12/04/2017
HASAT ZAMANI - BAŞAK DOLUNAYI
10 Nisan haftasına Vedik Astrolojisine göre Başak burcunda oluşan Dolunay enerjisiyle başlıyoruz. Yani Ay ve Güneş karşıt konumda ve iyicil gezegenler olan Venüs ve Jüpiter'de yanlarında. Pazartesi gecesi retro hareketine başlayan Merkür'le birlikte; Venüs 15 Nisan'da düz hareketine dönene dek, gökyüzünde dört gezegen birden retro konumda.
11 Nisan saat 09.09'da tam halini alacak olan Dolunay an haritasında; yükselen, Boğa burcunun Rohini takımyıldızı. Yükselen lordu Retro Venüs, haritanın 11. evinde.
Güneş Balık burcunun Revati takımyıldızında, yine Balık burcunda Purva Bhadra takımyıldızında olan Retro Venüs'le kavuşumda. Vedik Astrolojisinde, gezegenlerin kavuşum halinde olmaları için aynı burçta olmaları kafi. Bununla birlikte dereceler yaklaştıkça etki artıyor tabii ki.
Ay ve Retro Jüpiter Başak burcunun Chitra takımyıldızında ve haritanın 5. evinde.
Aslan burcunun Magha takımyıldızında seyrine devam eden Rahu (4.evde); Yay burcunda Mula takımyıldızındaki ki Satürn'ü (8.evde) ve Koç burcunda Kavuşum halindeki Merkür (Aşwini'de) ve Mars'ı (Krittika'da) (12.evde)görünüm altında tutmakta.
Ketu Kova burcunda Shatabisha Takımyıldızındaki (10.evde) seyrine devam etmekte.
Dolunay'ın, dört retro gezegenin ve birbirlerine yaptıkları görünümlerin bize olan etkisine gelirsek;
Öncelikle yoğun bir hafta olduğunu görüyoruz. Enerjiler yavaşlamakla birlikte, sanki zaman içinde zaman oluşurmuşçasına bir yandan da bir şeylerin bir an da , çabuklukla şekil değiştirdiğine, kendine yol açtığına, aşağıdakilerin yukarı çıkışına, yukarıdakilerin eğer haketmediyse aşağıya inişine şahit olabiliriz. Bir şeyler yapmaktan ziyade, sadece olana şahit olmamız gereken bir hafta.
Bitmesi gerektiği halde, görmezden gelmelerimiz yüzünden sürüncemede kalan veya konfor alanımızının bozulmasından koktuğumuz için değişiklikten kaçındığımız, uzatmaları oynayan her türlü ilişki, iş, durum bir şekilde tamamlanabilir. Bize düşen, müdahale etmeden, egosal savaşlara fırsat vermeden olana izin vermek.
Diğer taraftan uzun bir süredir başkalarıyla değil de, sadece kendiyle uğraşan, her ne yaşıyorsa tekamülüne hizmet ettiğini bilen, kendini gerçekleştirmek için çalışanlar içinse, bir devrin tamamlandığı bir süreç.
İçerde tutulanların, söylemek istediğimiz halde söylemediklerimizin dışarı çıkmak için fırsat kollayacağı bir hafta. Hatta gemileri bile yaktırtabilir. Bu iyi mi olur, kötü mü olur? Anlayış ve farkındalıkla yaklaşırsak her şey hayr üzere olur. Merkezde-Öz'de-Sükunda kalmaya özen gösterilmeli. Nasıl mı? Nefese odaklanarak...
En derinde yatan gerçekliğimizle, karanlık yönümüzle, herkesten gizlediğimiz arzularımızla yüzleşme vakti. Bunun için öncelikle kabul etmeli. Kabul etmediğimiz de, sıkıştıran-patlatan her hangi bir enerji durumunda hiç de hoş olmayan bir şekilde kendini ortaya çıkartır çünkü.
Zihnin çok yoğun ve fakat bedenin tam tersi ağırdan alacağı bu süreçte dengede kalmak önemli. Dengede kalmak için daim kendini gözlemek, analiz etmek ve muhasebe yapmak şart. Hazır bu kadar retro gezegen varken ve diğer görünümler bizi bir şeye zorlarken o zaman bu haftaki niyetimiz: "Ya Rabbi! Ben artık bakışımı, ilgimi, enerjimi, merakımı dışarıdaki herkesten-herşeyden alıp, kendime-özüme yönlendiriyorum. Bu hafta yaşayacağım bu enerjileri kendime destek alıp, artık içinde bulunduğum hatta zaman zaman kaybolduğum bu karanlığı şimşek çakması gibi bir an da, güzellikle, aydınlıkla ve Senin sonsuz rahmetinle Nur'a dönüşmesine, kendimi yaşamam için; bütün engellerin bana çok güçlü birer desteğe dönüşmelerine niyet ediyorum..." Amin...
Düne, bugüne ve yarına baktığımızda, analiz ettiğimizde, takılmadan-kaybolmadan-vazgeçmeden en güzel şekilde şahit olabilme duasıyla...
Zehra Merve Külünkoğlu
SİMYA OKULU
KÜRELERİN MÜZİĞİ
Not: Astrolojik Danışmanlık İçin
İletişim: 05305142937 Zehra M. Külünkoğlu
Gmail: simyaokulu@gmail.com