Dr. Tijen Acarkan

Dr. Tijen Acarkan Bu sayfada kendi muayenehanemde uygulamakta olduğum nöralterapi, ozon tedavisi, C vitamini ve seru

11/02/2026

Demir takviyeleriyle ilgili en sık sorulan sorulardan biri, kilo alımına neden olup olmadığıdır.�Tıbbi olarak net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; demir takviyeleri doğrudan kilo aldırmaz. Demir; kalori içeren, yağ veya karbonhidrat yapısında bir madde değildir. Bu nedenle vücutta yağ depolanmasına yol açmaz.

Ancak demir eksikliği olan bireylerde takviye sonrası bazı dolaylı değişiklikler görülebilir. Demir eksikliği; halsizlik, çabuk yorulma, konsantrasyon bozukluğu ve iştahsızlık gibi belirtilerle seyredebilir. Eksiklik giderildiğinde kişinin enerjisi artar, günlük aktivite kapasitesi yükselir ve iştah fizyolojik sınırlarına dönebilir. Bu durum, bazı bireylerde kilo artışı varmış gibi algılanabilir. Bu artış genellikle yağ dokusu artışı değil, vücudun dengeye gelmesiyle ilişkilidir.

Öte yandan demir takviyeleri gereksiz veya kontrolsüz kullanıldığında mide bulantısı, kabızlık ve şişkinlik gibi yan etkilere neden olabilir. Özellikle karın bölgesinde oluşan şişkinlik, kilo alımıyla karıştırılabilir.

Demir eksikliği tedavisinde önemli olan yalnızca takviye kullanımı değil, eksikliğin nedeninin araştırılmasıdır. Emilim bozuklukları, yoğun adet kanamaları, beslenme yetersizlikleri veya kronik inflamasyon gibi durumlar mutlaka değerlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki; demir takviyeleri kişiye özel planlanmalıdır. Kan tahlilleri yapılmadan, hekim önerisi olmadan ve uzun süreli kullanım doğru değildir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

09/02/2026

Kas dokusu sanılanın aksine sabit değildir; yaşam tarzına ve vücudun genel dengesine bağlı olarak artabilir ya da azalabilir. Hareketsiz bir yaşam, uzun süreli oturma, yetersiz beslenme, hızlı kilo kayıpları, kronik stres ve uyku düzensizlikleri zamanla kas kaybına yol açabilir. Bu durum yalnızca ileri yaşlarda değil, her yaş grubunda görülebilir.

Kaslar vücutta sadece hareketi sağlamaz; duruşun korunması, denge, metabolizma hızı ve günlük yaşam kalitesi üzerinde de önemli bir role sahiptir. Bu nedenle kas kaybı, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ancak genel sağlığı etkileyen bir süreçtir.

İyi haber şu ki kas dokusu büyük ölçüde yeniden kazanılabilir. Vücudun kas üretme kapasitesi vardır; ancak bunun için uygun koşulların sağlanması gerekir. Düzenli hareket, kasları uyaran en temel faktördür. Bu hareketler mutlaka ağır sporlar ya da yoğun antrenmanlar olmak zorunda değildir. Günlük yürüyüşler, basit direnç egzersizleri ve aktif bir yaşam tarzı kas dokusunun korunmasına ve güçlenmesine katkı sağlayabilir.

Beslenme de bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Yeterli protein ve enerji alımı olmadan kas yapımının desteklenmesi mümkün değildir. Aynı zamanda kaliteli uyku ve stresin yönetilmesi, kas onarımı ve yenilenmesi için önemlidir.

Kas sağlığı yalnızca estetik bir konu değil; vücudun genel fonksiyonları ve yaşam kalitesi ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle kas kaybı fark edildiğinde, kişiye özel değerlendirme ve yönlendirme için bir sağlık profesyoneline başvurulması en doğru yaklaşımdır.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

“Sadece bir sebze değil, sinir sistemine sessiz bir destek” Kereviz kökü çoğu zaman “diyet sebzesi” olarak görülür.Oysa ...
06/02/2026

“Sadece bir sebze değil, sinir sistemine sessiz bir destek”

Kereviz kökü çoğu zaman “diyet sebzesi” olarak görülür.
Oysa vücutta en çok temas ettiği alan: sinir–kas dengesidir.

Kaslarda sık gerginlik, nedensiz huzursuzluk, gece krampları…
Bu belirtiler her zaman stres kaynaklı olmayabilir.

Sinir sistemi sağlığı için yalnızca magnezyum yeterli değildir.
Sodyum–potasyum dengesi en az magnezyum kadar belirleyicidir.

Kereviz kökü;�
• Potasyum�
• Doğal sodyum tuzları�
• Destekleyici mineraller ile sinir iletiminin daha dengeli çalışmasına katkı sağlar.

Bu denge sağlandığında:�
✓ Kas spazmları azalabilir�
✓ Gerginlik hissi hafifleyebilir�
✓ Bedensel gevşeme artabilir
(Bu bir tedavi değil, fizyolojik destektir.)

Ayrıca kereviz kökü:�Bağ dokusu ve fasyada biriken asidik yükün dengelenmesine destek olabilir.
Bu da hareket kabiliyetini dolaylı olarak etkileyebilir.

Bazı kas sertlikleri:�• Aşırı yüklenmeden değil�• Mineral dengesizliğinden�• Doku içi sıvı dağılımından kaynaklanabilir.

Kereviz kökünü:�
- Zeytinyağlı�
- Çorba�
- Sebze püreleri şeklinde düzenli ve mevsiminde tüketmek yeterlidir.

Bazen gevşemek için kasları değil, bedenin mineral dengesini desteklemek gerekir.
Kereviz kökü bu sürecin küçük ama anlamlı bir parçası olabilir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

04/02/2026

Karaciğer yağlanması (non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı), günümüzde her yaş grubunda giderek daha sık görülen bir sağlık sorunudur. Toplumda çoğu zaman yalnızca ileri yaşlara ait bir durum gibi düşünülse de, yaş tek başına belirleyici bir faktör değildir.

Peki yaşın etkisi var mı?
Evet, yaş ilerledikçe karaciğer yağlanması görülme sıklığı artabilir. Bunun başlıca nedenleri arasında;
* Metabolik hızın yavaşlaması
* Fiziksel aktivitenin azalması
* İnsülin direncinin daha sık görülmesi
* Uzun yıllar süren beslenme alışkanlıklarının birikimli etkisi yer alır.
Ancak bu durum, karaciğer yağlanmasının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıktığı anlamına gelmez. Günümüzde çocuklar, ergenler ve genç erişkinlerde de karaciğer yağlanmasına daha sık rastlanmaktadır.

Özellikle;
* Hareketsiz yaşam tarzı
* Aşırı şekerli ve işlenmiş gıda tüketimi
* Fazla kilo ve obezite
* Uyku düzensizlikleri gibi faktörler yaş gözetmeksizin karaciğer sağlığını etkileyebilir.

Karaciğer yağlanması yaşla ilişkili olabilir; ancak esas belirleyici olan yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve metabolik dengedir. Bu nedenle her yaşta karaciğer sağlığını korumaya yönelik farkındalık önemlidir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

02/02/2026

Baş ağrıları, modern yaşamın en yaygın sorunlarından biri...
Peki ya sürekli tekrarlayan veya yaşam kalitenizi düşüren baş ağrılarınız varsa?

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamaları, baş ağrılarının altında yatan nedenleri anlamaya ve bütünsel bir yaklaşımla çözümler sunmaya odaklanır. Bu yaklaşımlardan biri de Nöral Terapi!

Nöral terapi, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını harekete geçirmeyi hedefleyen, lokal anestezik maddelerin belirli noktalara enjekte edilmesiyle uygulanan özel bir tedavi yöntemidir.Özellikle kronikleşmiş baş ağrılarında, migrende ve gerilim tipi baş ağrılarında etkili sonuçlar verebilir.
Unutulmamalı ki, her baş ağrısının farklı bir sebebi olabilir.
Doğru tanı ve size özel bir tedavi planı için mutlaka bir uzmana danışmayı ihmal etmeyin.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

30/01/2026

Sivilce çoğu zaman yalnızca ciltte görünen bir sorun gibi değerlendirilir.
Oysa cilt, vücudun iç dengesini yansıtan en önemli organlardan biridir.
Bağırsak florasında yaşanan değişimler, bağışıklık sistemi üzerinden iltihabi yanıtları etkileyebilir.�Uzun süreli stres, sinir sistemi aracılığıyla hormonal dengeyi ve cilt sebum üretimini değiştirebilir.
Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, günlük stres yükü ve yaşam ritmi… Bu faktörlerin her biri, cildin verdiği yanıtı şekillendirebilir.�Bu nedenle benzer görünen sivilceler, farklı kişilerde farklı iç süreçlerin yansıması olabilir.
Bütüncül sağlık yaklaşımında amaç; yalnızca ciltte görüneni baskılamak değil, bağırsak–hormon–sinir sistemi–yaşam tarzı arasındaki dengeyi kişiye özel olarak birlikte değerlendirmektir.
Cilt bazen susturulması gereken bir sorun değil, dinlenmesi gereken bir sinyal olabilir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

Alabaş, sessiz ama güçlü bir sebze �Östrojen detoksu, bağırsak ve karaciğer dostuAlabaş Nedir?Alabaş, turpgiller (Brassi...
28/01/2026

Alabaş, sessiz ama güçlü bir sebze �Östrojen detoksu, bağırsak ve karaciğer dostu

Alabaş Nedir?
Alabaş, turpgiller (Brassicaceae) ailesinden bir sebzedir.�Lahana, brokoli ve karnabahar ile aynı ailededir.�Hem çiğ hem pişmiş tüketilebilir.�Düşük kalorili, lif ve fitokimyasal açısından zengindir.

Besin Değeri ve Genel Faydaları
• C vitamini açısından zengindir�
• Lif içeriği yüksektir�
• Potasyum ve B vitaminleri içerir�
• Antioksidan kapasitesi yüksektir
➡️ Bağışıklık, sindirim ve hücresel savunmayı destekler.

Bağırsak Sağlığına Etkisi
Alabaş yüksek lif içeriği sayesinde:�
• Bağırsak hareketlerini destekler�
• Faydalı bakterilerin beslenmesine katkı sağlar�
• Kabızlık ve şişkinlik eğilimini azaltmaya yardımcı olabilir
➡️ Sağlıklı bağırsak = daha etkili hormon ve toksin atılımı

Östrojen Detoksu ile İlişkisi
Alabaş, glukozinolat içeren turpgil sebzelerdendir.�Bu bileşikler vücutta DIM ve sulforafan gibi maddelere dönüşebilir.
Bu süreç:�
• Karaciğerde östrojenin daha güvenli yollardan metabolize edilmesini�
• Fazla östrojenin bağırsaklar yoluyla atılmasını destekleyebilir
➡️ Özellikle östrojen baskınlığı olan bireylerde beslenmeye eklenmesi değerlidir.

Kimler Tüketebilir?
✔ Hormonal dengeyi desteklemek isteyenler�
✔ PMS, adet düzensizliği, östrojen baskınlığı yaşayanlar�
✔ Bağırsak tembelliği ve şişkinlik yaşayanlar�
✔ Detoks ve anti-inflamatuar beslenme uygulayanlar

Kimler Dikkatli Tüketmeli?
⚠️ Tiroid hastalığı (özellikle hipotiroidi) olanlar�
⚠️ İyot eksikliği bulunanlar�
⚠️ Hassas bağırsak (IBS) olan bazı bireyler
➡️ Bu kişilerde çiğ ve aşırı tüketim yerine, pişmiş ve kontrollü tüketim önerilir.

Son Mesaj
Alabaş;�
✔ Bağırsak�
✔ Karaciğer�
✔ Hormon metabolizması üzerinden bütüncül sağlığı destekleyen güçlü ama sade bir sebzedir.�Beslenme, tedavinin değil; iyileşmenin zeminidir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

26/01/2026

Gün içinde dikkat dağınıklığı, unutkanlık veya zihinsel yorgunluk mu yaşıyorsunuz?
Bunun nedeni sadece yoğun tempo olmayabilir.�Beslenme alışkanlıklarınız da zihinsel performansınızı etkileyebilir.
Beyin, vücudun en aktif organlarından biridir ve sağlıklı çalışabilmesi için doğru besin öğelerine ihtiyaç duyar.
Bilimsel çalışmalarla desteklenen bazı besinler, bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.
İşte zihinsel performansınızı ve odaklanma yeteneğinizi artırabilecek 3 süper besin:
1. Yaban Mersini: Bu küçük mucizeler, içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde beyin hücrelerinizi oksidatif stresten korur, öğrenme kapasitenizi ve hafızanızı güçlendirir.
2. Somon ve Diğer Yağlı Balıklar: Omega-3 yağ asitleri, beyin sağlığı için vazgeçilmezdir. Beyin hücre zarlarının yapısını destekler, bilişsel fonksiyonları optimize eder ve ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olur.
3. Avokado: İçerdiği sağlıklı tekli doymamış yağlar, beyne giden kan akışını artırarak oksijen ve besin maddelerinin daha etkin taşınmasını sağlar. Bu da zihinsel uyanıklık ve odaklanma için kritik öneme sahiptir.
Unutmayın, tek bir besin mucize yaratmaz. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli yaşam alışkanlıklarıyla birlikte ele alındığında�zihinsel performans desteklenebilir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

23/01/2026

Maigne sendromu, bel ile sırtın birleşim bölgesinde (özellikle T12–L1–L2 seviyelerinde) oluşan fonksiyonel kilitlenmelerin, kasık, kalça, bel yanları ve uyluk bölgesine yansıyan ağrılara neden olduğu bir tablodur.
Bu durumda:
* Asıl sorun iç organlarda ya da kalça ekleminde değildir
* Ağrı, sinirlerin ve çevre yumuşak dokuların yanlış uyarılmasından kaynaklanır
* Görüntüleme yöntemleri çoğu zaman “normal” bulunabilir

⚠️ Maigne Sendromunun Yaygın Belirtileri
✨ Tek taraflı bel–kalça ağrısı
✨ Kasık bölgesine vuran, nedeni açıklanamayan ağrı
✨ Uyluk dış yanlarında hassasiyet
✨ Bel yanlarında dokunmakla artan ağrı
✨ Uzun süre oturunca veya ayakta kalınca artan şikâyetler
✨ Kalça veya bel MR’ı normal olduğu hâlde devam eden ağrı
📌 Bu nedenle sıkça:
* Kalça problemi
* Fıtık
* Kasık fıtığı
* Jinekolojik sorunlarla karıştırılabilir

🔍 Neden Oluşur?
* Uzun süreli postür bozukluğu
* Tek taraflı yüklenme
* Fasya ve kas zincirlerinde sertleşme
* Bel–sırt geçişinde hareket kısıtlılığı
* Kronik stres ve kas tonus artışı
Bu tablo yalnızca kemik-eklem değil, kas–fasya–sinir ilişkisi ile ilgilidir.

Yaklaşım Nasıl Olmalı?
Maigne sendromunda yaklaşım bütüncül olmalıdır:
✔️ Bel–sırt geçişinin manuel değerlendirilmesi
✔️ Fasya ve derin kas zincirlerinin rahatlatılması
✔️ Postür ve yük dağılımının düzenlenmesi
✔️ Nefes ve sinir sistemi regülasyonu
✔️ Tek bölgeye değil, bedenin bağlantılı yapısına odaklanma
🎯 Amaç: 
Ağrıyı susturmak değil, ağrının neden konuştuğunu anlamak

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi kişiye özel olmalıdır. Bunun için mutlaka uzman bir hekim desteği alınız.

  

Gece boyunca pijamalarınızı ya da çarşafınızı değiştirecek kadar terleyerek uyanıyorsanız, vücudunuz size bir mesaj veri...
21/01/2026

Gece boyunca pijamalarınızı ya da çarşafınızı değiştirecek kadar terleyerek uyanıyorsanız, vücudunuz size bir mesaj veriyor olabilir.�Gece terlemesi her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak göz ardı edilmemesi gereken bir belirtidir.
Peki gece terlemesinin arkasında neler olabilir?
🔹 Hormonal dalgalanmalar�Özellikle kadınlarda menopoz, perimenopoz ya da tiroid hormonlarındaki düzensizlikler, gece terlemesinin en sık nedenleri arasındadır.
🔹 Stres ve sinir sistemi yükü�Uzun süreli stres, yoğun kaygı ya da uyku sırasında aktif kalan sempatik sinir sistemi vücut ısısını artırabilir.
🔹 Kan şekeri dengesizlikleri�Gece yaşanan ani kan şekeri düşüşleri, vücudun koruyucu bir yanıt olarak terleme üretmesine neden olabilir.
🔹 Enfeksiyonlar ve inflamasyon�Bazı enfeksiyonlar veya kronik inflamatuvar süreçler gece terlemesiyle kendini gösterebilir.
🔹 Kullanılan ilaçlar�Bazı antidepresanlar, hormon preparatları ve ateş düşürücüler gece terlemesine yol açabilir.
Burada önemli olan nokta şudur:�👉 Gece terlemesi tek başına bir tanı değildir. Ancak sürekli tekrar ediyorsa, kilo kaybı, halsizlik, çarpıntı veya ateş gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka değerlendirilmelidir.
Vücut çoğu zaman konuşur. Bizim görevimiz, onu doğru dinlemektir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

19/01/2026

Tiroid ilacı kullanıyorsanız, küçük detaylar ilacın etkisini tamamen değiştirebilir.
Tiroid hormon ilaçları genellikle sabah aç karnına, sadece su ile alınmalıdır.�Kahvaltıdan önce en az 30–60 dakika beklemek, ilacın emilimi açısından önemlidir.
Kahve, süt, meyve suyu ya da demir, kalsiyum, magnezyum gibi takviyeler tiroid ilacının emilimini azaltabilir.�Bu ürünleri mümkünse farklı saatlerde kullanmak gerekir.
Her gün ilacı aynı saatte almak, kandaki hormon düzeyinin dengede kalmasına yardımcı olur.�Unutulan dozlar ya da düzensiz kullanım, ‘ilaç işe yaramıyor’ düşüncesine yol açabilir. Bu nedenle düzenli kullanım son derece önemlidir.
Tiroid ilaçları doktorunuzun önerdiği dozda kullanılmalıdır.�Dozu kendi kendinize artırmak ya da azaltmak, çarpıntı, halsizlik, kaygı ve ritim bozukluklarına neden olabilir.
Tiroid tedavisi kişiye özeldir.
Herhangi bir değişiklik yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.
İlacı nasıl kullandığınız, en az ilacın kendisi kadar önemlidir.

📌 Paylaşımlar bilgilendirme amaçlı ve kullanılan görseller temsilidir.
📌 Tanı ve tedavi için uzman bir hekim desteği alınız.

Address

Op. Cemil Topuzlu Caddesi Mevhibe Hanım Apt. 57
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Telephone

+902163612030

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr. Tijen Acarkan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dr. Tijen Acarkan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category