23/01/2026
Hayatın kusursuz hale gelmesiyle değil, insanın içindeki gürültünün azalmasıyla ortaya çıkar, huzur. Zihnin sürekli “ya şöyle olsaydı” diye dolaştığı yerde yorgunluk büyür; ama insan olup bitene daha sakin bakmayı öğrendiğinde içi ferahlar. Çoğu zaman rahatlığı, daha çok şeye sahip olmak sanırız; oysa gerçek rahatlık, elindekine tutunmadan da ayakta kalabilmektir. Kaybettiklerini taşımayı öğrenen insan güçlenir, sahip olduklarını fark eden insan şükürle hafifler. Her şeyi kontrol etmeye çalışmak, kalbe ağır bir yük bindirir; bazı şeylerin bizim planlarımızdan bağımsız aktığını kabul etmek ise insanı rahatlatır. Çünkü huzur, olayların yön değiştirmesi değil; insanın o olayların içinde kendini kaybetmemesidir.