Fizyoterapist Deniz İşçi

Fizyoterapist Deniz İşçi Ağrılarınız için kişiye özel fizyoterapi çözümleri | İstanbul ‘da manuel terapi & rehabilitasyon

Hayır—diz ağrısının büyük kısmı dizden kaynaklanmaz.Diz; ayak bileği ile kalça arasındaki büyük bir “köprü eklemdir”.Yan...
09/02/2026

Hayır—diz ağrısının büyük kısmı dizden kaynaklanmaz.
Diz; ayak bileği ile kalça arasındaki büyük bir “köprü eklemdir”.
Yani diz, çoğu zaman başka bölgelerin sorununu üstlenen bir yapıdır.

Diz ağrısının diz dışındaki nedenleri:
👉 Kalça kaslarının zayıflığı: Diz kapağı doğru yolda ilerleyemez.
👉 Ayak basma bozuklukları: İçe basma/dışa basma diz hattını bozar.
👉 Bel kaynaklı sinir sıkışmaları: Dize vurgu yapan ağrılar oluşturabilir.
👉 Kalça–diz zincirinin dengesizliği: Kaslar farklı kuvvette çalıştığında diz fazla yük alır.
👉 Aşil gerilimi: Alt bacak–diz hattının mekanik yükünü artırır.

Bu yüzden iyi bir muayene sadece dize bakmaz;
ayak–diz–kalça üçgenini birlikte değerlendirir.

Diz ağrısının gerçek çözümü, diz etrafını değil, tüm bacak biyomekaniğini düzeltmekten geçer.

Sabahları başınızı çeviremediğiniz, boynunuzun “kilitlenmiş” gibi olduğu o an…Aslında bir gecenin değil, tüm günün birik...
06/02/2026

Sabahları başınızı çeviremediğiniz, boynunuzun “kilitlenmiş” gibi olduğu o an…
Aslında bir gecenin değil, tüm günün birikmiş geriliminin sonucudur.

Boyun tutulmasının sabah daha şiddetli olmasının sebepleri:
👉 Gece boyunca aynı pozisyonda kalmak: Kaslar yeterince dolaşım alamaz ve sabah sertleşmiş hâlde uyanırsınız.
👉 Yanlış yastık veya yatış pozisyonu: Boyun doğal eğrisinin bozulması kasların tüm gece gerilmesine neden olur.
👉 Gün boyu ekran karşısında öne eğilme: Gergin kaslar uyku sırasında dinlenemez, sabah daha fazla hassaslaşır.
👉 Stres birikimi: Boyun kasları stresin “depo alanı” gibidir. Gece kaslar sıkıysa sabah şiddetli tutulmayla uyanabilirsiniz.
👉 Bruksizm (gece diş sıkma): Çene–boyun kasları zincir hâlinde çalıştığı için boyun tutulmasını artırır.

Boyun tutulması sabah şiddetliyse; çözüm uykuya yatmadan değil, gün boyunca postür ve kas yükünü düzenlemekten geçer.

Evet—ayak basma şekli, vücudun tamamını etkileyen bir temel taşı gibidir.Ayakların yere nasıl bastığı; diz, kalça, bel, ...
02/02/2026

Evet—ayak basma şekli, vücudun tamamını etkileyen bir temel taşı gibidir.
Ayakların yere nasıl bastığı; diz, kalça, bel, omurga ve hatta boyun hizasını belirler.
Bu nedenle basış bozukluğu (içe basma, dışa basma, pes planus, yüksek taban vb.) sadece ayak ağrısı yapmaz—vücudun yukarı doğru tüm zincirini etkileyebilir.

Ayak basma biçimi bozulduğunda:
👉 Diz eklemine yük eşit dağılmaz
👉 Kalça kasları dengesiz çalışır
👉 Bel bölgesine fazla yük biner
👉 Omurga hizası değişir
👉 Kaslar kompansasyon yapmaya başlar (fazla çalışır veya hiç çalışmaz)
👉 Ayak bileği–diz–kalça arasında zincirleme ağrılar gelişebilir

Hatta bazı kişilerde:
✨ Migren benzeri baş ağrıları
✨ Çene gerginliği
✨ Postür bozukluğu
gibi şikâyetlerin kökeni bile ayak basma sorunları olabilir.

Ayak basma analizi + kişiye özel tabanlık + doğru egzersizler, vücudun tüm biyomekaniğini yeniden düzenleyebilir.

Çok sık yanlış anlaşılan bir konu:Ağrı varken hareket etmek zararlı mı, yoksa tam tersi iyileştirici mi?👉 Akut travma ve...
30/01/2026

Çok sık yanlış anlaşılan bir konu:
Ağrı varken hareket etmek zararlı mı, yoksa tam tersi iyileştirici mi?

👉 Akut travma ve kırık gibi durumlar hariç, hareket çoğu ağrıda en güçlü iyileştiricidir.

Hareket neden iyi gelir?
✨ Kısa süreli ağrı artışı olsa bile uzun vadede sinir sistemini sakinleştirir
✨ Kaslar güçlendikçe ekleme binen yük azalır
✨ Kan dolaşımı artar, doku iyileşmesi hızlanır
✨ Stres hormonu azalır, endorfin salgısı artar
✨ “Korku–kaçınma” döngüsü kırılır

Hangi durumlarda hareket iyileştirir?
👉 Bel ve boyun ağrıları
👉 Diz ön ağrısı
👉 Omuz tendiniti
👉 Kalça ve diz kireçlenmesi
👉 Fibromiyalji
👉 Postür kaynaklı ağrılar

Hareketin dozu önemlidir:
❌ Fazlası zarar verir
❌ Hiç hareket etmemek daha fazla ağrı oluşturur
✔ Doğru egzersiz → Doğru kas aktivasyonu → Doğru iyileşme

Sonuç:
Ağrıdan kaçmak değil, doğru hareket etmek iyileştirir.

Hareketsizlik, modern çağın en “sessiz” ama en güçlü biyolojik stres faktörlerinden biridir. Vücut, hareket ederek kendi...
07/01/2026

Hareketsizlik, modern çağın en “sessiz” ama en güçlü biyolojik stres faktörlerinden biridir. Vücut, hareket ederek kendini yenileyen bir sisteme sahiptir; kaslar, eklemler, diskler, damarlar, lenf sistemi hatta sinir sistemi bile hareket aracılığıyla düzenlenir. Hareketsizlik bu döngüyü bozar.

Hareketsizliğin vücut üzerindeki etkileri:

• Kas gücünde ve dayanıklılıkta azalma:
Kullanılmayan kaslar güç kaybeder; omurga ve eklemler daha fazla yük taşımak zorunda kalır.

• Disklerin beslenmesinin bozulması:
Omurga diskleri ancak hareketle besin alabilir. Hareketsizlik disk yapısını daha kırılgan hâle getirir.

• Kan ve lenf dolaşımının yavaşlaması:
Ödem, ağırlık hissi ve dolaşımın zayıflaması en sık görülen sonuçlardandır.

• Ağrı eşiğinin düşmesi:
Sinir sistemi hareketsizlikte daha hassas hâle gelir; küçük uyaranlar bile ağrı gibi algılanabilir.

• Enerji düşüklüğü ve metabolik yavaşlama:
Hareketsizlik, hem hormon dengesini hem de kan şekerini etkiler.

• Nefes kapasitesinin azalması:
Diyafram kası yeterince çalışmadığında hem beden hem zihin daha çabuk yorulur.

Hareketsizlik “bugünden yarına” bir hasar yaratmaz; ancak fark edilmeden ilerleyen, yavaş ve sessiz bir yıpranma döngüsü oluşturur.
Vücudun bu kadar çok sistemi hareketle ayakta dururken, hareketsizlik sistemsel bir ketlenmeye dönüşebilir.

✔ Hareketsizlik, sessiz bir biyolojik stresördür; fark edilmediğinde hem kas–iskelet sistemini hem de metabolizmayı yavaşça tüketir.

Duruş (postür), vücudun pasif bir görüntüsü değil; kaslar, eklemler, bağlar, nefes paterni ve sinir sistemi arasında sür...
02/01/2026

Duruş (postür), vücudun pasif bir görüntüsü değil; kaslar, eklemler, bağlar, nefes paterni ve sinir sistemi arasında sürekli bir denge pazarlığıdır. Bu nedenle duruş bozukluğu, yalnızca estetik bir konu değildir; uzun vadede ağrıya dönüşebilen biyomekanik bir yüklenme sorunudur.

Duruş bozukluğu neden ağrıya yol açabilir?

• Kas dengesizliği:
Bazı kaslar aşırı çalışırken bazıları zayıflar. Bu dengesizlik eklemlere ekstra yük bindirir.

• Eklemlerin mikro-pozisyonlarının değişmesi:
Öne eğik baş, kambur sırt, çöken omuzlar… Her bir postür değişimi omurganın yük dağılımını değiştirir.

• Disk ve faset eklemlerinin tek tarafa aşırı yüklenmesi:
Uzun süre aynı bozuk duruş, omurganın küçük eklemlerinde irritasyona yol açabilir.

• Nefes kapasitesinin azalması:
Postür bozulduğunda diyafram hareketi kısıtlanır, bu da kaslara giden oksijenin azalmasına neden olur.

• Sinir sisteminin tehdit algısının artması:
Gergin postür, sinir sisteminde “alarm” etkisi yaratabilir ve ağrı eşiğini düşürür.

Duruş bozukluğu tek başına ani bir ağrı yaratmayabilir; ancak tekrarlayan mikro yüklenmeler zaman içinde dokuların toleransını zorlar. Ağrı, bu dengenin bozulduğunu gösteren semptomlardan biridir.

✔ Duruş bozukluğu, başlangıçta sessizdir; ancak mekanik yükler biriktiğinde ağrıya dönüşebilir.

Bel fıtığı denildiğinde pek çok kişinin aklına “dikkat et, sakın hareket etme” uyarısı gelir. Oysa modern bilimsel yakla...
29/12/2025

Bel fıtığı denildiğinde pek çok kişinin aklına “dikkat et, sakın hareket etme” uyarısı gelir. Oysa modern bilimsel yaklaşımlarda hareket, bel fıtığı sürecinin iyileştirici parçası olarak kabul edilir. Zararlı olan hareket değil; yanlış zamanda, yanlış teknikle, kontrolsüz yapılan harekettir.

Bel fıtığında hareketin neden gerekli olduğu birkaç temel mekanizmayla açıklanır:

• Omurga beslenmesi hareketle olur:
Disklerin kan damarı yoktur. Besin ve suyu hareket sırasında alırlar. Hareketsiz kalmak, disklerin daha fazla hassaslaşmasına yol açabilir.

• Kaslar ve sinir sistemi “kapanmasın” diye:
Ağrı olduğunda beden refleks olarak kasları kilitler. Doğru dozlu hareket bu kilidi çözmeye yardımcı olur.

• Kan dolaşımı ve iyileşme hızlanır:
Hafif yürüyüş, kontrollü egzersizler iyileşme sürecini hızlandırabilir.

• Korku–kaçınma döngüsünün kırılması:
Bel fıtığında en büyük sorunlardan biri, ağrının kendisinden çok ağrı korkusudur. Kişi hareketten kaçındıkça kaslar zayıflar, sinir sistemi daha duyarlı olur ve ağrı döngüsü kronikleşebilir.

• Fonksiyonel güçlenme:
Bel fıtığını tetikleyen birçok faktör kas dengesizliğiyle ilişkilidir. Hareket, bu dengenin yeniden kurulmasını sağlar.

Elbette her hareket uygun değildir. Bel fıtığının türü, aşaması, sinir basısının derecesi ve kişinin genel durumu göz önünde bulundurularak planlanan kişiye özel bir hareket programı, hem ağrıyı hem de fonksiyon kaybını azaltabilir.

✔ Bel fıtığında doğru hareket iyileştirir; hareketten kaçınmak ise sinir sistemi ve kas yapısını daha kırılgan hâle getirebilir.

Bel ağrısı çoğu kişiye “bölgesel bir sorunmuş” gibi görünse de, klinik gerçeklik çok daha geniş bir tabloyu işaret eder....
26/12/2025

Bel ağrısı çoğu kişiye “bölgesel bir sorunmuş” gibi görünse de, klinik gerçeklik çok daha geniş bir tabloyu işaret eder. Çünkü bel, vücudun sadece mekanik bir noktası değildir; kalça, pelvis, omurga, karın kasları, duruş, yürüyüş ve sinir sistemi ile birlikte işleyen büyük bir hareket zincirinin merkezindedir. Bu nedenle bel ağrısının kaynağı çoğu zaman yalnızca beldeki bir fıtık, kas gerilimi veya kireçlenme değildir.

Bel ağrısını etkileyebilen görünmez faktörler:
• Kalça çevresi kaslarının zayıflığı veya dengesizliği → Bel kasları daha fazla yük taşır.
• Ayak bileği ve ayak tabanındaki biyomekanik değişiklikler → Yük dağılımı bozulur.
• Kötü nefes paterni → Diyafram ve core kasları görevini yapamayınca bel savunmaya geçebilir.
• Pelvik instabilite → Bel omurları daha fazla mikro hareket yapmak zorunda kalır.
• Stres ve sinir sistemi aktivasyonu → Kas tonusu artar, ağrı eşiği düşer.

Bu nedenle bel ağrısı tek bir bölgenin değil, bütün bir hareket ekosisteminin sesidir.
Ağrının nedenini yalnızca MR görüntüsünde değil; kişinin duruşunda, yürüyüşünde, nefesinde, omurga–kalça ilişkilerinde ve sinir sisteminin yüklenme penceresinde görmek gerekir.

✔ Bel ağrısı “tek bir noktadaki sorun” değildir; tüm vücuttaki yük dağılımının bir işaretidir.

22/12/2025

Egzersiz sırasında ya da sonrasında ağrı hissetmek, her zaman “yanlış yaptığınızın” ya da “zarar gördüğünüzün” işareti değildir. Çünkü beden, yeni bir yükle karşılaştığında doğal olarak uyum sağlama sürecine girer. Bu süreçte kasların mikro yıpranmaları, dokuların yükü tanıması ve sinir sisteminin yeni bir hareketi öğrenmesi hafif ağrı veya gerginlik yaratabilir.
Ancak her ağrı da “normal uyaran” değildir.

Egzersiz ağrısını anlamak için üç mekanizma önemlidir:

• Uyum ağrısı (adaptasyon):
Kasların güçlenme sürecinde oluşan hafif–orta düzeydeki sızı, çoğu zaman normaldir ve 24–48 saat içinde azalır.

• Yetersiz teknik nedeniyle ortaya çıkan ağrı:
Hareket doğru hizalanmadığında eklemler gereksiz yük taşır. Bu durumda ağrı, dokuların “yanlış yüke” karşı verdiği uyarıdır.

• Sinir sistemi duyarlılığı:
Stres, uyku yetersizliği, hareketsizlik veya geçmiş ağrı öyküsü, sinir sisteminin eşiğini düşürebilir. Bu durumda hafif egzersiz bile “fazla” hissettirebilir.

Egzersiz sırasında “yanlış yolda olma” ölçütü, ağrının şiddetinden çok ağrının karakteridir:
• keskin, bıçak saplanır gibi,
• yük bindikçe artan,
• eklemde kilitlenme hissettiren,
• yürümeyi/oturmayı etkileyen ağrılar dikkatle değerlendirilmelidir.

✔ Egzersiz sonrası oluşan her ağrı zarar değildir; ancak ağrı doğru okunmazsa ilerlemeyi de engelleyebilir.

18/12/2025

Günümüzde boyun ağrısındaki artış çoğu zaman tek bir sebebe bağlanır: telefon kullanımı. Evet, uzun süre öne eğik pozisyonda kalmak boyun kaslarını zorlar; fakat boyun ağrısı sadece “telefona bakmak” ile açıklanamayacak kadar çok faktöre bağlıdır.
Asıl mesele, telefon kullanımının zaten zayıf olan postür, kas dengesi ve sinir sistemi yükünü tetiklemesidir.

Boyun ağrısının altında yatan olası süreçler:

• Öne eğik baş pozisyonu:
Baş her 2–3 cm öne geldiğinde boynun taşıdığı yük birkaç kat artabilir.

• Göğüs–sırt kas dengesizliği:
Güçsüz sırt kasları, öne kapanan göğüs kaslarına yenik düşer; bu durum boyunu savunmacı pozisyona iter.

• Stresin boyun kaslarında depolanması:
Omuz ve boyun bölgesi stresin en hızlı biriktiği alandır. Telefon kullanımının kendisi değil, stres + statik pozisyon birleşimi ağrıyı artırır.

• Uzun süre sabit durma:
Boyun hareketle beslenir. Sabitlik, en çok nefes kaslarını ve omurga fasetlerini zorlar.

• Sinir sistemi duyarlılığı:
Aşırı ekran uyarımı beyin ve kas ilişkisini etkileyebilir.

Yani sorun telefonda değil; telefona bakarken oluşan kas dengesizliğinde ve hareket eksikliğinde ortaya çıkar.
Telefon yalnızca mevcut kırılgan yapı için bir tetikleyicidir—tek sebep değildir.

✔ Boyun ağrısının gerçek kaynağı pozisyon değil; kas dengesi, stres ve hareketin eksik olduğu büyük bir döngüdür.

12/12/2025

🌱 Kronik ağrılar, günlük hareket alışkanlıklarını kısıtlayabilir. Ağrı korkusu nedeniyle hareketsiz kalmak, kas ve eklem yapısını daha da zayıflatır. Oysa kontrollü şekilde hareket etmek, iyileşme sürecinin en önemli parçasıdır.

💪 Düzenli hafif tempolu yürüyüşler, esneme egzersizleri ve düşük yoğunluklu sporlar, kas gücünü korur ve eklemlerin hareket aralığını artırır. Hareketsizlik, kas liflerinde zayıflamaya ve eklemlerde sertleşmeye yol açar.

🩺 Bilimsel araştırmalar, kronik ağrı yaşayanların düzenli egzersiz yaptığında hem ağrı seviyelerinde hem de yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler olduğunu gösteriyor. Fiziksel aktivite, kan dolaşımını düzenler, kaslara oksijen taşır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

⚖ Bu süreçte denge çok önemlidir. Aşırı yüklenmek ağrıyı tetikleyebilir, hiç hareket etmemek ise iyileşmeyi geciktirir. Hareket programını, vücudunun sinyallerine dikkat ederek şekillendirmek gerekir.

🤸‍♀️ Evde yapılabilecek basit germe hareketleri bile büyük fark yaratır. Özellikle sabahları hafif esnemek ve gün içinde kısa yürüyüşler yapmak, kasların dinç kalmasını sağlar.

08/12/2025

🌿 Bel fıtığı, omurga disklerinin yer değiştirmesiyle başlayan ve sinirlere baskı yapan bir rahatsızlıktır. Günlük yaşamda yanlış hareketler, aşırı yük kaldırma ya da uzun süre hareketsiz kalma, bu durumu daha da ağırlaştırabilir. Senin için önemli olan, bel sağlığını korumaya yönelik alışkanlıklar geliştirmektir.

💺 Uzun süre oturman gerektiğinde, belini destekleyecek ergonomik bir koltuk kullanmak büyük fark yaratır. Otururken omurlarına binen baskı, yanlış duruşta iki katına çıkabilir. Kısa molalar vermek, kalkıp esnemek ve hareket etmek belin için rahatlatıcı olur.

🏃‍♂️ Bel fıtığı yaşayan kişilerde düzenli ve hafif tempolu yürüyüş, kasların güçlenmesine yardımcı olur. Ağır spor hareketleri yerine, kontrollü ve bel dostu egzersizler, süreci olumlu etkiler.

🩹 Günlük yaşamında yük taşırken ağırlığı iki eline eşit dağıtmak, eğilirken dizlerinden destek almak, bel sağlığını korur. Küçük gibi görünen bu önlemler, uzun vadede bel ağrılarının tekrarını azaltır.

Address

Çobançeşme Mahallesi Kımız Sokak No:20 Kat :2 D:1 Bahçelievler
Istanbul
34196

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Fizyoterapist Deniz İşçi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram