02/02/2026
Uyku, yalnızca bedeni değil; sinir sistemini, hormonları, bağışıklığı ve zihinsel dengeyi etkileyen temel bir düzenleyicidir. Ancak stres, yoğun düşünce, kaygı, düzensiz yaşam ritmi ve biyolojik dengesizlikler sonucu uyku sistemi bozulduğunda kişi “uyumaya çalıştıkça daha çok uyanık kalan” döngünün içine girer. Bu noktada sadece zihni değil, bedeni de rahatlatan bütüncül yöntemler etkili olabilir.
Hipnomeditasyon, zihni bilinç düzeyinin bir adım altına indirerek gevşeme tepkisini aktive eden bir odaklanma hâlidir. Ne tam hipnozdur ne de sıradan meditasyon… İkisinin arasında, bedeni gevşetirken zihni yormayan bir bilinç düzeyi sağlar.
🔸 Bedensel alarm sistemini yumuşatır: Nabız, solunum ve kas gerginliği azalır.
🔹 Zihnin “durmayan iç sesini” yavaşlatır ve düşünce trafiğini düzenler.
📌 Uykuya dalmayı zorlaştıran kaygı, gelecek düşünceleri ve kontrol etme çabalarını hafifletebilir.
Fonksiyonel tıp açısından bakıldığında ise:
Uykuya dalmayı kolaylaştıran bir hipnomeditasyon pratiği,
kortizol döngüsünü, melatonin üretimini, sinir sisteminin vagal tonusunu olumlu etkileyebilir.
Hipnomeditasyon özellikle şu durumlarda yardımcı olabilir:
🔸 “Kafamı koyunca düşünceler başlıyor.”
🔹 “Gevşeyemiyorum, sanki bedenim tetikte.”
📌 “Uyanınca yorgun kalkıyorum, uyku keskin gelmiyor.”
Uyku problemi sadece zihinsel değil; bedensel bir konudur.
Hipnomeditasyon ise bu iki alanı aynı anda düzenlemeye destek olan bütüncül bir yaklaşım sunar.
`