16/04/2026
Sevgili ebeveynler,
Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayların ardından içinizde ne hissetttiğinizi tahmin etmek güç değil: Sabah okula uğurladığınız çocuğunuzun güvende olup olmadığını merak etmek, haberleri izlerken midenizin sıkışması, belki de öfkeyle ya da gözyaşlarıyla geçen geceler. Bunların hepsi, sağlıklı bir ebeveynin doğal tepkileri.
Şu An Ne Hissediyorsunuz ❓Ve Bu Neden Normal❓
Kaygı, öfke ve çaresizlik; travmatik bir olay haberi aldığımızda ortaya çıkan en yaygın üç duygudur. Beynimizin tehdit algısı, bizzat orada olmadığımızda bile devreye girer — çünkü bu haberleri duymak, zihnimizde “ya benim çocuğum?” sorusunu anında tetikler.
Korku, tehlikeyi algıladığımızda beynimizin bizi korumaya çalışmasıdır. Bu his size ihanet etmiyor — tam tersine, ne kadar çok sevdiğinizi gösteriyor.
Bu noktada kendinize karşı nazik olmanız gerekiyor. Aşırı kaygılanmak bir zayıflık değil, sevginin tezahürüdür. Öfkelenmek ise sistemin, yetkililerinin ya da durumun sizi hayal kırıklığına uğrattığının sinyalidir — ve bu his de son derece meşru.
Çocuğunuzla Nasıl Konuşmalısınız❓
Ebeveynlerin en çok zorlandığı nokta şu: “Çocuğuma söyleyeyim mi, söylemeyelim mi?” Cevap yaşa ve çocuğun habere maruz kalıp kalmadığına göre değişir. Ama genel kural şudur:
Sormadan anlatmayın ama sorduysa kaçmayın. Dürüst, sade ve yaşa uygun cevaplar verin. “Okul tehlikeli bir yer” mesajı vermeyin; “büyükler sizi korumak için çok çalışıyor” mesajını güçlendirin. Kendi korkunuzu çocuğa yansıtmamaya çalışın. Kendi sakinliğiniz, çocuğun en güçlü güvencesidir. Hislerini adlandırmasına izin verin: “korkuyorum”, “üzgünüm” diyebileceği bir alan açın. Ve rutinleri koruyun — okul, aile yemeği, uyku saati; rutin, güvende olduğunun en somut kanıtıdır.