RUTEM Psikoloji

RUTEM Psikoloji Cinsel Terapist ,Psikoloji,Psikolojik Destek,Terapi,Bireysel Terapi,Aile-Çift Terapisi,Hipnoterapi

15/04/2026

🍀Kendimi nasıl severim, kendime değer vermeye nereden başlamalıyım?”

Bunu bir anda hissetmeyeceksin. Ama küçük, mikro adımlarla inşa edebilirsin:
1. Fark et (ama değiştirmeye çalışma)
Bugün sadece kendine nasıl konuştuğunu gözlemle.
“Yine yapamadım”, “Ben zaten böyleyim” gibi cümleleri yakala.
Ama düzeltmeye çalışma. Önce farkındalık.
2. Cümleyi yumuşat
Fark ettiğin o sert cümleyi %10 daha yumuşat:
“Yine yapamadım” → “Şu an zorlanıyorum”
“Ben başarısızım” → “Bu konuda istediğim gibi gitmedi”
3. Kendine dışarıdan bak
Kısa bir duraklama:
“Sevdiğim biri böyle hissetse ona ne derdim?”
Sonra aynısını kendine söyle. (Başta garip hissettirecek, normal.)
4. Mikro ihtiyaçları karşıla
Kendini sevmek bazen çok basit şeylerdir:
• Susadıysan su içmek
• Yorulduysan 10 dk durmak
• Canın istemiyorsa “hayır” diyebilmek
Bedenini görmezden gelmemek = kendine değer vermek
5. Küçük sözler ver, küçük tut
Kendine büyük hedefler koyup tutamamak, öz-değeri zedeler.
Bugün için minik bir söz ver:
“5 dakika erken yatacağım” gibi.
Ve tut. Güven böyle oluşur.
6. Karşılaştırmayı yakala
Kendini başkalarıyla kıyasladığın anı fark et ve şunu ekle:
“Onun yolu başka, benimki başka.”
7. Kendinle temas kur
Günde 1 kez elini kalbine koyup sadece şunu söyle:
“Şu an nasılsın?”
Cevap gelmese bile o temas önemli.
8. Kendine alan aç
Her duygunu düzeltmeye çalışma.
Bazen kendini sevmek, “şu an iyi değilim ve bu da tamam” diyebilmektir.
9. Günün sonunda mini check-in
Bugün kendine iyi davrandığın 1 şeyi bul.
Ne kadar küçük olursa olsun.

Unutma:
Kendini sevmek büyük cümlelerle değil,
her gün tekrarlanan küçük davranışlarla oluşur.
Ve en başta hissetmek zorunda değilsin—
önce davranırsın, sonra his gelir.

📩📞Bilgi ve Danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsin

İşte Evliliğin Sırrı...Ben Nietzsche’nin sözlerine katılıyorum.Bu ütopik bir durumda değil üstelik.Mümkün olmas...
08/04/2026

İşte Evliliğin Sırrı...Ben Nietzsche’nin sözlerine katılıyorum.Bu ütopik bir durumda değil üstelik.Mümkün olmasına karşılık bu durumu zorlaştırmak neden..?

Danışmanlık ve Bilgi İçin 📩

̆insırrı ̈nünsözü

5 Dakikalık Zihin Detoksu 🧠✨Bazen zihnin yorulması için saatler değil, sadece birkaç dakika yeterlidir.Ve toparlanması d...
06/04/2026

5 Dakikalık Zihin Detoksu 🧠✨

Bazen zihnin yorulması için saatler değil, sadece birkaç dakika yeterlidir.
Ve toparlanması da düşündüğünden daha kısa sürebilir.

• Derin nefes al
Yavaş ve derin nefes almak, sinir sistemini “savaş-kaç” modundan çıkarıp “rahatla ve onar” moduna geçirir. Kalp ritmini dengeler, bedenine güvende olduğu mesajını verir.

• Telefonu uzaklaştır
Sürekli uyarana maruz kalan beyin, dinlenemez. Ekrandan kısa bir süre uzaklaşmak, zihinsel yükü azaltır ve dikkatini yeniden toplamana yardımcı olur.

• Camı aç, havayı kokla
Temiz hava ve doğal kokular, duyusal sistemi uyararak zihni “şimdi ve burada”ya getirir. Bu da düşünce yoğunluğunu azaltır.

• Bir bardak su iç
Hafif susuzluk bile yorgunluk ve odaklanma güçlüğü yaratır. Su içmek, hem beyin fonksiyonlarını destekler hem de bedensel dengeyi yeniden kurar.

🌿
Bu küçük adımlar, sinir sistemini regüle eder, zihinsel bulanıklığı azaltır ve psikolojik olarak daha dengede hissetmeni sağlar.

Unutma, bazen ihtiyacın olan şey büyük değişimler değil, küçük ama doğru dokunuşlardır.

✨Bilgi ve Danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz 📩📞

31/03/2026

“Büyüme, erken dönem yaşantıların belirleyiciliğinden çıkıp; bireyin duygularını düzenleme, içsel yaşantılarını fark etme, kendilik algısını yeniden yapılandırma ve deneyimlerini yeniden anlamlandırma kapasitesini geliştirmesiyle başlayan bir süreçtir.”

Bilgi Ve Danışmanlık İçin 📩📞

Yapılan araştırmalar kaygı bozukluğu‘nun erkeklere oranla kadınlarda daha sık yaşandığını göstermektedir.Çocukluk çağınd...
29/03/2026

Yapılan araştırmalar kaygı bozukluğu‘nun erkeklere oranla kadınlarda daha sık yaşandığını göstermektedir.
Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar ve olumsuz deneyimler bu durumu desteklemektedir.
Aşırı korumacı ebeveyn tutumuna maruz kalmış çocuklarda;
Çevresinden hep olumsuz tepkiler almış sindirilmiş çocuklarda birer yetişkin olduklarında kaygı bozukluğu yaşadıkları görülmektedir
Ayrıca aile öyküsünde kaygı bozukluğu tanısı almış kişilerde genetik bir aktarım söz konusu olabilir.

Bilgi ve Danışmanlık için 📩



28/03/2026

Mükemmeliyetçilik sence gerçekten yüksek standart mı?
Yoksa hata yapmaya tahammülsüz bir zihin mi?
Sen hangisini daha çok yaşıyorsun?

Bilgi ve Danışmanlık için 📩

24/03/2026

Stres yanıt tepkisi, bireyin tehdit, belirsizlik ya da zorlayıcı bir durum algıladığında verdiği otomatik fizyolojik, duygusal ve davranışsal tepkidir. Bu sistem aslında hayatta kalma mekanizmasıdır.

Temelde 3 ana tepki üzerinden çalışır:
• Savaş (fight) → öfke, karşı koyma
• Kaç (flight) → uzaklaşma, kaçınma
• Don (freeze) → hareket edememe, kapanma

Bu süreçte Otonom Sinir Sistemi devreye girer.
• Sempatik sistem → alarm (kalp hızlanır, kaslar gerilir)
• Parasempatik sistem → sakinleşme (beden regüle olur)

Çocuklarda bu sistem henüz tam gelişmediği için stresi kendi başlarına düzenlemeleri zordur. Bu yüzden çocuklarla çalışırken hedef:
👉 Önce birlikte düzenlemek (co-regulation), sonra çocuğun kendi kendini düzenlemesini öğretmek.



🌿 Çocuklarla Çalışırken Stres Yanıtı Nasıl Düzenlenir?

1. Ko-regülasyon (Birlikte Sakinleşme)

Çocuk önce senin sinir sistemine “tutunur”.
• Yavaş ve yumuşak ses tonu
• Göz teması (zorlamadan)
• “Şu an zorlandığını görüyorum” gibi yansıtma

💡 Çocuk mantık değil, senin sakinliğini “hisseder.”



2. Bedensel Regülasyon Teknikleri

Çünkü stres önce bedende olur.
• Nefes egzersizleri (balon şişirme gibi oyunlaştırılmış)
• Yavaş hareketler (salınma, sallanma)
• Duyu çalışmaları (yumuşak top sıkma, k*m, su)



3. Duyguyu İsimlendirme (Affect labeling)

Çocuk yaşadığı şeyi anlamlandırdıkça regülasyon artar.
• “Şu an biraz korkmuş gibisin”
• “Bu sana fazla gelmiş olabilir”

👉 Bu, beynin duygusal merkezinden (amigdala) üst bilişe geçişi destekler.



4. Güvenli Alan Oluşturma

Çocuğun sinir sistemi “tehlike geçti” mesajı almalı.
• Sabit rutinler
• Öngörülebilirlik
• Fiziksel ortamın sade ve güvenli olması



5. Oyun Temelli Müdahale

Çocuk için en doğal regülasyon yolu oyundur.
• Kuklalarla duygu canlandırma
• Hikayeler üzerinden işlemleme
• Rol oyunları
Daha fazlası için bizimle iletişime geçebilirsiniz 📩 📞

“Bilinçdışımızı fark etmediğimizde, yaşam bize öğrettiklerini ‘kader’ olarak sunar.”
23/03/2026

“Bilinçdışımızı fark etmediğimizde, yaşam bize öğrettiklerini ‘kader’ olarak sunar.”

18/03/2026

Açıklama 👇🏼

Çocukken karşılanmayan ihtiyaçlar, yetişkinlikte farklı yollarla kendini tamamlamaya çalışır.

Hiç destek görmeyen biri, başkalarına “fazla” destek olma ihtiyacı hissedebilir.
Hiç anlaşılmayan biri, herkesi anlamaya çalışırken kendini unutabilir.
Hiç görülmeyen biri, başkalarının hayatında “vazgeçilmez” olmaya çabalayabilir.

Ama bazen bu çaba, iyileşmekten çok aynı döngüyü sürdürmektir.

Başkalarına verdiklerin…
Aslında senin de bir zamanlar ihtiyaç duydukların olabilir.

🍀✨Belki de soru şu:
Başkalarına verdiğini, kendine ne kadar veriyorsun?

… Hayatta kalmak için uzun zaman duyguları bastırmak, bazen kronik bir yorgunluk yaratabilir İletişim 0533 224 58 60    ...
15/03/2026



Hayatta kalmak için uzun zaman duyguları bastırmak, bazen kronik bir yorgunluk yaratabilir

İletişim 0533 224 58 60

11/03/2026

✨Bu cümle aslında biraz metaforik bir kalıp sevgili arkadaşlar.
Özellikle ilişkilerde , aile dinamiklerinde çok karşılaştığımız bir tablo. Kendini feda,boyun eğmek… Karşımdakinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımız önünde tutarak duygularımı bastırmak… Bu durum zaman zaman süreci yönetmek için normal görünsede uzun vadede kişinin kendine duyguyu saygıyı ve değeri zayıflatır.
Dilerseniz birlikte öz saygımızı geliştirecek birkaç tavsiyeyi değerlendirelim ;

🍀Öz saygı, kişinin kendini değerli ve yeterli görme kapasitesidir. Psikolojide genellikle kişinin kendisiyle kurduğu içsel ilişkiyle bağlantılıdır. Öz saygıyı geliştirmek için bazı etkili yaklaşımlar şunlardır:

1. İçsel dili fark etmek
Kişinin kendine nasıl konuştuğu öz saygıyı doğrudan etkiler.
• “Yine beceremedim” yerine
• “Bu konuda zorlandım ama öğrenebilirim” gibi daha dengeli bir dil kullanmak önemlidir.
2. Gerçekçi öz değerlendirme yapmak
Öz saygı, kendini sürekli eleştirmekle değil gerçekçi değerlendirmekle gelişir.
Kişi güçlü yönlerini ve gelişmesi gereken alanlarını birlikte görebilmelidir.
3. Sınır koyabilmek
Hayır diyememek veya sürekli başkalarının ihtiyaçlarını öncelemek zamanla öz saygıyı zedeler.
Kişisel sınırları ifade etmek öz değeri güçlendirir.
4. Küçük başarıları görünür kılmak
Beyin çoğu zaman hataları büyütür, başarıları küçültür.
Günlük küçük ilerlemeleri fark etmek öz saygıyı artırır.
5. Karşılaştırmayı azaltmak
Sosyal karşılaştırma öz saygının en büyük düşmanlarından biridir.
Kişinin kendini başkalarıyla değil kendi gelişim süreciyle değerlendirmesi gerekir.
6. Davranışsal adımlar atmak
Öz saygı sadece düşünceyle değil davranışla da gelişir.
Yeni şeyler denemek, sorumluluk almak ve hedefler koymak kişinin kendine güvenini besler.
7. Öz şefkat geliştirmek
Hata yaptığında kendini sert şekilde eleştirmek yerine insani bir hata olarak görebilmek öz saygının temelidir.

Bunu yeniden inşa etmek ise zor gibi görünsede terapi yolu ile mümkündür

Birey, dünyayı nötr haliyle değil; bilişsel olarak tehdit ve olumsuzlukları büyüten bir “filtre” üzerinden algılar ve bu...
09/03/2026

Birey, dünyayı nötr haliyle değil; bilişsel olarak tehdit ve olumsuzlukları büyüten bir “filtre” üzerinden algılar ve bu filtre olayların anlamlandırılmasını sistematik biçimde etkiler. 🧠

Address

KARTALTEPE MAHALLESİ TEYYARECİ NURETTİN Sokak NO 10 DAİRE 2 BAKIRKÖY Istanbul
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when RUTEM Psikoloji posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to RUTEM Psikoloji:

Featured

Share

Category