02/02/2026
2 Şubat 1983, Çarşamba.
Saat 16:30 civarı, Tarsus.
Şubat ayının serin bir gününde başlıyor hikâye.
Öğretmen çocuğu olarak dünyaya geliyorum.
Küçük bir şehirde, büyük hayaller kurarak büyüyorum.
İlkokul, ortaokul, lise…
Hepsi Tarsus’ta, tanıdık sokaklarda, bildik seslerle.
Sonra bir gün, 16–17 yaşlarında,
bir hayalin çağrısına kulak verip İstanbul’a geliyorum.
Yıl 2000.
Çapa’da başlayan uzun, sabırlı bir yolculuk bu.
Emekle geçen yıllar, uykusuz geceler,
her gün biraz daha öğrenmek, biraz daha güçlenmek…
Hayat ilerledikçe yük artıyor.
Sorumluluk büyüyor.
Ama inanç hep yerli yerinde duruyor.
Kolay olmuyor hiçbir şey.
Ama zaten bu yol kolay olsun diye seçilmiyor.
Zaman geçiyor.
Düşe kalka, durup nefes alarak ama geri dönmeden…
Adım adım, sessizce bugüne geliyorum.
Bugün 43 yaşındayım.
Masamda bu kadar çiçek varsa,
hayatımda bu kadar insan, bu kadar dost varsa,
bu sadece bir doğum günü değil.
Bu; yılların emeğinin, kurulan bağların,
paylaşılan yolların bir karşılığı.
Hayatıma dokunan,
yanımda yürüyen,
beni ben yapan herkese
yürekten teşekkür ederim.