimler, ilerleyen yıllarda kurulan ilişkilerin niteliğini farkında olmadan etkileyebilir.

18/12/2025

Uykuya geçerken çocuğun sürekli aynı noktaya dokunma ihtiyacı, rastgele bir davranış değildir.
Bu davranış, sinir sisteminin güven ve düzenleme sağlamak için kullandığı odaklı dokunsal girdiye dayanır.

Tekrarlayan ve belirli bir noktaya yönelen dokunma; çocuğun beden sınırlarını hissetmesini, çevresini organize etmesini ve parasempatik sinir sisteminin aktive olmasını destekler. Bu sayede çocuk, “bağlıyım ve güvendeyim” mesajını alarak uykuya geçebilir.

Bu noktada ebeveyn yalnızca bir bakım veren değil, çocuğun sinir sistemi için düzenleyici bir referans noktasıdır. Çocuğun belirli bir ben, cilt alanı ya da dokuya yönelmesi; tanıdık, öngörülebilir ve tutarlı bir duyusal çapa arayışıdır.

Bu davranışı doğrudan engellemek yerine, altta yatan duyusal düzenleme ihtiyacını anlamak önemlidir. Amaç dokunmayı yasaklamak değil; aynı ihtiyacı karşılayacak alternatif ve sürdürülebilir duyusal girdileri öğretmektir.

Doğru yönlendirmelerle, çocuğun güven ihtiyacı korunurken ebeveynin bedensel sınırları da desteklenebilir.

Gülümseniyorsa size güveniliyorsunuz.
16/12/2025

Gülümseniyorsa size güveniliyorsunuz.

14/12/2025

Uyku sırasında çocuk, güvenliği tek bir duyusal kaynağa bağladıysa (bir beden teması, belirli bir basınç, ritim ya da sıcaklık gibi), bu bağlantı yalnızca geceyi değil gündüz regülasyonunu da etkiler.

Gün içinde ayrılmalara tahammülsüzlük, bedensel yakınlık ihtiyacının artması,
geçişlerde zorlanma ve kolay tetiklenme görülebilir. Bu durum bir “alışkanlık” değil,
sinir sisteminin güvenliği dar bir alanda tutma çabasıdır.

Eğer bu örüntü ailenin günlük yaşamını zorlaştırıyor ya da çocuğun bağımsız regülasyon kapasitesini sınırlıyorsa,
desteklenmesi gereken bir süreçten bahsediyoruz.

Destek, teması kesmekle değil;
güven veren duyusal girdileri çeşitlendirerek
sinir sistemine yeni denge yolları öğretmekle sağlanır.

Bu süreci nasıl yapılandırabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız
yorumlara yaşadıklarınızı veya ❤️bırakabilirsiniz.

10/12/2025

Çocuk ona tokat attı ve anne, göz teması kurmadan, tek kelime etmeden, anında geri vurdu.
Çocuk tekrar denedi; o da yine hızlıca geri vurdu… Tüm bunlar olurken anne telefonunda gezinmeye devam ediyordu.

Peki… çocuk burada “vurmanın kötü bir şey olduğunu” mu öğreniyor?

Beim cevabım; Hayır.
Çocuğun öğrendiği şey şudur:
“Duygularım önemli değil. Hissettiklerimi anneme gösteremem.
Gösterirsem de cezalandırılırım.”

Bu durumu biraz daha derinleştirmek istersen, şu vurguları ekleyebilirsin:

• Döngüyü anlat:
“Bir çocuk görmezden gelindiğinde ihtiyaçları yok olmaz; sadece daha yoğun ve daha zorlayıcı davranışlarla ortaya çıkar.”

• Perspektifi ters çevir:
“Hayal edin; her öfkelendiğinizde en sevdiğiniz kişi sizi yok saysa ya da karşılık vererek incitse…
Bir dahaki sefere duygunuzu paylaşırken kendinizi ne kadar güvende hissedersiniz?”

• Yeniden çerçevele:
Vurmak yerine, ebeveyn çocuğun elini yavaşça tutup göz teması kurarak,
“Öfkelendiğini görüyorum. Bunu başka bir şekilde anlatabiliriz.” diyebilirdi.

Yeni bir yiyecek demek: • Farklı bir doku, • Belirsiz bir koku, • Çiğneme sırasında tahmin edilemeyen bir his, • Ağız iç...
08/12/2025

Yeni bir yiyecek demek:
• Farklı bir doku,
• Belirsiz bir koku,
• Çiğneme sırasında tahmin edilemeyen bir his,
• Ağız içinde kontrol edilmesi gereken yeni bir hareket demektir.

Beyin bu bilgilerin hepsini aynı anda düzenleyemediğinde, “risk” algısı oluşur.
Çocuk bu riski azaltmak için sonucu önceden bildiği yiyeceklere yönelir.
Çünkü bildiği yiyeceklerde tat, doku ve çiğneme hissi tahmin edilebilir; yani “beyinsel maliyeti” düşüktür.

Bu durum uzadığında ise mesele yemek değil, duyusal yükten kaçınma davranışına dönüşür.

Araştırmalar da, duyusal işlemleme güçlüğü yaşayan çocukların yiyecek çeşitliliğini değil, öngörülebilirliği tercih ettiğini gösteriyor.

07/12/2025

Bazı çocuklar bir uyaranla ilk karşılaştığında — su, k*m, ses, hareket ya da dokunma fark etmez — beyin bir anda çok fazla bilgi almak zorunda kalır. Bu da “duyusal aşırı yüklenme” hissine yol açar. Çocuk geri çekilir, istemez, duraklar ya da huzursuz görünür; aslında kaçındığı şey uyaranın kendisinden çok, beyninin o anda düzenlemekte zorlandığı yoğunluktur.

Bir süre geçip beden sakinleştiğinde, aynı uyaran artık daha tolere edilebilir olur. Çocuk dokunur, dener ve yavaş yavaş deneyimin içine girer.

Ancak bu aşırı yüklenme her seferinde tekrarlıyor, çocuk uyaranı işledikçe rahatlamak yerine daha çok geriliyorsa, bu duyusal düzenleme alanında destek gereksinimi olabileceğine işaret eder.

Address

Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 18:00
Sunday 09:00 - 18:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ergoterapist Sefa Turan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Ergoterapist Sefa Turan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category