drfevzibalkan

drfevzibalkan Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from drfevzibalkan, Doctor, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi E-5 Karayolu Üzeri Cumhuriyet Mahallesi, Hadımk, Istanbul.

Hipoglisemi varken “iradeni kullan” demek…Benzini bitmiş arabayı ittirerek yol almaktır.Çünkü hipoglisemide mesele istek...
26/01/2026

Hipoglisemi varken “iradeni kullan” demek…
Benzini bitmiş arabayı ittirerek yol almaktır.

Çünkü hipoglisemide mesele istek değildir.
Mesele kararlılık hiç değildir.
Mesele, beynin yakıtsız kalmasıdır.

Kan şekeri düştüğünde vücut alarm verir.
Eller titrer.
Gözler kararır.
Terleme başlar.
Bir anda gelen kontrolsüz açlık hissi oluşur.

Ve kişi kendini şöyle anlatır:
“Dayanamıyorum.”
“Bir anda çok kötü oluyorum.”
“Kontrolüm gidiyor.”

Ama çoğu zaman dışarıdan gelen cümle aynıdır:
“Biraz iradeni kullan.”
“Dayan.”
“Kendini tut.”

Oysa irade, ancak yakıt varken çalışır.
Yakıt yokken irade beklemek, fizyolojiye ters düşer.

Hipoglisemide beyin, hayatta kalma moduna geçer.
Öncelik düşünmek değil, enerji bulmaktır.
Bu yüzden tatlı isteği olur.
Bu yüzden kişi kendini suçlu hisseder.

Ama burada suç yoktur.
Zayıflık yoktur.
Karakter sorunu hiç yoktur.

Bu bir kan şekeri regülasyon bozukluğudur.

Hipoglisemi yaşayan kişi tembel değildir.
İradesiz değildir.
Sadece bedeninin göstergesi “E”yi göstermektedir.

Benzini bitmiş arabayı ittirerek yol alamazsın.
Depoyu doğru şekilde doldurman gerekir.

Doğru beslenme aralıkları…
Kan şekerini ani düşürmeyen seçimler…
İnsülin dengesini anlamak…

Çünkü kan şekeri dengelendiğinde,
irade zaten geri gelir.

Prof. Dr. Fevzi Balkan


Kortizol yüksekken “sakin ol” demek…Çalan alarmı yastıkla susturmaya çalışmaktır.Ve çoğu insan tam olarak bunu yapıyor.G...
23/01/2026

Kortizol yüksekken “sakin ol” demek…
Çalan alarmı yastıkla susturmaya çalışmaktır.

Ve çoğu insan tam olarak bunu yapıyor.

Gece uykudan sık uyanıyor.
Sabah yorgun kalkıyor.
Kalbi durduk yere hızlanıyor.
Omuzlar gergin, zihin susmuyor.

Ama kendisine ya da ona bakanlara söylenen cümle hep aynı:
“Biraz rahatla.”
“Stres yapma.”
“Sakin ol.”

Oysa sorun sakin olup olmamak değil.
Sorun, bedenin tehlike varmış gibi yaşaması.

Kortizol yükseldiğinde beyin şunu duyar:
“Kaç. Savaş. Uyanık kal.”

Bu durumda nefes almak bile zorlaşır.
Sindirim yavaşlar.
Uyku bölünür.
Şeker dengesi bozulur.
Tiroid ve insülin etkilenir.

Yani mesele karakter değil.
Mesele irade hiç değil.
Bu bir biyoloji meselesi.

Alarm çalarken yastık bastırmak işe yaramaz.
Önce alarmın neden çaldığını anlamak gerekir.

Uyku saatleri…
Gece ışığı…
Geç yemek…
Sürekli tetikte olma hali…
Bastırılmış stres…
Gün boyu susmayan zihin…

Kortizol sessizce yükselir.
Ve sonra beden “sakin ol” cümlesini duyamaz hale gelir.

O yüzden şunu net söyleyelim:
Bazı insanlar sakin olamaz.
Çünkü bedenleri hâlâ alarmdadır.

Çözüm telkinde değil.
Çözüm hormonları yeniden dengeye çağırmakta.

Çünkü beden sustuğunda…
Zihin zaten sakinleşir.

Prof. Dr. Fevzi Balkan


Aynı şeker, iki zıt beden.Ve ikisinin de ortak bir cümlesi var:“Ben aç değilim… ama bir şeyler yolunda değil.”Bir taraft...
21/01/2026

Aynı şeker, iki zıt beden.
Ve ikisinin de ortak bir cümlesi var:
“Ben aç değilim… ama bir şeyler yolunda değil.”

Bir tarafta hipoglisemi.
Titreme.
Baş dönmesi.
Bir anda gelen kontrolsüz açlık.
Hasta şunu söyler:
“Hocam ben sık yiyorum ama yine de kötü oluyorum.”

Diğer tarafta insülin direnci.
Kilitlenmiş bir metabolizma.
Ne kadar az yesen de gitmeyen kilo.
Geçmeyen yorgunluk.
Hasta bu kez şunu söyler:
“Hocam neredeyse hiçbir şey yemiyorum ama kilo veremiyorum.”

İkisi de “şekerle” ilgili.
Ama sorun şeker değil.
Sorun insülinin vücutla kurduğu ilişki.

Hipoglisemide insülin hızlı ve kontrolsüz çalışır.
Şeker hızla düşer, beyin alarm verir.
Bu yüzden ani açlık, titreme ve halsizlik olur.

İnsülin direncinde ise tam tersi yaşanır.
İnsülin vardır ama etkisizdir.
Hücre kapıları kilitlidir.
Şeker içeri giremez, yağ depolanır, enerji üretilemez.

Ve en kritik nokta şudur:
Bu iki tablo da irade problemi değildir.
Bu bir “az yeme – çok yeme” meselesi değildir.
Bu bir hormon dengesi meselesidir.

O yüzden bazı insanlar aç kalır ama kilo veremez.
Bazıları sık yer ama kendini hep kötü hisseder.

Çözüm tartıda değil.
Çözüm kaloride değil.
Çözüm, insülini yeniden dinlemek ve dengeyi kurmakta.

Çünkü bazen gerçekten aç değilsin.
Sadece hormonun konuşuyordur.

Prof. Dr. Fevzi Balkan


Bazen beden hızlanır.Ama bu hız güçten değil, denge kaybından gelir.Graves hastalığında tiroid, vücuda sürekli “hızlan” ...
19/01/2026

Bazen beden hızlanır.
Ama bu hız güçten değil, denge kaybından gelir.

Graves hastalığında tiroid, vücuda sürekli “hızlan” komutu verir.
Kalp daha hızlı atar.
Zihin duramaz.
Eller titrer.
Terleme artar.
Uyku bölünür.

Ve dışarıdan bakıldığında şunu duyarsın:
“Ne güzel zayıflamışsın.”

Oysa içeride olan bambaşkadır.
Beden yoruluyordur.
Sinir sistemi alarmdadır.
Kalp dinlenemez.

Bu yüzden Graves’te kilo vermek çoğu zaman bir avantaj değil,
bir uyarıdır.

Hızlanan metabolizma,
her zaman sağlıklı metabolizma değildir.

Bu görseldeki dönen tekerlek,
kontrolsüz çalışan tiroidi anlatır.
Kalp ise bu hıza ayak uydurmaya çalışan ama yorulan bedeni…

Sorun kalpte değildir.
Sorun iradede değildir.
Sorun “çok çalışmakta” da değildir.

Sorun dengeyi kaybeden tiroiddedir.

Tiroid hastalıkları sadece tahlil değildir.
Sadece rakamlar değildir.
Asıl belirleyici olan şudur:

👉 Sen kendini nasıl hissediyorsun?

Bedenin sesi kısıldığında,
hastalık bağırmaya başlar.

Ve doğru tedavi,
bu sesi susturmak değil,
dengeyi yeniden kurmaktır.

Menopozdayken “sabret” demek…Bozuk termostatla evi soğutmaya çalışmaktır.Bir anda ateş basar.Yüz kızarır.Kalp hızlanır.T...
18/01/2026

Menopozdayken “sabret” demek…
Bozuk termostatla evi soğutmaya çalışmaktır.

Bir anda ateş basar.
Yüz kızarır.
Kalp hızlanır.
Terler akar.
Sonra birden üşüme gelir.

Ve bu döngü gün içinde defalarca tekrar eder.

Ama çoğu kadın bu süreci yaşarken şunu duyar:
“Biraz sabırlı ol.”
“Geçecek.”
“Bu yaşlarda normal.”

Oysa mesele sabır değildir.
Mesele güçsüzlük hiç değildir.

Menopoz, yalnızca adetlerin bitmesi değildir.
Menopoz; beynin ısı merkezinin, hormonların ve sinir sisteminin yeniden denge arayışıdır.

Östrojen azaldığında beyin, vücudun sıcaklık ayarını şaşırır.
Termostat bozulur.
Vücut ne zaman ısınacağını, ne zaman soğuyacağını bilemez.

Bu yüzden ateş basmaları olur.
Bu yüzden gece terlemeleri olur.
Bu yüzden uykular bölünür.
Bu yüzden çarpıntı, huzursuzluk, kaygı artar.

Ve kadın kendini şöyle tanımlar:
“Ben ben değilim.”

Ama bu bir kişilik değişimi değildir.
Bu bir hormonal geçiş sürecidir.

Bozuk termostatla evi soğutamazsın.
Önce termostatı anlaman gerekir.
Sonra ayarlaman.

Menopozda çözüm “sabret” demek değildir.
Çözüm, bedeni dinlemek…
Hormonları doğru okumak…
Uykuyu, stresi, beslenmeyi birlikte ele almaktır.

Çünkü beden sakinleştiğinde…
Kadın yeniden kendine döner.

Prof. Dr. Fevzi Balkan

Tiroid…Küçük bir bez.Ama hikâyesi büyük.Aynı bez, iki farklı uç.Biri frene basar, diğeri gaza.Haşimato’da beden yavaşlar...
14/01/2026

Tiroid…
Küçük bir bez.
Ama hikâyesi büyük.

Aynı bez, iki farklı uç.
Biri frene basar, diğeri gaza.

Haşimato’da beden yavaşlar.
Sabah uyanırsın ama hâlâ yorgunsundur.
Üşürsün.
Kilo alırsın.
Zihnin sislenir.
Ve çoğu zaman sana şu söylenir:
“Bir şeyin yok, biraz hareket et.”

Graves’te ise beden duramaz.
Kalp hızlı atar.
Terleme artar.
Kaygı yükselir.
Uyku bölünür.
Kilo verirsin ama güçlü hissetmezsin.
Ve bu kez de sana denir ki:
“Ne güzel zayıflıyorsun.”

Oysa gerçek şudur:
İkisi de sağlıklı değildir.
İkisi de bir denge kaybıdır.

Tiroid hastalıkları sadece TSH değildir.
Sadece FT4, FT3 değildir.
Sadece “normal aralık” hiç değildir.

Asıl soru şudur:
Sen nasılsın?

Çünkü beden konuşur.
Yorgunlukla…
Çarpıntıyla…
Kilo ile…
Ruh hâliyle…

Ve biz bu dili duymadığımızda,
tiroid susmaz.
Daha yüksek sesle konuşur.

Aynı bez.
İki zıt hikâye.
Ama tek bir gerçek:

👉 Tiroid hastalıkları rakamlarla değil, insanla değerlendirilir.

12/01/2026

Akıllı Saatimde bir sayı var…
Ama aslında bir sayıdan çok daha fazlası.

HRV.
Yani kalp atımlarım arasındaki esneklik.

Çoğu kişi HRV’yi kalple ilgili sanıyor.
Oysa HRV kalbin değil, sinir sisteminin ve hormonların dilidir.

Kalp robot gibi mi atıyor,
yoksa duruma göre uyum sağlayabiliyor mu?
İşte HRV bunu anlatır.

HRV yükseldikçe beden şunu söyler:
“Güvendeyim.”
“Dinlenebiliyorum.”
“Toparlanabiliyorum.”

Ama HRV düştüğünde…
Vücut sessizce alarm verir.

Çoğu zaman sebep şudur:
kortizol.

Gün boyu stres, gece de susmuyorsa,
uyku yüzeyselleşir,
HRV düşer.
Sabah yorgun uyanırsın ama nedenini bilmezsin.

Bazen mesele tiroiddir.
Haşimato’da sık gördüğüm tablo şudur:
Tahliller “normal”,
ama beden hâlâ uyum sağlayamıyor.

Çünkü hormonlar tek tek değil,
birbirleriyle konuşarak çalışır.

İnsülin dengesi bozulduğunda,
melatonin yeterince salgılanmadığında,
büyüme hormonu gece devreye giremediğinde…
HRV bunu hemen gösterir.

HRV bana şunu anlatır:
Bu beden gerçekten dinleniyor mu?
Yoksa sadece ayakta mı duruyor?

HRV bir sayı değildir.
HRV, bedenin sana gönderdiği günlük rapordur.

Ve şunu unutma:
Hormonlar bazen geç konuşur.
Ama sinir sistemi asla yalan söylemez.

Aç kalıyorsun…Öğün atlıyorsun…Tatlı yemiyorsun…Ekmekten uzak duruyorsun…Ama tartı yerinden oynamıyor.İşte burada çoğu in...
11/01/2026

Aç kalıyorsun…
Öğün atlıyorsun…
Tatlı yemiyorsun…
Ekmekten uzak duruyorsun…

Ama tartı yerinden oynamıyor.

İşte burada çoğu insan kendini suçluyor.
“İrademe hakim olamıyorum” diyor.
“Metabolizmam bozuk” diyor.

Oysa çoğu zaman sorun irade değil, hormon.

Özellikle insülin…

İnsülin, vücudun enerji kapılarını açan anahtar gibidir.
Ama bu anahtar sürekli zorlanırsa bir süre sonra kapılar cevap vermez.
İşte buna insülin direnci diyoruz.

Bu durumda:
• Aç kalsan bile yağ yakamazsın
• Beyin sürekli “ye” sinyali verir
• Karın bölgesi inatla yerinde durur
• Tatlı isteği artar
• Yemek sonrası halsizlik olur

Ve kişi hâlâ şunu söyler:

“Ama ben zaten az yiyorum…”

Kan sonuçlarına baktığımızda şaşırtıcı olan da bu:
Sorun ne yediğin değil, vücudunun onu nasıl yönettiği.

📌 Kilo verememek çoğu zaman bir başarısızlık değil,
📌 çözülememiş bir hormon denklemidir.

Prof. Dr. Fevzi Balkan

İlaç kullanıyorum ama hâlâ iyi değilim” diyenlerin hikâyesi aslında çok tanıdık.TSH düzelmiştir.Reçete düzenlidir.Ama ki...
09/01/2026

İlaç kullanıyorum ama hâlâ iyi değilim” diyenlerin hikâyesi aslında çok tanıdık.
TSH düzelmiştir.
Reçete düzenlidir.
Ama kişi hâlâ yorgundur, kilo veremez, sabahları zor uyanır, zihni sisli hisseder.

Çünkü Haşimoto sadece bir hormon eksikliği değildir.
Bu bir otoimmün süreçtir.

Tiroid ilacı, vücuda eksik olan hormonu verir.
Ama bağışıklık sistemine “neden saldırıyorsun?” diye sormaz.
Bağışıklık hâlâ tiroidi tehdit olarak görüyorsa, beden tam olarak iyileşemez.

İşte bu noktada hayal kırıklığı başlar.
Kişi kendini suçlar.
“Demek ki bende bir sorun var” der.
Oysa sorun kişide değil, yaklaşımın eksik kalmasındadır.

Haşimoto’da gerçek iyileşme;
sadece TSH’a değil, bağışıklık sistemine bakıldığında başlar.
Bağırsak sağlığı bozulmuşsa, kronik stres varsa, uyku düzensizse;
kortizol yükselir, tiroid hormonu hücreye giremez.
İnsülin direnci eşlik ediyorsa kilo sabitlenir.

Bu yüzden Haşimoto tedavisi bir bütün işidir:
• Hormon replasmanı
• Otoimmün tetikleyicilerin azaltılması
• Bağırsak–tiroid ekseninin desteklenmesi
• Stres ve uyku düzeninin onarılması
• Vitamin–mineral eksiklerinin tamamlanması

Hedef sadece “kan tahlili normal” demek değildir.
Hedef, kişinin yeniden kendini iyi hissetmesidir.

Çünkü gerçek iyilik, kağıtta değil;
hayatta fark edilir.

Prof. Dr. Fevzi Balkan

Tiroid küçük bir organ olabilir.Ama hayatın direksiyonunda gerçekten o vardır.Çünkü tiroid sadece bir hormon bezi değild...
07/01/2026

Tiroid küçük bir organ olabilir.
Ama hayatın direksiyonunda gerçekten o vardır.

Çünkü tiroid sadece bir hormon bezi değildir.
O; hızdır, ritimdir, ayardır.
Kalbin nasıl attığını, vücudun ne kadar ısındığını, bağırsakların ne kadar çalıştığını, zihninin ne kadar net olduğunu belirler.
Ve çoğu zaman fark edilmeden, sessizce yönetir.

Haşimoto’da mesele yalnızca “tiroid yavaşladı” cümlesi değildir.
Asıl sorun, bağışıklık sisteminin direksiyon başına geçmesidir.
Vücut kendi dokusunu tehdit sanır, sürekli alarmda kalır ve zamanla tiroidi yıpratır.
Bu süreçte kişi kilo alır, üşür, yorulur, zihni bulanır…
Ama çoğu zaman hâlâ kendini suçlar.

Oysa bu bir karakter meselesi değildir.
Bu bir otoimmün süreçtir.

Tedavi burada başlar.
Sadece TSH’ı düzeltmekle değil, bağışıklık sistemini sakinleştirmekle.
Bağırsak sağlığı bozulmuşsa, stres kronikleşmişse, uyku düzensizse; hormonlar ne kadar yerine konursa konsun direksiyon tam olarak yerine geçmez.

Haşimoto’da yapılması gereken;
• İltihabı artıran tetikleyicileri fark etmek
• Beslenmeyi bağışıklık dostu hale getirmek
• Stresi azaltmayı “lüks” değil, tedavi kabul etmek
• Uykuya öncelik vermek
• Vitamin ve mineral eksiklerini tamamlamak

Beden güvene geçtiğinde bağışıklık yumuşar.
Bağışıklık sakinleştiğinde tiroid nefes alır.
Ve direksiyon yeniden bedenin eline geçer.

Unutma:
Tiroid küçük olabilir.
Ama onun yönü düzelmeden, yol düzelmez.

İnsülin direnci, vücudun sana karşı gelmesi değildir.Vücut sadece uzun süredir verdiğin sinyallere göre kendini korumaya...
04/01/2026

İnsülin direnci, vücudun sana karşı gelmesi değildir.
Vücut sadece uzun süredir verdiğin sinyallere göre kendini korumaya almıştır.

Sık acıkıyorsan, yediğin halde doymuyorsan, kilo veremiyor hatta aynı şeyleri yapmana rağmen kilo alıyorsan; mesele irade değil, hücre kapısının kapanmış olmasıdır.
İnsülin çalışmadığında glikoz içeri giremez, enerji hücreye ulaşmaz ve beden “kıtlık var” sanarak depolamaya geçer. İşte bu yüzden az yemek bazen durumu daha da kötüleştirir.

Tedavi burada başlar:
Amaç kalori kısmak değil, insülini sakinleştirmektir.

Güne proteinle başlamak, uzun açlıklar yaratmamak, her öğünde lifli sebzelere yer vermek hücreye “güvendeyiz” mesajı verir. Karbonhidrat tamamen düşman değildir; doğru zamanda, doğru miktarda alındığında tedavinin parçası olur.

Hareket konusu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Aşırı kardiyo, yüksek kortizol üzerinden insülin direncini artırabilir. Bu yüzden hızlı yürüyüş, hafif–orta direnç egzersizleri ve düzenlilik tercih edilir. Amaç yakmak değil, denge kurmaktır.

Uyku ise tedavinin sessiz ilacıdır. Yetersiz uyku insülini sabote eder. 7–8 saatlik kaliteli uyku olmadan yapılan hiçbir diyet kalıcı olmaz.

Stres yönetimi de lüks değil, tedavidir. Kortizol yüksekken insülin çalışmaz. Bazen iyileşme; daha az şey yapmak, daha çok nefes almakla başlar.

Ve elbette ölçmek gerekir: açlık insülini, HOMA-IR, HbA1c, tiroit fonksiyonları…
Sorunu tanımlamadan çözüm olmaz.

Unutma:
İnsülin direnci bir karakter sorunu değil, biyolojik bir süreçtir.
Doğru yerden müdahale edildiğinde beden mutlaka cevap verir.

Yeni yılın ilk günleri geçiyor olabilir ama beden hâlâ seni dinliyor.Takvim değişti.Ama beden, tarihe bakmaz.Beden; düşü...
02/01/2026

Yeni yılın ilk günleri geçiyor olabilir ama beden hâlâ seni dinliyor.

Takvim değişti.
Ama beden, tarihe bakmaz.
Beden; düşüncelerine, uykuna, stresine ve kendinle kurduğun ilişkiye bakar.

Zihnin sürekli tetikteyse, hormonlar da öyledir.
Kortizol susmaz, insülin yorulur, tiroid yavaşlar.
Çünkü beden, zihnin gerginliğini biyolojiyle taşır.

2026’nın şifresi tam da burada saklı:
Daha sakin bir zihin.
Daha az iç gürültü.
Daha çok denge.

Zihnin yavaşladığında beden onarmaya başlar.
Uyku derinleşir, bağışıklık güçlenir, hormonlar hizalanır.
İyileşme bir mucize değil; doğru ortamda ortaya çıkan doğal bir süreçtir.

Bu yıl kendine şunu sor:
“Hayatımı hızla mı yaşıyorum, farkındalıkla mı?”

2026’nın; zihni sakinleştiren, bedeni dengeye taşıyan, gerçek şifreyi hatırlatan bir yıl olması dileğiyle.

2026 hepimize şifa getirsin.
#2026

Address

Tüyap Fuar Ve Kongre Merkezi E-5 Karayolu Üzeri Cumhuriyet Mahallesi, Hadımk
Istanbul
34500

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when drfevzibalkan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category