23/02/2025
Yıl 1989, Viyana’dan dönüp Kemik ve yumuşak doku tümörleri ile uğraşmaya başladım. Tüm dünyada bu işle uğraşan 9-10 merkez, toplasan 60-70 kişi vardı.
Ülkemizde saygı, sevgi ve rahmetle andığım Macit Üzel ve Güven Yücetürk hocalar kısıtlı olanaklarla bu kavramı tanıtmaya ve uygulamaya çalışıyorlardı.
İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi Kliniği( Çapa Ortopedi) ülkenin ilk ve en belirleyici ortopedi merkezi idi, her tür bilgi ve uygulama deneyimi mevcuttu, temel sağlamdı ancak bu konu herkese yabancıydı, bir kaç kitap vardı , bilgi ve danışmaya ulaşım ancak yüzyüze görüşerek mümkündü.
Uzuvları kesmeden kurtarmaya başladım, ancak tamir edecek ne protez ne de biyolojik yöntemler vardı.
Görüntülemeden patolojiye,kemo ve radyoterapiden metastazektomi için göğüs cerrahlarını ikna etmeye, mikrocerrahi uygulamalarını başlatıp geliştirmeye , olmayan protezi dizayn edip imal ettirmeden dünyadaki tüm tümör protezlerini yerlerinde görüp ülkemize ithal ettirmeye, görüp bilip , yaşayıp öğrendiklerimi öğrenmek isteyenlere hatta istemeyenlere öğretmeye çalışmaya kadar 36 yıl geçti bugüne kadar.Tüm dünyada ve ülkemizde çok şey değişti.
Teknoloji, imkanlar, yöntemler, ama en çok insan faktörü.
Dünyada ve ülkemizde bu yolları birlikte yürüdüğümüz pek çok meslektaş ya hayatta değil ya da artık çalışmıyor.
Benim tempom ise hergün artarak devam ediyor.Daha çok hasta, daha zor, yapılamaz denilen ameliyatlar, son nokta, son umut olma ve bunlara cevap verme arzu ve gayreti.Büyük bir zevkle yapıyorum, her hastayı, her tümörü ilk günün heyecan ve hevesi ve bugünün bilgi , deneyim, beceri ve güveni ile görüp çare olmaya çalışıyorum.
Bütün bu yolculuğun ve yapılanların sonucunda ulaştığım noktanın en zevkli yanı ise öğretmek, anlatmak, bilineni değil bilinmesi gerekeni, yapılanı değil yapılması gerekeni söylemek, göstermek , gereğinde uyarmak ve benim yaşayarak öğrendiklerimi benden öğrenip enerjilerini daha ileri gitmek için kullanacak bir gelecek nesil oluşturmak.
Bu amaçla gerçekleştirdiğim tüm dünyadaki en önemli isimlerin yer aldığı kitapların yazılması, uluslararası yayınlar, toplantılar var.
Bu hafta 15 incisini gerçekleştirdiğimiz Kemik ve Yumuşak doku Tümörleri kursunun ise bende ayrı bir önemi var.Başarı ile yükselen bu organizasyon bence bu işin feksefesinin anahtarı.Hem eğiticiler hem eğitilenler için .Öğretirken öğrenilen bir aktivasyon.Gömleğin ilk düğmesinin iliklenmesi gibi bence.Yanlış iliklenirse herşeyin yanlış gideceği bir durum.Genç meslektaşlara anlayacakları şekilde doğru bilgi , deneyim ve motivasyonları aktarmak gerek.
Bu nedenle tüm kurs ve toplantılarda aktif olarak bulunup tüm uyarıcı ve yapıcı katkıları sunmaya çalışıyorum.Büyük bir mutlulukla da eğiticilerdeki yükselen kalite, gayret ve bağlılığı, tüm katılımcılarda da böyle yorucu bir kursta dağılmayan bir dikkatle salonlardaki devamlılığı gözlemliyorum.
Bu başarıda kurs yöneticilerinin özverili gayret, dikkat, işlerine saygı ve özenlerini önemle takdir ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Ülkemizdeki Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri ile ilgili herşeyin başlangıçtan bugüne kurucularından , tüm dünyada ve ülkemizde geçmişten bugüne en aktif oyuncularından birisi ve halen aktif en eski üye olarak geldiğimiz güncel durumda rolü olan tüm emek verenleri kutluyor, katkılarına teşekkür ediyorum.
Prof.Dr.Harzem Özger