Prof. Dr. Erhan Ayşan

Prof. Dr. Erhan Ayşan Prof . Dr. Erhan AYŞAN - Endokrin Cerrah Prof. Otorite olmak ve ameliyat yapmak apayrı konular!

Dr. Erhan Ayşan
İstanbul’da doğdum, tüm eğitimimi İstanbul’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra bir süre Boston Üniversitesinde bulundum. Bir konuda otorite olmak için o konuya ciddiyetle eğilmek, yıllarını vermek ve inovasyon yapmak gerektiğini herkes bilir. Bu bağlamda ben de 2006’dan beri sadece Endokrin Cerrahisi ve sadece üç organa ait hastalıklarla ilgileniyorum: Tiroid, Paratiroid ve Böbrek üstü bezi. Bu organlarla ilgili 100’den fazla uluslararası bilimsel makale yayınladım, 20’den fazla patent aldım, birkaç tane de kitap yazdım. Bilmek ve konuşmak için beyin ve dil yeterli ama ameliyat yapmak için ellerini bir insanın içine sokmak, onları dikkatle ve beceriyle kullanmak gerek, ki bu çok başka bir şey! Başarılı bir cerrahi için bilgi, deneyim, dikkat ve beceri şarttır fakat bunlar yetmez! Aslolan, ameliyatı bir iş değil sanat, ameliyat ettiğiniz kişiyi de bir müşteri değil, insan olarak görmektir. Günümüz cerrahi bilimlerinde en büyük sorunun bu olduğunu düşünüyorum.

27/03/2026

Tiroid Ameliyat Oldum, Çarpıntım Var!
- Tiroid bezinin tamamının alındığı hastalarda ameliyattan sonra çok sık duyduğumuz bir şikayet var: Çarpıntı olması.
- Hastalarımız bazen gün içinde, ama özellikle de gece yatarken göğüste çarpıntı hissettiklerini söylüyorlar. Panik oluyorlar ve bazen acile gitmek zorunda kalıyorlar. Ayrıntılı ve pahalı tetkikler yapılıyor, hatta anjiyolar çekiliyor.
- Oysa bunun çok basit bir nedeni var: İlaç dozunun fazla gelmesi!
- Tiroidin tamamının alındığı hastalarda ameliyattan sonra mutlaka tiroid hormon hapı başlanır. Adı Levotron ya da Euthrox olan bu ilaçların dozu iyi ayarlanmazsa çarpıntıya neden olurlar.
- Ben her hastamda ameliyatın birinci ayında T4 ve TSH testlerini mutlaka istiyorum. Ameliyatın birinci ayında bu testlerin sonucuna göre ilaç dozunu ayarlamak en güvenli yöntemdir. Daha sonra altı aylık ya da yıllık periyotlarla kontrol etmek yeterlidir. Hasta ilacını düzenli kullanırsa bu tür sorunlar yaşanmaz.
- Unutmayın, Levotron ya da Euthrox kullanıyorsanız ve çarpıntı şikayetiniz varsa önce kanda T4 ve TSH baktırın ve sonuçları doktorunuzla paylaşın.

20/03/2026

Multinodüler Guatr Nedir?
- Bu normal, sağlıklı bir tiroid bezi. Bu bez içinde bir tane nodül çıkarsa buna Nodüllü Guatr diyoruz. Bu nodüller çok sayıda olursa işte buna da Multinodüler Guatr diyoruz.
- Nodüller bazen böyle küçük olabilirler ve ancak ultrasonla bakıldığında fark edilirler. Ama bezen de böyle büyük ve hatta korkunç boyutlara ulaşabilirler.
- Peki Multinodüler Guatrınız varsa ne yapmak gerekiyor?
- Öncelikle şunu söyleyeyim, her ne kadar görüntü hoş olmasa da bu hastalıkta kanser riski tek nodüllü hastalığa göre daha düşüktür. Yani size Multinodüler Guatr teşhisi konulmuşsa hemen panik yapmayın.
- Bu hastalıkta biyopsiyi pek tercih etmiyoruz. Çünkü bir nodülden yapılacak biyopsi diğer nodüller hakkında hiçbir bilgi vermez. Yani buradaki bir nodülün biyopsisinin temiz gelmesi, diğer nodüllerin temiz olduğu anlamına gelmez.
- Peki tedavide ne yapmak gerek?
- Eğer nodüller çok büyümüşse, boğazda baskı, ağrı yapıyor, yutkunurken takılma yapıyorsa mutlaka ameliyat gerekir. Eğer bunlar yoksa 6 aylık periyotlarla ultrasonla takipte kalınmalıdır.
- Ameliyatta tüm tiroid bezi nodüllerle birlikte alınmalıdır. Geride tiroid bezinden bir parça dahi kalsa hastalık nüks eder, yani tekrar nodüller oluşur.
- Multinodüler Guratrda ameliyatsız tedaviler yani ablasyon, yakma, dondurma uygulanmaz. Bu yöntemler tek nodül varlığında düşünülebilir, böyle çok nodül varlığında asla uygulanmamalıdır.

13/03/2026

Graves Ameliyatı Kilo Aldırır Mı?
- Graves yani zehirli guatr hastalığının en önemli bulgularından biri kilo kaybıdır. Hastalar sıklıkla hızla kilo verirler ve bunu önlemek için aşırı yeme alışkanlığı geliştirirler. Graves hastası diyet yapmaz, aşırı yemek yer ve değil kilo almak, bu aşırı yemeye rağmen kilo bile verir.
- Bunun nedeni metabolizmanın yani vücuttaki bütün organların hızlı çalışmasıdır. Tıpkı hızlı giden arabanın çok benzin yakması gibi vücut çok kalori yakar.
- Graves ameliyatında tiroid bezi alındığı için kandaki hormon miktarı normale iner dolayısıyla metabolizma hızı da normale döner. Hızlı çalışma biter. Bunun doğal sonucu olarak da kilo verme durur. İşte bu aşamada hasta eğer aşırı yeme alışkanlığını devam ettirirse kilo almaya başlar. Bunu yaşayan hasta hemen “Graves ameliyatı kilo aldırıyor” şeklinde yorum yapıyor.
- Hayır, Graves ameliyatı kilo aldırmaz!
- Graves ameliyatı sonrası kilo alımının nedeni ameliyat değil, aşırı yeme alışkanlığının devam ettirilmesidir. Yani hasta normal beslenirse kilo almaz.

06/03/2026

Atom Tedavisi Sonrası Çocuk Sahibi Olabilir Miyim?
- Atom tedavisi alan hastalarımız bu soruyu çok soruyor: Atom tedavisi sonrası çocuk sahibi olabilir miyim?
- Şimdi bu konunun iki boyutu var. Birincisi şu: Artık çocuğum olmayacak mı diye soruyorsanız eğer, böyle kesin bir bilgi yok. Evet, atom tedavisi, ne yazık ki kadınlarda yumurta, erkeklerde de s***m sayısı ve kalitesi üzerinde negatif etkiler gösteriyor. Bu etki dozla ilişkili. Hastaya verilen atom dozu arttıkça risk bir miktar artabiliyor. Ama atom tedavisi sonrası asla çocuk sahibi olamayacağım diye bir durum söz konusu değil.
- Konunun ikinci boyutu ise, ne zaman çocuk sahibi olabilirim şeklinde. Burada kadınlar için bir yıl, erkekler için 6 ay kuralı var. Yani atom tedavisi aldığınız tarihten itibaren kadınlar bir yıl, erkekler 6 ay içinde çocuk düşünmemeli. Bu süreler dolduktan sonra atomun bebeğiniz üzerinde hiçbir negatif etkisi olmayacağından emin olabilirsiniz.

27/02/2026

Paratiroid Adenomu Nüks Eder Mi?
- Başarılı bir paratiroid ameliyatı sonrası hastalığın nüks etmesi yani tekrarlaması çok enderdir. Bu risk %5’in altındadır.
- Bu durumun en sık nedeni ikinci bir adenomun varlığıdır. Böyle durumlarda hasta soruyor: Bu adenom vardı da neden sintigrafide çıkmadı. Biz bunlara pasif adenom diyoruz. Asıl adenom vücuttayken bu adenom pasiftir, asıl adenom kadar büyümez, onun kadar çok hormon salgılamaz. Dolayısıyla sintigrafide verilen ilacın tamamını asıl adenom çeker, bu adenoma ilaç kalmadığı için sintigrafide görüntü vermez.
- Asıl adenom ameliyatla alınınca bu adenom aktiflenir, büyür ve hormon salgısı hızla artar. Yani kanda parathormon ve kalsiyum tekrar yükselir.
- Hastalığın nüks etmesinin ikinci sık görülen nedeni ise tek adenomu olan hastaların ameliyatında adenomun tamamının çıkartılamamasıdır. Adenomdan geriye bir parça kalmıştır. Bu genellikle zor ve kanlı geçen, derin yerleşimli adenomlarda görülür.
- Her iki durumda da, yani ister ikinci adenom olsun, ister ilk adenomun parçası kalmış olsun tek tedavi ameliyattır. Başka çıkar yol yoktur.

20/02/2026

Benign Nodül Nedir?
- Benign nodül, iyi huylu yani kanser olmayan nodül demektir. Anlamı budur.
- Biyopsi raporlarında ya da ameliyat sonrası patoloji raporlarında en çok görmeyi istediğimiz sonuçtur bu. Ameliyattla çıkartılan nodülün benign olması o hastadaki kanser şüphesinin tamamen ortadan kalktığını gösterir. Bu kesin teşhistir. Artık bu konuda şüpheye yer yoktur.
- Biyopsi sonrası gelen benign raporu da elbette değerlidir, sevindiricidir ancak burada iki önemli noktaya dikkat etmek gerekir.
1 - Biyopsi kararı doğru muydu. Yani o nodüle biyopsi yapılmalı mıydı. Örneğin çok büyük nodüllerde biyopsi yapılmaz, dolayısıyla bu nodüllerde gelen benign raporu güvenilir değildir. Bu çok önemli.
2 - Biyopsi kararı doğru verilmiş bir nodülden gelen benign raporu güvenilirdir. Tamam, içiniz rahat etsin ancak takipten kopmayın. Uzun dönemde benign nodüllerin kötü huyluya yani kansere dönüşme riski her zaman vardır. Bu enderdir ama vardır. Bu nedenle biyopsi raporu benign yani iyi huylu gelen hastalar takibi aksatmamlıdır. Altı ayda ya da yılda bir kez ultrasonla değerlendirme mutlaka yapılmalıdır.

13/02/2026

Tiroid odülümün Büyümemesi İçin Ne Yapabilirim?
- Tiroid nodülü olan hastada en istemediğimiz şey, nodülün büyümesidir. Çünkü nodül büyüdükçe kanserleşme riski artar.

- Bir nodülün genetik olarak büyüme potansiyeli varsa, bunu hiçbir şekilde önleyemezsiniz ama bazı şeyler bu süreci hızlandırabilir. Peki, o halde soru şu: %100 etkili olmasa da nodülün büyümemesi için sizin, kendinizin yapabileceği birşeyler var mı?
- Evet var. Biz bunlara altın üçlü diyoruz: İyot-TSH-Stres.

1 - İyot eksikliği nodülü büyütür. Bunun için iyotlu tuz kullanın. Ancak unutmayın, iyotun fazlası da zararlıdır:
Yani kafanıza göre iyot takviyeleri kullanmayın. Daha önceki şu videomda iyot fazlalığının tiroid kanseri riskini arttırdığını anlatmıştım.

2 - Kanda TSH düzeyi yüksek olmamalıdır. Düşük ya da normal TSH nın zararı yoktur ama yüksek TSH nodülü büyütür. Kanda TSH düzeyi yüksekse doktor kontrolünde ilaç kullanılarak mutlaka normal sınırlar içine çekilmelidir.

3 - Stres. Başta tiroid olmak üzere tüm endokrin organlar stresten ciddi şekilde etkilenir. Unutmayın, her türlü stres nodülü büyütür.

- Eğer nodülünüz varsa 6 aylık periyotlarla mutlaka takibe gidin, takibinizi aksatmayın. Takipte mutlaka konuyu bilen bir hekim tarafından ultrason yapılmalıdır, sadece kan tahlili ile nodül takibi olmaz. Birçok hastada nodül iki katına dahi çıksa kan tahlilleri aynı kalır değişmez. Nodül takibi ultrasonla yapılır.

06/02/2026

Her Guatr Tedavi Gerektirir mi?
- Tiroid bezinin büyümesine GUATR denir. Peki her GUATR yani büyümüş her tiroid bezi tedavi gerektirir mi. Cevap: Hayır!
- Şu özelliklere sahip olan GUATR hastaları tedavi edilmelidir:
1 - Bası bulgularının varlığı.
2 - Tiroid bezinin çok büyümüş olması ve kozmetik olarak kötü görünen bir boyun görüntüsünün ortaya çıkması.
3 - Kanser riki olan nodül ya da nodüllerin varlığı.
4 - Hipertiroidi yani Graves hastalığı varlığı.

30/01/2026

Paratiroid Adenomum Var Ama Sintigrafide Görünmüyor?
- Paratiroid adenomu teşhisi konulan hastalar, yapılan sintigrafide adenom görülemediğinde endişeye kapılıp soruyorlar: Adenom görülmüyorsa acaba bana yanlış teşhis mi konuldu? Acaba bende paratiroid adenomu yok mu?
- Hayır teşhisiniz yanlış değil ve üstelik bu yaşadığınız şaşırtıcı bir durum değil. Çünkü paratiroid adenomlarının neredeyse üçte biri sintigrafide görünmez.
- Ne yazık ki sintigrafi sanıldığı kadar duyarlı ve başarılı bir tetkik değildir. İşte bu yüzden, her adenom hastasında mutlaka sintigrafi gerekmez. Bu hastalara önce ultrason yapılmalıdır. Ultrasonda eğer adenom bulunmuşsa artık sintigrafiye gerek yoktur.

23/01/2026

Tiroid Biyopsisi Neden Çok Yapılıyor?
• Ne yazık ki tiroid biyopsisi sayısı son yıllarda
oldukça arttı. Neredeyse tiroid bezinde nodülü olan her hastaya biyopsi yapılıyor! Bu çok yanlış. Bunun temel nedeni, konuya hakim olmamak, konuyu yeterince bilmemek!
• Konudan uzak olan meslektaşlarımız kanserli
bir nodülü atlamamak endişesiyle çok sık tiroid
biyopsisine başvuruyorlar. Oysa tiroid odüllerinin sadece %5'i kanserdir!
• Evet, tedbirli olmak iyidir ancak ultrason görüntüsünde hiçbir kanser riski olmayan bir hastadan gereksiz yere biyopsi istenmesi o hasta için de, sağlık sistemi için de ciddi bir külfet oluşturuyor.
• Çözümse, her konuda olduğu gibi, bu konuda da duruma hakim olmaktan, konu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmaktan geçiyor.

16/01/2026

ATİPİ Nedir? Tiroid Biyopsi Raporu ATİPİ Gelmişse!
- Tiroid biyopsi raporlarında en sık görülen teşhis ATİPİ ya da ÖNEMİ BELİRSİZ ATİPİ ifadesidir. Peki bu ne anlama geliyor?
- Atipi kanser demek değildir, kanser riski var demektir. Bu risk %15-20’dir.
- Peki şimdi ne yapmak gerekiyor?
- Meslektaşlarımız hemen üç ay sonra biyopsi tekrarı diyorlar. Üç ay sonraki rapor yine Atipi geliyor. Sonra yine üç ay sonra biyopsi diyorlar… bu sayının 8’e 10’a çıktığı hastalar var!
- Bu doğru değil. Biyopsi raporu atipi gelmiş olan hastada nodülün çapı, başka nodül varlığı, hastanın yaşı, ailede tiroid kanseri varlığı gibi faktörlere bakarak ya hasta ameliyat edilir ya da 6 aylık periyotlarla ultrasonla takip edilir.
- Şunu unutmayın lütfen: Bir nodülün ultrason görüntüsü değişmeden o nodülde kanserleşme olmaz. Bu yüzden hasta güvenliği ve konforu açısından en doğru yaklaşım budur.

09/01/2026

Ameliyatsız Tedavi Sonrası Kanser Nüksü!
- Daha önceki birçok videomda kanserli nodüllere ameliyatsız yöntemler uygulanmaması gerektiğini, bunun riskli olduğunu anlatmıştım. Ne yazık ki, kısa bir süre önce bu öngörülerimi kanıtlayan bir hastayı ameliyat etmek zorunda kaldım…
- Hastamızın 18mm çapındaki kanserli nodülüne 1,5 yıl önce RF yani yakma işlemi uygulanmış.
- Bu işlemden 1,5 yıl sonra yapılan ultrasonda nodülün bulunduğu alanda yine kanser tespit edilmiş olarak hasta bana geldi. Tiroid bezinin tamamını ve santral bölgedeki lenf bezlerini aldım.
- Patoloji raporuna dikkatli baktığımızda tümör kapsül bütünlüğünün bozulduğu görülüyor. Yani yapılan yakma işlemine bağlı olarak tümör kapsülü açılmış. Yani tümör hücreleri buradan çıkıp kolayca vücuda yayılabilirler.
- Neyse ki çıkarttığımız 7 adet lenf bezinin hepsi temiz geldi. Bu da tümörün lenf bezlerine kadar ilerlemeye vakit bulamadığını gösteriyor. Hasta biraz daha bekleseydi lenf bezlerine de yayılım olma olasılığı yüksekti ve bu durumda hasta atom tedavisi de almak zorunda kalacaktı.

Address

Koşuyolu Mah. Koşuyolu Caddesi No: 168 Kadıköy/Istanbul
Istanbul
34718

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:30
Tuesday 08:30 - 18:30
Wednesday 08:30 - 18:30
Thursday 08:30 - 18:30
Friday 08:30 - 18:30
Saturday 08:30 - 16:00

Telephone

+905365214879

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Erhan Ayşan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Erhan Ayşan:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category