21/02/2026
Ameliyathanede saniyelerle yarıştığımız en kritik anlar, genellikle vücudun ana atardamarı olan aortta aniden ortaya çıkan hasar ve yırtılma vakalarıdır. 🩺
Bir Kalp ve Damar Cerrahı olarak açıkça ifade etmeliyim ki; aortta meydana gelen anevrizma (genişleme) veya diseksiyon (yırtılma), acil müdahale gerektiren ve hayati risk taşıyan çok ciddi süreçlerdir.
Ne yazık ki toplumumuzda bu hayati damarın hastalıkları, genellikle uzun süre hiç belirti vermediği için son ana kadar fark edilmemekte ya da ortaya çıkan ani belirtiler başka rahatsızlıklarla karıştırılmaktadır. Bilgisizlik veya rutin kontrollerin ihmal edilmesi, o kritik anda geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.
Bu farkındalık eksikliğinin önüne geçmek ve sizlere bilimsel, güvenilir bir kaynak sunmak adına, hastalarımın en sık sorduğu hayati soruları bu 21 slaytlık kapsamlı rehberde bir araya getirdim.
👉 Bu kaydırmalı gönderide, tıbbi tecrübelerime dayanarak şu kritik başlıkları yanıtladım:
🔸 Aort hastalıkları her zaman belirti verir mi? Sinsi ilerleyen tehlikeyi nasıl anlarız?
🔸 Aort diseksiyonu (yırtılması) anında hissedilen “bıçak saplanır tarzı” ağrı ile diğer ağrılar nasıl ayırt edilir?
🔸 Ailesinde aort anevrizması olanları bekleyen genetik riskler nelerdir ve ne zaman tarama yapılmalıdır?
🔸 Ameliyatsız tamir yöntemi olan Stent-greft (kapalı yöntem) ve açık cerrahi kararı neye göre verilir?
🔸 Yüksek tansiyon, damar duvarına sürekli basınç uygulayarak nasıl büyük bir riske dönüşür?
Lütfen dikkat: Bu paylaşımı sadece bir sosyal medya içeriği olarak değil, sizin veya bir yakınınızın hayatını kurtarabilecek, erken teşhis farkındalığı yaratacak bir “sağlık rehberi” olarak değerlendirin.
Bu nedenle, bu gönderiyi mutlaka arşivinize (Kaydedilenler) eklemenizi ve sevdiklerinizin de bilgilenmesi için onlarla paylaşmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Olası bir şüphe anında, doğru bilgiye hızla ulaşmak hayat kurtarır.
Sağlıklı günler dilerim.
Prof. Dr. Selim İsbir
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı