01/10/2020
BÜYÜKLERE MASALLAR...
Bir varmış, bir yokmuş.... Uzak uzak diyarlardaki ülkenin birinde şirin mi şirin modern bir köyde bir anne evin içinde ordan oraya koşturuyor, elindeki işleri yetiştirmeye çalışıyormuş. Bir gözüyle de çocuğunu kontrol ediyor ve sorduğu sorulara cevap veriyormuş. Sonrasında neler olduğu biraz hayal meyal... Çünkü sonrası otomatik olarak devam ettiği rutin hazırlıklarmış. Evdeki yeni düzen, yeni okul ve yeni okul saatleri, evden çıkmadan yapılan aktivite saatlerini düzenleme telaşıymış. Birde bunların arasında işine yer açmaya çalışan bir annenin çırpınışlarıymış. Sonra birden bir ses duyulmuş. Anne içine daldığı sessiz bir andan uyanıvermiş. Kocaman gözleri ve düşünceli bakışlarıyla, sıcacık bir ses... Ve demiş ki; “Bence sen o mikroba kızgınsın...”
Gülümsemiş anne. Çünkü haklıymış o ses, annenin kızgınlığı o mikrobaymış. Oysa biriken öfkesini fark etmemiş bile. Daha önce onu rahatsız etmeyen bir şeye takılıp kalmış. Daha önce olmadığı kadar sinir olmuş. O şeye daha önce söylenmediği kadar söylenmiş. Biriken duyguları gelmiş ve o şeye çatmıştı. Gözleri yumuşacık bakmamış, sesi sımsıcak çıkmamış annenin. O kocaman gözlerde bunu yakalamıştı. Bir an için oluşan, o farklılığı yakalamış... Büyükler fark etmese bile çocuklar mimiklerdeki ufacık farkları bile işte böyle yakalıyorlarmış. Bu hikayede burada böylece bitiyormuş.
Evlerinde farkında olmadan o mikroba kızgın olan tüm ebeveynlere.... Kendinize iyi bakın. İyi geceler.
(Resim Kaynak: unsplash.com)