16/01/2026
Masum filminde Yusuf ve Taner arasında geçen bu sahne, aile içinde bastırılan geçmişin bugüne nasıl sızdığını açık biçimde hissettirir. Yusuf’un sakin, kontrollü ve yer yer mesafeli tavrı; yüzleşmeden kaçınmayı mümkün kılan bir savunma düzeni olarak okunabilir. Taner’in daha huzursuz, tedirgin ve gergin duruşu ise bastırılmış suçluluk ve öfkenin bedensel düzeyde açığa çıkışını temsil eder. Aralarında açıkça konuşulmayan geçmiş, sahnedeki sessizlikte ve kopuk diyaloglarda kendini sürekli hatırlatır.
Sahne boyunca konuşmaların azlığı, duraksamalar ve bakışlar, geçmişte yaşananların hâlâ etkisini sürdürdüğünü gösterir. Yusuf’un konuyu kapatma ve gündelik olana tutunma çabası, zorlayıcı duygulardan uzak durma isteğiyle ilişkilendirilebilir. Taner’in gerginliği ise bu kaçınmanın altında biriken duyguların tamamen bastırılamadığını düşündürür. İki karakter arasında hissedilen gerilim, yüzleşme isteği ile yüzleşmenin yaratacağı rahatsızlık arasındaki dengeyi yansıtır.
Bu karşılaşma, travmanın yalnızca bireysel bir mesele olmadığını; aile ilişkileri içinde dolaşıma girerek ilişkisel bir yük hâline geldiğini ortaya koyar. Konuşulmayan her şey, karakterler arasındaki mesafeyi biraz daha artırır. Masum, bu sahne üzerinden suçluluk, bastırma ve inkârın kuşaklar boyunca nasıl sürdüğünü; yüzleşme ertelendikçe geçmişin bugünü sessizce yönetmeye devam ettiğini gösterir. Sahne, izleyiciyi sessizliğin ardında taşınan psikolojik yarayla baş başa bırakır.
Hazırlayan: Emir Altıntaş
̇le