Dr Sevilay Abudaram

Dr Sevilay Abudaram Dr Sevilay Abudaram’ın psikolojiye, psikoterapiye dair yazılarını okuyabilirsiniz.

“Sen üstümdeki yükleri alırsan, ben de bu ilişkide gergin olmayacağım”Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detayl...
25/02/2026

“Sen üstümdeki yükleri alırsan, ben de bu ilişkide gergin olmayacağım”

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Aldatma, ilişkinin atar damarının yara alması demektir. Tedavisi mümkündür, ancak zorludur.Bireysel terapi ve çift terap...
23/02/2026

Aldatma, ilişkinin atar damarının yara alması demektir. Tedavisi mümkündür, ancak zorludur.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkinizi bitirmek istiyor ama bitiremiyorsanız, yalnız kalmak sizin için korkutucu demektir.Bireysel terapi ve çift te...
21/02/2026

İlişkinizi bitirmek istiyor ama bitiremiyorsanız, yalnız kalmak sizin için korkutucu demektir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Birbirini seven ama birbirini anlamakta zorlanan o kadar çok çift var ki. Sevgi var. Emek var. Hatta ilişkiyi sürdürme i...
20/02/2026

Birbirini seven ama birbirini anlamakta zorlanan o kadar çok çift var ki. Sevgi var. Emek var. Hatta ilişkiyi sürdürme isteği de var. Ama yine de bir şeyler yolunda gitmiyor. Çünkü çoğu zaman çiftler aynı fikirde olmaya çalışıyor, ama birbirini anlamaya çalışmıyor.

Farklı düşünmek sorun değildir. Eşinizle bir konuda farklı düşünüyor olmanız son derece normaldir. Aynı ailede büyümediniz. Aynı deneyimlerden geçmediniz. Aynı duygusal öğrenmelerle yetişmediniz. Dolayısıyla bir olay karşısında verdiğiniz tepki, yüklediğiniz anlam ve geliştirdiğiniz çözüm yolu da doğal olarak farklı olacaktır. Sorun farklı düşünmek değildir. Sorun, farklı düşündüğünüzde birbirinizi duyamamaktır.

Kritik soru şu: Eşiniz nasıl düşünüyor?

Çoğu çift terapide bana şunu söyler: “Ben zaten haklıyım.” “Benim dediğim mantıklı.” “O abartıyor.” Ama burada asıl mesele haklı olmak değildir. Asıl mesele şudur. Eşiniz o konuyu nasıl yaşıyor? Hangi duyguyla yaklaşıyor? Hangi korkudan, hangi geçmiş yaradan, hangi değersizlik hissinden konuşuyor? Eşinizin söyledikleri çoğu zaman sadece bir fikir değildir. Altında bir ihtiyaç vardır. Bir görülme arzusu vardır. Bir anlaşılma beklentisi vardır. Ve bazen o cümleler aslında bir yardım çığlığıdır.
Yardım çığlıkları nasıl duyulmaz hale gelir? Bir örnek düşünelim. Eşiniz size şunu söylüyor olabilir; “Benimle yeterince ilgilenmiyorsun.”, “Her şey işin olmuş.” ya da “Beni hiç anlamıyorsun.” Bunu suçlama olarak duyabilirsiniz. Savunmaya geçebilirsiniz. Karşılık verebilirsiniz. Ama o cümlenin altında belki şu vardır; “Önceliğin olmak istiyorum.”, “Senin için değerli olduğumu hissetmek istiyorum.”, “Kayboluyorum ve seni kaybetmekten korkuyorum.”

Eğer siz eşinizin dilini öğrenmeye niyet etmezseniz, o yardım çığlıklarını “saldırı” olarak duyarsınız. O ise “beni duymuyor” diye daha yüksek sesle bağırmaya başlar. Ve ilişki yavaş yavaş bir güç savaşına dönüşür.

Devamı yorumda ⬇️

Yeni evli çiftler, evliliklerinde neden mutsuz olurlar?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ ...
19/02/2026

Yeni evli çiftler, evliliklerinde neden mutsuz olurlar?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Bir ilişkide cinselliğin kalitesi, ilişkinin ruhsal kalitesini de gösterir.Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili d...
15/02/2026

Bir ilişkide cinselliğin kalitesi, ilişkinin ruhsal kalitesini de gösterir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkideki Sorunlar, İlişkinizle İlgili Size Verilen Sinyallerdir❗️İlişkilerde sorun yaşandığında çoğu çiftin zihninden ...
13/02/2026

İlişkideki Sorunlar, İlişkinizle İlgili Size Verilen Sinyallerdir❗️

İlişkilerde sorun yaşandığında çoğu çiftin zihninden ilk geçen düşünce şudur; “Eyvah, demek ki ilişkimiz iyi gitmiyor.” Oysa aynı duruma farklı bir yerden bakmak mümkündür. İlişkide ortaya çıkan sorunları birer tehdit ya da çöküş işareti olarak değil, ilişkinin gelişimsel süreçlerinin doğal bir parçası ve hatta bir dönüşüm fırsatı olarak görmek, hem ilişkinin kaderini hem de bireylerin içsel yolculuğunu kökten değiştirebilir.

Bir ilişki başladığında çoğu zaman yoğun bir çekim, tutku, romantizm ve cinsellik eşlik eder. Bu dönem, psikolojide sıklıkla “idealizasyon evresi” olarak adlandırılır. Taraflar birbirini büyülenmiş gibi görür; farklılıklar değil benzerlikler dikkat çeker. Bu aşama aslında ilişkinin ilk eşiğidir ve her çift bu eşiği geçemez. Eğer bir çift bu dönemi yaşayıp daha stabil bir evreye ulaşabildiyse, bu bile ilişkinin belirli gelişim basamaklarını başarıyla geçtiğini gösterir. Ancak stabilite, sorunların sona erdiği anlamına gelmez. Tam tersine, ilişkinin derinleşmeye başladığı noktada gerçek kişilikler, geçmiş deneyimler ve duygusal yaralar daha görünür hale gelir.

İlişkide karşılaşılan tümsekler, çıkmazlar ve çatışmalar çoğu zaman çiftleri korkutur çünkü belirsizlik içerir. İnsan zihni öngörülebilirliği sever; ilişkide ne yaşayacağını önceden bilmek ister. Bu yüzden bazı kişiler partnerini sürekli test eder, garanti arar, kontrol etmeye çalışır ya da geleceği kesinleştirecek sözler talep eder. Oysa ilişkiler doğası gereği öngörülemezdir. Çünkü ilişki dediğimiz şey iki farklı geçmişin, iki farklı bağlanma stilinin, iki farklı duygusal haritanın karşılaşmasıdır. Bu nedenle ilişkide yaşanacak her şeyi önceden bilmeye çalışmak, aslında imkânsız olanı kontrol etmeye çalışmaktır ve çoğu zaman kişiyi yoran bir çabaya dönüşür.

Devamı yorumda ⬇️

Korkularınız ve kaygılarınızla yüzleştiğinizde ve bu duygularınızı dönüştürdüğünüzde, anka kuşu gibi yeniden doğarsınız....
12/02/2026

Korkularınız ve kaygılarınızla yüzleştiğinizde ve bu duygularınızı dönüştürdüğünüzde, anka kuşu gibi yeniden doğarsınız.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkilerin bitmesi en zorlu süreçlerden birisidir. Yas ve kayıp duygularıyla birlikte veda etme sürecini barındırır.Bir...
10/02/2026

İlişkilerin bitmesi en zorlu süreçlerden birisidir. Yas ve kayıp duygularıyla birlikte veda etme sürecini barındırır.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Mutlu bir evlilik hayatınız olması için önce kendi içinizde kendinizle mutlu olmayı deneyimlemelisiniz.Bireysel terapi v...
08/02/2026

Mutlu bir evlilik hayatınız olması için önce kendi içinizde kendinizle mutlu olmayı deneyimlemelisiniz.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Eşinle iletişimi zorlaştıran en önemli unsur nedir?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ What...
06/02/2026

Eşinle iletişimi zorlaştıran en önemli unsur nedir?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Cinsellik, bir ilişkinin en önemli parçalarından biridir. Sadece fiziksel bir temas alanı değildir. Yakınlığın, paylaşım...
04/02/2026

Cinsellik, bir ilişkinin en önemli parçalarından biridir. Sadece fiziksel bir temas alanı değildir. Yakınlığın, paylaşımın, arzunun, haz almanın ve haz vermenin alanıdır. Daha da önemlisi, partnerlerin birbirlerine en savunmasız halleriyle temas ettikleri yerdir. İnsan cinsellikte kendini gizleyemez. Bedeniyle, arzularıyla, sınırlarıyla, ihtiyaçlarıyla oradadır. Bu yüzden cinsellik, ilişkinin güven, sevgi, tutku, heyecan ve bağlılık düzeyini en çıplak haliyle gösteren aynalardan biridir.

Çoğu ilişkide cinselliğin bitişi bir “sonuç”tur, bir “sebep” değil. Ama ne yazık ki çiftler bunu genellikle tam tersi sanır. “Cinselliğimiz yok” diye gelirler; oysa asıl mesele cinselliğin çok daha öncesinde, ilişkinin duygusal zemininde çatlamaya başlamıştır. Cinsellik yok denecek kadar azalmıştır. İlişki adeta kangren olmuş, can çekişmektedir. Ama çift, bunu dillendirmeden, konuşmadan, sanki hiçbir şey yokmuş gibi yaşamaya devam eder. Gündelik hayat akıp gider: iş, ev, çocuklar, sorumluluklar. Sorun konuşulmaz, üstü örtülür. Ta ki, eşlerden biri bu sessizliği daha fazla taşıyamayana kadar.
Cinsellik azaldığında ya da tamamen bittiğinde, ilişki çok güçlü bir alarm verir. Çünkü cinsellik yoksa, çoğu zaman yakınlık da yoktur. Derin paylaşım da yoktur. Birbirine dokunabilen iki beden değil, aynı evde yaşayan iki yabancı vardır artık.

Bu noktada ilişkide genellikle şunlar vardır:

• Konuşulamayan, ertelenmiş meseleler
• İçte biriken ama ifade edilemeyen öfke
• Görülmediğini, duyulmadığını hissetme
• Değersizlik duygusu
• Tamir edilememiş hayal kırıklıkları

Cinsellik, bu duyguların hepsine karşı son derece hassastır. Çünkü beden, ruhun taşıyamadığını taşımak istemez. Kalp kırıklıkları, kırgınlıklar, incinmeler çözümlenmeden beden yakınlığa izin vermez. Bu yüzden cinselliğin bitmesi, “isteksizlik” meselesi değildir yalnızca. Çoğu zaman bu, bilinçdışı bir geri çekilmedir. Bir tür korunma halidir. İnsan, incindiği yere yeniden açılmak istemez.

Devamı yorumda ⬇️

Address

Nişantaşı
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr Sevilay Abudaram posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr Sevilay Abudaram:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram