08/01/2026
Travma çoğu zaman sandığımız gibi acıyla kendini göstermez. Ne bağırır ne de açıkça kanar. Daha sessizdir; fark edilmesi zor ama etkisi derindir. Bazen bizi inciten şeyler karşısında gösterdiğimiz tükenmeyen sabırda saklanır. “Sorun değil” demeye alışmamızda, sınırlarımızı ihlal eden durumları normalleştirmemizde, kendimizi geri plana atarken başkalarını korumamızda ortaya çıkar.
Bu sabır çoğu zaman güçten değil, geçmişte öğrenilmiş bir hayatta kalma biçiminden doğar. İnsan, bir zamanlar kaçamadığı ya da değiştiremediği koşullarda dayanmayı öğrenmiştir. Ve yıllar sonra bile, artık gerek kalmadığında dahi, aynı dayanma refleksiyle yaşamaya devam eder. Oysa her şeye katlanabilmek bir erdem değildir; bazen görülmemiş, duyulmamış acıların izidir.
İyileşme, her şeye sabretmekten vazgeçip “bu bana iyi gelmiyor” diyebilmeye başladığımızda başlar. Çünkü ruhun ihtiyacı çoğu zaman biraz daha dayanmak değil, ilk kez kendini ciddiye almaktır.