New İstanbul Psikoloji

New İstanbul Psikoloji New İstanbul Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak Çocuk, Ergen ve aileleri ile Yetişkin bireylere psikolojik danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Nefes terapisi, solunum tekniklerinin kullanıldığı bir terapi türüdür ve stres, anksiyete, depresyon ve benzeri duygusal...
30/04/2023

Nefes terapisi, solunum tekniklerinin kullanıldığı bir terapi türüdür ve stres, anksiyete, depresyon ve benzeri duygusal sorunların tedavisinde kullanılır. Bu terapi, kişinin solunumunu yavaşlatarak, odaklanmasını ve zihni dinginleştirmesini sağlayarak stres seviyesini azaltır.

Nefes terapisi, diyaframik solunumun teşvik edilmesiyle gerçekleştirilir. Bu solunum teknikleri, kişinin solunumunu derinleştirmesine ve düzenli hale getirmesine yardımcı olur. Derin nefes almak, kan oksijen seviyesini artırarak beyin fonksiyonlarını iyileştirir ve stres seviyesini azaltır.

Nefes terapisi ayrıca beden farkındalığı ve gevşeme egzersizleri de içerir. Bu egzersizler, kasların gevşemesine, tansiyonun düşmesine ve stresle ilişkili fiziksel semptomların azaltılmasına yardımcı olur. Bu terapi ayrıca, kişinin stres seviyesini azaltarak bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kalp sağlığını koruduğu için sağlık yararları da sağlar.

Sonuç olarak, nefes terapisi stres, anksiyete ve depresyon gibi duygusal sorunların tedavisinde etkili bir yöntemdir. Solunum teknikleri, beden farkındalığı egzersizleri ve gevşeme teknikleri ile kişinin zihni ve bedeni rahatlatılır. Bu terapi, düzenli olarak uygulandığında kişinin stres seviyesini azaltarak daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesine yardımcı olabilir.

Kaynak:
Anju D, Anita C, Raka J, Deepak Y, Vedamurthachar 2015. Effectiveness of yogic breathing intervention on quality of life of opioid dependent users, Int. J. Yoga 8, 144–147.
Bhattacharya S, Pandey US, Verma NS, 2002. Improvement in oxidative status with yogic breathing in young healthy males, Indian J Physiol Pharmacol. 46, 349–54.
Fokkema DS, 1999. The psychobiology of strained breathing and its cardiovascular implications: A functional system review. Psychophysiology, 36, 164-75.

Aldatma, canlı varlıkların yaşamlarında olumlu duyguların yanı sıra olumsuz deneyimlerin de mevcut olduğu bir davranış b...
28/04/2023

Aldatma, canlı varlıkların yaşamlarında olumlu duyguların yanı sıra olumsuz deneyimlerin de mevcut olduğu bir davranış biçimidir. Aldatma eylemi, toplumda genellikle affedilemez bir sosyal yasak olarak kabul edilir. Ancak, aldatmanın sebepleri kişilik özellikleri, çevresel faktörler ve kalıtımsal etkenler gibi farklı faktörlerden kaynaklanabilir.

Aldatma eylemi tek başına kişilik özelliklerinden kaynaklanmaz ve "bir kez aldatan her zaman aldatır" ifadesi doğru değildir. Aldatma, depresyon, aile içi şiddet ve boşanma gibi olumsuz sonuçlarla da ilişkilendirilebilir. Bu nedenle, aldatmaya iten sebepleri anlamak ve olumsuz etkilerini göz önünde bulundurmak önemlidir.

Akış, insanın meşgul olduğu aktiviteyle öylesine bütünleştiği bir durumdur ki, aktivitenin dışındaki herhangi bir sorun,...
27/04/2023

Akış, insanın meşgul olduğu aktiviteyle öylesine bütünleştiği bir durumdur ki, aktivitenin dışındaki herhangi bir sorun, endişe veya sıkıntı düşünecek zamanı bile olmaz. Hayatın farkında olsak da olmasak da, birçok kez akış içinde oluruz. Bu teori, akış içinde olmanın koşullarını da belirlemektedir.

Akış'a göre, aktivitelerden aldığımız keyif, aktivitenin zorluk derecesi ile bizim o aktivite için gösterdiğimiz yeteneğe ve çabaya bağlıdır. Yani daha mutlu ve keyifli bir hayat sürmek istiyorsak, hayatımızdaki aktivitelerin zorluğunu ve kendi becerilerimizi sürekli olarak geliştirmemiz gerekmektedir.

Diyagram, zorluk derecesi ve yetenek arasındaki iki paralel çizgi ile akış aralığını temsil eder. Bu aralıkta ilerledikçe, aktiviteler ne olursa olsun mutlu ve meşgul hissederiz. İster işimizi yaparken, ister köpeğimizi gezdirirken olsun, akış içinde olduğumuzda hayattan keyif alırız.

Kitap Önerisi: Akış: Mutluluk Bilimi (Flow – Mihaly Csikszentmihalyi)

Leonardo, hemen hemen herkesin bildiği Vinci adını 1452 yılında Floransa yakınlarındaki doğduğu Vinci kasabasından almış...
26/04/2023

Leonardo, hemen hemen herkesin bildiği Vinci adını 1452 yılında Floransa yakınlarındaki doğduğu Vinci kasabasından almıştır. Aralarında evlilik bağı bulunmayan zengin noter bir babanın ve genç bir köylü kızı annenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

Babası ve üvey annesiyle yaşamaya başlayan Leonardo’nun annesi de bir süre sonra bir evlilik yapmış böylelikle Leonardo hiçbir zaman aralarının iyi olmadığı 17 kardeşli geniş bir aileye sahip olmuştur. Leonardo’nun karmaşık bir aileden gelmesi gibi annesiyle kurduğu ilk ilişkinin de hayatı ve eserleri açısından önemi bir hayli büyüktür.

Leonardo'nun hayatı boyunca zıtlıklar yer aldı. Karmaşık bir annelik kavramına sahip olan Leonardo, kadın figürü ve anne sevgisinden uzak kaldı. Vasari'ye göre, Leonardo küçük bir çocukken çizim yapmaya başladı ve "insani olan hiçbir şeyin ona yabancı ya da alışılmadık gelmediği" söylendi. Leonardo ressam, heykeltıraş, mimar, mühendis gibi unvanlara sahipti ve fizik, biyoloji, matematik ile de ilgileniyordu. 18 yaşında Verrocchio Atölyesi'ne girdi ve ilk siparişlerini aldığı andan itibaren sanat dünyasında bazı şeyler sonsuza kadar değişti.

Kaynak:
Freud, S. (1985). Leonardo da Vinci and a memory of his childhood. In: Art and Literature. (pp.151-231). London: Penguin Books.
Freud, S. (1979). Case Histories 2. (pp. 227-366) London: Penguin Books.

“Henry Gustav Molaison” (H.M.), 2 Aralık 2008 tarihinde solunum yetmezliğinden dolayı yaşama veda etti. Ölümünden sonra ...
24/04/2023

“Henry Gustav Molaison” (H.M.), 2 Aralık 2008 tarihinde solunum yetmezliğinden dolayı yaşama veda etti. Ölümünden sonra 3 boyutlu modellemesinin yapılması için beyni her biri 7 mikron kalınlığındaki 2401 parçaya bölündü. H.M.’nin beyninin 3 boyutlu canlandırılması esnasında ilginç bilgilere ulaşıldı. H.M.’nin daha önceden bilinmeyen bir beyin lezyonu olduğu öğrenilmişti.

Bu lezyon sol frontal lobda, lateral orbital girus adı verilen bölgede bulunmaktaydı. Bu lezyonun operasyonda frontal lobu kaldırmak için kullanılan cerrahi bir ekipman ile yapıldığı düşünülüyordu. Bu önemli bir gelişmeydi. Çünkü daha önceki çalışmalarda H.M.’nin yaşamış olduklarının sadece medial temporal lobların alınmış olmasından kaynaklandığı düşünülüyordu.

Yine inceleme sonuçlarına göre çalışmalar hipokampusün tamamının alınmadığını bir kısmının bırakıldığını gösteriyordu. H.M. sayesinde adeta modern bellek araştırmaları çağı başlamıştı. Elde edilen bulgular belleğin diğer algısal ve zihinsel yeteneklerden ayrılan ayrı bir beyin işlevi olduğu ve temporal lobun medial bölgesinin bellek için önemli bir alan olduğunu göstermişti.

“Henry Gustav Molaison” (H.M.), 82 yıllık yaşamına gözlerini yumduğunda geride bilim tarihini derinden etkiyebilecek gizem dolu bir beyin bırakmıştı.

Kaynak:
Bir nörobilim efsanesi: H.M. (2013). Nöropsikoloji Derneği. Erişim Adresi: https://noropsikoloji.org/bir-norobilim-efsanesi-h-m/
Mahmuz, D. (2019, 19 Haziran). Sinirbilim tarihini değiştiren hasta:H.M. [Blog yazısı]. Erişim Adresi: https://noroblog.net/2019/06/19/sinirbilim-tarihini-degistiren-hasta-h-m/
Squire, L.R. (2009). The legacy of patient H.M. for neuroscience. Neuron. 61(1), 6-9.

Bakım verenlerimiz tarafından bebeklik dönemimizde karşılanmayan ihtiyaçlarımız veya istikrarsız duygusal bağlar, yetişk...
23/04/2023

Bakım verenlerimiz tarafından bebeklik dönemimizde karşılanmayan ihtiyaçlarımız veya istikrarsız duygusal bağlar, yetişkinlikte depresif, asabi, pasif ve başkalarına karşı duyarsız olma eğilimi göstermemize neden olabilir. Bu bireyler genellikle temel güvenlik duygusundan yoksundurlar ve anlamlandıramadıkları ve çözümleyemedikleri korkular yaşayabilirler, bu da ilişkilerine yansır.

Karmaşık bağlanan yetişkinler, inişli-çıkışlı ve dramatik ilişkiler yaşayabilirler. Duygularını bastırmaya çalışsalar da, çoğu zaman bu başarısız olur ve terk edilme veya samimiyetle ilgili zorluklar yaşarlar. Partnerlerine yakın olma ihtiyacı duydukları zaman reddedildiklerinde ise daha fazla sıkışma yaşayabilirler. Bu, bağlanma stilleri ve romantik ilişkiler arasındaki bağı gösterir.

Kaynak:
CHAPPELL, K. D., & DAVIS, K. E. (1998). Attachment, partner choice, and perception of romantic partners: An experimental test of the attachment-security hypothesis. Personal Relationships, 5(3), 327-342.
Holmes, B. M., & Johnson, K. R. (2009). Adult attachment and romantic partner preference: A review. Journal of Social and Personal Relationships, 26(6-7), 833-852.
Luden, D. (2020). How Your Attachment Style Affects Your Marriage. Psychology Today.
Simpson, J. A. (1990). Influence of attachment styles on romantic relationships. Journal of Personality and Social Psychology, 59(5), 971-980.

Kaçınan bağlanma stili, kişilerin sosyal ve romantik ilişkilerinde insanlardan uzak durma eğilimleri olduğunu belirtir. ...
20/04/2023

Kaçınan bağlanma stili, kişilerin sosyal ve romantik ilişkilerinde insanlardan uzak durma eğilimleri olduğunu belirtir. Bu stil sahibi bireyler için romantik ilişkiler başlatmak ve sürdürmek oldukça sancılı ve zor olabilir.

Bağımsızlıklarına aşırı düşkünlük gösteren bu bireyler, kendi ihtiyaçlarını her koşulda kendileri karşılamaya çalışırlar. Korkutucu olan şey, ihtiyaçlarının partnerleri tarafından karşılanmaması değil, partnerlerinin kendilerine fazla yakınlaşmasıdır. Kişilerarası ve romantik ilişkilerinde mesafeli davranmayı tercih ederler.

Kaynak:
CHAPPELL, K. D., & DAVIS, K. E. (1998). Attachment, partner choice, and perception of romantic partners: An experimental test of the attachment-security hypothesis. Personal Relationships, 5(3), 327-342.
Holmes, B. M., & Johnson, K. R. (2009). Adult attachment and romantic partner preference: A review. Journal of Social and Personal Relationships, 26(6-7), 833-852.
Luden, D. (2020). How Your Attachment Style Affects Your Marriage. Psychology Today.
Simpson, J. A. (1990). Influence of attachment styles on romantic relationships. Journal of Personality and Social Psychology, 59(5), 971-980.

Kaygılı bağlanma stili bebeklik döneminde başlayabilir. Bu stile sahip bireyler ayrılık kaygısı ve protestosu yaşayabili...
19/04/2023

Kaygılı bağlanma stili bebeklik döneminde başlayabilir. Bu stile sahip bireyler ayrılık kaygısı ve protestosu yaşayabilirler. İlişkilerinde istedikleri ilgiyi alamama kaygısı taşırlar. Kendilerini yeterince güvende ve değerli hissetmezler.

Bu kişiler, ilişkilerinde sürekli kendi endişelerine odaklanarak işlevsel olmayan düşüncelere sahiplerdir. Partnerlerinin onaylamama, desteklememe veya reddetme sinyallerine aşırı duyarlı olurlar. Aynı zamanda kendilerini ifade etmek ve karar almak konusunda zorlanabilirler.

Kaynak:
CHAPPELL, K. D., & DAVIS, K. E. (1998). Attachment, partner choice, and perception of romantic partners: An experimental test of the attachment-security hypothesis. Personal Relationships, 5(3), 327-342.
Holmes, B. M., & Johnson, K. R. (2009). Adult attachment and romantic partner preference: A review. Journal of Social and Personal Relationships, 26(6-7), 833-852.

Bebeklerin bakım verenleriyle ilk teması sonrası gelişen bağlanma stili, kişinin yaşamı boyunca etkili olabilir. Bakım v...
18/04/2023

Bebeklerin bakım verenleriyle ilk teması sonrası gelişen bağlanma stili, kişinin yaşamı boyunca etkili olabilir. Bakım verenin yaklaşımı, bebeğin dış dünyayı algılayışını ve tutumunu şekillendirir. Bu da, kişinin yaşantısındaki sorumluluk bilinci, davranışları ve tutumları gibi özelliklerin yanı sıra, kurduğu ilişkilerin niteliğini de etkileyebilir. Bu bağlamda, bağlanma stili, kişilerin romantik, sosyal ve iş ilişkileri üzerinde de etkili olabilir.

Bebeğin bakım verenine karşı hissettiği güven ve yakınlık duyguları, yetişkinlik döneminde kuracağı romantik ilişkilerdeki uyumunun temelini oluşturur. Bu nedenle yapılan çalışmalar, bağlanma stilinin, ilişki içinde bulunacağımız partner seçimimiz ve romantik ilişkilere yüklediğimiz anlam konusundaki tercihlerimiz üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir.

O kişiyi seçme nedenimiz ve kurduğumuz ilişkinin derinliği, aslında bebeklik dönemimizde atılmış bir temele dayanır. Bağlanma örüntülerimiz, romantik ilişkilerimizin doğası ve duygusal kalitesi hakkında da bilgi verebilir. Bu nedenle, bağlanma stilleri ve romantik ilişkilerin birbiriyle ilişkili olduğu söylenebilir.

Kaynak:
CHAPPELL, K. D., & DAVIS, K. E. (1998). Attachment, partner choice, and perception of romantic partners: An experimental test of the attachment-security hypothesis. Personal Relationships, 5(3), 327-342.
Holmes, B. M., & Johnson, K. R. (2009). Adult attachment and romantic partner preference: A review. Journal of Social and Personal Relationships, 26(6-7), 833-852.
Luden, D. (2020). How Your Attachment Style Affects Your Marriage. Psychology Today.
Simpson, J. A. (1990). Influence of attachment styles on romantic relationships. Journal of Personality and Social Psychology, 59(5), 971-980.

Erken yıllar, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak ve meraklarını doyurmak için araştırma, inceleme ve keşfetme eğilimler...
17/04/2023

Erken yıllar, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak ve meraklarını doyurmak için araştırma, inceleme ve keşfetme eğilimlerinin en üst düzeyde olduğu dönemdir. Bu dönemde çocuklar, çevrelerini anlamlandırmak, canlı ve cansız tüm varlıkların yansımalarını yorumlamak ve eylemlerini gerçekleştirebilmek için duyularını kullanırlar.

Böylece, anne karnından başlayarak duyusal sistemleri aracılığıyla bilgi toplamaya ve yeni deneyimlerle birlikte gelişmeye devam ederler. Ancak, bebekler dünyaya geldiklerinde, duyusal gelişimleri ve deneyimleri henüz özelleşmemiştir. Duyular, doğum esnasında gelişim düzeyleri bakımından farklılık gösterir.

Bu nedenle zamanla olgunlaşan duyusal sistemler ile birlikte çocuklar, dünyaya dair tüm bilgileri, kendi duygu, düşünce ve kişisel deneyimleri ile anlamlandırmaktadırlar. Yani, her birey çoklu duyusal deneyimlerle kendi gerçekliğini inşa etmektedir. Bu süreçte özellikle erken duyusal deneyimler aracılığıyla şekillenen özelleşmiş beyin yapıları ve karakteri, kişiler arasındaki bireysel farklılıkların açıklanabilir yönünü ortaya koymaktadır.

Duyu gelişim süreci aslında kişinin bilincinin dışında işleyen otomatik bir süreçtir. Ancak bu sürece etki eden planlı ve sistematik müdahaleler bir çocuğun duyusal entegrasyon gelişimini destekleme açısından son derece önemlidir. Çünkü bu uygulamaların beyne ulaşan duyusal girdileri besleyici bir özelliği vardır.

Kaynak:
Anderson, O. R. (1997), A Neorocognitive Perstpective on Current Learning Theory and Science Instructional Strategies”, Science Education, Vol:81, No:1.
Bijoch, L., Borczyk, M. and Czajkowski, R. (2020). Bases of Jerzy Konorski's theory of synaptic plasticity. Eur J Neurosci, 51(9), 1857-1866. doi: 10.1111/ejn.14532. Epub 2019 Aug 16.
Caine, R.N. and Caine G. (1990). Understanding a Brain-Based Approach to Learning and Teaching. Educational Leadership, October, 66-70.

Pozitif psikoterapinin konsültasyon ilkesi, bireylerin problemlerini çözerken çevrelerindeki insanlarla iş birliği yapma...
16/04/2023

Pozitif psikoterapinin konsültasyon ilkesi, bireylerin problemlerini çözerken çevrelerindeki insanlarla iş birliği yapmalarını esas alır. Her bireyin yaşamını beden, başarı, ilişki ve gelecek olmak üzere dört boyutta yaşadığına inanılır ve bu dört boyut, pozitif psikoterapinin denge ilkesinin yapıtaşlarını oluşturur.

Pozitif psikoterapi, bireylerin kendilerini ve çevrelerini nasıl algıladıkları ve gerçekliği nasıl ele aldıklarının ipuçlarının, bu dört boyutun her birine yaptıkları yatırımda yattığına inanır.

Denge ilkesi gereği, bireyler yaşadıkları problemleri çözebilmek için beden, başarı, ilişki ve gelecek boyutlarını dengeli bir şekilde kullanmalıdırlar. Pozitif psikoterapi anlayışına göre, bireylerin tam olarak sağlıklı ve üretken olmaları, bu dört temel yaşam boyutuna verdikleri önem, harcadıkları zaman ve enerjide dengeyi sağlayabildikleri zaman mümkün olacaktır.

Kaynak:
Negru, O. (2008). Personal goals: structures and processes in adult development. Cogniţie Creier Comportament 12, 265-283.
Eryılmaz, A. (2015). Pozitif grup psikoterapisinin etkililiğinin incelenmesi: Bir ön çalışma. Kesit Akademi Dergisi, 1(2), 12-24.
Peseschkian, N. (2002a). Günlük yaşamın psikoterapisi (Çev. H. Fışıloğlu). İstanbul: Beyaz Yayınları.

Freud'a göre rüya, yasaklanmış istekler ile bu istekleri engelleyen güçler arasındaki bir uzlaşmanın sonucudur, nevrotik...
15/04/2023

Freud'a göre rüya, yasaklanmış istekler ile bu istekleri engelleyen güçler arasındaki bir uzlaşmanın sonucudur, nevrotik belirtiler gibi. Rüya oluşumunu anlamak için en önemli temel kavramlardan biri de rüya sansürüdür.

Freud, birçok rüyanın gerçek anlamını gizleme eğilimi içinde olduğunu keşfetmiştir. Bu sansür mekanizması egonun savunma mekanizmalarından biridir ve uyku sırasında bilinçdışı zihinsel etkinlikler yoğunlaşır. Sansür mekanizması, kişinin uykusunu sürdürmesine yardımcı olur.

Başka bir deyişle, uyuyan kişi bilinçdışından gelen düşüncelerle uyanacağı yerde rüya görür. Rüyaların oluşumunun rüya düşüncelerinin çarpıtılmasına yol açan bir sansürün egemenliği altında gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

Rüya sansürü, anlamlı bir buluş olsa da, dogmatik bir şekilde her rüyaya aynı şekilde uygulanırsa rüyaları anlama ve çözümleme şansımızı büyük ölçüde azaltabilir.

Kaynak:
Saffet Murat Tura,Freud’dan Lacan’a Psikanaliz,Ayrıntı Yay., II. Baskı, İst., 1996, s.40;Fellicien Challaye,Freud ve Freud Doktrini,çev.:Halis Özgü, Özgü Yay.,II. Baskı, İst.,1968, s.17.
Sigmund Freud,Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış,çev.: Kamuran Şipal ,Cem Yay., İst.,1996,s.37.
Sigmund Freud,Rüya Yorum Metodu,çev.,Ayşegül Günkut, Ataç Kitabevi, İst., 1964, s.5.
Freud,Rüyalar ve Yanılgılar Psikolojisi,çev.:Ali Seden,Altın Yay., İst., 1978, s.180.
İstek ve arzu rüyâları ile ilgili geniş bilgi için bk. Sigmund Freud,Düşlerin Yorumu, c.II,s.273-275.; Freud, Rüya Yorum Metodu,s.31,32.;Berrin Türkoğlu, Rüyaların Gizli Dili, Sınır Ötesi Yay.,İst.,2001,s.45.
Ceza rüyaları ile ilgili geniş bilgi için bk. Freud,Düşlerin Yorumu,c.II,s.279.
Sıkıntı,korku rüyaları ile ilgili geniş bilgi için bk. Sigmund Freud,Rüyalar ve Yanılgılar Psikolojisi, s.231,232.; Charles Brenner,age.,s.173.; Freud, Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış, s.109.; Fellicien Challeye, Freud ve Freud Doktrini,çev.Halis Özgü,Özgü Yay.,İst.,1968,s.74.
Freud,Psikanaliz Üzerine,çev.:A.Avni Öneş,Say Yay., İst., 2001,s.46.

Address

Küçükbakkalköy Mh. Dudullu Caddesi Brandium Residence R3 Blok Daire 5 Bahçe Katı
Istanbul
34750

Opening Hours

Monday 10:00 - 21:00
Tuesday 10:00 - 21:00
Wednesday 10:00 - 21:00
Thursday 10:00 - 21:00
Friday 10:00 - 21:00
Saturday 10:00 - 21:00
Sunday 10:00 - 21:00

Telephone

+905411503015

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when New İstanbul Psikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to New İstanbul Psikoloji:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram