05/03/2026
Gelin o anıyı tazeleyelim:
Sene 2014...
Izmir DEU'da son senem. Arkadaşımla iki odalı bir evde kiracıyız. Yaz aylarında çalışıp para kazanıyor, okul vakitlerinde ihtiyaçlarımı bu parayla gidermeye çalışıyordum, tabii ki yetmiyordu. Hatta bu sebeple iki gün boyunca bir şeyler yemediğimi hatırlıyorum. Mezuniyetime de az bir süre kalmıştı.
O vakitlerde kardeşim asker. Geçici bir süreliğine Izmir Bayraklı'da görevlendirilmiş…
Kardeşim aradı, evde beni ziyarete gelecek.
Eyvah, evde yiyecek bir şeyler yok!..Bir şeyler yapmam lazım. O gün arkadaşım da evde yok. Borç para isteyecek samimi arkadaşlarım da...
Ne yapabilirim?
Kaldığım evin arka sokağında küçücük bir bakkal vardı. Daha önce hiç gitmemistim oraya, şansımı denemek istedim. Alelacele bakkalın kapısında belirdim. Daha önce böyle bir şey yaptığımı hatırlamıyorum. Utanma duygusunun verdiği mahcubiyetle kızarmaya başladım, ama bunu yapmalıydım, kardeşimi aç gönderemezdim.
Mahcubiyet ve mecburiyet hislerinin çarpıştığı o anlarda içeriye adım atmak benim için hiç kolay olmadı.
Sarı, kısa saclarıyla, sanırım 45'li yaşlarda, bir abla karşıladı beni.
"Merhaba abla" dedim.
"Ben şu evin arka sokağında oturuyorum, öğrenciyim. Beni tanımıyorsun biliyorum ama şansımı denemek istedim. Yemek için birkaç şey almak istiyorum ama yanımda param yok sonra versem olur mu acaba?"
Baktı şöyle bir bana,
"Tabii ki olur oğlum" dedi.
Çok sevinmiştim, rahatlamıştım. 25 lira karşılığı bir şeyler aldığımı hatırlıyorum. Çıkarken de "Allah razı olsun abla" dedim...
Oh be! Kardesimi o gün aç göndermemiştim. Birliğine teslim olmak için Bayraklı'ya gittigimizde yol paramı kardeşim vermişti. Yanında 20 lira parası vardı, 10 lirasını bana verdi sonra da birliğine teslim oldu. Birkaç hafta sonra mezun oldum fakat bakkalcı ablanın yanına gitmek bir daha nasip olmadı bana. Seneler geçti, aklım hep orda. 7 sene boyunca gittiğim her markette o ablayı anımsıyordum. Birkaç defa arkadaşlarım aracılığıyla borcumu vermek istedim ama zahmet edip oraya giden olmadı…(devamı yorumda)