Albero Psikoloji

Albero Psikoloji Albero Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Bazen en güçlü sesler, en derin sessizlikleri bozarak yükselir. 🌿Karen Horney, psikanalizin geleneksel kalıplarına ve ka...
02/03/2026

Bazen en güçlü sesler, en derin sessizlikleri bozarak yükselir. 🌿

Karen Horney, psikanalizin geleneksel kalıplarına ve kadın doğasına dair çizilen sınırlara ilk bilimsel başkaldırıyı gerçekleştiren isimlerden biridir. kadın psikolojisinin biyolojik "eksiklikler" üzerinden tanımlandığı bir dönemde Horney; kadının ruhsal dünyasını şekillendiren asıl gücün biyoloji değil, toplumsal beklentiler ve kültürel baskılar olduğunu savunmuştur.

Ona göre bireyin asıl mücadelesi, toplumun ona biçtiği dar elbiselerden sıyrılıp kendi öz potansiyeline ulaşmasıdır. Bugün 8 Mart haftasında, kadınların ruh sağlığına dair kurulan cümlelerin temelinde Horney’in bu cesur ve vizyoner duruşunun izleri yatar. Kendi sesini bulma yolculuğunda, bütün gürültüleri susturup içindeki cevhere odaklanan tüm kadınlara saygıyla... ✨

Hazırlayan: Doğa Sudenaz Dağlı

Bir toplu iğne, bir sigara izmariti veya eski bir bisiklet; ruhumuzun parçalarının nesnelere yüklediğimizde onlardan kop...
28/02/2026

Bir toplu iğne, bir sigara izmariti veya eski bir bisiklet; ruhumuzun parçalarının nesnelere yüklediğimizde onlardan kopabilir miyiz?
Masumiyet Müzesi karakterlerini psikolojik olarak inceliyoruz: Arzunun, aidiyetin ve toplumsal beklentilerin gölgesinde beş farklı hayat ve beş farklı analiz.

Hazırlayan: Mina Tuana Hırdar


Mutluluk, çoğu zaman aşk ile birlikte gelen yoğun ve yükselmiş bir duygu olarak düşünülür. Peki bu mutluluk tam olarak n...
21/02/2026

Mutluluk, çoğu zaman aşk ile birlikte gelen yoğun ve yükselmiş bir duygu olarak düşünülür. Peki bu mutluluk tam olarak nedir? Yalnızca yan yana olmak, sevdiğine dokunabilmek midir; yoksa onun var olduğunu bilmek bile insana huzur verebilir mi? İşte bu sorular, Masumiyet Müzesi’nde karşımıza çıkar ve bizi Kemal’in iç dünyasına yaklaştıran bir anahtar hâline gelir.
Orhan Pamuk, bu ifadeyle mutluluğu sahiplikten ayırır ve Kemal’in aşkı nasıl yaşadığını anlamamıza imkân tanır. Kemal, Füsun’u çok yanlış bir zamanda sever; onunla yaşadığı her an, gerçek hayattan çok olması gereken başka bir dünyaya aittir. Füsun ise henüz 18 yaşındadır; duygularını yeni tanımaya başladığı, aşkı ilk kez bu yoğunlukta deneyimlediği bir dönemdedir. Bu nedenle Kemal’e teslim oluşu, olgun bir tercihten çok gençliğin açıklığı, kırılganlığı ve ilk duyguların sürükleyiciliğiyle şekillenir.
Kemal’in sevgisi, yaralı bir kuşu elinde tutmak gibidir: Sıkarsa boğacak, bırakırsa yuvasını bulamayacaktır Füsun. Nişan gecesi kayboluşu, onun artık nefes alamadığını ve yuva sandığı yerin hiçbir zaman gerçek bir yuva olmadığını fark edişidir. Bu kayboluş yalnızca fiziksel bir gidiş değil, Füsun’un kendini korumak için seçtiği bir kopuştur. Zamanla Kemal, ulaşamadığı Füsun’un yerine onunla ilişkili eşyalara tutunur; bu eşyalar, hem kaybın somutlaşmış hâli hem de Füsun’un gerçekten var olduğunun kanıtı gibidir.
Bu süreçte Füsun, Kemal’in zihninde yavaş yavaş gerçek bir insandan çok idealleştirilmiş bir imgeye dönüşür; Kemal artık Füsun’la değil, Füsun fikriyle yaşar…
Peki Kemal gerçekten sevdi mi? Füsun mutlu anlarında bile neden Kemal’e öfkeliydi?
Kemal onu öyle bir yere koymuştur ki karşısındaki insanın gerçek duygularını göremez hale gelmiştir. Çünkü idealizasyon, sevilen kişiyi yüceltirken aynı anda onu siler; kişi bir insan olmaktan çıkar, bir anlam nesnesine dönüşür.
Masumiyet Müzesi bize şunu fısıldar: Mutluluk bazen sahip olmakta değil, yakınlık hissinde saklıdır. Ama bu yakınlık, karşımızdakini bir “şey”e dönüştürdüğümüzde değil; onu olduğu hâliyle görebildiğimizde mümkündür.

Mina Tuana Hırdar

Ebeveyn köşemizde bugün: Ebeveyn tutumları✨️
15/02/2026

Ebeveyn köşemizde bugün: Ebeveyn tutumları✨️

16/01/2026

Masum filminde Yusuf ve Taner arasında geçen bu sahne, aile içinde bastırılan geçmişin bugüne nasıl sızdığını açık biçimde hissettirir. Yusuf’un sakin, kontrollü ve yer yer mesafeli tavrı; yüzleşmeden kaçınmayı mümkün kılan bir savunma düzeni olarak okunabilir. Taner’in daha huzursuz, tedirgin ve gergin duruşu ise bastırılmış suçluluk ve öfkenin bedensel düzeyde açığa çıkışını temsil eder. Aralarında açıkça konuşulmayan geçmiş, sahnedeki sessizlikte ve kopuk diyaloglarda kendini sürekli hatırlatır.

Sahne boyunca konuşmaların azlığı, duraksamalar ve bakışlar, geçmişte yaşananların hâlâ etkisini sürdürdüğünü gösterir. Yusuf’un konuyu kapatma ve gündelik olana tutunma çabası, zorlayıcı duygulardan uzak durma isteğiyle ilişkilendirilebilir. Taner’in gerginliği ise bu kaçınmanın altında biriken duyguların tamamen bastırılamadığını düşündürür. İki karakter arasında hissedilen gerilim, yüzleşme isteği ile yüzleşmenin yaratacağı rahatsızlık arasındaki dengeyi yansıtır.

Bu karşılaşma, travmanın yalnızca bireysel bir mesele olmadığını; aile ilişkileri içinde dolaşıma girerek ilişkisel bir yük hâline geldiğini ortaya koyar. Konuşulmayan her şey, karakterler arasındaki mesafeyi biraz daha artırır. Masum, bu sahne üzerinden suçluluk, bastırma ve inkârın kuşaklar boyunca nasıl sürdüğünü; yüzleşme ertelendikçe geçmişin bugünü sessizce yönetmeye devam ettiğini gösterir. Sahne, izleyiciyi sessizliğin ardında taşınan psikolojik yarayla baş başa bırakır.

Hazırlayan: Emir Altıntaş

̇le

Başlamak için sadece karar vermeye ihtiyacımız var çünkü biz ne zaman istersek mümkün✨️Hazırlayan: Emir Altıntaş
01/01/2026

Başlamak için sadece karar vermeye ihtiyacımız var çünkü biz ne zaman istersek mümkün✨️

Hazırlayan: Emir Altıntaş

Yılın son soru cevap köşesi✨️Hazırlayan: Melike Serra Kınataş
30/12/2025

Yılın son soru cevap köşesi✨️

Hazırlayan: Melike Serra Kınataş

Albero'da öneri günü✨️Hazırlayan: Melike Serra Kınataş
27/12/2025

Albero'da öneri günü✨️

Hazırlayan: Melike Serra Kınataş

Çoğu zaman değişmek için önce kendimizle savaşmamız, hatalarımızı cezalandırmamız veya olduğumuz kişiden nefret etmemiz ...
23/12/2025

Çoğu zaman değişmek için önce kendimizle savaşmamız, hatalarımızı cezalandırmamız veya olduğumuz kişiden nefret etmemiz gerektiğini sanırız. Ancak psikolojinin bu paradoksu bize, gerçek değişimin direnmeyi bıraktığınızda başladığını söyler.

​Kendimizi; eksiklerimizle, maskelerimizle ve "olmamız gereken kişi" ile "olduğumuz kişi" arasındaki o yorucu uçurumla kabul ettiğimizde, enerjimizi savaşmaya değil, büyümeye harcamaya başlarız. Kendimize gösterdiğiniz bu kabul, aslında dönüşümün en güçlü kaynağıdır.

Hazırlayan: Melike Serra Kınataş

Soru cevap köşemizin konusu: Duygu regülasyonu✨️Hazırlayan: Sevilay Sinan
16/12/2025

Soru cevap köşemizin konusu: Duygu regülasyonu✨️

Hazırlayan: Sevilay Sinan

Korku ve baskı kültürünün öne çıktığı bir ailede büyüyen bir kız çocuğunun gözünden bakıldığında, sevdiği renge bile kar...
14/12/2025

Korku ve baskı kültürünün öne çıktığı bir ailede büyüyen bir kız çocuğunun gözünden bakıldığında, sevdiği renge bile karar veren bir annesinin olması nasıl bir etki yaratır? Kendi seçimini yaptığında annesinin gözünde hayal kırıklığı, öfke veya üzüntü görüyorsa peki hâlâ kendi kararlarını yaşayabilir mi?

Çocuğu bir şeyi deneyimler veya karar verirken ebeveynlerin bir adım geride kalmaları ebeveynler için ne anlama geliyor veya onlar için zor mu?

Bu soruların cevapları herkes için farklı olabilir…

Biz bu kitapta- başlarında- dinlediği müzikten, sevdiği renkten hayatta keyif aldığı şeylere kadar annesini memnun etmeye, onun onayını almaya çalışan küçük bir kız çocuğunun hikayesini okumaya başlıyoruz. Başlıyoruz diyoruz çünkü devamında bizi kızın kendi yolculuğu bekliyor… 🦋

Öneri kitap: Annemin Öldüğüne Sevindim

Not: Kitapta bazı kişiler için tetikleyici kısımlar olabilir, araştırıp almanızı öneririz✨️

Hazırlayan: Sevilay Sinan

Ebeveyn köşemizde bugün: Akran zorbalığı.Akran zorbalığı, çocuk ve ergen psikolojisinde benlik algısını, güven duygusunu...
30/11/2025

Ebeveyn köşemizde bugün: Akran zorbalığı.

Akran zorbalığı, çocuk ve ergen psikolojisinde benlik algısını, güven duygusunu ve sosyal ilişkileri doğrudan etkileyen önemli bir sorundur.

Ebeveynlerin tutumu, çocuğun hem zorbalıkla baş etme becerisini hem de yaşadığı duygusal yükü taşıma kapasitesini belirleyen en kritik faktörlerden biridir.

Hazırlayan: İrem Uçar

Address

Ondokuz Mayıs Mahallesi, Turaboğlu Sokak, Sümko Sitesi A4 Blok 1C, D:2, Kozyatağı, Kadıköy
Istanbul
34736

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 09:00 - 18:00
Sunday 09:00 - 18:00

Telephone

+905465573817

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Albero Psikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Albero Psikoloji:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category