09/01/2026
DEHB’nin “nörolojik” bir çerçevedeki hipotezi, bunun bilimsel olduğu; psikoloji kuramları üzerinden ele alınması ise bilimsel olmadığı şeklinde bir algı yaratmamalıdır. Mesele bilim ise sorgulanamayan, eleştiriye açık olmayan hiçbir yaklaşım “bilimsel” değildir. Psikanalitik ekol başta olmak üzere birçok psikoloji ekolü, DEHB’yi açıklamaya yönelik tutarlı ve kuramsal hipotezler ortaya koymaktadır. Ve bu hipotezler de pratik de gayet çalışmaktadır.
DEHB’nin okul başarısını ve sınıf ortamını, öğretmen otoritesini ciddi biçimde etkilemesi, bu durumu daha çok “nörolojik” ya da “genetik” temelli açıklamalarla ele alma eğilimini artırdığını düşünmekteyim. Ancak hangi yaklaşıma daha yakın hissedilirse hissedilsin, önemli olan dayandığı kuramsal zeminin farkında olunmasıdır. Bu açıklamayı yapma amacım da tam olarak budur; çünkü ezber bilgi son derece tehlikelidir.
“Genetik” demek çoğu zaman örtük biçimde “bu durum değiştirilemez, bu çocuğun iç dünyasını anlamaya gerek yok” anlamına indirgenebilmektedir.