01/01/2026
Bazı ilişkilerde kişi aynı anda iki farklı yönü hissedebilir: ilişkiye bağlanmak iyi gelir, tanıdık bir güven duygusu yaratır; aynı zamanda bu bağın ağırlığı, kendi ihtiyaçlarının görünmezleşmesine neden olur. İşte bu ikili durum, bağımlı ilişki döngüsünün en belirgin özelliğidir. Kişi ilişkiyi bitirmeyi düşündüğünde, yalnız kalma veya belirsizlikle karşılaşma ihtimali yoğun bir kaygı yaratabilir. Fakat ilişkiyi sürdürmeye çalıştığında da kendi benliğini geri plana ittiğini fark eder. Bu nedenle ambivalans çoğu zaman bir kararsızlık değil; iki güçlü iç sistemin aynı anda devrede olmasıdır.
🔸 Bağlanma sistemi devrede olduğunda, ilişkiyi kaybetmeme isteği çok yoğun hale gelebilir.
🔹 Korunma sistemi aktive olduğunda ise kişi ilişki içinde sıkışma, kaybolma veya yorulma hissi yaşayabilir.
📌 Bu iki sistem arasındaki gidip gelme, ilişkiyi “bırakamama ama içinde de rahat edememe” döngüsüne dönüştürebilir.
Bu süreçte kişi sıkça kendi sınırlarını yeniden tanımlamaya çalışır. Yakınlık arttığında “fazla geliyor” hissi oluşabilir; uzaklık arttığında ise boşluk ve huzursuzluk belirginleşebilir. Dolayısıyla bu ilişkilerde zor olan, sevgi ya da bağın kendisi değil; duygusal ihtiyaçların yönünü bulmakta yaşanan karmaşadır.