Dr Sevilay Abudaram

Dr Sevilay Abudaram Dr Sevilay Abudaram’ın psikolojiye, psikoterapiye dair yazılarını okuyabilirsiniz.

Eşinize geçmek bilmeyen öfkenizin sebebi nedir?İlişkilerde bazı duygular gelir geçer, ama bazı duygular vardır ki gelir ...
18/04/2026

Eşinize geçmek bilmeyen öfkenizin sebebi nedir?

İlişkilerde bazı duygular gelir geçer, ama bazı duygular vardır ki gelir ve kalır. Özellikle öfke duygusu bunların başında gelir. Başta küçük bir kırılma, bir söz, bir tonlama ile başlar. Sonra fark etmeden büyür, yayılır ve bir süre sonra ilişkinin tamamını kaplayan bir atmosfere dönüşür.
Peki neden? Neden bazı öfkeler geçmez? Neden bazı tartışmalar kapanmaz? Ve neden bazen partnerinize karşı hissettiğiniz öfke, sizin bile anlamlandıramadığınız kadar yoğun hale gelir?

🌟Öfke Aslında Görünen Duygudur

Çoğu zaman öfke, yüzeydeki duygumuzdur, çok kıymetlidir. Ancak aynı zamanda da öfke, daha derinde yatan duyguların, ihtiyaçların dışarıya çıkan yüzüdür. Bunlar genellikle değersizlik, görülmeme, anlaşılmama, yalnızlık ve yetersizlik hissi olur. İlişkide bir noktada kendinizi önemsiz, ikinci planda, dikkate alınmayan biri gibi hissetmeye başladıysanız, zihniniz bu duyguyla baş etmekte zorlanır. Çünkü değersizlik hissi çok ağırdır. Taşınması zordur. İfade edilmesi ise çoğu zaman daha da zordur. İşte tam bu noktada öfke devreye girer.

🌟Küçük Anlar, Büyük Anlamlar

Dışarıdan bakıldığında çok küçük görünen bir olay. “Peçeteler nerede?” “Üstten ikinci çekmecede.” Aslında bu sadece bir bilgi alışverişidir. Ama eğer ilişkinizde birikmiş bir öfke varsa, bu cümle artık sadece bir cümle değildir. “Bana böyle konuşuyor”, “Ses tonu neden böyle?”, “Beni küçümsüyor mu?”, “Benimle böyle konuşmaya hakkı var mı?” Zihin artık gerçeği değil, duygunun filtresinden geçen yorumu algılar. Ve bu yorum çoğu zaman şunu besler; “Ben bu ilişkide değerli değilim.”

Devamı yorumda ⬇️

Bir ilişkinin farklı etapları vardır; başlangıç, sevgili olma, evlenme, çocuk sahibi olma ve yaşlanma. Hepsi birer büyüm...
17/04/2026

Bir ilişkinin farklı etapları vardır; başlangıç, sevgili olma, evlenme, çocuk sahibi olma ve yaşlanma. Hepsi birer büyüme sürecidir ve sancılıdır.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Mutlu çiftler tartışmaz mı? Yoksa doğru tartışmayı mı bilir?Birçok insan mutlu ilişkilerin sırrını “hiç tartışmamak” ola...
16/04/2026

Mutlu çiftler tartışmaz mı? Yoksa doğru tartışmayı mı bilir?

Birçok insan mutlu ilişkilerin sırrını “hiç tartışmamak” olarak düşünür. Sanki sağlıklı bir ilişkide fikir ayrılıkları yokmuş, kırgınlıklar yaşanmıyormuş ya da çiftler hep aynı frekanstaymış gibi. Oysa gerçek tam olarak böyle değildir. Tartışma, bir ilişkinin problemi değil; aksine, kaçınılmaz ve hatta gerekli bir parçasıdır.

Çünkü iki farklı insanın olduğu yerde iki farklı geçmiş, iki farklı ihtiyaç, iki farklı algı vardır. Bu farklılıklar zaman zaman çatışmayı doğurur. Asıl belirleyici olan şey ise tartışmanın varlığı değil, nasıl yaşandığı ve nasıl çözüldüğüdür.

Çoğu ilişkide tartışmaların bir kısır döngüye girdiğini görürüz. Örneğin; hafta sonu arkadaşlarınızla birlikte bir akşam yemeğine çıktınız. Ortam kalabalık, sohbetler akıyor. Ancak siz, partnerinizin sizinle yeterince ilgilenmediğini, daha çok başkalarıyla vakit geçirdiğini fark ediyorsunuz. İçinizde bir şey sıkışıyor. Yalnız hissediyorsunuz. Görülmemiş, seçilmemiş gibi.
Bu noktada çoğu kişi duygusunu doğrudan ifade etmek yerine öfke üzerinden iletişim kurar;

“Benimle hiç ilgilenmiyorsun!”
“Tüm gece başkalarıyla konuştun!”

Bu cümleler aslında görünen yüzdür. Altında yatan gerçek duygu ise çoğu zaman şudur;

“Seninle birlikteyken, başkalarının yanında da ‘biz’ hissetmeye ihtiyacım var.”

Ancak öfke diliyle ifade edilen bir ihtiyaç, karşı tarafta savunma yaratır. Partneriniz kendini suçlanmış hisseder, geri çekilir ya da karşı saldırıya geçer. Böylece tartışma, çözüm üretmeyen bir güç mücadelesine dönüşür. İki taraf da anlaşılmadığını hisseder ve tartışma, ilişkinin bağını güçlendirmek yerine zayıflatır.

Devamı yorumda ⬇️

Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, onunla konuşun ✨Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ Wh...
15/04/2026

Eşinizin zihnini okumaya çalışmayın, onunla konuşun ✨

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkiler süreç ister. O süreç de emek ister.Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ Whatsapp h...
12/04/2026

İlişkiler süreç ister. O süreç de emek ister.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkinizde sınır çizmek bencillik mi?Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;✨ Whatsapp hattımız...
09/04/2026

İlişkinizde sınır çizmek bencillik mi?

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Anne-baba olmak ve karı-koca olmak birbirinden farklıdır. İlişkide ikisi de ayrı emek ister.Bireysel terapi ve çift tera...
07/04/2026

Anne-baba olmak ve karı-koca olmak birbirinden farklıdır. İlişkide ikisi de ayrı emek ister.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Mutlu bir ilişki yaşayabilmek için ilk kural kişinin kendi farkındalığını arttırarak kendini tanımasıdır.Bireysel terapi...
05/04/2026

Mutlu bir ilişki yaşayabilmek için ilk kural kişinin kendi farkındalığını arttırarak kendini tanımasıdır.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

Sizi İlişkiye Bağlayan Şey Nedir?Bir ilişkinin içinde kalma sebebinizi hiç dürüstçe kendinize sordunuz mu? “Ben bu ilişk...
04/04/2026

Sizi İlişkiye Bağlayan Şey Nedir?

Bir ilişkinin içinde kalma sebebinizi hiç dürüstçe kendinize sordunuz mu? “Ben bu ilişkide neden varım?”sorusuna çoğu zaman verdiğimiz cevap “sevgi” olur. Çünkü sevgi, ilişkileri meşrulaştıran en güçlü duygudur. Ancak terapide gördüğümüz gerçek şudur; birçok ilişki sevgiyle değil, korkularla, ihtiyaçlarla ve alışkanlıklarla sürdürülür. Ve bu fark edilmediği sürece, ilişki derinleşmez, sadece devam eder. O nedenle çiftleri ilişkiye bağlayan sebepleri 3 kategoriye ayırmam mümkün. Bunlar; yalnız kalma korkusu, bekar olmanın duygusal yükünden kaçınmak, ve alışkanlık olarak sıralanabilir.

🌟 1. Yalnız Kalma Korkusu: Sevgi Gibi Hissedilen Bir Bağ

Bazı insanlar için ilişki, bir paylaşım alanı değil, bir yalnızlıktan kaçış alanıdır. Yalnız kalma fikri; geçmişte yaşanan terk edilme deneyimleri, ihmal, duygusal yoksunluk ya da değersizlik hisleriyle yakından ilişkilidir. Bu kişiler için ilişki bir tercih değil, bir güvenlik mekanizmasıdır.

Bu durumda kişi şunları yapar:
• İlişkideki sorunları görmezden gelir
• Konuşmaktan kaçınır
• Gitmesi gerektiğini bildiği halde gidemez

Çünkü aslında ilişkiyi değil, yalnız kalma ihtimalini kaybetmekten korkuyordur. Ve burada kritik bir soru vardır; partnerinizi mi seviyorsunuz, yoksa onun yokluğundan mı korkuyorsunuz? Bu sorunun cevabı, sizin yalnız kalma korkunuzu duyup duymadığınıza yardımcı olacaktır.

🌟2. Bekar Olmanın Duygusal Yükünden Kaçınmak

Özellikle içinde yaşadığımız kültürde, ilişki ya da evlilik sadece iki kişi arasındaki bir bağ değil; aynı zamanda bir statü göstergesidir.

Bekar olmak çoğu zaman, “eksik” görülmek, sürekli sorgulanmak, aile ve sosyal çevreden baskı görmek anlamına gelebilir. Bu yüzden bazı insanlar ilişkide kalmayı seçer. Çünkü:

• “Evli olmak daha güvenli hissettirir”
• “Toplum içinde daha saygın görünürüm”
• “Yalnız olduğumu açıklamak zorunda kalmam”
Ancak burada ilişki bir sevgi alanı olmaktan çıkar, bir kimlik ve konumlandırma aracına dönüşür. Bu durumda kişi aslında partneriyle değil, toplumun ona verdiği rol ile ilişki içindedir.

Devamı yorumda ⬇️

Yalnız kalmak, terk edilmiş olmak demek değildir. Yalnız kalmak, kişinin kendisine yetebilmesinin ilk koşuludur.Bireysel...
03/04/2026

Yalnız kalmak, terk edilmiş olmak demek değildir. Yalnız kalmak, kişinin kendisine yetebilmesinin ilk koşuludur.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkinizde cinsellik iyi gitmiyorsa, ilişkiniz yara almış demektir.Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı ...
01/04/2026

İlişkinizde cinsellik iyi gitmiyorsa, ilişkiniz yara almış demektir.

Bireysel terapi ve çift terapisi ile ilgili detaylı bilgi için;

✨ Whatsapp hattımız: 0532 229 84 77
📍Nişantaşı, İstanbul

İlişkinizi Tek Başınıza Taşıdığınızı Hissediyor Musunuz?Sevginizi göstermek için sürekli daha fazla çabaladığınızı, ama ...
31/03/2026

İlişkinizi Tek Başınıza Taşıdığınızı Hissediyor Musunuz?

Sevginizi göstermek için sürekli daha fazla çabaladığınızı, ama buna rağmen karşılığını tam olarak alamadığınızı hissediyorsanız, aslında ilişkinizde oldukça kritik bir dinamiğin içindesiniz demektir. Bu durum çoğu zaman sadece “daha fazla sevmek” ya da “daha çok emek vermek” meselesi değildir; daha derinde, kaygı, terk edilme korkusu ve ilişkiyi sürdürebilmek için yükü tek başına taşıma eğilimi vardır.

Bu döngü genellikle şöyle işler. Siz ilişkiye daha çok yatırım yaptıkça, partnerinizden daha fazla ilgi ve karşılık beklersiniz. Ancak bu beklenti karşılanmadığında içinizde bir eksiklik hissi oluşur. Bu eksikliği gidermek için daha çok çabalarsınız. Planlar yaparsınız, ortamlar yaratırsınız, ilişkiyi canlı tutmak için sürekli bir şeyler üretirsiniz. Ama tüm bu çabanın altında aslında şu düşünce yatar, “Eğer ben yapmazsam, bu ilişki ilerlemez.”

Bu düşünce ilk bakışta ilişkiye bağlılık gibi görünse de, uzun vadede sizi yoran ve ilişkiyi dengesizleştiren bir yapıya dönüşür. Çünkü bir ilişki, iki kişinin ortak emeğiyle var olur. Eğer emek tek taraflı hale gelirse, ilişki bir noktadan sonra “paylaşım” olmaktan çıkar ve “sürdürme çabası”na dönüşür. Bu noktada kendinize şu soruyu sormanız çok önemli, “Ben gerçekten sevdiğim için mi çabalıyorum, yoksa kaybetmemek için mi?”

Eğer çabanızın arkasında “kaybetme korkusu” varsa, bu sizi sürekli tetikte tutar. Partnerinizin davranışlarını daha fazla analiz etmeye başlarsınız. Küçük mesafeler bile size büyük bir uzaklaşma gibi gelir. “Ben aramazsam o aramaz”, “Ben plan yapmazsam görüşmeyiz” gibi düşünceler zihninizi doldurur. Bu da sizi hem duygusal olarak yorar hem de ilişkideki doğal akışı bozar. Örneğin, hafta sonu için sürekli plan yapan taraf sizseniz, bir süre sonra bu planlar keyifli olmaktan çıkar ve bir “zorunluluk” haline gelir. Oysa sağlıklı bir ilişkide paylaşım alanı, iki tarafın da içinden gelerek katkı sunduğu bir alandır. Sadece sizin çabanızla var olan bir paylaşım, sürdürülebilir değildir.

Devamı yorumda ⬇️

Address

Nişantaşı
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr Sevilay Abudaram posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr Sevilay Abudaram:

Featured

Share