Zehra Bora Beslenme Danışmanlığı Merkezi

Zehra Bora Beslenme Danışmanlığı Merkezi Uzman Diyetisyen Zehra Bora Zehra BORA Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezi

10/03/2026

-27.6 kg

09/03/2026

Magnezyum takviyesinde sadece magnezyum miktarına değil formuna ve eşlik eden vitaminlere de bakmak gerekir.

Kas krampları, uyku problemleri, stres, anksiyete, baş ağrıları, yorgunluk, PMS şikayetleri…
Bunların çoğunda altta yatan faktörlerden biri magnezyum eksikliği olabilir.

Doğru form ve doğru dozla kullanıldığında gerçekten hayat kalitesini değiştirebilen bir mineral.

Benim kullandığım ve içerik olarak gerçekten iyi bulduğum magnezyum markalarını öğrenmek istersen

Yorumlara “MAGNEZYUM” yaz.
Sana kendi kullandığım markayı ve içerik olarak en iyi seçenekleri DM’den göndereyim. ✨

08/03/2026

8 Mart Dünya Kadınlar günümüz kutlu olsun☺️

06/03/2026

Tiroid hastasıysan bu beş maddeye dikkat !!!

Birincisi selenyum.
Selenyum, T4’ün aktif formu olan T3’e dönüşümünde görev alan bir kofaktördür.
Çalışmalar, Hashimoto tiroiditi olan bireylerde günde 100–200 µg selenyum takviyesinin anti-TPO değerlerini azaltabileceğini gösteriyor.

Bu noktada Brezilya cevizi günde 1 veya 2 tane tüketilebilir.
Eğer eksiklik besinlerle tamamlanamıyorsa doktor kontrolünde takviye edilmesi gerekebilir.

İkincisi iyot.
İyot, T3 ve T4 hormonlarının yapısal bileşenidir.
Eksikliğinde hipotiroidi gelişebilir ve Dünya Sağlık Örgütü’ne göre iyot eksikliği hâlâ küresel bir halk sağlığı sorunudur.

Hipertiroidiniz yoksa iyotlu tuz kullanımı çok kıymetlidir.
Günümüzde sadece kaya tuzu veya Himalaya tuzu kullanmaya sizi yönlendiren, uzman olmayan kişiler mevcuttur. Bu noktada bilinçli olmak gerekir.

Üçüncüsü antioksidan besinler.
Tiroid dokusu oksidatif strese duyarlıdır, yani fizyolojik olarak oksidatif yük altındadır.
Kırmızı ve mor meyveler C vitamini ve polifenoller sayesinde oksidatif stresi azaltabilir ve tiroid bezi üzerindeki inflamatuvar yükü azaltmaya destek olabilir.

Dördüncüsü çinko.
Çinko eksikliğinde düşük T3 değerleri görülebilir.
Çinko için hepinizin bildiği gibi kabak çekirdeği iyi bir kaynaktır.
Ama klinik bir eksiklik varsa çekirdek tüketmek tek başına bu durumu düzeltmez.

Bu yüzden “şunu bununla karıştır, bunu iç, bunu tüket” diyen kişileri dinlemeden önce doktorunuzla mevcut değerlerinizi konuşmanızda fayda var.

Beşincisi omega-3.
Omega-3, özellikle otoimmün süreçlerde destekleyicidir.

Keten tohumu burada sıkça önerilir.
Ancak EPA ve DHA oranı açısından yeterli değildir.

Bu yüzden oranları güçlü, kaliteli bir omega-3 kullanımı burada çok kıymetlidir.

Sen de tiroid hastasıysan ve bundan sonra bu söylediklerimi gözünün önünde bulunduracaksan, özellikle hangi değerlerde ve hangi özellikte omega-3 kullanman gerektiğini bilmiyorsan, yorumlara “omega” yaz. Sana doğru içerikleri yazıp göndereyim.

Kimseler görmeden ufak ufak sarılmalara giden tatlı anlar 🤤
05/03/2026

Kimseler görmeden ufak ufak sarılmalara giden tatlı anlar 🤤

03/03/2026

Bazı besinler çiğ değil, doğru şekilde pişirildiğinde daha biyoyararlanabilir hale gelir.

Domateste bulunan likopen ısıyla daha erişilebilir olur. Likopen yağda çözünen güçlü bir karotenoiddir ve zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde emilimi artar.
(Gartner et al., Am J Clin Nutr, 1997)

Havuçtaki beta-karoten hafif pişirme sonrası hücre duvarının yumuşamasıyla daha iyi emilir. Ancak uzun süreli ve yüksek ısı vitamin kaybına yol açabilir.

Ispanakta bulunan oksalat miktarı pişirme ile azalabilir. Bu durum bazı minerallerin biyoyararlanımını artırabilir.

Mantarın hücre duvarı kitin içerir. Isı uygulandığında bu yapı parçalanır ve beta-glukan gibi fonksiyonel bileşenler daha erişilebilir hale gelir.

Baklagillerde bulunan fitat ve lektin gibi antinutrientler ıslatma ve pişirme ile azalır.
Fermentasyon ise fitat düzeyini daha da düşürebilir ve sindirilebilirliği artırabilir. Laktik asit bakterileri mineral emilimine katkı sağlayabilir.
(Hurrell et al., Int J Vitam Nutr Res, 2003)

Ancak her besin için “pişirmek daha iyidir” demek doğru değildir.
C vitamini ve bazı B vitaminleri ısıya duyarlıdır.

Beslenme siyah-beyaz değildir.
Doğru teknik, doğru süre, doğru eşleşme.

Isı bazen kayıp değil, stratejidir.

Yana kaydırınca post altı yazımı görebiliyorsun 🥶
02/03/2026

Yana kaydırınca post altı yazımı görebiliyorsun 🥶

28/02/2026

“Tiroit ilacını kullanıyorsun ama hâlâ saçların dökülüyor, halsizsin, kendini depresyonda mı hissediyorsun?”

Şunu net söyleyeyim:
Sadece tiroit ilacı kullanmak bazen yeterli değildir.

Çoğu ilaç vücuda T4 verir.
Ama mesele o hormonu aktif forma, yani T3’e dönüştürebilmek ve hücre içinde gerçekten kullanabilmek.

Ve işte oyunun arka planı burada başlıyor.

Bu süreçte bazı yapı taşları kritik:

L-tirozin.
Tiroit hormonunun hammaddesidir. Üretimin başlangıç noktasıdır. Protein yetersizse, alt yapı zaten zayıftır.

İyot.
T3 ve T4’ün yapısal bileşeni. Hipertiroidin yoksa ve doktorun kısıtlama yapmadıysa iyotlu tuz önemli.

Selenyum.
T4’ün T3’e dönüşümünde görev alan deiyodinaz enzimlerinin kofaktörüdür. Eksikse dönüşüm aksar.

Çinko.
Eksikliğinde T3 düşebilir, saç dökülmesi artabilir, bağışıklık zayıflayabilir.

B grubu vitaminler.
Enerji metabolizmasının merkezindedir. “Hâlâ yorgunum” diyorsan burada bakmak gerekir. Özellikle B12 ve B6 sinir sistemi için kritik.

Biotin.
Saç ve tırnak için popülerdir ama unutma: Tiroid paneli yaptırmadan yüksek doz biotin kullanmak test sonuçlarını yanıltabilir. Bu önemli bir klinik detaydır.

Folik asit.
Hücresel yenilenme ve DNA sentezi için gereklidir. Düşük folat düzeyleri saç dökülmesi ve yorgunlukla ilişkilendirilebilir.

Omega-3.
Özellikle otoimmün tiroit tablolarında (örneğin Hashimoto) inflamasyonu dengelemeye destek olabilir.

Yani mesele sadece hormonu almak değil.
Vücudun o hormonu üretebilmesi, aktive edebilmesi ve hücre içinde kullanabilmesi.

Akıllı destek, rastgele destekten çok daha güçlüdür.

Hangi takviyeyi kullanman gerektiğini öğrenmek istiyorsan yorumlara “takviye” yaz.
Sana DM’den detaylı şekilde yazıp yollayayım.

Bilimle ilerleyen beden, en sağlam yatırımdır.

26/02/2026

Hayatın her döneminde takviye kullanımı çok değerli ve özel.

Ramazan dönemi de bunlardan bir tanesi tabii ki…

Peki bu süreçte gün içerisinde aldığımız takviyeleri almaya nasıl devam edebiliriz, hemen özetleyelim ✨

Demir takviyesini C vitamini ile birlikte sahurdan yarım saat önce.

Sahurla birlikte D vitamini yanında bir multivitamin veya saç-tırnak-cilt için özel bir formülasyon da olabilir 🫶🏼

İftardan sonra omega-3.

Eğer ödem problemleriniz varsa ve iştah kontrolünü de sağlayamıyorsanız bromelain.

Yatmaya yakın magnezyum ve kolajen.

Tiroid ilacı kullanıyorsanız; sahurdan en az 4–5 saat önce, gece geç saatte yani yatmadan hemen önce aç karnına alınmalı. Demir, magnezyum, kalsiyum ve multivitaminlerle aynı saat aralığında kullanılmamalı. Arada mutlaka saat farkı olmalı.

Benim kullandığım takviye markalarını öğrenmek, aynı zamanda kullanmaya karar verdiğiniz ama marka konusunda netleşemediğiniz tüm bilgiler için şimdi yorumlarda “takviye” yazın, size tüm listeyi yazıp yollayayım.





24/02/2026

Ramazan ayının ilk haftası geride kaldı.
Haliyle sen de ben de iftar sonrası neler yaşandığını biliyoruz.

Bu yüzden bu videoyu çekmek için biraz bekledim. Çünkü ilk hafta genelde “kontrol kaybı” haftası oluyor. Uzun saatler aç kalıyoruz ve iftar sofrasında fren sistemi biraz devre dışı kalıyor.

Evet, belki birkaç gün tıka basa yedin. Ama buradan sonrası önemli. Ramazan’ı hâlâ çok daha dengeli ve metabolizmanı destekleyerek tamamlayabilirsin.

Uzun süreli açlıktan sonra tokluk sinyalinin beyine ulaşması yaklaşık 15–20 dakika sürer. Hep “çorba iç, 10 dakika bekle” diyoruz ama gerçekçi olalım… herkes bunu uygulayamıyor.

Peki o zaman ne yapabiliriz?

Önce suyumuzu içiyoruz.
Bir tane hurmamızı yiyoruz.
Ardından mümkünse daha hafif, sebze ağırlıklı, lif oranı yüksek bir çorba tercih ediyoruz. Bu hem mideyi yormaz hem de hacim sağlar. Böylece porsiyon kontrolü daha kolay olur.

Ana öğünde protein kaynağını mutlaka salatayla birlikte tüketiyoruz. Yanına ayran, kefir ya da yoğurt eklediğimizde hem sıvı ihtiyacını destekliyoruz hem tokluk süresini uzatıyoruz hem de bağırsak mikrobiyotasını besliyoruz.

Unutma, bağırsak bakterileri sadece sindirim yapmaz. Kısa zincirli yağ asitleri üretir ve vagus siniri üzerinden beyine tokluk sinyalleri gönderir. Yani bağırsak iyi çalışıyorsa iştah kontrolü de daha güçlü olur.

Gelelim en kritik noktaya.

İftardan sonra tatlı isteği…
“Yemeyeceğim” deyip bir anda kendini mutfakta bulma hâli.

Bunu yaşıyorsan yalnız değilsin. Bu tamamen fizyolojik bir durum. Gün boyu düşen kan şekeri ve dopamin dengesi hızlı karbonhidrat isteğini artırır.

Bu noktada muzun üzerine tahin ve pekmez eklemeyi deneyebilirsin. Hem doğal bir tatlı alternatifi olur hem lif ve sağlıklı yağ sayesinde kan şekerini daha dengeli yükseltir. Gerçekten dengeli yapıldığında tatmin edici bir kombinasyon.

Eğer kabızlık problemin varsa tarifin içeriği biraz değişmeli. Hem tatlı ihtiyacını karşılayıp hem bağırsakları aktif çalıştıran versiyonu var.

O özel tarifi istiyorsan yorumlara “tarif” yaz.
DM’den detaylı içeriğini sana göndereyim.

Öylesine 🌬️
18/02/2026

Öylesine 🌬️

17/02/2026

Kakao sadece tatlı krizini bastıran bir lezzet değil; içerdiği teobromin sayesinde ruh halini destekleyen, odaklanmayı artıran ve insülin yanıtını daha dengeli hale getirmeye yardımcı olabilen güçlü bir bitkisel bileşen.

Şimdi size protein değeri yüksek, rafine şekersiz, inanılmaz pratik bir tarif bırakıyorum:

Protein Değeri Yüksek Muzlu Kakao Keki

– 2 adet olgun muz (çatalla tamamen püre haline getirin)
– 2 adet büyük boy yumurta
– 2 tatlı kaşığı şekersiz kakao tozu (yoğun aroma ve daha güçlü antioksidan etki için ideal miktar)
– 1 avuç çiğ badem (bıçakla küçük parçalar halinde doğranmış)

Tüm malzemeleri homojen kıvam alana kadar karıştırın.
Yağlı kağıt serilmiş küçük bir kalıba dökün.
Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 20–25 dakika pişirin.
Kürdan testiyle kontrol edin; içi nemli ama akışkan olmayacak kıvam idealdir.

Ekstra protein isteyenler için: Karışıma 1 ölçek sade whey protein eklenebilir veya üzerine yoğurt eşlik edebilir.

Un yok. Şeker yok.
Kas kütlesini destekleyen yumurta var, sağlıklı yağ kaynağı badem var, fonksiyonel kakao var.

Tatlı ihtiyacınızı stratejik yönetin.

Address

Varyap Meridien
Istanbul
34746

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:00
Tuesday 08:30 - 18:00
Wednesday 08:30 - 18:00
Thursday 08:30 - 18:00
Friday 08:30 - 18:00
Saturday 08:30 - 18:00

Telephone

+905326947709

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Zehra Bora Beslenme Danışmanlığı Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Zehra Bora Beslenme Danışmanlığı Merkezi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Uzman Diyetisyen Zehra Bora

Uzman Diyetisyen Zehra Bora, ilk ve orta öğrenimini Mehmet Akif İlköğretim Okulu'nda birincilikle tamamlayıp ardından İstek Özel Kemal Atatürk Lisesi'nde %100 burslu eğitim alarak lisans öncesi eğitimini bitirdi. Ortaokul ve lise hayatı boyunca lisanslı olarak Enka Spor Kulübü'nde atletizm sporu ile ilgilenip aynı dönemde basketbol takımında yer aldı. 2012 yılında Beslenme ve Diyetetik bölüm birincisi olarak Haliç Üniversitesi’nden mezun oldu. Daha sonra alanında uzmanlaşmak için Başkent Üniversitesi'nde 2012 yılında lisanüstü eğitimine başladı. ‘Spor Salonunda Çalışan Vücut Geliştirme İle İlgilenen Spor Hocalarının Beslenme ve Supplement Tüketim Durumlarının Saptanması’ konulu bitirme tezi ile yüksek lisans derecesi alarak 2014 yılında ‘Uzman Diyetisyen’ ünvanını aldı. Lisanüstü eğitimine başladığı 2012 yılında Ağaoğlu My Club World Spor Merkezi’nde diyetisyen olarak mesleğine ilk adımını attı. Sporcularla iç içe çalıştıktan sonra 2016 yılından itibaren kendi kurucusu olduğu Batı Ataşehir Varyap Meridian'da bulunan “Zehra Bora Beslenme Danışmanlığı Merkez'inde" Uzman Diyetisyen olarak mesleğine devam etmektedir. Spora ve sporcuya olan ilgisi ilkokulda başlayan Zehra Bora, 2011 yılında Basi Pilates Akademisi'nden mat ve tüm aletler olmak üzere pilates eğitimi aldı. Bugüne kadar birçok beslenme ve diyetetik konferans ve seminerlerinde yer aldı. Diyeti bir yaşam biçimi haline getirerek danışanlarını hayatları boyunca sağlıklı yaşama adapte etmek en büyük hedefleri arasında olan Zehra Bora; şuan birçok gazete, dergi ve yayın grubunda beslenme konularında yazılar yazmaya aynı zamanda televizyon programlarında yer almaya devam etmektedir.