20/02/2026
Uzun süren bir açlığın ardından iftar sofrasına oturmak, Ramazan ayının en güzel anlarından biridir. Ancak bütün gün dinlenen sindirim sistemine aniden ve aşırı yüklenmek; hazımsızlık, uyku hali, reflü ve kan şekerinde ani dalgalanmalar gibi sorunları beraberinde getirebilir.
İftar sofrasında bedeni yormadan, kademeli bir geçiş yapmak hem sağlığı korumak hem de Ramazan ayını zinde geçirmek için temel kuraldır.
İftarda şu üç adımı izleyerek bedeninize hak ettiği özeni gösterebilirsiniz:
1. 10-15 Dakika Mola Kuralı:
Orucu bir bardak ılık su ve bir adet hurma (veya zeytin) ile açtıktan sonra, 1 kase ılık çorba içmek en doğrusudur. Asıl sır ise çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika kadar beklemektir. Bu kısa mola, beyne tokluk sinyallerinin ulaşması için zaman tanır ve porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.
2. Tabağı Doğru Bölüştürün:
Ana yemeğe geçildiğinde tabağın yarısını mevsim yeşilliklerinden oluşan bir salata veya zeytinyağlı sebze yemekleri oluşturmalıdır. Kalan yarısı ise protein (et/tavuk/balık/kurubaklagil) ve kompleks karbonhidratlar (bulgur pilavı veya avuç içi kadar pide) arasında paylaştırılmalıdır.
3. Suyu Birden İçmeyin, Zamana Yayın:
İftar anında susuzluğu gidermek için art arda bardaklar dolusu su içmek midede ani bir şişkinliğe yol açar. Oruç açarken 1-2 bardak su içip, geri kalan günlük su ihtiyacını (yaklaşık 2-2.5 litre) iftar ile sahur arasındaki saatlere yaymak en sağlıklı yaklaşımdır.
Huzurlu, bereketli ve şifa dolu iftarlar dileriz. 🌙
Dr. Öğr. Üyesi Zehra Margot ÇELİK
Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü