14/01/2026
“Atlattığım” sandığın bir olayın etkilerini, sırtında inatçı bir ağrı olarak taşıyor olabilirsin...
Fasyayı (bağ doku) yıllarca sadece kasları ve organları bir arada tutan bir “paketleme malzemesi” sandık. Oysa modern anatomi araştırmaları bize gösteriyor ki: Fasya, vücudumuzun en geniş, en hassas ve hafızası en güçlü duyu organıdır. 🕸️
🧠 Peki “Beden Hafızası” Biyolojik Olarak Nasıl Çalışır?
Yaşadığın ani bir şok, tutulmamış bir yas ya da gün boyu süren o kronik stres... Bunlar sadece zihinsel birer düşünce olarak kalmaz. Sinir sistemi tehdit algıladığında fasyadaki su molekülleri yer değiştirir, doku “kurur”, sertleşir ve yapışkan bir hal alır (fibrozis).
Fasya araştırmalarının öncüsü Dr. Robert Schleip’in çalışmalarında da vurguladığı gibi; stres altına iken fasya, tıpkı bir kas gibi kasılma yeteneğine sahiptir. Ama gevşemesi kas kadar kolay olmaz. O bölge zamanla “hissizleşir” veya kronik ağrı üretmeye başlar. İletişim kopar. ✂️
🧘♀️ Yin Yoga Fasyamıza Neden İyi Gelir?
Aktif egzersizler kasları güçlendirir ama kurumuş fasyayı açmak için başka bir yaklaşıma ihtiyaç vardır: Zaman ve Pasif Baskı.
Yin Yoga’da pozların içinde uzun süre (3-5 dk) ve kasları sıkmadan kaldığımız o anlarda; dokuya “mekanotransdüksiyon” yoluyla bir sinyal gider. Bu nazik baskı, fasyadaki “hyaluronik asit” üretimini tetikler ve dokunun yeniden su tutmasını sağlar.
Buna durumu “Gel-to-Sol” (Jelden Sıvıya) etkisi olarak tanımlıyoruz. Katılaşmış, keçeleşmiş o ağlar; tekrar akışkan, canlı ve iletken bir hale geçer. 💧
Fasyayı nemlendirmek ve açmak; sadece ayak parmaklarına dokunabilmek demek değildir. Bedende sıkışıp kalmış “eski hikayeleri” serbest bırakmak ve kendini yeniden “bütün” hissetmektir.
Çünkü beden hafızanı temizlemek, zihnini de özgürleştirir. 🕊️
🌿 Fasya dokun üzerinde yumuşak, şefkatli ve bilinçli bir şekilde çalışabileceğin Yin Yoga pratiklerimiz hakkında bilgi almak için bize mesaj atabilir ya da yorumlara “Yin Yoga” yazabilirsin!