03/03/2026
Toplum olarak her acı olayda çok üzülüyoruz, öfkeleniyoruz, sosyal medyada tepki gösteriyoruz. Fatmanur Çelik’in öldürülmesi de hepimizin içini yakan bir olay oldu. Ama artık şunu daha yüksek sesle konuşmamız gerekiyor:
Eğitim sadece okulda başlamaz.
Eğitim önce ailede başlar.
Bir çocuğa küçük yaşta sınır koymayı öğretmezsek, öfkesini nasıl yöneteceğini göstermezsek, “hayır”ı kabul etmeyi modellemezsek; büyüdüğünde karşılaştığı her reddi bir tehdit gibi algılayabilir. Sevgi kadar sorumluluk da vermediğimiz, empatiyi öğretmediğimiz, davranışın sonucunu yaşatmadığımız her alan gelecekte daha büyük kırılmalar olarak karşımıza çıkıyor.
Bir diğer konu da şu:
En ufak bir problemde CİMER’e yazmak, şikâyet etmek, dışarıdan çözüm beklemek artık çok kolay. Ama evin içinde çözülmeyen sorunları, iletişimsizliği, görmezden gelinen riskli davranışları kim ele alacak? Devlet mekanizmaları elbette çalışmalı. Fakat aile içindeki denetim, değer aktarımı ve karakter inşası hiçbir kurumun yerine koyamayacağı bir sorumluluk.
Bu bir suçlu arama yazısı değil.
Ama kendimize sormamız gereken bir yazı.
Biz çocuklarımıza gerçekten ne öğretiyoruz?
Duygularını yönetmeyi mi, yoksa bastırmayı mı?
Sorumluluk almayı mı, yoksa suçu başkasına atmayı mı?