İYİ YAŞAM Atölyesi

İYİ YAŞAM Atölyesi ●Sağlıklı Yaşam Danışmanlığı
●Doğal Sağlık Workshopları
●Ayurvedik Yaşam ve Besl

Yoganın, Doğal, Sağlıklı Yaşamın ve Sağlıklı Beslenmenin şifa veren gücüne inanan; yoga eğitmeni, bütünsel sağlıklı yaşam ve beslenme uzmanından yazılar ve eğitim merkezi İYİ YAŞAM ATÖLYESİ'den haberler.

Şişkinlik ve ödem için tek günlük Juice Detoks programı.... Vitamin ve mineral deposu, ödem atıcı, cilt ışıldatan bir fo...
25/06/2018

Şişkinlik ve ödem için tek günlük Juice Detoks programı.... Vitamin ve mineral deposu, ödem atıcı, cilt ışıldatan bir formül... Regrann from .wellness - 🍏Tek Günlük ÖDEM ATICI DETOKS Programı
Sıcak yaz günlerinde vücudumuz ödem tutmaya daha meyilli olur. Tabi sadece sıcağın değil yediklerimizin de vücudun su tutmasında payı var... Bu dönemlerde haftanın bir gününü tek günlük detoks programına ayırarak hem ödem atabilir, hem vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alır, hem de hafiflersiniz. Daha ne olsun ☺

Şimdi gelelim tek günlük juice detoks programına:
✔Bir gece önce saat 19:00 dan sonra su ve bitki çayı içmek dışında hiç bir şey yemiyoruz...
✔Ertesi sabah güne 2 bardak ılık limonlu su ile başlıyoruz...
✔Kahvaltı :Yarım saat sonra ilk Yeşil sebze meyve suyumuzu hazırlıyoruz... malzemeler

3 orta boy salatalık, soyulmamış
bir avuç ıspanak yada pazı
1 yeşil elma, soyulmamış
7-8 dal maydanoz
1/2 limon (kabuğu ile)

Yapılışı: Tüm malzeme katı meyve sıkacaginda sıkılarak içilir. ✔Ara: Akşamdan suda beklettiginiz bademlerden 8-10 tane... Oolong yesil çay ya da beyaz çay... ✔Öğle : Sabahla aynı sebze meyve suyu taze hazırlanıp içilecek.. ✔İkindi: Suda beklettigimiz bademlerden 8-10 tane +Rezene çayı ✔Akşam: Yine sebze meyve suyumuzu hazırlayarak içiyoruz.

Aralarda istediğiniz kadar su ve meyve çayı icebilirsiniz...

Şişkinlik ve ödem için tek günlük Juice Detoks programı....

🏃WALKING MEDITATION🏃 Meditasyon yapmak dendiğinde sadece bir yerde gözlerinizi kapatarak ve  sessizce otururak yapılan b...
11/04/2018

🏃WALKING MEDITATION🏃 Meditasyon yapmak dendiğinde sadece bir yerde gözlerinizi kapatarak ve sessizce otururak yapılan birşey gibi düşünülmemeli... Açık havada yürürken de meditasyon yapılabilir. Esasında bazı kişiler için başlangıç için daha kolay olduğundan meditasyona bir giriş niteliğinde düşünülebilir. YÜRÜME MEDİTASYONU aktif bir meditasyon şeklidir. Bu şekilde; günlük aktivitelerinize farkındalık getirebilirsiniz. Adımlarınızı ve nefesinizi koordine ederek farkındalığınızı arttırabilirsiniz... 🏃Yürüme meditasyonunda geliştirilen odaklanma kabiliyeti günlük yaşantıya kolaylıkla taşınabilmektedir.
Yürüme Meditasyonunu nasıl yapabiliriz? ✔15 dakika ile başlanabilir. ✔Yürümeye başlamadan önce olduğunuz yerde durarak, 2 dakika derin nefesler alarak, vücuduna odaklan. Vücudunun ağırlığını ayak tabanlarından yere doğru ver, toprağı hisset...
✔Zorlanmadan doğal ve rahat bir şekilde yürümeye başla.. Adımlarını hisset ve yumuşak nefesler almaya devam et, ✔Tüm hareketlerinin farkında ol, hız sabit ve dengeli olmalı ✔Derin nefesler alırken nefesini hisset nefesinin farkında ol ✔Dikkatin adımlarından ve nefesinden uzaklaştığında, duygularını yargılamadan farkındalığını tekrar nefesine ve adımlarına döndür.

Bu şekilde gün içerisinde bir yerden biryere giderken bile bu meditasyonu yapabilirsiniz, ideali sakin huzurlu bir ortamda yapmak olsa da her zaman yapılabilir.

Take a Deep Breath 🌿Gündelik hayatın koşturmacası içerisinde, nefesimiz unutulur hatta sıklıkla tutulur. Gün içerisinde ...
06/04/2018

Take a Deep Breath 🌿Gündelik hayatın koşturmacası içerisinde, nefesimiz unutulur hatta sıklıkla tutulur. Gün içerisinde kendimize 5-10 dakika zaman ayırıp, bilinçli bir şekilde dikkatimizi nefesimize vererek nefes alıp vermeye başladığımızda, beden, zihin ve ruh biraraya gelir. Böylece bulunduğunuz anın farkında olursunuz, stress ve kaygı azalır, daha berrak düşünmeye başlarsınız.
Hadi şimdi "Nefes alırken nefes aldığının farkında ol" ve "Nefes verirken nefes verdiğinin farkında ol" .caliss .uzmani .

HERKESE İYİ GELEN, HERKES İÇİN DOĞRU, BİR DİYET VAR MIDIR?
19/02/2018

HERKESE İYİ GELEN, HERKES İÇİN DOĞRU, BİR DİYET VAR MIDIR?

EN DOĞRU BESLENME YÖNTEMİ YA DA DİYET HANGİSİ?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, herkes için en uygun diyebileceğimiz bir diyet ya da beslenme biçimi yok. Birçok beslenme biçiminden yalnızca birini seçip herkes için en iyisi bu demek imkansız. Bunun için her bireyin, hangi yapı özelliklerini barındırdığını, yapısal olarak nelere dikkat etmesi gerektiğini belirlemek gerekir. Birinin şifası olan bir gıda, diğerinin zehri olabilir.🌿

Herkes eşşiz olmakla birlikte bazı benzerlikler de içermektedir. Tıbbın babası Hipokrat, insanda birbirinden farklı etkiler yapan dört çeşit vücut salgısı tespit etti ve bu dört salgıyı ateş, su, hava ve toprak ile eşleştirerek dört yaşam enerjisi tipi belirledi. Bu sistem Ayurveda ile aynı yaklaşım üzerine kurulmuştur. Ancak; Ayurveda bu dört elemente bir de space (boşluk) elementini ekler.🌿

Her insan bedeninde bu elementleri barındırır. Ancak bu elementlerden bir ya da ikisi baskındır. Mevsimler, yaşam şeklimiz ve beslenme biçimimiz bu elementlerin vücudumuzda ki oranını değiştirir. Bu elementler yanyana gelerek Ayurvedada beden tipi dediğimiz doshaları oluşturmaktadır. 🌿

Elementlerin bedenimiz üzerine etkisi nasıl oluyor derseniz?

Kısaca şöyle açıklayabilirim: Gıdalarımız da bu beş elementi içerir. Vücudumuzla aynı elementleri içeren gıdaları fazla aldığımızda artış göstereceğinden hastalıklar başlayacaktır. Mesela; Ateş elementinin baskın olduğu Pitta insanlarının sindirimleri hızlı ve iyidir, enerjiktirler.Sıcağı ve yazları pek sevmezler, kolay terlerler. Kendileri gibi ateş elementinin baskın olduğu acı ve ekşi gıdaları fazla tükettiklerinde de mide yanması problemi yaşarlar.

Hava insanlarının kan dolaşımları güçsüz olduğundan soğuğa dayanıklı değildirler. Oysa Ateş insanları soğuktan hiç rahatsız olmazlar. Hava grubunun sindirimleri de iyi değildir. Ateş grubunun aksine sindirimlerini iyileştirecek desteklere ihtiyaç duyarlar. Fermente gıdalar iyi gelir.

Bu örnekler fiziksel, ruhsal ve bedensel örneklerle çoğaltılabilir. İlerleyen günlerde tüm vücut tipleri hakkında kısa kısa bilgiler vericem.

GHEE (SADE YAĞ) NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?🌿🌿🌿
16/02/2018

GHEE (SADE YAĞ) NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?🌿🌿🌿

GHEE - SADE YAĞ

Ghee diğer adı ile sade yağ, Hindistan'da sık kullanılan, esasında Anadolu 'da da eskiden beri geleneksel olarak kullanılan bir yağdır.

Ghee bildiğimiz tereyağını sudan arındırmak için kısık ateşte, yavaş yavaş, yakmadan karıştırılarak, üzerinde çıkan köpüğün tamamen alınmasıyla yapılır. Esas tereyağına göre üzerindeki köpüğü atılan bu yağ daha sağlıklıdır. Ayurveda şifa uygulamalarında ghee, en güçlü şifa veren gıdalardan biridir.

Laktoz ve kazein proteinlerine hassas olan insanların çoğu ghee ile bir sorun yaşamıyor; çünkü bu proteinler, süzme yoluyla çıkarılmış oluyor.

Ghee yani sade yağın, arıtılmış tereyağ da diyebiliriz, diğer yağlara oranla yanma derecesi yüksektir. (240 °C) Bildiğimiz üzere, yağlar yanmaya başladıklarında sağlığa oldukça zararlı serbest radikaller üretirler. O nedenle yanma derecesi yüksek yağlar daha sağlıklıdır.

Ayrıca; CLA ve Bütirik asit, içerir. Araştırmalar, CLA'nın vücut yağını azaltmada, kanser oluşumunu önlemede, inflamasyonu hafifletmekte, kan basıncını düşürmede etkili olabileceğini göstermektedir. Bütirat ise; bağırsak sağlığında merkezi bir rol oynayan kısa zincirli bir yağ asididir ve sağlıklı bağırsak mikrobiyomunu destekler. IBS veya Crohn's gibi bir rahatsızlılığınız varsa, oldukça faydalı olucaktır. Butirat ayrıca, kolondaki hücreler için enerji sağlar, bağırsak bariyer işlevini desteklemeye yardımcı olur ve iltihaplanmayı önler.

Ghee de az miktarda K vitamini vardır, ancak genel sağlıklı bir beslenme ve yaşam tarzıyla kombine edildiğinde belirgin bir fark yaratabilir. K vitamini, kan pıhtılaşması, kalp sağlığı ve beyin fonksiyonları için çok önemlidir.

Sağlıklı bağırsakların olmazsa olmazı prebiyotik ve probiyotikler...
12/02/2018

Sağlıklı bağırsakların olmazsa olmazı prebiyotik ve probiyotikler...

SAĞLIKLI BAĞIRSAKLAR: PRE-BİYOTİKLER ve PRO-BİYOTİKLER

Sağlıklı bağırsak mikrobiyomunuz yoksa, yediğiniz gıdaları yeterince sindiremediğinizi, dolayısıyla hücre ve dokularınızın yeterince beslenemediğini ve daha da kötüsü sindirelemeyen besinlerin vücudunuzda toksin olarak biriktiğini biliyormusunuz?

Mikrobiyota denilen milyonlarca bakteri insan gastrointestinal sisteminde yaşarlar ve genel sağlımız açısından oldukça önemli rol oynarlar. Beslenmemiz, bu bakterilerin kompozisyonunu ve metabolik aktivitesini şekillendirmeye yardımcı olur.

Peki sağlıklı bir mikrobiyota bu kadar önemli iken, mikrobiyota sağlığını geliştirmek ve sağlıklı bir bağırsak florası oluşturmak için neler yapılabilir?

🌿 Lifli beslenin: Sebze, meyve ve baklagillerdeki lifler mikrobiyota sağlığınızı geliştirir. Bu yüksek lifli gıdalar sağlıklı bakterileri, bağışıklık fonksiyonunu ve beslenme durumunu iyileştiren, iltihabı ve kronik hastalığı azaltan ve hatta ruhsal durumu ve davranışları düzenleyen metabolitleri besler. Her gün en az 30- 40 gram lif tüketmek iyi olur.

🌿 Prebiyotikler: Prebiyotikler sağlıklı bakterilerin yani Probiyotiklerin oluşmasına destek olan ve insan vücuduna birçok faydalar sağlayan diyet lifleridir. Her gün en az 5-8 gram bitki temelli prebiyotik tüketmeye çalışın. Karahindiba yeşillikleri, pırasa, soğan, sarımsak, kuşkonmaz, ıspanak, fasulye, muz, yulaf prebiyotik kaynaklarıdır. Sebze ve meyvelerin çoğu, gıdaları sindirmek için gerekli enzimleri ve probiyotiklerin oluşmasına destek olan prebiyotikleri taşır, ancak bu enzim ve prebiyotiklerden en iyi şekilde faydalanmak için sebze ve meyveleri mümkün olduğunca doğal hallerine en yakın haliyle tüketmeliyiz.

🌿 Probiyotikler: Tüketildiğinde bağırsağa yerleşip sağlığı iyileştiren canlı bakterilerdir. Ev yapımı yoğurt, lassi (ayurvedik baharatlı ayran) , kimchi, lahana turşusu gibi fermente gıdalar, normal bağırsak flora oluşumuna yardımcı olan zengin probiyotik kaynaklarıdır. Geniş spektrumlu bir probiyotik alarak da bağırsak floranızın yenilenmesine destek olabilirsiniz. Hangi probiyotiğin sizin için iyi olduğunu belirlemek için sağlık uzmanınıza danışabilirsiniz.

❌ Antibiyotik Kullanımınızı kısatlayın: Antibiyotiklerin aşırı kullanılmasıyla insan mikrobiyatasındaki sağlıklı bakteriler kaybedilmektedir. Ancak, antibiyotiklerin yüzde 80'inin hayvansal tarımda kullanıldığı tahmin ediliyor, dolayısıyla antibiyotiklerde çevresel maruziyet de rol oynamaktadır. Organik ürünler kullanmak, yiyeceklerle gelen antibiyotik maddelerden sizi korur,unutmayın. Antibiyotik kullanımı için, ihtiyaç duyulan durumlar da vardır, ancak bir sağlık uzmanıyla görüşülmelidir.

Kuşburnunun besin değeri ve faydaları nelerdir?
17/01/2018

Kuşburnunun besin değeri ve faydaları nelerdir?

KUŞBURNU ÇAYI

Kış aylarında bağışıklığımızı desteklemek, soğuk algınlığından korunmak için bitki çaylardan faydalanabiliriz. Hergün bir bitkinin özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

Bugünkü çayımız: KUŞBURNU
Herkes tarafından bilinir, hem çay olarak hem marmelat olarak tüketilir. Kuşburnu çayı besin değeri yüksek, kışın tüketebileceğimiz bir çok terapötik değeri olan bir çaydır.

Kuşburnu antioksidan özelliğe sahip,C vitamini, flavonoidler ve karotenoidler içerir. Ayrıca; betakaroten, krom, niasin, riboflavin, selenyum, sodyum, tiamin, kalay, ham lif ve diyet lifi çok miktarda bulunur. Ortalama miktarda kalsiyum, yağ ve fosfor ve düşük miktarda kobalt, demir, magnezyum, manganez, potasyum, silika ve çinko içerir.

Kuşburnu histamin üreten enzimleri inhibe eden ve saman nezlesi semptomlarının rahatlamasına yardımcı olan protonosiyanidinlerin, fitokimyasalların en doğal kaynaklarından biridir.

Nezle ve soğuk algınlığı durumunda nasıl etki eder: Kuşburnu müsilaj özelliği ile mukus membranları kaplayarak boğazı rahatlatır. Boğaz ağrısı, soğuk algınlığı ve nezle durumlarında oldukça faydalıdır. Solunum, sindirim, idrar ve üreme bölgelerinde bulunan mukus zarları dokuları tahriş ve enfeksiyona karşı koruyan az miktarda mukus salgılarlar. Membranlar kuru ise, hastalanma olasılığınız daha yüksektir. Örneğin, boğaz veya akciğer dokularınız kuruysa, enfeksiyona karşı daha duyarlı olurlar.

Kuşburnunun içerdiği bu müsilajlar mukus zarlarını sindirim sistemi boyunca da kaplar. Bu özelliği ile sindirim sistemini de rahatlatır.

Kuşburnunun hafif bir laksatif etkisi de vardır. Yüksek miktarda pektin içerir.

Kuşburnunda bulunan bulunan C vitamini, kollajen üretimi için çok önemlidir. Günde 2-3 fincan kadar kuşburnu çayı tüketilebilir.

Schüsslerin 3.nolu tuzu Ferrum Fosforikum iyi bir  bağışıklık mineralidir ve her evin acil dolabın da olması gereken bir...
23/12/2017

Schüsslerin 3.nolu tuzu Ferrum Fosforikum iyi bir bağışıklık mineralidir ve her evin acil dolabın da olması gereken bir mineral tuzdur.
~
Nezle öncesi ya da günlük yaşantınızda kendinizi halsiz yorgun hissettiginiz de alacağınız Ferrum Fosforikum hızlı bir şekilde etkisini gösterir, iyileşme başlar ve enerjiniz artar.

Peki hangi durumlarda No.3 Ferrum Fosforikumu kullanabiliriz: ✔Soğuk algınlığı ve iltihap durumlarında ilk başvurulacak mineral tuzdur.
✔Vücudun oksijenlenmesini ve kaslardaki kan akımını arttırır.
✔Ferrum Fosforikum kansızlıkta da mutlaka düşünülmesi gereken mineraldir.
✔38.5 c ye kadar ateşte ates düşürücü olarak kullanılabilir. ✔Eksikliği olan kişilerde halsizlik ve yorgunluk sık görülür.
✔Her türlü enfeksiyonun başlangıç döneminde gereklidir.

Hem kendiniz hem çocuklarınız için  doğal ve sağlıklı bir terapi yöntemi olan,  mineral dengesizliklerini giderek vücudu...
14/12/2017

Hem kendiniz hem çocuklarınız için doğal ve sağlıklı bir terapi yöntemi olan, mineral dengesizliklerini giderek vücudun doğal sifa mekanizmasını harekete geçiren Schüssler Mineral Terapisi ile tanışmak isterseniz 20 Aralık Çarşamba günü Natural Law 'da "Schüssler Tuzları Temel Eğitimi" için tekrar buluşuyoruz. .caliss ✔Sık sık nezle oluyorum
✔Sabahları hep yorgun kalkıyorum. ✔Çabuk yoruluyorum.
✔Çocuğum sık sık atesleniyor.
✔Kronik cilt problemlerim var.
✔Uykusuzluk çekiyorum.
✔Hep sindirim problemlerim var.

Bunlara benzer sağlığınızla ilgili "hep" "kronik""sık sık " ile başlayan olumsuz cümleler kuruyorsanız mineraller eksikliğiniz olabilir. ↪Schüssler tuzları; tüm doku ve organlarımız da bulunan, eksiklikleri çeşitli akut ve kronik rahatsızlıklara sebep olan mineral tuzlardır. ↪Mineral eksiklikleri yüz analiz yöntemi ile tespit edilebilmektedir.
from - Schüssler Mineralleri’ni merak edenlere özel bu eğitimi kaçırmayın!

Schüssler Salts and  their benefits 🍃🍃🍃 "Vücudun hastalığı hücrenin hastalığıyla aynıdır. ve "Hücrenin hastalığı da mine...
21/11/2017

Schüssler Salts and their benefits 🍃🍃🍃 "Vücudun hastalığı hücrenin hastalığıyla aynıdır. ve "Hücrenin hastalığı da mineral eksikliğinden kaynaklanır " Bu iki cümle yıllar önce doktor ve homeopat olan Dr.Schussler'in de yola çıkış öyküsü olmuş.
Dr.Schussler bunun üzerine yaptığı çalışmalarla vücudumuzun sağlıklı bir işleyişe sahip olması için 12 ana minerale ihtiyacımız olduğunu tespit etmiştir. ✔Bu 12 mineral o kadar önemli ki, vücudumuzda ki tüm doku ve organlar da bulunuyor, eksiklikleri ise akut ve kronik hastalıklara sebep oluyor. ✔Peki, bu minerallerin eksikliklerinin henüz hastalıklara sebep olmadan yüzümüzden okunabildiģini söylesem. Mucize gibi değil mi? .caliss .

"Vücudun hastalığı hücrenin hastalığı ile aynıdır " ve "Hücrenin hastalığı mineral eksikliğindendir" diye yola çıkan Dr....
11/10/2017

"Vücudun hastalığı hücrenin hastalığı ile aynıdır " ve "Hücrenin hastalığı mineral eksikliğindendir" diye yola çıkan Dr.Schussler, hücre ve dokularımızda bulunan ve vücudun düzgün çalışması için gerekli olan 12 elzem mineral keşfetti.
"Schussler Mineralleri ve Sağlığımız" konulu sunumum ile ilgili detaylı bilgileri paylaşımım da bulabilirsiniz.

23 Ekim'de Natural Law ev sahipliğinde "Schüssler Mineralleri ve Sağlığımız" konulu bir sunumum olucak🍃

Schüssler Minerallerin optimum sağlığa etkilerini, temel tanımlamalarını, mineral eksikliğinin yüzdeki belirtilerini ve Schüssler Mineral Terapisini anlatacağım dolu dolu bir sunum olucak 🍃🍃🍃

Son zamanlarda sıkça duyduğunuz Oil Pulling nedir? Nasıl ve ne zaman yapılır?
28/09/2017

Son zamanlarda sıkça duyduğunuz Oil Pulling nedir? Nasıl ve ne zaman yapılır?

Bugün, basit ama etkili ve sabah rutinimize eklediğimizde, sağlığımıza bir çok faydası olan detoks etkisi yüksek bir yöntemden söz etmek istiyorum.Yöntemin adı ‘OIL PULLING’ türkçeye çevirdiğimizde ' YAĞ ÇEKME ’ anlamına geliyor. Bu aralar yurt dışında da oldukça popüler olmasına rağmen binlerce yıllık bir Ayurvedik ritüel.

OIL PULLING (Yağ Çekme) nasıl yapılır ve faydaları nelerdir?

Ağızımız milyonlarca bakteri ve toksinin bulunduğu bir ortam ve sabahları yapacağımız yağ çekme işlemi, gece boyu çoğalan tüm bu toksinlerin ağzımızdan hızla uzaklaştırılmasına olanak sağlıyor. Ayrıca; Ayurveda ve Geleneksel Çin Tıbbına göre; dilin her bir bölümü böbrekler, akciğerler, karaciğer, kalp, ince bağırsak, mide, kolon ve omurga gibi farklı organların yansımasıdır. Dolayısıyla yapılan bu işlem ağız detoksifikasyonundan çok daha öte ve faydalı bir ritüeldir.

Peki yağ çekme işlemi ne zaman ve nasıl yapılmalı?

Sabah kalkar kalkmaz hiçbir şey yemeden içmeden yapacağınız ilk işlem olmalı bu. Bir yemek kaşığı organik soğuk pres bir yağ ( ben bu aralar organik susam yağı kullanıyorum , ancak Hindistan cevizi veya zeytinyağı da olabilir) ağıza alınır. En az 5 dakika olmak (20 dakikaya kadar çıkılabilir) üzere yağ ağız içinde her yere temas edicek şekilde çevrilir ve tükürülür. İşlem sonrası yoğun toksin içeren bu yağı asla yutmayın. Daha sonra dişlerinizi her zaman ki gibi fırçalayabilirsiniz. Diş macununuz flörür içermesin dememe gerek yok sanırım. Yağ çekme işlemi işte bu kadar kolay.

Yağ çekme ile, tam anlamıyla kir (toksinler) ağızdan toplanarak, atılır ve hastalıkları önlemek için gereken ağız sıvılarının düzgün akışına katkıda bulunan temiz, antiseptik bir ağız ortamı oluşturulur. Yağ çekme işlemi ile ağızdaki toksinler ve zararlı mikroorganizmalar uzaklaştırıldığından, bağışıklığımıza da olumlu katkıları oluyor. Biliyoruz ki, vücuttaki zararlı bakteriler, toksinler enflamasyona ve çeşitli hastalıklara neden olurlar. Yağ çekme işlemi bu anlamda çok iyi bir detoks yapar. Bu yöntemin cilt problemlerini, allerjileri ve enflamasyonu azalltığı, bağışıklığı kuvvetlendirdiği biliniyor. Ayrıca; iyi bir ağız hijyenine sahip olursunuz. Dişleri ve diş etlerini kuvvetlendirir, dişleri parlatır. Plakların neden olduğu diş eti iltihaplarına ve ağız kokusuna karşı da koruyucu etkisi vardır. Sadece iki hafta içinde vücudunuz da olumlu etkilerini gözlemleyebilirsiniz.

Address

Sedef Sitesi 6. Blok K:1 D:7 Ataşehir
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 14:00

Telephone

02165808648

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İYİ YAŞAM Atölyesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to İYİ YAŞAM Atölyesi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram