26/12/2025
Bugün ve takip eden birkaç paylaşımımda, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen sedef (psöriazis) hastalığını ve bu hastalığa fonksiyonel tıp bakış açısıyla nasıl yaklaştığımızı ele alacağım.
🔴 Sedef, sık görülen, genetik yatkınlıkla ilişkili kronik bir deri hastalığıdır. Ailesinde sedef olan bireylerde görülme riski daha yüksektir ve her yaşta ortaya çıkabilir.
🔴 Hastalığın en tipik bulguları; parlak kırmızı, sınırları belirgin lezyonlar ve bu lezyonların üzerini kaplayan gümüşi-beyaz pullanmadır.
🔴 Lezyonlar farklı boyutlarda olabilir; en sık saçlı deri, dizler, dirsekler, sırt ve kuyruk sokumu bölgesinde görülür. Bunun yanı sıra tırnaklar, cilt kıvrımları, ağız içi ve ge***al bölge de etkilenebilir.
🔴 Bazı bireylerde deri bulgularına ek olarak eklem tutulumu (psöriatik artrit) gelişebilir. Bu durumda eklem ağrısı, şişlik, hassasiyet ve hareket kısıtlılığı görülebilir.
🔴 Sedef, otoimmün bir hastalıktır. Yani bağışıklık sistemi aşırı aktif hale gelerek sağlıklı hücrelere karşı da yanıt oluşturur. Bu nedenle sedef hastalığı olan bireylerde diğer otoimmün hastalıkların görülme riski de artabilir.
🔴 Stres, yoğun yorgunluk, enfeksiyonlar (özellikle boğaz enfeksiyonları), bazı ilaçlar ve cilt travmaları sedefi tetikleyebilen önemli faktörler arasındadır.
❌ Sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Toplumda bu konuda hâlâ ciddi yanlış inanışlar bulunmaktadır.
📌 Klinik pratiğimde, özellikle cilt problemleri nedeniyle başvuran danışan sayısının artması sebebiyle bu konuyu daha detaylı ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alacağım.
➡️ Bir sonraki paylaşımda, sedefin altta yatan nedenlerini ve fonksiyonel tıp yaklaşımıyla neleri hedeflediğimizi anlatacağım.
🔔 Takipte kalmayı, paylaşımı kaydetmeyi ve sorularınızı yorumlarda bırakmayı unutmayın.
🤍 Sevgilerle.