04/02/2026
Oolong çayı, epigenetik açıdan incelendiğinde etkisi yalnızca antioksidan kapasiteyle açıklanamaz.
Asıl fark, polifenol yapısının gen ekspresyonu üzerindeki düzenleyici rolünde ortaya çıkar.
Oolong çayı, yeşil ve siyah çay arasında yer alan kısmi fermantasyonlu bir çaydır.
Bu süreçte çaydaki kateşinlerin bir kısmı yapısal olarak değişir ve
daha kompleks polifenoller oluşur.
Bu polifenoller hücre içinde daha dengeli ve uzun süreli sinyaller oluşturur.
Epigenetik açıdan önemli olan nokta şudur:
Oolong çayı genleri “açmaz” veya “kapatmaz”.
Bunun yerine, inflamasyon, oksidatif stres ve metabolizma ile ilişkili
genlerin ne kadar aktif çalıştığını ayarlamaya yardımcı olur.
Araştırmalar, oolong çayı bileşenlerinin:
• hücresel stres yanıtlarını dengeleyebildiğini,
• inflamasyonla ilişkili sinyal yollarını baskılamadan regüle edebildiğini,
• metabolik süreçlerde daha kontrollü bir gen yanıtı oluşturabildiğini göstermektedir.
Bu nedenle oolong çayının etkisi kısa süreli bir uyarı şeklinde değil,
zaman içinde gelişen bir epigenetik adaptasyon olarak değerlendirilir.
Epigenetik perspektiften bakıldığında oolong çayı,
basit bir içecekten çok,
hücresel dengeyi destekleyen
biyokimyasal bir düzenleyici olarak tanımlanabilir.
̇geneti̇k