Raava Studio

Raava Studio Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Raava Studio, Selimiye Kışla Caddesi, No:26, Üsküdar, Istanbul.

“yeterli değilim, yeterince iyi değilim, yine başaramadım ve başaramıcam” Bu cümleler zihninden geçtiği an, sadece duygu...
04/02/2026

“yeterli değilim, yeterince iyi değilim, yine başaramadım ve başaramıcam”
Bu cümleler zihninden geçtiği an, sadece duygusal olarak etkilenmeyiz, bedenimizde bu durumun fiziksel karşılıklarını görebiliriz…

Muhtemelen omuzlarımız hafifçe öne düşüyor, göğüs kafesin kapanıyor, nefesin sığlaşıyor ve karın boşluğunda (solar pleksus) tarifsiz bir boşluk ya da yumru oluşuyor.

Böyle olmadı da çok normal, Nörobiyolojiye göre: Duygular, soyut düşünceler değil; somut, fiziksel olaylardır.

Yetersizlik hissi tetiklendiğinde, sinir sistemin aslında bir “zaman yolculuğu” yapar. Bugün, yetişkin halinle aldığın bir eleştiri veya yaptığın bir hata; seni saniyeler içinde o duyguyla baş edemeyen çocukluk versiyonuna, o eski “çaresizlik” kayıtlarına geri götürür.

Bedenin “küçülme” (donma/saklanma) tepkisi verdiğinde, zihnin de bu duruşa uygun hikayeler üretmeye başlar: “Yapamıyorsun, eksiksin, herkes görüyor...”

İşte tam bu noktada, zihni mantıklı argümanlarla ikna etmeye çalışmak genellikle işe yaramaz. Çünkü bu duygunun etkisi artık sadece zihinde değil, aynı zamanda bedendedir.

Sinir sistemi iki yönlü çalışır. Zihnindeki Hikayeyi değiştirmek istiyorsan, bedeninin duruşunu da değiştirmelisin.

Omurganı dikleştirdiğinde, omuzlarını geriye atıp göğsünü açtığında ve ayaklarını yere sağlam bastığında; beynine giden sinyal değişir: “Tehlikede değiliz. Ben buradayım ve kapasitem var.”

O an içinde büzüşen, onay bekleyen o parça senin yetişkin halin değil; duyulmamış, kapsanmamış çocukluk parçandır. İyileşme, o parçayı susturmakla değil; ona bugünkü yetişkin bilincinle “Ben direksiyondayım, güvendesin” diyebilmekle başlar.

🕊️ Bu karşılaşmayı güvenli bir alanda deneyimlemek, içindeki o çocukla yetişkin halini el sıkıştırmak istersen;

Yaklaşan “İçsel Çocuk Atölyesi” için kayıtlarımız devam ediyor. Detaylı bilgi almak için aşağıya “İçsel Çocuk” yazabilir veya bize DM atabilirsin
. . .

Oğuz Çağım Tuğ ile “Sinir Sistemi Regülasyon Rehberi” atolyemiz için kayıtlarımız devam ediyorÇalışmamız 8 Şubat Pazar g...
03/02/2026

Oğuz Çağım Tuğ ile “Sinir Sistemi Regülasyon Rehberi” atolyemiz için kayıtlarımız devam ediyor
Çalışmamız 8 Şubat Pazar günü sabah 11.00’dan akşam 18.00’a kadar sürecek tek bir buluşmadan oluşmaktadır.

📌Gün akışı:

11.00 - 12:30 : Meditasyon, Nefes Farkındalığı ve Düşünceleri İzleme Pratiği, Soru - Cevap
12:30 - 14.00 Ara
14.00- 15:30 : Polyvagal Teori merkezinden Sinir Sistemi Anlatımı, Sinir Sistemini Rahatlatma önerileri (Kendi kendine yüz ve beden masajı, Qigong temelli bedensel hareketler, tuzlu suyun etkisi vb), Soru - Cevap
15:30 - 16:00 Ara
16.00 - 17:30 : Sinir Sisteminin Bağımlılıklar üzerine etkisi konulu Paylaşım Çemberi, Yargısız Dinlenme ve Özgür İfadenin Sinir Sistemine Faydası, Kapanış

📌Çalışmamız hiçbir bilgisi olmayanlarla birlikte eğitmenlere de hitap etmektedir.

📌Çalışmamızın referansları Gabor Mate’nin eğitim ve yayınları, Polyvagal Teori (Stephen Porges), Mindfulness, Qigong ve Budist meditasyon tekniklerinden oluşturmaktadır.

📌Çalışmamız spiritüel veya seremonik bir çalışma değildir.

📌Güncel bilimsel gelişmelerle harmanlanmış uzak doğu öğretilerinin merkezinde; uygulamaya, anlayışa ve idraka yönelik bir yapıdadır. Niyetimiz sizlere balık vermek değil, balık tutmanın inceliklerini paylaşmak ve sizin kendi balığınızı tutmanıza destek olmaktır. Dolayısıyla sizlerden tek beklentimiz, çalışmaya geldiğinizde sessiz bir ortamda, kameranız açık, mikrofonunuzu ihtiyaç halinde açabilecek şekilde, pratikleri deneyimlemeye istekli, anlatılacaklara meraklı bir niyetle alanda olmanız.

Detaylı bilgi için bize ulaşmanız yeterli!

Perama Psikoloji & Raava Studio işbirliği ile, İpek Sırma Sevinç ve Psikolog Ecem Yılmaz ile 40 Saatlik Psikoloji ve Yin...
02/02/2026

Perama Psikoloji & Raava Studio işbirliği ile, İpek Sırma Sevinç ve Psikolog Ecem Yılmaz ile 40 Saatlik Psikoloji ve Yin Yoga’nın Temelleri Uzmanlaşma Programı”nda bir araya geliyoruz!🧘🏻‍♀️

20-21-22 Mart 2026 tarihlerinde Perama Psikoloji’de hem yüz yüze hem online; 28-29 Mart 2026 tarihlerinde Zoom üzerinden herkes için online olarak devam edecek eğitimde Psikoloji ve Yin Yoga alanının ortak noktalarından desteklenerek, Yin Yoga’nın huzurunu ve sakinliğini yaşantımızda deneyimlemeye niyet edeceğiz.🪷

Bu eğitim, Yin Yoga’yı yalnızca pozlar üzerinden değil; beden, zihin ve sinir sistemiyle kurulan ilişki üzerinden ele alan kapsamlı bir yolculuk sunar.🌊

👁️‍🗨️Kendi içsel yolculuğunda daha derine adım atabilecek güvenli bir alan arıyorsan
👁️‍🗨️Uzmanlığını, eğitmenliğini ilerletmek istiyorsan
👁️‍🗨️Bedeninle ve kendinle olan ilişkini daha samimi bir şekilde gözlemlemek istiyorsan
👁️‍🗨️Fiziksel olarak kendine iyi gelmenin yollarını arıyorsan
👁️‍🗨️Bedeninin sınırlarını öğrenmek, bu sınırları hayatın içinde uygulamak istiyorsan
👁️‍🗨️Yoga’ya, Psikolojiye, insana ve hayata dair bir merakın varsa
Seni de aramıza bekliyoruz…

Eğitime katılmak için daha öncesinde herhangi bir yoga eğitimi almış olmanıza gerek yoktur. Psikoloji Temelli Yin Yoga yaklaşımını hayatına dahil etmek isteyen herkes için uygundur.🧘🏻

Bu programa dahil olan katılımcılarımız, Sırma Hocamızın 200 saat ya da 300 saatlik eğitimlerinden birine kayıt olurken, bu eğitimin ücreti kadar indirimden faydalanabilirler!

👩🏻‍🎓Eğitim öğrenciler için %20 indirimlidir.
👩🏻‍🤝‍👩🏼Bir yakınınız ile birlikte 2 kişi katılmak isterseniz ek olarak %20 indirimden faydalanabilirsiniz.
🏠Ayrıca daha önce Perama Psikoloji ve Raava Stüdyo’nun etkinliklerine katılanlar için de ek olarak %10 indirimlidir.
📣Erken kayıt indiriminden faydalanmak için son tarih: 1 Mart 2026

Eğitim içeriği ve kayıt hakkında detaylı bilgi almak isterseniz 0531 513 35 90 numaralı telefondan Perama Psikoloji’ye ve 0530 491 08 90 numaralı telefon üzerinden Raava Stüdyo’ya ulaşabilirsiniz.☎️

Sorularınız ve merak ettikleriniz için bizimle .flow DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz.📩

İmren Hocamız ile 7 Şubat Cumartesi günü saat 11.00’da İçimdeki Çocuk Atölyesi’nde buluşuyoruz! ☀️İçsel Çocuk” kavramı s...
01/02/2026

İmren Hocamız ile 7 Şubat Cumartesi günü saat 11.00’da İçimdeki Çocuk Atölyesi’nde buluşuyoruz! ☀️

İçsel Çocuk” kavramı sadece romantik bir metafor değildir; nörobiyolojik bir gerçekliktir.
Özellikle son yılllarda Nörobilim alanında yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, sinir sistemimiz “zaman” ın ötesinde çalışır.
Bugün yaşadığın bir stres anı, bedenini geçmişte o duyguyu yönetme kapasitesi olmayan çocukluk versiyonunun tepkilerine geri ışınlayabilir.
İşte bu yüzden, içsel çalışmamızda derinleşebilmek için önce kendi içimizdeki o duyulmamış çocuğun sesini duymayı öğrenmek çok kıymetlidir

📌Program İçeriği:
-İçsel çocuk ile temas
-Yazı, meditasyon, mantra çalışmaları,
-Anlatı ve sanat çalışmaları
-Paylaşım çemberi ve kapanış

📌Atölyeye katılım Bağış Usülü gerçekleşecektir.

Detaylı bilgi için bize ulaşmanız yeterli!

Kendimizi tanımak eskiden belki spiritüel, soyut hatta yeri geldiğinde dalga konusu olan bir kavramdı. Fakat zamanla anl...
31/01/2026

Kendimizi tanımak eskiden belki spiritüel, soyut hatta yeri geldiğinde dalga konusu olan bir kavramdı. Fakat zamanla anladık ki İnsan içinde bir alem barındırmakta. Onbinlerce değişkeni kendi içinde dengeleyebilen, yaratılmış en kompleks organizma. Ve biz bu organizmayı ne kadar yakından tanırsak, hayat kalitemiz o kadar artıyor, hayatın karşımıza çıkardığı hallerin içerisinden o kadar kolay bir şekilde çıkabiliyoruz.

Bu atölyemizde de niyetimiz her zamanki gibi kendimize dair farkındalık kazanmak, kendimizle daha samimi bir ilişki içerisine girebilmek. Heyecan duyduğumuz bu çalışmaya gönlünde davet hisseden herkesi bekliyoruz!

📌Çalışmamız 8 Şubat Pazar günü sabah 11.00’dan akşam 18.00’a kadar sürecek tek bir buluşmadan oluşmaktadır.

📌Gün akışı:

11.00 - 12:30 : Meditasyon, Nefes Farkındalığı ve Düşünceleri İzleme Pratiği, Soru - Cevap
12:30 - 14.00 Ara
14.00- 15:30 : Polyvagal Teori merkezinden Sinir Sistemi Anlatımı, Sinir Sistemini Rahatlatma önerileri (Kendi kendine yüz ve beden masajı, Qigong temelli bedensel hareketler, tuzlu suyun etkisi vb), Soru - Cevap
15:30 - 16:00 Ara
16.00 - 17:30 : Sinir Sisteminin Bağımlılıklar üzerine etkisi konulu Paylaşım Çemberi, Yargısız Dinlenme ve Özgür İfadenin Sinir Sistemine Faydası, Kapanış

📌Çalışmamız hiçbir bilgisi olmayanlarla birlikte eğitmenlere de hitap etmektedir.

📌Çalışmamızın referansları Gabor Mate’nin eğitim ve yayınları, Polyvagal Teori (Stephen Porges), Mindfulness, Qigong ve Budist meditasyon tekniklerinden oluşturmaktadır.

📌Çalışmamız spiritüel veya seremonik bir çalışma değildir.
📌Güncel bilimsel gelişmelerle harmanlanmış uzak doğu öğretilerinin merkezinde; uygulamaya, anlayışa ve idraka yönelik bir yapıdadır. Niyetimiz sizlere balık vermek değil, balık tutmanın inceliklerini paylaşmak ve sizin kendi balığınızı tutmanıza destek olmaktır. Dolayısıyla sizlerden tek beklentimiz, çalışmaya geldiğinizde sessiz bir ortamda, kameranız açık, mikrofonunuzu ihtiyaç halinde açabilecek şekilde, pratikleri deneyimlemeye istekli, anlatılacaklara meraklı bir niyetle alanda olmanız.

Detaylı bilgi için bize ulaşmanız yeterli!
Görüşmek dileğiyle!

Eskilerin “Topraklanmak” dediği şeyi, bugünün bilimi elektron transferi olarak açıklıyor. Diller farklı, ama işaret etti...
27/01/2026

Eskilerin “Topraklanmak” dediği şeyi, bugünün bilimi elektron transferi olarak açıklıyor. Diller farklı, ama işaret ettikleri hakikat tek: İnsan bedeni, topraktan ayrı kalmak için tasarlanmadı.

Bizler, deneyimlediğimiz şeyin mekaniğini anlamayı seven varlıklarız. Zihnimiz ikna olmayı, “nasıl” çalıştığını bilmeyi ister. Ve bu merak, çok kıymetlidir. Çünkü mekaniği anladığında, zihin gardını indirir ve bedenin o deneyime açılmasına verir.

İşte Topraklanmanın (Earthing) sade ama etkileyici matematiği: Vücudumuzdaki stres, yorgunluk ve enflamasyon genellikle “pozitif yüklü” serbest radikallerle ilişkilidir. Toprak ise sonsuz bir “negatif elektron” kaynağıdır. Çıplak ayakla toprağa bastığın o an, adeta bir pilin kutupları gibi devre tamamlanır. Toprağın negatif elektronları bedene akar ve o yangıyı (oksidatif stresi) nötrler.

Yani atalarımızın sezgisel olarak bildiği o “huzur” hissinin, hücresel boyutta ölçülebilir, somut bir karşılığı var.

Bu yüzden akıl ile kalp, bilim ile sezgi arasında bir seçim yapmak zorunda değiliz. Aklımızla toprağın elektronlarına, kalbimizle doğanın iyileştirici gücüne güvenebiliriz. Sonuç olarak ikisi de aynı yere işaret eder.

Günde sadece 20 dakika. Hem zihninin “bilimsel kanıt” ihtiyacını, hem de ruhunun “bağ kurma” ihtiyacını doyurmak için. Ayakkabıları çıkarıp Toprağa basmayı deneyebilir miyiz?

“Öfke bir enerjidir.” Tamam, kabul. Peki bu bilgi, damarlarımızda o ateş dolaşırken, kalbimiz kulaklarımızda atarken tam...
23/01/2026

“Öfke bir enerjidir.” Tamam, kabul. Peki bu bilgi, damarlarımızda o ateş dolaşırken, kalbimiz kulaklarımızda atarken tam olarak ne işimize yarıyor?

Lisedeki fen bilgisi derslerine, termodinamiğin o temel yasasına dönelim: “Enerji yok olmaz, sadece şekil değiştirir.”

Güneş ışığı bitkide besine, hareket enerjisi ısıya dönüşür. Ateşe su değdiğinde ateş yok olmaz; suyla birleşerek buhara dönüşür, form değiştirir ve yükselir.

Duyguların da (e-motion / hareket halindeki enerji) biyolojik birer elektrik akımı olduğunu fark ettiğimizde, onlarla baş etmek için savaşmaktan çok daha etkili bir yol açılır önümüzde: Dönüştürmek.

Öfkeyi bastırmak (içeride patlatmak) ya da kontrolsüzce yansıtmak (dışarıda patlatmak) yerine; fiziğin bu kuralını bedenimizde uygulayabiliriz.

Yukarıda detaylarını verdiğimiz 3 “Acil Durum Yöntemi”, işte bu dönüşümü sağlamanıza yardımcı olabilecek yöntemlerden birkaçıdır sadece:

🔥 1. “AH!” Nefesi: Vücudun doğal “sakinleş” frenini devreye sokarak, içerideki o yüksek basıncı zararsız bir buhara dönüştürür.
💧 2. Soğukla Dengeleme: Yükselen yangın ateşini, suyun bilgeliği ve serinliğiyle nötrler.
🌳 3. Köklenme: Zihin öfkeyle başını alıp gittiğinde, enerjiyi tekrar toprağa, güvenli zemine indirir.

Ancak unutmayalım; bu yöntemler birer “yangın tüpü” gibidir. Kriz anında hasarı önler. Asıl mesele, evi yangına dayanıklı hale getirmektir.

Hayatın zorlukları bitmeyecek. Öfkelenmek için her zaman bir sebep bulabiliriz. Ama dönüştürmediğimiz, sadece besleyip büyüttüğümüz öfkemiz hem bizi, hem de sevdiklerimizin gönüllerini yakar.

Sorumluluğumuz; sinir sistemimizin “tahammül penceresini” genişletmek ve her tetiklenmede patlamaya hazır bir bomba gibi gezmemek için kendimize emek vermektir.

Bazen içindeki ateşi atacak güçlü bir Yang pratik, bazen durup hissetmeni sağlayacak bir meditasyon, bazen de sadece sessiz bir yürüyüş... Kendine iyi gelmenin yolu, o enerjiyi reddetmekten değil, onu kabul edebilmekten geçer.

Kendine iyi gelmenin bilimsel, doğal ve sezgisel yollarını keşfetmek için bizi takipte kal, birlikte öğrenelim. 🌿
. .

“İçsel Çocuk” kavramı sadece romantik bir metafor değildir; nörobiyolojik bir gerçekliktir. Özellikle son yılllarda Nöro...
20/01/2026

“İçsel Çocuk” kavramı sadece romantik bir metafor değildir; nörobiyolojik bir gerçekliktir.

Özellikle son yılllarda Nörobilim alanında yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, sinir sistemimiz “zaman” ın ötesinde çalışır.

Bugün yaşadığın bir stres anı, bedenini geçmişte o duyguyu yönetme kapasitesi olmayan çocukluk versiyonunun tepkilerine geri ışınlayabilir.

İşte bu yüzden, bir çocuğa gerçekten alan tutabilmek için, önce kendi içimizdeki o duyulmamış çocuğun sesini duymayı öğrenmek çok kıymetlidir

Kendin ile kurduğun bağı güçlendirip bugünün çocuklarına “bütüncül” ve kalpten bir rehber olabilme niyetinde isen;

İmren Sayar hocamız ile Çocuk Yogası Uzmanlık Programımıza sen de davetlisin...

🗓 Başlangıç: 23 Ocak
🧘 Yoga Alliance Onaylı 30 saat
🛜 Tamamane Çevrim içi Katılım

🌿 Detaylı bilgi ve kayıt için bize DM’den ulaşabilir veya yorumlara “Çocuk Yogası” yazabilirsin!

Yin Hali’ni deneyimlediniz mi? Cevabınız hayır ise belki bu dersler sizin için bedeniniz ve zihninizle yeniden ilişkilen...
19/01/2026

Yin Hali’ni deneyimlediniz mi? Cevabınız hayır ise belki bu dersler sizin için bedeniniz ve zihninizle yeniden ilişkilenmek için güzel bir fırsat olabilir...

🐚 Yin yoga; dinamik ve aktif pratiklerin “yang” enerjisini dengeleyen, fiziksel, zihinsel, duygusal ve enerjik düzeyde derinden çalışma fırsatı sunduğumuz nazik ama güçlü bir uygulamadır.

Doğası gereği sürekli aktif halde olan zihnimiz, yaşamın hızıyla birlikte düşüncelerimizi, hareketlerimizi ve duygularımızı etkilemeye başlar. Vücudun meridyenlerinden akan enerji, hareketsizliğin etkisiyle tıkanır. Enerji akışının engellenmesiyle güçlü ve kronik ağrılar, sürekli halsizlik, yorgunluk, migren, sindirim problemleri, anksiyete ve depresyon gibi şikâyetler artmaya başlar. Eğer bedene kulak vermez, bedenimize iyi gelmeye alan açmazsak, kalıcı hâle gelen şikâyetlerle ve “sıkışık” hisseden zihin–beden ağrılarıyla yaşamaya devam ederiz.

Ancak düzenli yin yoga pratiği sayesinde zamanla hem duygusal hem de fiziksel düzeyde bir iyileşme yolculuğu gerçekleşebilir. Yin yoga dersleri devam ettikçe sinir sistemi yeni bir bakış ve yeni bir tavır öğrenmeye başlar.

Pozlarda uzun süre kalınan yin yoga pratiği, bedendeki gerginlikleri serbest bırakmaya başlar. Fasyayla çalışmaya başladığımız andan itibaren beden, zihin ve duygular arasındaki çalkalanmalar dengelenir; merkezinde hisseden bir beden ve akışkan bir zihinle karşılaşırız.

Kendimizle derinden bağ kurduğumuz Yin Yoga dersleri, yavaş, durağan ve gevşeten enerjisiyle bedeni derin bir dinlenmeye davet eder.

Bu alanı bizimle paylaşmak için DM yoluyla ulaşabilir ya da bu postun altına “kutsal yavaşlama” yazabilirsiniz.



🌀 Pratik Bilgiler:
📌 Derslerimiz Zoom üzerinden gerçekleşecektir.

🐚 Ders Takvimi
🌀 Perşembe 21:00 – Yin Yoga
🌀 Pazar 10:00 – Tao Vinyasa Yoga

Minik bir hatırlatma: Derslere katılmak için herhangi bir yoga deneyiminiz veya yin yoga pratiğinizin olması gerekmez. Bedeniyle çalışmak isteyen herkese açıktır.

Detaylı bilgi için bize mesaj atabilir ya da profilimizdeki link üzerinden kayıt form’umuzu görüntüleyebilirsiniz!

Sevgiyle🐚🤍

Bazen günün sonunda hissettiğimiz o tanımlanamayan yorgunluk, sadece yaptıklarımızın ağırlığından değil; onları yaparken...
17/01/2026

Bazen günün sonunda hissettiğimiz o tanımlanamayan yorgunluk, sadece yaptıklarımızın ağırlığından değil; onları yaparken içimizde taşıdığımız o sessiz dirençten gelir.

Bir şeyi “yapmak zorundayım” dediğimizde, aslında olanla ince bir kavgaya tutuşuruz. Bedenimiz o işin başındadır ama ruhumuz “burada olmak istemiyorum” diyerek o andan kaçmaya çalışır.

İşte sinir sistemimizi yoran, bizi “hayatta kalma” moduna kilitleyen asıl şey işin kendisi değil; hakikate gösterdiğimiz bu içsel dirençtir.

Dinginlik ise; zihnin inatlaşmayı bıraktığı, içsel olarak olana razı geldiğin o “kabul” anında saklıdır. 🌱

Bu bir boyun eğiş değil, olanla barışma halidir. Bulaşıkları yıkarken suyla, trafikteyken zamanla ya da işini yaparken o anın gerekliliğiyle çatışmayı bıraktığında... Yani o an, “başka bir yerde” olmayı arzulamaktan vazgeçip, “olduğun yere” tam olarak yerleştiğinde:

Bedenindeki o görünmez savaş biter. Zihnin “tehdit” algısından çıkar, dinlenebilmeye başlar. Ve nörolojik olarak da sistemin, direnç göstermenin maliyetinden kurtulup, akışın sadeliğine geçer.

Belki de mesele sadece bir işi halletmek değil; o işi yaparken kendine ve o an olana nezaketle yaklaşabilmektir.

Kendine verebileceğin en büyük hediye; dışarıdaki işler sürerken, içerideki o sessiz barış halini korumaktır.

Olanı, olduğu haliyle fark edebilmek niyetle...
. .

“Atlattığım” sandığın bir olayın etkilerini, sırtında inatçı bir ağrı olarak taşıyor olabilirsin...Fasyayı (bağ doku) yı...
14/01/2026

“Atlattığım” sandığın bir olayın etkilerini, sırtında inatçı bir ağrı olarak taşıyor olabilirsin...

Fasyayı (bağ doku) yıllarca sadece kasları ve organları bir arada tutan bir “paketleme malzemesi” sandık. Oysa modern anatomi araştırmaları bize gösteriyor ki: Fasya, vücudumuzun en geniş, en hassas ve hafızası en güçlü duyu organıdır. 🕸️

🧠 Peki “Beden Hafızası” Biyolojik Olarak Nasıl Çalışır?

Yaşadığın ani bir şok, tutulmamış bir yas ya da gün boyu süren o kronik stres... Bunlar sadece zihinsel birer düşünce olarak kalmaz. Sinir sistemi tehdit algıladığında fasyadaki su molekülleri yer değiştirir, doku “kurur”, sertleşir ve yapışkan bir hal alır (fibrozis).

Fasya araştırmalarının öncüsü Dr. Robert Schleip’in çalışmalarında da vurguladığı gibi; stres altına iken fasya, tıpkı bir kas gibi kasılma yeteneğine sahiptir. Ama gevşemesi kas kadar kolay olmaz. O bölge zamanla “hissizleşir” veya kronik ağrı üretmeye başlar. İletişim kopar. ✂️

🧘‍♀️ Yin Yoga Fasyamıza Neden İyi Gelir?

Aktif egzersizler kasları güçlendirir ama kurumuş fasyayı açmak için başka bir yaklaşıma ihtiyaç vardır: Zaman ve Pasif Baskı.

Yin Yoga’da pozların içinde uzun süre (3-5 dk) ve kasları sıkmadan kaldığımız o anlarda; dokuya “mekanotransdüksiyon” yoluyla bir sinyal gider. Bu nazik baskı, fasyadaki “hyaluronik asit” üretimini tetikler ve dokunun yeniden su tutmasını sağlar.

Buna durumu “Gel-to-Sol” (Jelden Sıvıya) etkisi olarak tanımlıyoruz. Katılaşmış, keçeleşmiş o ağlar; tekrar akışkan, canlı ve iletken bir hale geçer. 💧

Fasyayı nemlendirmek ve açmak; sadece ayak parmaklarına dokunabilmek demek değildir. Bedende sıkışıp kalmış “eski hikayeleri” serbest bırakmak ve kendini yeniden “bütün” hissetmektir.

Çünkü beden hafızanı temizlemek, zihnini de özgürleştirir. 🕊️

🌿 Fasya dokun üzerinde yumuşak, şefkatli ve bilinçli bir şekilde çalışabileceğin Yin Yoga pratiklerimiz hakkında bilgi almak için bize mesaj atabilir ya da yorumlara “Yin Yoga” yazabilirsin!

Address

Selimiye Kışla Caddesi, No:26, Üsküdar
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Raava Studio posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Raava Studio:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram